T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/665 Esas
KARAR NO : 2025/801
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/11/2024
KARAR TARİHİ : 30/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "Davalı borçlu şirket aleyhine, tarafımızca 22.04.2024 tarihinde dairesini ve esas numarasını yukarıda belirtmiş olduğumuz dosya ile 469.326,51 TL alacak üzerinden icra takibi başlatılmıştır. Ödeme emri davalı borçluya 30.04.2024 tarihinde tebliğ edilmiştir. Borçlu tarafından 28.04.2024 tarihinde; "Alacaklı olarak görünen firmaya herhangi bir borcu bulunmadığı, Müvekkilimizin temerrüde düşmesi söz konusu olmadığı" gerekçesiyle haksız ve kötü niyetli olarak borca ve borcun ferilerine itiraz edilmiştir. Bu itiraz nedeni ile bahse konu icra takibi durdurulmuş olup işbu davayı açma zorunluluğumuz hasıl olmuştur. Davalı, itirazında haksız ve kötü niyetlidir. Şöyle ki: müvekkil şirket tarafından davalı borçluya keşide edilen 2 adet faturaya konu bedeller davalı borçlu tarafça ödenmemiştir.Müvekkilimiz her türlü gıda maddeleri, alkollü içkiler ve tekel ürünlerinin toptan alım ve satımı ile iştigal eden köklü ve saygın ve bir ticari şirkettir. Taraflar arasındaki ticari münasebet sebebiyle müvekkil şirketçe davalı şirkete;
08.02.2024 tarihinde 409.419,46 TL bedel mukabilinde 90 kalem envai çeşit alkollü içki,
08.03.2024 tarihinde ise 20.220,05 TL bedel mukabilinde 2 kalem alkollü içki satılmıştır. İşbu satıma ilişkin faturalar e-fatura olarak düzenlenmiş ve fatura tarihleri itibariyle de davalı borçlu şirkete tebliğ olunmuştur. Akabinde ilgili faturalara konu alkollü içkiler davalı borçlu şirkete teslim edilmiştir. Ancak davalı borçlu şirketçe işbu faturalara konu bedeller ödenmemiştir. Bu nedenle tarafımızca ... 9. İcra Dairesi ... E. nolu dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibi başlatılmış ve davalı borçlu tarafça haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz edilmiştir. İşbu faturaların davalı şirkete tebliğine rağmen davalı şirketçe, fatura içeriğine itiraz edilmemiş olması ve bu faturaların ticari defterlerine işlenmiş olması karşısında davalı borçlunun borca itirazında haksız olduğu ve temerrüde düştüğü izahtan varestedir.
tarafımızca dava açılmadan önce, ticari davalarda dava şartı olan arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş ve arabuluculuk süreci anlaşamama ile neticelenmiştir.arabuluculuk sürecinde davalı tarafça, huzurdaki yargılamaya konu icra takibine esas faturalara konu 72 kalem alkollü içki müvekkil şirkete iade olunmuştur.
Her ne kadar arabuluculuk süreci olumsuz neticelenmişse de, arabuluculuk sürecinde davalı şirket tarafından işbu davaya konu icra takibine esas faturaya konu 72 kalem alkollü içki 03.06.2024 tarih ve 246.979,10 TL bedelli fatura ile müvekkil şirkete iade olunmuştur. İşbu iade dahi borçlunun itirazında haksız olduğunu ispat etmektedir. Davalı borçlu tarafça 03.06.2024 tarihinde müvekkil şirkete iade faturası kesilmiş ise de, ödeme emrinin tebliği tarihi itibariyle müvekkil şirketin davalı borçludan 469.326,51 TL alacaklı olduğu sabittir. Davalı tarafça ödeme emrinin tebliğinden sonra malların iadesi suretiyle müvekkil şirkete keşide edilen 03.06.2024 tarih ve 246.979,10 TL bedelli fatura ancak ve ancak icra dosyasının tahsili aşamasında göz önüne alınabilecektir. Müvekkil şirketin borca itiraz tarihi itibariyle davalı borçludan 469.326,51 TL alacaklı olduğu izahtan varestedir. İlaveten, takip konusu alacağa, haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden davalı borçlu aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmelidir.
Ödeme emrinin tebliği tarihi itibariyle müvekkil şirketin davalı borçludan 469.326,51 TL alacaklı olduğunun sabit olması hasebiyle ödeme emrinin tebliğinden sonra malların iadesi suretiyle müvekkil şirkete keşide edilen 03.06.2024 tarih ve 246.979,10 TL bedelli faturanın icra dosyasının tahsili aşamasında göz önüne alınmasına,
Yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; "Davacı taraf, müvekkilden alacağı olduğu iddiası ile ... 9. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası icra takibi başlatmıştır. Müvekkilin böyle bir borcu olmamasından dolayı da iş bu haksız ve kötü niyetli icra takibine itirazımız vaki olmuştur. Gelinen aşamada davacı taraf huzurdaki itirazı iptali davasını açmış, iş bu sebeple davaya cevap vermek zaruretimiz hasıl olmuştur. davacı tarafın iddiaları gerçeğe aykırıdır. müvekkilin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmamaktadır.Müvekkil ile davacı arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan müvekkilin herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Müvekkil şirket davacı tarafın tüm ödemelerini eksiksiz bir biçimde yapmıştır. Buna ilişkin ödeme dekontları da delil listemizde bilahare sunulacaktır. Dava konusu fatura içeriği mal ve hizmet müvekkil tarafından alınmamıştır. Zira davacı tarafın iddia ettiği ve huzurdaki davaya dayanak teşkil eden faturalar müvekkile tebliğ dahi edilmemiştir. Nitekim davacı bir mal ve hizmet verdiğini iddia ediyorsa buna ilişkin faturayı müvekkile tebliğ ettiğini de ispatlaması gerekmektedir. İş bu sebeple huzurdaki haksız ve kötü niyetli davanın reddini talep ederiz. davacı taraf, huzurdaki davayı açarken 246.979,10 tl’lik kısmı düşmesi gerekirken, tamamı üzerinden huzurdaki davayı açması kötü niyetlidir. her halükarda 246.979,10 tl üzerinden davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.Davacı taraf, dava dilekçesinde de ikrarı olduğu üzere müvekkil şirket ile arabuluculuk sürecinde bir kısım alkollerin iade edilmesi ile 246.979,10 TL’lik kısım ödenmiştir. Yani aslında kısmi bir ödeme yapılmış, davacı taraf iddia ettiği alacağı malların iadesi ile haricen tahsil etmiştir. Ancak davacı tarafın sanki böyle bir ödeme yapılmamış gibi, takip talebindeki tüm alacak tutarı üzerinden dava açması kötü niyetlidir. Davacının hala bir alacak iddiası var ise 246.979,10 TL’yi mahsup ederek kalan miktar üzerinden dava açması gerekmektedir. Bu sebeple her halükarda mahsup edilmesi gereken 246.979,10 TL üzerinden davanın reddine ve bu miktar üzerinden müvekkil lehine %20 kötü niyet tazminatı ve müvekkil lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. Davacı taraf kendi ikrarları ile kısmi ödeme aldığı sabit olmasına rağmen haksız kazanç elde etmek için iddia ettiği alacağın tamamı üzerinden huzurdaki kötü niyetli davayı açmıştır. İş bu sebeple davanın reddini talep ederiz.
Önemle belirtmek gerekir ki tahkikat aşamasına geçilip, sayın mahkeme tarafından müvekkilin ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiğinde de müvekkilin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığı sübuta erecektir. Dava dilekçesi ve muhtevasına itiraz ederiz.
Yargılama sonunda haksız ve mesnetsiz davanın reddini..."talep etmiştir.
(II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER:
(1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ;
... 9. İcra Dairesi'ne ait ...E.sayılı dosyasının uyap sistemi üzerinden dosyamız arasına alınmasına karar verilmiştir.
Tarafların bağlı bulundukları vergi dairesine müzekkere yazılarak 2024 yılına ait BA/BS formlarının iki hafta içinde mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Taraflara tanık listesini sunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine, bu süre içinde tanık listesi sunulmadığı takdirde tanık bildirme hakkından vazgeçmiş sayılacaklarının ihtarına, (Hazır bulunan taraflara kesin sürenin hukuki sonuçları hatırlatıldı, duruşma zaptının ihtar yerine geçmek üzere gelmeyen tarafa tebliğine,), tanık listesi sunulduğu takdirde tanık dinletme talebi hakkında celse arasında ara karar kurulmasına karar verilmiştir.
Davalının bağlı bulunduğu Gelir İdaresi Müdürlüğüne YENİDEN müzekkere yazılarak 2024 yılına ait BA/BS formlarının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Ara kararlar ikmal edildiğinde tarafların ticari defter ve kayıtları ile sunulan deliller üzerinde mahkememizce resen seçilecek bir mali müşavir bilirkişi ile 12/03/2025 günü saat 14.30'a Mahkememiz kaleminde inceleme yapılmasına, bilirkişice, taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, davacının dava konusu faturalardan kaynaklı olarak alacağının bulunup bulunmadığı hususunda rapor alınmasına, taraflara inceleme gün ve saatinde dava ile ilgili ticari defter ve belgelerini ibraz etmeleri , ibraz edemiyorlarsa mazeretleri ile birlikte ticari defter ve belgelerin yerinde incelenmek üzere bulundukları yeri bildirmeleri için inceleme gün ve saatine kadar kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde ticari defter ve belgeler ibraz edilmez veya mazeret de bildirilmez ise defter ibrazından kaçınmış sayılacakları ve karşı tarafın defter ve kayıtlarının esas alınacağı hususunun ihtarına karar verilmiştir.
Bilirkişiden alınan 22/04/2025 tarihli raporunda özetle; "Davacının, ....şti., Davalının ise, ...ltd.şti. Olduğu, davalı firma müdürü ...'nin 08.02.2024 günü Davacının işyerine gidip dava konusu içki ürünleri sözlü olarak sipariş ettiği, Ürünlerin davalı firma adresinde firma personeline teslim edildiği, Davacı firma sahibi ...ile firma Mali Müşaviri SMMM. ... tarafından ifade ve beyan edilmiştir. Taraflar arasında öteden beri süre gelen ve akt edilmiş herhangi bir (Eser sözleşmesi) mal veya hizmet alım sözleşmesinin bulunmadığı, (Yoktur.) Taraflar arasındaki İlişkinin dava konusu ürün satışı ile sınır olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, 06.02.2024 tarihli ... Nolu e-fatura tutarı olan kdv dahil 409.419,46-TL.sı, 08.03.2024 tarihli ... Nolu e-fatura da kdv dahil 20.220,05-TL.sı ile birlikte Toplam:429.639.51-TL.ürün davacı tarafından davalıya satılmasından kaynaklandığı, Davalının, Davacıya herhangi bir ödeme yapmaksızın toplam 246.979,10-TL. 72 kalem içki ürünü davacıya iade edip, 03.06.2024 tarih ve... Nolu 246.979,10-TL.1.Adet İade E-Faturası düzenleyip... tarih ve ... yevmiye maddesi ile Ticaret Defterine (E-Defterine) işleyerek muhasebeleştirdiği, davacı, davalıya sattığı ürün bedeli tarafına ödenmediğinden bahisle, Davalı aleyhine ... 9.İcra Dairesi ... E. sayılı Takip Dosyası İLAMSIZ TAKİPLERDE ÖDEME EMRİ ile, 08.02.2024 tarihli Faturaya dayalı olarak 409.419,46-TL.*20.220,05-TLz429.639,51-TL.Asıl, 38.496,65-TL. İşlenmiş Faiz, 1.190,35-TL. İşlenmiş Faiz uygulamak suretiyle Toplam : 469.326,51-TL. üzerinden davalı aleyhine 24.04.2024 tarihinde icra takibi yaptığı, Davalının 26.04.2024 tarihli dilekçe ile yaptığı itiraz üzerine İcra takibinin durdurulduğu, 01/01/2018 Tarihinde yürürlüğe giren ve dava şartı olarak arabuluculuğu düzenleyen 7036 sayılı Kanun'un 3 Maddesi: "(1) Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iadı talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Hükmü gereği; Davacı, ... Arabuluculuk Bürosuna 29.04.2024 tarihinde müracaat ettiği, ... - ... sayılı Dosyalarında davalı adına işlem tesis etmesine karşın, Arabuluculuk müzekkerelerinin -ANLAŞAMAMA- il. sonuçlandığına dair 10.06.2024 tarihli -Son Tutanak- 6325 sayılı Hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu. m.17 ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca hep birlikte elektronik imza ile imza altına alındığı, Davacı vekilince, 04.11.2024 tarihinde ... 3.A.T.M.... E. sayılı Dosyada Davalı aleyhin; 469.326,51-TL.üzerinden dava ikame edildiği, davacı, Davalı aleyhine her ne kadar 469.326,51-TL.İcra takibi yapıp akabinde İtirazın iptali davası açmış ise de, Davalının 246.979,10-TL.ürünü Davacıya Fatura mukabilinde 03.06.2024 tarihinde İADE etmesi, Dava Dosyası, Tarafların Ticari Defter, mali tablo, E-defter, E-fatura, Muavin Defter, cari hesap ekstrelei İ. Muhasebe kayıtları ile sair belge üzerinde yaptığımız inceleme sonucu, Davacının, Davalıdan talep ettiği 469.326,51-TL.nin,246.979,10-TL.denmahsubusonucu,(469.326,51-246.979,10-182.660,41)Davalının, Davacıya KDV Dahil Toplam:182.660,41-TL.(Asıl) Borçlu olduğu..." rapor edilmiştir.
Dosyanın raporunu sunan bilirkişiye tevdii ile, taraf vekillerinin bilirkişi raporuna itiraz ve beyan dilekçeleri doğrultusunda, her bir itiraza cevap verir, denetlenebilir ek rapor tanziminin istenilmesine, bilirkişiye ek ücret takdirine yer olmadığına, rapor sunulduğunda taraflara tebliğine, rapora beyanda bulunmaları için tebliğden itibaren taraflara iki haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre sonuçlarının ihtarına, rapora karşı beyan süresi tamamlandığında tarafların beyanları doğrultusunda gerekirse dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişiye gönderilip gönderilmeyeceği hususunda ara karar oluşturulmasına karar verilmiştir.
Bilirkişiden alınan 21/06/2025 tarihli ek raporunda özetle; " Davacının ... LTD. ŞTİ., Davacının ise ...ŞTİ. olduğu, Taraflar arasında akt edilmiş herhangi bir ESER SÖZLEŞMESİ'nin bulunmadığı. (Yoktur). Taraflar arasındaki uyuşmazlığın / Davanın konusu ; Davacının, Davalıya 08.02.2024 tarih ve ... Nolu E-Fatura Bedeli 409.419,46-TL., 08.03.2024 tarih ve ... Nolu E-Fatura Bedeli 20.220,05-TL. olmak üzere KDV Dahil Toplam : 429.639,51-TL....İçki ürün sattığı, davalı, Davacıdan satın aldığı ...içki üründen 72 kalemi, 03.06.2024 tarih ve ... Nolu E-Fatura mukabilinde KDV Dahil Toplam : 246.979,10-TL.tutarındaki kısmını Davalıya İADE ettiği, davacının, Davalıya sattığı ...içki ürün bedelinin kendilerine ödenmediğinden bahisle, Davalı Aleyhine ... 9.İcra Dairesi ... E. Dosyasında 24.04.2024 tarihinde İLAMSIZ TAKİPLERDE ÖDEME EMRİ ile 08.02.2024 tarihli Fatura bedeli 409.419,46-TL., 08.03.2024 tarihli Fatura bedeli 20.220,05-TL., 38.496,65-TL, 1.190,35-TL.Faiz olmak üzere Toplam : 469.326,51-TL.Üzerinden icra takibi yaptığı, Davalının İcra takibine, Asıl ve bağlı ferilere karşı yaptığı itiraz üzerine TAKİBİN DURULDUĞU, davacı vekili, ... 9.İcra Dairesinin ... E. sayılı Takibin kaldığı yerden devamı ile Davalının %20 den az olmamak üzere İcra İnkar Tazminatına mahkum edilmesi istemiyle, ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı Dosyasında huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı, sayın Mahkemenin görevlendirme Karar hükmüne istinaden, Dava dosyası ile Tarafların Ticari Defter ve Mali Tabloları üzerinde yaptığımız inceleme sonucu ;Dosyadaki mevcut belgelerde, Tarafların aralarındaki Uyuşmazlık konusuyla ilgili olarak bir birlerine ...Noter aracılığı ile çekilmiş her hangi bir ihtarnamenin bulunmadığı (Yoktur). Taraf dilekçelerinden de İHTARNAME den bahsedilmediği açıktır. Bu nedenle, DAVALI, DAVACIYA BORÇLU OLMASINA KARŞIN İHTARNAME İLE TEMERÜTE DÜŞMEDİĞİ, TİCARİ DEFTER, MALİ TABLO, CARİ HESAP EKSTRESİ / MUHASEBE KAYITLARI İLE SABİTTİR. Sayın Mahkemenin ; Faizi RED etmesi halinde Davalının, Davacıya KDV Dahil Toplam : 182.660,41-TL. (Asıl) Borçlu olduğu, sayın Mahkemenin ; Faizi KABULÜ halinde ise istenebilecek faiz tutarının aşağıdaki gibi olacağı, 08.03.2024 tarihli Fatura : 409.419,46-TL.Asıl 37.722,68-TL.Faiz, 08.03.2024 tarihli Fatura : 20.220,05-TL.Asıl 1.152,13-TL.Faiz TOPLAM + 468.514,32-TL.Borçlu olduğu..." rapor edilmiştir.
Mahkememizin 05/08/2025 tarihli verilen ara kararı ile; Tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarının, rapora itiraz edilen hususlar hukuki değerlendirme gerektirdiğinden takdiren reddine karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; ... 9. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. ... 9. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra dosyasının tetkikinde davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik 409.419,46 TL ve 20.220,05 TL tutarlı fatura alacakları ile 38.496,65 TL ve 1.190,35 TL tutarlı işlemiş faiz alacakları toplamı 469.326,51 TL alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu, davanın İİK'nın 67. Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
6102 sayılı TTK'nun 18/3 maddesi uyarınca; tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır.
Bursa BAM 7. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "Tarafların ticari defter kayıtları ve cari hesap ekstrelerine göre 31/12/2016 tarihinde bakiye alacak miktarında mutabık kaldıkları, davacı tarafından düzenlenen faturalara davalı tarafından itiraz edilmeyerek ticari defterlerine işlendiği, kesin kabulün yapılıp işin teslim alındığı anlaşılmıştır. Davalı tarafça işin yapılmadığına ilişkin bir iddiada bulunulmamış, hak edişlerin usulüne uygun düzenlenmediği, fazla düzenlendiğine ilişkin davacı tarafa ihtarda bulunup işin yapımı ile ilgisi bulunmayan bağımsız denetçi firmadan alınan rapor gönderilmiş olup, denetçi firmadan alınan raporun davacı tarafı bağlayıcılığı bulunmamamaktadır. Davalının ticari defterlerindeki aleyhine olan kayıtlar kendisini bağlayacağından icra takibinden sonra düzenlenen ve yargılama sırasında 25/11/2018 tarihinde ticari defterlerine kaydedilen iade faturasına dayalı olarak usulüne uygun hak ediş düzenlenmediği yönünde davalı tarafın iddiası yerinde görülmemiştir.".
İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesinin ...Esas, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin... Esas ... Karar sayılı ilamında değinildiği üzere ".... ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır...".
Uyuşmazlığın çözümü kapsamında ... 9. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2024 yılına ait BA/BS formları celp edilmiş; akabinde dosya tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, davacının dava konusu faturalardan kaynaklı olarak alacağının bulunup bulunmadığı konusunda rapor hazırlamak üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi, 22/04/2025 tarihli raporunda ve aynı yöndeki 21/06/2025 tarihli ek raporunda davalının, davacıya herhangi bir ödeme yapmaksızın toplam 246.979,10-TL. 72 kalem içki ürünü davacıya iade edip, 03.06.2024 tarih ve ... Nolu 246.979,10-TL.1.Adet İade E-Faturası düzenleyip ... tarih ve ... yevmiye maddesi ile Ticaret Defterine (E-Defterine) işleyerek muhasebeleştirdiği, Davacının, Davalıdan talep ettiği 469.326,51-TL'nin, 246.979,10-TL'den mahsubu sonucu davalının davacıya KDV dahil 182.660,41 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir.
Dosya incelendiğinde; alınan bilirkişi raporu ile tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, dava dosyasına konu olan icra takibine dayanak olan 08.02.2024 tarih ve 409.419,46 TL bedelli fatura ile 08.03.2024 tarih ve 20.220,05 TL bedelli faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bununla birlikte davalının 246.979,10-TL'lik 72 kalem içki ürünü davacıya iade edip, 03.06.2024 tarihli 246.979,10-TL tutarlı 1 adet iade e-faturası düzenlediği, bu nedenle davalının davacıya KDV dahil 182.660,41 TL borçlu olduğu, bu durumun davacının da kabulünde olduğu, davalının ticari defterlerine göre davalının davacıya 182.660,41 TL borçlu göründüğü, dava konusu faturaların davalı tarafın ticari defterlerinde yer aldığı, defterlerin sahibi aleyhine delil olarak kabulü için kanuna uygun olarak tutulmalarına gerek olmadığı; yerleşik Yargıtay uygulamaları gereğince usulüne uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin içeriği sahibi aleyhine delil oluşturduğu (bkz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ve ...Karar sayılı, ... Esas ve ... Karar sayılı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı, ...Esas ve ...sayılı emsal ilamları); 182.660,41 TL yönünden davalı tarafça iade faturası düzenlenmediği, faturalara itiraz bulunmadığı anlaşılmış, 182.660,41 TL asıl alacak yönünden itirazın kısmen iptaline karar vermek gerekmiştir.
İade edilen mallar ve iade faturası yönünden; icra takibinin 22/04/2024 tarihinde başlatıldığı, 246.979,10-TL'lik 72 kalem içki ürününün 03/06/2024 tarihinde davacıya iade edildiği, işbu itirazın iptali davasının ise 04/11/2024 tarihinde ikame edildiği, İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesinin ... Esas, ...Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere icra takibinden sonra ve itirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından ödeme yapılması halinde, yapılan bu ödeme düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden dava açılması gerektiği, takipten sonra, ancak dava açılmadan önce yapılmış olan ödeme yönünden dava açılmasında davacı tarafın hukuki yararının bulunmadığı, davadan sonra yapılan kısmi ödemelerin ise infazda dikkate alınması gerektiği gözetilerek; 246.979,10 TL asıl alacak yönünden davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
İşlemiş faiz talebi yönünden İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesinin... Esas, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere aksine bir sözleşme olduğu veya taraflarca vade belirlendiği ispat edilmediği gibi icra takibinden önce davalı/takip borçlusu temerrüde düşürülmediğinden takip tarihine kadar işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı; somut olayda da davacı tarafından ihtarname sunulmadığı, bu nedenle davalının temerrüde düşürüldüğüne dair evrak bulunmadığından takip tarihine kadar işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari nitelikte olması nedeniyle reeskont avans faizi talebinin yerinde olduğu kanaatine varılmış, takibin 182.660,41 TL asıl alacak yönünden takip tarihinden itibaren reeskont avans faizi uygulanmak suretiyle devamına karar verilmiştir.
Davacının icra inkar tazminatı istemi yönünden ise; İstanbul BAM 8. Hukuk Dairesinin ... esas, ... karar sayılı ilamında belirtildiği üzere "... davalının, davacı taraf talebine karşı koymasının haklı nedenlere dayanıp dayanmadığının belirlenmesi, yargılama yapılmasını gerektirdiğinden alacağın likit (muayyen, belirli) olduğundan söz edilemez. Bu durumda mahkemece davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucunda kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur..." yönündeki tespit dikkate alınarak takibe konu alacağın bilirkişi raporu sonucu belirlendiği, bu nedenle likit olmaması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Davalının kötüniyet tazminatı istemi yönünden ise; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinin 2. Fıkrasında: "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmünü içermektedir. Düzenleme uyarınca kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun istemde bulunması, borçluya karşı icra takibi yapılmış olunması ve takibin haksız ve kötüniyetli olması şartlarının bir arada bulunması gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.03.2013 tarihli,...Esas,... Karar sayılı kararında vurgulandığı üzere takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötüniyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötüniyetli olduğunu iddia eden davalı (borçlu)nun üzerindedir. Somut olayda, davacı tarafça icra takibi başlatıldığı uyuşmazlık dışı ise de; davacının takibi başlatmada kötüniyetli olduğu yönünde mahkememizde kanaat oluşmamıştır. Kötü niyetin varlığını ispat etmekle yükümlü olan davalının bu yönde bir delil sunmaması dikkate alınarak, dosya kapsamı itibari ile kötü niyetle icra takibi yapıldığı kanıtlanamadığından ve kötüniyet tazminatı koşulları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekerek aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; ... 9. İcra Müdürlüğünün... E. sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın 182.660,41 TL asıl alacak yönünden KISMEN İPTALİNE, icra takibinin 182.660,41 TL asıl alacak yönünden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren reeskont avans faizi uygulanmak suretiyle DEVAMINA, 246.979,10 TL asıl alacak yönünden davanın hukuki yarar yokluğundan REDDİNE, fazlaya ilişkin işlemiş faize dair 39.687,00 TL yönünden istemin REDDİNE,
2-Koşulları oluşmadığından davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Koşulları oluşmadığından davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
4-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 12.477,53TL harçtan peşin alınan 5.668,30TL'nin mahsup edilerek bakiye 6.809,23TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 2.198,89TL'sinin davacıdan alınarak, 1.401,11TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan 427,60TL başvuru harcı, 5.668,30TL peşin harç, 7.132,50TL Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 13.228,40TL yargılama giderinden kabul / talep oranına göre hesaplanan 5.148,45TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye 8.079,95TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan davanın kabul edilen 182.660,41TL üzerinden hesaplanan ve yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi gereği takdir olunan 30.000,00TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan davanın reddedilen 246.979,10TL üzerinden hesaplanan ve yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/3 maddesi gereği takdir olan 30.000,00TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
10-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE,
Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı karar verildi. 30/09/2025
Katip
E-imzalıdır
Hakim
E-imzalıdır