T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/615 Esas
KARAR NO : 2025/785
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ : 11/10/2024
KARAR TARİHİ : 23/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkil Şirket tarafından işletilen köprü ve otoyoldan, davalıya ait, dava dilekçemiz ve delil listemiz ekinde sunulan listede (Ek-2) belirtilen ... plakalı araç ile gerçekleştirilen ihlalli geçişler nedeniyle doğan ve yasal süresi içerisinde ödenmeyen geçiş tutarı ve yasadan kaynaklı para cezasının tahsili amacıyla ... 18. İcra Dairesinin ...Esas Sayılı dosyasından başlatılan icra takibinden gönderilen ödeme emri, davalıya tebliğ edilmiştir. Borçlu, müvekkil şirkete borcu olmadığını ve temerrüt olgusunun gerçekleşmemiş olduğunu öne sürmek suretiyle borcun tamamına, takibe, faize, faiz oranına, alacağın tüm ferilerine itiraz etmiştir. İtiraz konusu alacak hakkında takibin devamı amacıyla işbu dava ikame edilmektedir. Yapılan itiraz haksız ve yersiz olup itirazın iptali gerekmektedir. Davalı takipte, müvekkil şirkete herhangi bir borcu bulunmadığı ve temerrüt olgusunun gerçekleşmemiş olduğu iddiası ile asıl alacağa ve ferileri bakımından takibe itiraz ettiğini beyan etmiş ve takibi durdurmuştur. Bu doğrultuda ihlalli geçiş vakıasına itiraz etmemiş olduğu açıktır. Müvekkil Şirket, 3996 sayılı “Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun” ve ... (eski...) sayılı “3996 Sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun Uygulama Usul ve Esaslarına İlişkin” Bakanlar Kurulu Kararı çerçevesinde özel yetkili bir anonim şirket olarak kurulmuş olup, “...” nin yap-işlet-devret modeli ile yapımı ve işletilmesini, Karayolları Genel Müdürlüğü ile imzalamış olduğu 27 Eylül 2010 tarihli Uygulama Sözleşmesi çerçevesinde üstlenmiş bulunmaktadır. Öncelikle, itiraza konu borcun sebebini teşkil eden ihlalli geçiş fiilinin tanımlanması gerekmektedir. İhlalli geçiş, Müvekkil Şirket tarafından yapımı ve işletmesi üstlenilen otoyolun geçiş ücreti ödenmeksizin kullanılması anlamına gelmektedir. Yasa gereği ihlalli geçiş vakıası ödemesiz geçiş anında tamamlanır ve ihlalli geçiş cezası ödemesiz geçiş anında kesinleşir. Ancak yasada öngörülen 15 günlük yasal süresi içinde geçiş ücretinin ödenmesi halinde ihlalli geçiş cezası yine yasa hükmü gereği kendiliğinden terkin olur. Müvekkil Şirket’in, ortakları yine özel hukuk hükümlerine tabi ticaret şirketleri olan, özel hukuk hükümlerine göre kurulmuş bir anonim şirket olması ve ayrıca ilgili mevzuatta böyle bir şartın aranmaması nedeniyle resmi tebligat yapma ve bu tebligat ile karşı tarafı temerrüde düşürme yetkisini haiz değildir. Müvekkil Şirket bir kamu kurumu olmadığı için 6001 sayılı Kanun uyarınca tahakkuk ettirilen geçiş ücretinin, geçiş tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde ödenmemesi halinde 1 (bir) katı, 45 (kırk beş) gün içerisinde ödenmemesi halinde ise 4 (dört) katı tutarındaki ceza 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nda düzenlenen idari yaptırım (idari para cezası) olmayıp Borçlar Kanunu tahtında özel alacak statüsündedir ve genel hükümlere göre araç sahibinden tahsil edileceği açıkça 6001 sayılı Kanunda düzenlenmiştir. Bu nedenle, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nda düzenlenen idari yaptırım (idari para cezası) kararının ilgili kişiye resmi tebligat ile tebliğ edilme zorunluluğunun özel şirketler tarafından işletilen otoyollarda gerçekleştirilen ihlalli geçişlerin tahsili sürecine de uygulanması gerektiğinin iddia edilmesi hukuka aykırıdır. Nitekim Müvekkil Şirketin bildirim yükümlülüğünün bulunmadığı hususu (Ek-7)’de sunulan ...BAM. 17 H.D.’nin ... E. ... K. Sayılı kararında belirtildiği şekilde “...Bu durumda davalının ihlali sebebiyle davacının, davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı anlaşılmaktadır.” ifadesi ile de sabittir. Müvekkil Şirket tarafından işletilen Otoyol’da yer alan gişeler ... ve nakit/kredi kartı/banka kartı olarak tahsilat yöntemi bazlı özgülenmiştir. ...gişelerinden yapılan geçişlerde ücret toplama sisteminin süresi içerisinde ... için ...’den olumlu provizyon alınamaması ve bu nedenle ...’den geçiş ücreti tahsilatı yapılamaması halinde geçiş esnasında gişede yer alan bariyerler açılmamaktadır. Bu halde araç sürücüsünün ilgili butona basıp oluşan ihlalli geçiş kaydına ilişkin, geçiş ücretinin hangi surette nereye ödeneceğini, yasal ödeme süresinin ne kadar olduğunu, geçiş tarihini izleyen 15 günlük yasal sürenin bitiminde ödeme yapılmaz ise geçiş ücreti ile birlikte 1 (bir) katı, geçiş tarihini izleyen 45 gün içerisinde ödeme yapılmaz ise geçiş ücreti ile birlikte 4 (dört) katı cezanın ödenmek zorunda kalınacağını, ödemenin geciktirilmesi halinde tutara eklenecek diğer masrafların neler olduğunu belirtir ihlalli geçiş bildirimini (“...”) alması akabinde bariyer kalkar ve geçiş sağlanır. ... sadece bilgilendirme amaçlı olarak düzenlenerek ihlalli geçiş anında, araç sürücüsüne teslim edilmektedirGerek geçiş anında gerekse geçiş tarihinden itibaren 15 (onbeş) günlük süre boyunca HGS etiketine bakiye yüklenmesi veya bakiye bulunması Müvekkil Şirket tarafından işletilen Otoyol’dan gerçekleştirilen ihlalli geçişlerin bedellerinin ödenmiş olduğu anlamına gelmemektedir. Bir geçiş ücretinin tahsil edilebilmesi için, geçiş tarihinden itibaren 15 günlük cezasız dönemde Müvekkil Şirket tarafından geçiş yapan aracın ... etiketine yapılan sorgu sonucunda PTT’den olumlu provizyon alınması ve geçiş ücretlerinin Müvekkil Şirket hesaplarına aktarılması gerekmektedir. Kaldı ki söz konusu sistemler Müvekkil Şirkete ait olmadığı için Müvekkil Şirketin hiçbir şekilde araç sahibinin ... hesap bilgilerine erişimi bulunmamaktadır. Müvekkil Şirketin geçiş ücretinin tahsiline yönelik sorumluluğu, PTT’ye geçiş anında geçişi gerçekleştiren araç üzerinde tespit edebildiği etiket bilgileri vasıtasıyla sorgu göndermekle sınırlı olup söz konusu yükümlülüğünü yerine getirmiştir. Bu doğrultuda geçiş tarihini müteakip Davalı’ya ait ... hesabına gönderilen başarılı sorgulara ilişkin kayıtları Sayın Mahkeme dikkatine Ek-2’de sunmaktayız. Bu kapsamda 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu uyarınca, ihlalli geçişe ilişkin alacaklar götürülecek borç niteliğini haiz olup geçiş ücretlerinin başka bir ifade ile Müvekkil Şirket’ten alınan hizmetin karşılığının süresinde ödenip ödenmediğinin takibinden tek başına araç sahibi sorumludur.
Müvekkil Şirket geçiş tarihi itibari ile araç sahiplerine geçiş ücretini ödeyebilmeleri için bir çok ödeme kanalı sunmaktadır. Araç sahipleri geçiş tarihinden itibaren 15 gün içerisinde araç plakası üzerinden Müvekkile Şirkete ve ...’ye ait internet sitesi ve gerçek kişiler açısından e-devlet (Otoyol, Köprü ve Tünel Geçiş, İhlalli Geçiş ve Borç Sorgulama) üzerinden sorgu yaparak geçiş ücretini ceza tahakkuk etmeden ödeyebilmekte, geçiş ücreti herhangi bir nedenle tahsil edilemedi ise bunu tespit edebilmektedir. Araç sahipleri, temin edilen araç sahiplik bilgilerine istinaden plakaya ilave olarak aynı şekilde T.C. Kimlik numarası ve Vergi numarası üzerinden de sorgulama ve ödeme yapılabilmektedir. Araç sahiplerinin bu kapsamda geçiş ücretinin Müvekkil Şirketten kaynaklanan nedenlerle ödenememesi iddiası tamamen haksız ve dayanaktan yoksundur.
yapılacak yargılama neticesinde davalının ... 18. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptali ile alacağın yasal faizi ve diğer tüm ferileri ile birlikte tahsili için takibin devamına ve Ek-7’de yer alan emsal kararlarda da hükmedildiği şekilde borçlu aleyhine yüzde yirmiden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına ve lehimize vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini" Talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, Davacı tarafından işletilmekte olan otoyolun davalı tarafından kullanıldığı ancak ücretinin ödenmediği iddiasıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali isteminden ibaret davadır.
Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman trafik uzmanı bilirkişisinden rapor aldırıldığı ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu raporda özetle: "Anapara Kaçak Geçiş Bedeli olarak 615,00 TL, Kaçak Geçiş Bedeli 4 Katı Ceza Tutarı olarak 2.460,00 TL, toplamda Anapara * 4 Katı Ceza Tutar Toplamı olarak 3.075,00 TL hesaplandığı, 3095 Sayılı Faiz Yasa gereği Dönemlik Yığılmış Avans Faiz Tutarı olarak 68,15 TL olduğu, Kaçak Geçiş * 4 Katı Ceza * Faiz Toplamı olarak 3.143,15 TL hesaplandığı, Kdv 2618 olarak 12.27 TL dahil edildiğinde, Takiple İstenebilir Güncel toplam alacak bedeli” nin 3.155,42 TL olarak belirlenmiştir. Davalı ...” ten takiple istenebilir güncel toplam alacağın 3.155,42 TL olduğunun, 3.075,00 TL” ye takip tarihi itibariyle TC Merkez Bankası %44,25 - 51,75 olmak üzere değişen oranlarda İşlemiş faiz yürütüleceği, Davalı ...” e ait ... plaka sayılı aracı ile 05.03.2024 tarihindeki ihlalli geçiş provizyon tesi ile uyuştuğu, ayrıca davacı firmanın, aralarında yapılan protokol gereğince davalıya herhangi bir bildirim yapma yükümlü ün bulunmadığı ve yukarıda izahatlarının yapıldığı, Davacının İcra İnkar Tazminatı talebinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Anayasa Mahkemesinin ... Esas- ... Karar sayılı kararında da açıklandığı gibi, işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar, köprüler veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarında işletici şirketlerce işletme hakkının bir uzantısı olan kontrolsüz geçişlerde takdir edilen para cezalarının geçiş ücreti ile ve işletme gelirleriyle bağlantılı olduğu, bu nedenle klasik anlamda idari para cezası niteliğinde olmadığı, kendine özgü bir yaptırım olup geçiş ücreti ve bununla irtibatlı para cezasının tahsilinin özel hukuk hükümlerine tabi kılındığı, somut olayda da İİK çerçevesinde başlatılan takibe davalı tarafça yapılan itiraz üzerine bu davanın açıldığı anlaşılmakla davaya bakmaya adli yargının görevli olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce ... 18. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden getirtilmiş olup incelenmesinde; alacaklısı ... Şirketi tarafından, borçlu ... aleyhine geçiş ücreti ve ceza ücreti olarak 3.075,00 TL'nin icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa yasaf faiz işletilmek kaydı ile tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK.m.67 hükmü uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; Mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında davalı tarafından davacının işletmekte olduğu otoyolları kullandığı ve ücretlerinin davacı şirket tarafından tahsil edilemediği sabittir. Bu sebeple davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, alacağın likit ve muayyen olması nedeniyle davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
Davanın KABULÜNE,
1-Davalı tarafından ... 18. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla aynen DEVAMINA,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile alacağın %20'si olan 615,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL'nin mahsup edilerek bakiye 187,80 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 2.080,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 855,20 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte olan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereğince dava değeri olan 3.075,00TL üzerinden hesaplanan 3.075,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 679,50 TL tebligat, posta gideri ile 4.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.679,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/09/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır