T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/541 Esas
KARAR NO : 2025/292
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 12/09/2024
KARAR TARİHİ : 15/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda;
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "18/02/2020 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç seyir halinde iken yaya ...'a çarpması neticesinde trafik kazası meydana gelmiştir. Bu kaza nedeniyle müvekkilim ... yaralanmıştır. Tarafımızca zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş olup Arabuluculuk Anlaşamama tutanağı ektedir. Bu kazanın oluşumunda sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç sürücüsü 2918 sayılı K.T.K.‘nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurludur. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında...plakalı araç Güvence Hesabı'nın sorumluluğundadır. Müvekkilim tarafından davalıya başvuru yapılmış olup davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Müvekkilim ..., söz konusu trafik kazası nedeniyle, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nden 14/03/2022 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %13 oranında malul kalmıştır. (Fazlaya ilişkin hakkımız saklıdır.) Müvekkilimin tedavi gördüğü hastaneler aşağıda belirtilmiş olup belirtilen hastanelere müzekkere yazılarak tedaviye ilişkin evrakların ve giderlere ilişkin faturaların istenmesi talebimizdir. Tedavi giderlerine ilişkin hastaneden gönderilecek faturaların bilirkişiye tevdi edilerek hesaplamaya dahil edilmesi talebimizdir. Ayrıca müvekkilimin ceza dosyası ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma numaralı dosyası olup müzekkere yazılarak bir örneğinin istenmesi talebimizdir" ileri sürerek "50 TL Sürekli iş göremezlik, 25 TL Geçici iş görmezlik, 10 TL Sürekli Bakıcı gideri, 15 TL Tedavi gideri tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 100 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkile ödenmesine ve yapılacak yargılama nedeniyle oluşacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "davacı taraf huzurdaki dava öncesinde 24/10/2022 ve 22/12/2022 tarihinde, işbu dava ile aynı mahiyette aynı konuya ilişkin aynı talep ile sigorta tahkim komisyonu... sayılı dosya ve .... sayılı dosya ile müvekkil kurum aleyhine başvuru ikame etmiştir. Sigorta tahkim komisyonu ... sayılı ilamı ile, işbu davanın konusu olan sürekli iş göremezlik tazminatı talebi hakkında başvurunun reddine karar verilmiş olup, karar kesinleşmiştir. sigorta tahkim komisyonu ... sayılı ilamı ile, işbu davanın konusu olan geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebi hakkında başvurunun reddine karar verilmiş olup, karar kesinleşmiştir. HMK. 114.md uyarınca aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması bir dava şartıdır. Bu nedenle başvuran ... hakkında işbu dava açılmadan önce verilen kesinleşmiş bir hüküm bulunduğundan, huzurdaki başvurunun dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerekmektedir. Davacı taraf, Sigortacılık Kanununun 14. maddesi ve Güvence Hesabı Yönetmeliği gereğince, kazaya sebebiyet veren kusurlu aracın kazanın meydana geldiği tarihte Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigortası yaptırılmamış olması halinde Müvekkilim Kuruma başvurma hakkına sahiptir. Yapılan incelemede; kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihinde ... poliçe numarasıyla .. Sigorta A.Ş. nezdinde sigortası olduğu tespit edilmiştir.Müvekkil Kurum tarafından yapılan araştırmalar neticesinde davacının yaralanmasına sebep olan trafik kazasına karışan ... plakalı araç ... Sigorta A.ş. tarafından sigortalı olduğu anlaşılmıştır. Bu sebeple Müvekkil Kurumun sorumluluğuna gidilmesi hatalı olacaktır. Kanunun emredici hükmü gereği, dava şartının yerine getirilebilmesi için Genel Şartlarda belirlenen belgelerin sigorta şirketine başvuru esnasında ibraz edilmesi gerekmektedir. Dava öncesinde yapılan başvuruda sigorta şirketinin başvurunun değerlendirilmesi için talep ettiği evraklar, davacı tarafından temin edilebilecek evraklar olmasına rağmen sunulmamış ve eksik evrakla başvuru yapılmıştır. Yapılan başvuru, başvuru şartının yerinin getirilmemesi sebebiyle usulüne uygun olmamasının yanında açıkça kötü niyet teşkil etmektedir. TMK md. 2 uyarınca dürüstlük kuralına da aykırıdır. Davacının, başvuru şartını yerine getirmemiş olması, kanunun lafzı ve amacı birlikte değerlendirildiğinde, sonradan ikmali mümkün olmayan bir noksanlık teşkil etmektedir. KTK ile yapılan değişikliğin amacı, sigorta şirketine gerekli belgelerle başvuru yapılmasını sağlamaktır. KTK madde 97’de belirtilen dava şartı, diğer dava şartları gibi şekli olmayıp, bilakis dava ikame edilebilmesinin doğrudan bir ön şartı olduğundan bilahare yargılama esnasında ikmali bahis mevzu olamaz. Amaç, dava açılmadan uyuşmazlığın çözümlenmesidir. Bu sebeple HMK 115/2 maddesi uygulanmak sureti ile yönetmeliğe uygun olmayan raporun dava inceleme sırasında yeniden rapor aldırılarak ikmali mümkün değildir. Aksi halin kabulü 6704 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğin ruhuna ve amacına aykırı düşmektedir. eksik evrakla müvekkil kuruma yapılan başvurunun ve ikame edilen davanın kabulü mümkün değildir. davanın usulden reddini talep ederiz. sayın mahkeme aksi kanaatte ise yukarıda bahsedilen ve re’sen tespit edilecek eksik beyan ve belgelerin temini ve açıklanmalarını talep ederiz. Davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafın geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, tedavi gideri tazminatı talebi geçmiş tarihli ve meydana gelen bir zarara ilişkin olup eğer bu yönde gerçek bir zarar mevcut ise belirtilen tarihlerde geçerli asgari ücret tutarlarına göre hesaplanması gerekmektedir. Bu husus için bilirkişi tayini usul ekonomisine aykırıdır. Söz konusu talebin belirsiz alacak şeklinde yapılmış olması için haklı bir sebep bulunmasınaı sebebiyle davanın usulden reddedilmesi gerekmektedir. Müvekkil kuruma iletilmiş olan rapor incelendiğinde muayene formunun doldurulmadığı ve son 6 ay içinde çekilmiş fotoğrafının bulunmadığı görülmektedir. Bununla birlikte dosyada raporun teyit edilebileceği rapor numarası teyit edilebilir değildir. Rapor numarası kayıt sistemi üzerinden doğrulanan sayı ve harf içeriği barındıran bir kod şeklinde olmalıdır. İlgili barkod numarasından raporun teyit ettirilebilirliği ve güvenilirliği doğrulanabilir ancak dosyaya sunulan raporun teyit edilebilirliği mümkün değildir. Ayrıca söz konusu rapor davacının fiziksel muayenesi yapılmadan salt tıbbi evraklar üzerinden değerlendirme yapılarak tanzim edilmiştir. Yönemelikte açıkça belirtilen şekil şartına aykırı olarak düzenlenmiş mevcut rapor üzerinden değerlendirme yapılamayacağı açıktır. Rapor incelendiğinde belirlenen engel oranının birden fazla uzmanlık dalını ilgilendirmesine rağmen yalnızca üç hekim tarafından yapılan inceleme ile raporun düzenlendiği görülmektedir. 14.03.2022 tarihli raporda imzası yer alan uzmanların birinin uzmanlık alanı belirsizdir. Davacının sırt ve kaburgasında kırık olmasına rağmen ortopedist imzası bulunmamaktadır. Ayrıca maluliyet raporunda davacının muayene tarihinin belirtilmemiş olması olması ilgili maluliyet raporunun usule uygun olmadığının kanıtıdır. Ayrıca kazanın İstanbul'da gerçekleştiği ve davacının da İstanbul'da ikamet ettiği düşünüldüğünde sürekli sakatlık raporu için Kırklareli'ye gidilmiş olması hayatın olağan akışına aykırıdır. Mevcut hastanelerden rapor alınması tercih edilmeden başka bir ilde rapor düzenlenmiş olması da açıklanmaya muhtaçtır. Sağlık Raporu, maluliyeti ve illiyeti ortaya koyan, mevzuata ve usulüne uygun, yetkili kurumlardan alınmış ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli bir sağlık raporu olmadığından; Sağlık Raporu’nun, Sağlık Raporu’nda belirtilen maluliyet oranının ve diğer tespitlerin esas alınmaması gerekmektedir. Sağlık Raporu 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’e (“Yönetmelik”) uygun değildir. Üniversite hastanelerinden alınan raporların kabulü mümkün değildir. Adli Tıp İhtisas Kurumundan rapor alınması gerekmektedir. Ayrıca Sağlık Raporu’nu düzenleyen kurulda Adli Tıp uzmanı bulunması mevzuata açıkça aykırıdır nitekim Adli Tıp uzmanlarının sağlık kurulu raporu düzenleme yetkisi bulunmamaktadır. Bu husus T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından yazılan... sayılı yazı ile sabittir. Müvekkil kuruma ibraz edilen rapor; bilirkişi mütalaası olarak hazırlanmıştır. İbraz edilen raporun; hem şeklî olarak hem de esas bakımından bir bütün olarak Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğine uygun hazırlanması gerekmektedir. Dosyada mevcut olan rapor mevzuata uygun değildir. tamamen davacının talebi ve beyanlarına istinaden hazırlanan bir rapora göre uyuşmazlık konusu olay belirlenemez. komisyonun tek tarafın iddialarını esas alarak delillerin niteliğini incelemeden karar vermesi hukuka aykırı olacaktır. ilgili maluliyet raporu yönetmeliğe aykırı olduğundan yeni bir maluliyet raporunun alınması gerekmektedir. Asgari geçim indirimi medeni duruma göre ve çocuk sayısına bağlı olarak değişiklik gösteren 16 yaşından büyük tüm çalışanların asgari geçimini sağlayacak kısmının toplam gelirinden çıkarılmasıyla vergi dışı bırakılmasıdır.İ, işçiye işveren tarafından devlet adına ödenir ve işverenin gelir vergisinden düşürülür. Geçici iş göremezlik tazminatı söz konusu olduğunda davacıya ödenen tazminattan herhangi bir gelir vergisi kesintisi söz konusu olmadığından AGİ hariç Asgari Ücretin hesaplamaya esas alınması gerekmektedir. 01.06.2015 yürürlük tarihli ZMMS Genel Şartları, amir mevzuattır. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nda, trafik kazası sonucu meydana gelen zararlarda ZMMS poliçesi kapsamında giren teminat türleri(Madde A.5. b) Sağlık Giderleri Teminatı ve c) Sürekli Sakatlık Teminatı) açıkça sayılmıştır. Buna göre zarar gören, sürekli sakatlık hali durumunda iki teminat kapsamında zararının giderilmesini ilgili kurumlardan talep edebilecektir. Konu dosyada davacıya SGK tarafından tazminat ödemesi yapılıp yapılmadığı, yapıldıysa tutarını bildiren resmi yazının dosyaya sunulması talep edilmeden hesaplama yapılması ve ilgili tutarlar üzerinden kurum aleyhine hüküm kurulması hukuka aykırıdır. Sayın Mahkemece de açıkça bilindiği üzere SGK tarafından davacıya geçici bakıcı gideri ödemesinin yapılmış olması durumunda işbu dava ile hükmedilen tazminat tutarı mükerrer ödemeye ve dolayısıyla sebepsiz zenginleşmeye yol açacaktır. Açıklanan nedenden dolayı eğer müvekkil kurumun herhangi bir sorumluluğu doğacak olsa dahi ilk olarak SGK ödemesine ilişkin resmi yazı dosyaya sunulmalı ve sonrasında ödeme durumuna göre hesaplama yapılması gerekmektedir. Hesap yöntemi, kullanılacak hesap tablosu ve iskonto oranının doğru belirlenmesi tazminatın belirlenmesinde adaletin sağlanması ve sebepsiz zenginleşmeye yol açılmaması açısından önemlidir. Hesap yöntemi ve uygulanacak iskonto önemli bir aktüeryal unsurdur. Davacı, bakıcı giderine ilişkin dosyaya herhangi bir bilgi veya belge sunmamıştır. Hal böyleyken hesaplamanın brüt ücret üzerinden yapılması hatalı olacaktır. Brüt maaş, çalışanın bordrosunda görünen, kesintiler ve vergilerin de dahil olduğu işveren tarafından maaş olarak ödenen toplam tutardır. Ancak hali hazırda davacının bakıcı tutmaması sebebiyle sanki yanında bakıcı çalıştırıyormuşçasına devlete ödenen prim ve vergilerinde hesaplanarak müvekkil şirketten tazminine karar verilmesi hakkaniyete aykırı olacaktır.Fakat somut olayda başvuru şartının yerine getirilmemesi sebebiyle Müvekkil Kurum temerrüde düşmemiştir, davacının faiz isteme hakkı doğmamıştır.
Bir an için, davacının alacağına faiz yürütüleceği düşünülse bile faizin de ancak aleyhimize yapılan başvuru tarihinden itibaren yürütülmesi gerekmektedir. Müvekkil Kurum, tacir niteliği taşımadığı gibi ticari işletme de değildir. Ayrıca dava konusu araç ticari bir araç olmadığı gibi zarar da ticari bir işten değil haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle, karşı tarafın avans faiz talep etmesi usul ve yasaya aykırıdır. Davanın usulden reddine, aksi takdirde haksız ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikteki talebinin esastan reddin, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini" talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat davasıdır.
Dosya, davacı vekili tarafından İstanbul Nöbetçi Asliye Mahkemesinde davayı açmayı talep etmesi nedeniyle sehven... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde davanın açıldığı, dosyanın İstanbul Hukuk Mahkemeleri tevzi bürosuna gönderilmesini talep etmesi nedeniyle ... Adliyesi 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ...Karar sayılı gönderme kararı ile mahkememize geldiği anlaşıldı.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin ... tarihli ... numaralı başvurusunun incelenmesinde; 18/02/2020 tarihinde gerçekleşen kaza nedeniyle davacı tarafından davalı aleyhine sürekli iş göremezlik zararının tazmini için başvuruda bulunulduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nce kazaya karışan aracın ZMM sigortasının bulunması nedeniyle başvurunun pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verildiği ve karara karşı itiraz ya da temyiz yollarına başvurulmadığı ve kararın kesinleştiğinin Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından mahkememize bildirildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 22/12/2022 tarihli...numaralı başvurusunun incelenmesinde; 18/02/2020 tarihinde gerçekleşen kaza nedeniyle davacı tarafından davalı aleyhine geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararının tazmini için başvuruda bulunulduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nce kazaya karışan aracın ZMM sigortasının bulunması nedeniyle başvurunun pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verildiği ve karara karşı itiraz ya da temyiz yollarına başvurulmadığı ve kararın kesinleştiğinin Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından mahkememize bildirildiği anlaşılmıştır.
... Sigorta'nın müzekkere cevabına göre kazaya sebep olduğu ve kusurlu olduğu ileri sürülen ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle ZMM sigortasının bulunduğu bildirilmiş ve poliçe örneği mahkememize sunulmuştur.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı istemi için Uyuşmazlık Hakem Heyetine başvuru yapıldığı, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararları ile ...plakalı aracın ZMM sigortasının bulunması nedeniyle davalı ... Hesabının pasif husumeti bulunmadığından bahisle usulden ret kararı verildiği ve kararların kesinleştiği anlaşılmıştır. Her ne kadar usule ilişkin kararlar kesin hüküm teşkil etmese de somut olayda olduğu gibi kaza tarihi itibariyle ZMM sigortası bulunan bir aracın kusurlu olduğundan bahisle ... Hesabına karşı ikame edilen bir davadan verilen pasif husumet yokluğuna ilişkin kesinleşmiş kararlar kesin hüküm teşkil edecektir. Şöyle ki, bahse konu aracın kaza tarihi itibariyle ZMM sigortasının bulunduğu sabit olup ... Hesabı'nın da mevcut uyuşmazlık ile ilgili pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı sabittir. Bu durumun değişmesi hukuken ve fiilen imkansız olduğu için bu duruma ilişkin verilen usulden ret kararları da aynı davanın görüldüğü diğer mahkemeler için kesin hüküm teşkil etmektedir. Bu kapsamda davacı tarafından talep edilen sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı taleplerinin kesin hüküm nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve tedavi gideri talebi bakımından da... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle ZMM sigortasının bulunması nedeniyle pasif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın bu yönden de usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davanın USULDEN REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL'nin mahsup edilerek bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinden bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte olan A.A.Ü.T. gereğince dava değeri olan 100,00 TL üzerinden hesaplanan 100,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; tarafların yokluğu yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer Asliye Ticaret Mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 15/04/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır