T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/634 Esas
KARAR NO : 2025/1098
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 21/10/2024
KARAR TARİHİ : 09/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkil şirket görevlilerince, 11.03.2024 tarihinde, davalının işletmesinde yapılan kontrollerde "EPTHY madde 42/1(c) bendi uyarınca davalının ilgili kullanım yerinde perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde kaçak elektrik enerjisi tüketimi yaptığı" tespit edilmekle, buna ilişkin olarak...seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini ve bu tutanağı istinaden davalı şirket adına 869.740,99 TL bedelli kaçak faturası tahakkuk edildiğini, söz konusu faturanın son ödeme tarihinde ödenmediğini, şirket yöneticisi/ müdürü davalı ...'nun da basiretli şirket yöneticisi olarak davaya konu haksız fiil borcundan sorumlu olduğunu, bu nedenle davalılar aleyhine ... 29. İcra Müdürlüğü'nün ... E . sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, borçluların itirazı nedeniyle takibin durduğunu, davadan önce baş- vurulan ara buluculuk sürecinin anlaşmazlık ile sonuçlandığını, Mahkemenin takdir edeceği üzere kaçak elektrik tüketiminin sadece müvekkili şirket yönünden değil, elektrik faturalarını düzenli ödeyen bütün elektrik kullanıcılarının da mağduriyetine neden olduğunu, bu durumdan hem müvekkili şirketin hem de diğer elektrik kullanıcıları zarar görürken, davalı tarafin ticari faaliyetlerini kaçak elektrik tüketimi yaparak normal şartlar altında sürdürmeye ve maddi menfaat temin etmeye devam ettiğini, bu durumun müvekkili şirket, toplum ve davacı yan arasında kabulü mümkün olmayan bir eşitsizliğe, hak ihlaline ve kamu zararına sebebiyet verdiğini, elektrik dağıtım şebekesinin ilgili bölgede yer alan abone sayısına göre tesis edildiğini, kaçak elektrik kullanımının ise şebekedeki yükü artırarak elektrik kesintilerine, gerilimin düşmesine ve elektrik kalitesinin düşmesine neden olduğunu, bu durumun ise diğer elektrik kullanıcıları için zarar oluşumuna sebep olmakla kalmayıp aynı zamanda hayati tehlike dahi arz ettiğini, Müvekkilinin alacağı muaccel olup rehin ile temin edilmediğini, diğer yandan haricen alınan duyumlara göre davalının çok sayıda borcunun olduğunu, yargılama sırasında mal kaçırılması halinde müvekkilinin alacağının tehlikeye gireceğini beyanla, Öncelikle; davaya konu icra dosyası üzerinden davalı/borçlunun hak ve alacaklarının ivedilikle ihtiyate haczine, yargılama sonunda davalı borçluların takibe vaki itirazlarının iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla devamına, davalı yanın 920'den aşağı olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: ""..." adresinde bulunan ve otel olarak işletilen taşınmazın tapuda ayrı ayrı kayıtlı olduğunu, bu nedenle her bir bağımsız bölüm ile ilgili olarak müvekkili şirket ile ... A.Ş. arasında ayrı ayrı elektrik aboneliği yapıldığını, diğer müvekkilinin ...'nun ise bu şirketin yetkilisi olduğunu, abonelik sözleşmesi kapsamında gönderilen bütün faturaların düzenli olarak ödendiğini, 27.03.2024 tarihinde müvekkillerine hiçbir fatura tebliğ edilmeden ve kaçak kullanımla ilgili herhangi bir tebligat yapılmadan, davacı ...A.Ş. tarafından Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 49. Maddesi gereğince müvekkilinin kaçak elektrik kullandığı gerekçesi ile otel olarak ullanılan taşınmazın bütün sayaçlarının elektriğinin kesildiğini, bu belgede gecikmiş borç tutarının 869.740,99 TL, son okuma tarihinin 13.03.2024 olarak yazıldığını, kullanılan elektriğin sayaçtan geçtiği ve kaçak olmadığının bu tutanak ile sabit olduğunu, daha sonra davacı ... A.Ş. tarafından müvekkilleri aleyhine ... 29. İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi açıldığını ve bu dosyada abone sözleşme numarasının ... olarak belirtildiğini, takipte başkaca bir belgeye dayanılmadığını, davacı ile yapılan görüşmede müvekkilleri ile kendileri arasında herhangi bir sözleşme olmadığı, müvekkilini sözleşme yaptığı ... ile...'ın farklı şirketler olduğu, davacı tarafından kaçak elektrik tespit edildiğinden bahisle bir fatura örnek gönderildiğini, bu faturaya göre saatin ilk okuma tarihi olarak 30.05.2023, son okuma tarihinin| 1.03.2024 olarak belirtildiğini, arada 286 kw fark olduğunun görüldüğünü, müvekkillerinin herhangi bir kaçak elektrik kullanmadığını, kullanılan elektriği sayaçtan geçirdiklerini ve bu sayaçları da diğer sayaçların yanında bulundurduğunu, ancak davacı şirketin elinde hiçbir, tutanak bilgi ve belge olmadan müvekkilinin kullandığı elektriği kaçak olarak nitelendirerek ceza kesti; Davacının sonradan vermiş olduğu faturaya göre ... A.Ş. tarafından bu elektrik saatine 30.05.2023 tarihinde, daha sonra ise 11.03.2024 tarihinde gelindiğini, diğer saatlerin elektrik tüketimleri okunup faturalandırılırken bu saat için herhangi bir faturalandırma yapılmadığını, 01.03.2024 tarihinde de bu saatin de okunduğunu ve aradaki farkın tespit edildiğini, sonuçta bu tüketimin kaçak olduğu iddia edilerek müvekkilinin elektriğinin kesildiğini, açıklanan hususlar yönünden davacıya yönelik menfi tespit davası ikame edileceğini ve dava bilgilerinin dosyaya sunulacağını, ihtiyati haciz talebi ile açılan davanın yasal dayanağının bulunmadığını beyanla davanın reddini" talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, davacı tarafından davalının kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla tanzim edilen kaçak elektrik faturasının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali isteminden ibaret davadır.
Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişiden rapor aldırıldığı ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu raporda özetle: "Davacı kurum görevlilerince düzenlenmiş olan kaçak tutanakları ve dosyasındaki belgeler incelendiğinde ilgili dönemdeki EPTH Yönetmeliği MADDE 42 — (1)- a) bendi kapsamında davalıya ait işyerindeki (oteldeki) mükerrer kaçak zabıtı düzenlenmiş olduğundan ceza Davacı elektrik dağıtım şirketinin, Lisans Sahibi Elektrik Dağıtım Şirketleri tarafından uyulması gereken Enerji Piyasası Denetleme Kurumu'nun (EPDK) açıkladığı Ticarethane Abone Grubu Kullanıcıları elektrik enerjisi tüketim tahakkukları için uygulanacak elektrik enerjisi tüketim tarifesine göre, 11/03/2024 tarihli kaçak tutanağı kapsamında asıl alacak bedelinin 866.321,36 TL olduğu, ...29. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosya kapsamında yapılan işlemiş faiz hesaplaması neticesinde; davacı elektrik dağıtım şirketinin Toplam 866.321,36 TL Asıl Alacak * 34.364,08 TL Gecikme Faizi * 6.872,82 TL Faizin * 20 KDV'si - 907.558,26 TL alacağı olduğunun hesaplandığı" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Yine mahkememiz ara kararı gereği kök rapor sunan bilirkişiden ek rapor aldırıldığı ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu ek raporda özetle: "Kurum görevlilerince 11.03.2024 tarihinde yapılan kontrolde davaya konu olan tesisatta devreden çekilen akımlar R:20,73 A, S:21,95 A, T:21,12 A olmak üzere toplam 63,8 A olarak tespit edilmiştir. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeli; incelendiğinde davaya konu olan tesisatta devreden çekilen akımların R:20,73 A, S: toplam 63,8 A olduğu tespit edilmiştir. P- V3xUxlx Cos V3-1,73; U-380; Cos g-1 1,73 x 380 x (20,73 421,95 421,12) /3 xl —13.980,70 Watt-13,98 kW Bağlantı gücü-13.98 kW olarak tespit edilmiştir. Kök raporda yapılmış olan hesaplama neticesinde bulunan güç kurulu güç değil, bağlantı gücüdür. madde 44-(2)-b) hükmü gereği; dosyasında bulunan belgeler 95 A,T:21,12 A olmak üzere Kurum hesabında; Kurulu güç: 23,39 KW olarak görülmekte hesaplamada Bağlantı gücü ayrıca görülmemektedir. Bağlantı gücü: 23,39 kW x 0,65 14,03 kW'tır. Dosyasında bulunan aşağıdaki hesapta da kurulu güç miktarının kullanım faktörü olan 0,6 ile çarpıldığı görülmektedir, Kök Raporda davalının ... tutulabileceği kaçak tüketim miktarı 286 gün x 13, 98 KW x 24 saat/gün 95.958,72 kWh olarak hesaplanmıştır. 286 günlük fark — 96.329 -95.958,72 kWh — 370,28 kWh Günlük fark-370,28 kWh / 286 gün—1,29 kWh Her iki hesap arasında günlük 1.29 kWh fark bulunmaktadır. Fark, kurum tarafından yapılan hesaplamada vektörel hesaplama yapılmamasından kaynaklanmaktadır. Yani hesap yönteminin farklı olmasından kaynaklanmaktadır. 3 fazlı sistemlerde güç hesabının yukarıdaki formül ile yapılması gereklidir. Davacı vekilinin itiraz dilekçesinde belirttiği “...bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada kurulu güç karşılığı olan 13.98 kW değeri üzerinden hesaplama yapılması sonucu fahiş miktarda fark ortaya çıktığı...” Şeklindeki beyanında 13.98 kW değeri kurulu güç değil bağlantı gücüdür. Kök raporda yapılan hesaplamada davacı tarafın 866.321,36 TL alacağı olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı kurum tarafından davalı adına düzenlenen fatura bedeli 869.740,99 TL dir. 286 günlük kaçak kullanım neticesinde hesaplar arasındaki fark: 869.740,99 TL-866.321,36 TL-3.419,63 TL'dir. Yani fahiş bir fark bulunmadığı farkın sebebinin ise kurum tarafından yapılan güç hesaplamasında vektörel toplam yapılmamasından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle kök raporda yapılan hesaplamaların doğru olduğu, davacının itirazlarının yerinde olmadığı kök raporda varılan kanaatin değişmediği" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.
...53. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının UYAP üzerinden incelenmesinde; savcılık tarafından ... Soruşturma sayılı dosyada bilirkişi raporu alındığı, bilirkişi raporunda davalının kaçak elektrik kullanımının bulunduğu ve 96.329 kwh enerji tüketiminin bulunduğu tespit edilmiş ve aleyhine iddianame tanzim edilmiş olduğu anlaşılmıştır.
... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın aynı tutanağa ilişkin yürüttüğü bir başka soruşturma dosyasında ise bilirkişi tarafından davalının kaçak elektrik kullandığı tespit edilmiş ve günlük 8 saat çalışmaya göre hesaplama yapıldığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; gerek mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında gerekse soruşturma dosyalarından alınan bilirkişi raporlarında davalıların EPTHY 42/1-a uyarınca sayaca müdahale ederek elektrik enerjisi kullandığı ve bu kullanımında kaçak elektrik kullanımı olduğu anlaşılmıştır. Bu bağlamda mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davalı işletmenin otel olduğu ve mükerrer kaçak zabıtı düzenlenmesi nedeniyle ceza katsayısı 2 alınarak hesaplama yapılmış ve ayrıca davalı işletmede kullanılan bağlantı gücünün 13,98 kw olduğu tespit edilmiştir. Ggerek mahkememizce alınan bilirkişi raporu gerekse ... 53. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülmekte olan yargılamaya konu ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporları dikkate alındığında ve ayrıca davalı işletmenin otel/apart olduğu hususu da göz önüne alındığında günlük 24 saat kullanımın olduğu kanaati mahkememizde hâsıl olmuş ve davalı vekilinin raporlar arasında çelişki olduğuna ilişkin beyanlarına itibar edilmemiştir. Ayrıca her ne kadar davacı tarafından bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaya itiraz edilmiş olsa da bilirkişi tarafından da izah edildiği üzere devreden çekilen akımların 63,8 A olduğu ve yapılan hesaplama doğrultusunda bağlantı gücünün 13,98 kW olduğu bilirkişi tarafından izah edilmiştir. 3 fazlı sistemlerde güç hesabının vektörel toplam esasına göre yapılması gerektiği de dikkate alınarak mahkememizce alınan bilirkişi raporundaki hesaplama doğrultusunda davacının asıl alacağının 866.321,36 TL olduğu kanaati hâsıl olmuştur. Ayrıca her ne kadar bilirkişi raporunda işlemiş faiz ve KDV hesaplanmamış olsa da mahkememizce asıl alacak üzerinden re'sen yapılan hesaplamada davacının davalıdan talep edebileceği 34.364,08 TL işlemiş faiz ve 6.872,82 TL faizin KDV'si olduğu da dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın temelinin haksız fiile dayanması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
1-Davalılar tarafından ... 29. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, takibin 866.321,36 TL Asıl Alacak, 34.364,08 TL işlemiş faiz ve 6.872,82 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 907.558,26 TL üzerinden takip talebindeki şartlarla DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-İcra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 61.995,30 TL harçtan peşin alınan 11.004,31 TL'nin mahsup edilerek bakiye 50.990,99 TL harcın davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına,
4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 3.785,06 TL'sinden davalı tarafın, 14,94 TL'sinden davacı tarafın sorumlu olması kaydı ile tahsili ve hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 11.004,31 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 11.431,91 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen kabul edilen 907.558,26 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği takdir olunan 142.133,74 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen red edilen 3.582,41 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereği takdir olunan 3.582,41 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 964,50 TL tebligat, posta gideri ile 7.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.464,50 TL yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre 8.431,22 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı tarafından yapılan her hangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
10-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/12/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır