T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/732 Esas
KARAR NO: 2025/265
DAVA: Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/11/2024
KARAR TARİHİ: 10/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "
"Öncelikle çek bedellerinin davacı yan veya çeki elinde bulunduran herhangi 3. Bir kişiye ödenmemesi ve çek bedeline ilişkin cebr-i icra yoluna başvurulmaması adına ihtiyati tedbir talep edilmekle birlikte, çekte bedelsizlik iddiasını içeren menfi tespit dava dilekçesinin sunumudur.Davacı ile davalı yan ''...'' adresine davacı yana ait taşınmaz içerisinde tadilat yapmak ve kararlaştırılan mimari projeye uygun şekilde teslim etmek üzere anlaşmışlardır. Davalı yan 27.07.2024 tarihinde işe başlamış olup davacı yan ile davalı yan arasında geçen Whatsapp konuşmalarından da bu durum sabittir. 40.000 TL sair giderler için ödemiştir. Bu durum yine taraflar arasındaki whatsapp yazışmalarında da yine sabittir.
Çeklerin ilk vade tarihi 30.11.2024'tür. Davacı yan, davalı yana ayrı vade tarihi ile verdiği 3 adet çek için toplam 590.000 Türk Lirası ödeme zorunluluğu ile karşıkarşı karşıyadır.Whatsapp yazışmalarından da anlaşılacağa üzere müvekkil iyi niyetli bir tutum sergilemiş, davalı yan ise işi geciktirmekle kalmayıp müvekkilin evine kavuşamaması ve başka yerde misafir kalması suretiyle maddi ve manevi olarak yıpranmasına neden olmuştur.
Tüm bu gerekçelerle işin yapılmasına karşılık olarak verilen çek'in temeldeki borç ilişkisinin hiç ve gereği gibi yapılmaması nedeniyle çekte bedelsizlik ve menfi tespit taleplerinin kabulünü gerekmektedir.
İhtiyati tedbir talebinin kabulü ile ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş kararına ek olarak sadece davalı yana karşı değil çeki elinde bulunduran ve vadesi geldiğinde muhatap bankaya ibraz edecek herkese karşı bahse konu 3 çek hakkında İİK m.72 hükmü uyarınca dava tarihi sonrasında başlatılacak olan icra takiplerinin tedbiren durdurulmasına, çekler hakkında ödemeden men yasağı konulmasına, çekte bedelsizlik ve menfi tespit talepli davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı taraflara usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmiş olup davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
(II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER:
(1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ;
Davacı tarafın davaya konu çeklerin 3.kişiler tarafından davadan sonra başlatılacak icra takiplerinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkememizin 29/11/2024 tarihli tensip zaptı incelenerek her ne kadar mahkememizin 29/11/2024 tarihli tensip zaptında duruşmanın 28/03/2025 günü saat 10.00'de yapılmasına karar verilmiş ise de; mahkememizin iş durumu nedeniyle duruşmanın 10/04/2025günü saat 10.00'da yapılmasına karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesinin davalı tarafından gereği gibi ifa edilmediği iddiası ile ... Bankası ... Şubesine ait olan, keşidecisi ..., hamiline olarak düzenlenmiş olan, keşide yeri ..., Keşide tarihi 30.11.2024, seri numarası 0153651 olan 300.000,00TL bedelli çek, .... Bankası ... Şubesine ait olan, keşidecisi ..., hamiline olarak düzenlenmiş olan, keşide yeri ..., Keşide tarihi ..., seri numarası ... olan 200.000,00TL bedelli çek, ... Bankası ... Şubesine ait olan, keşidecisi ..., hamiline olarak düzenlenmiş olan, keşide yeri ..., Keşide tarihi 29.02.2025, seri numarası ... olan 90.000,00TL bedelli çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5. maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un (TKHK) Amaç başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı, tüketiciyi aydınlatıcı ve bilinçlendirici önlemleri almak, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konudaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmelerini teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir. Tanımlar başlıklı 3. maddesi (1) sağlayıcı; Kamu Tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan yada hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek ve tüzel kişiyi, (k) Tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi (1) Tüketici İşlemi; mal veya hizmet piyasalarında Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına yada hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzer sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" düzenlemeleri bulunmaktadır. Ayrıca 6502 sayılı TKHK’nın 73. maddesi uyarınca, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin ...Esas... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "Eldeki davada öncelikli olarak belirlenmesi gereken husus görevli mahkemenin tespitine ilişkindir. Mahkemece bir davada, dava şartlarının bulunup bulunmadığı, 6100 sayılı HMK. 114/1 maddesinde gösterilen sıralamaya göre değerlendirilmelidir. Görevli olmayan bir mahkemede açılan davada, öncelikle görevli mahkemenin belirlenmesi gerekir... Somut olayımızda; dava, araç kiralama sözleşmesinden kaynaklanmakta olup 19.02.2015 tarihinde açılmıştır. Dava tarihinde yürürlükte olan HMK. 4/1-a maddesi gereğince dava değerine bakılmaksızın davaya bakma görevi Sulh Hukuk Mahkemesine aittir. Bu nedenle mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.".
İstanbul BAM 37. Hukuk Dairesinin ... Esas,...Karar sayılı, 15/10/2024 tarihli ilamında vurgulandığı üzere "... Kambiyo senedinden kaynaklanan davalarda göreve ilişkin değerlendirme yapılırken senedin düzenlenmesine esas temel hukuki ilişki ve tarafların sıfatına da bakılması gerekmektedir. Somut olayda,davacılar davalı ile aralarındaki eser sözleşmesi kapsamında kendilerine ait iş yerlerindeki tesisat işlerinin davalı tarafından yapılamaması sebebiyle avans olarak verilen çek bedellerinin, davalı tarafından tahsil edilmesine rağmen bedelinin ödenmemesi sebebiyle yapmış oldukları takibe itirazın iptali talebinde bulunmuş olup, taraflar arasında kambiyo senedinden kaynaklı uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacılar taraflar arasındaki temel ilişki çerçevesinde tesisat işinin davalı tarafından yapılmaması sebebiyle ödemiş oldukları bedelin istirdadını talep etmektedirler. Yapılan araştırmaya göre de davacıların tacir olmadığı, davaya konu yerin iş yeri olduğu davacıların tüketici sıfatı da bulunmadığı anlaşıldığından uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir...".
İstanbul BAM 37. Hukuk Dairesinin ... Esas, ...Karar sayılı, 28/02/2024 tarihli ilamında vurgulandığı üzere "... Kambiyo senedinden kaynaklanan davalarda göreve ilişkin değerlendirme yapılırken senedin düzenlenmesine esas temel hukuki ilişki ve tarafların sıfatına da bakılması gerekmektedir. Somut olayda davacı eser sözleşmesi gereği hizmet bedeli olarak verilen çekin karşılıksız olması nedeniyle alacağın tahsilini talep ettiği, eser sözleşmesinin ticari nitelikte olmadığı, davacının tacir sıfatını haiz olmadığı, uyuşmazlığın temel ilişkiye bağlı olarak bu senedin karşılıksız olup olmadığı noktasında toplandığı ve borçlar kanunu hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği nazara alındığında davanın HMK 2/2. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir...".
İstanbul BAM 37. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı, 23/01/2025 tarihli ilamında vurgulandığı üzere “... Kambiyo senedinden kaynaklanan davalarda göreve ilişkin değerlendirme yapılırken senedin düzenlenmesine esas temel hukuki ilişki ve tarafların sıfatına da bakılması gerekmektedir. Somut olayda; davacı davalı ile aralarındaki araç satışı nedeniyle ödenmeye çek bedelinin davalıdan tahsili talebiyle başlatmış olduğu takibe itirazın iptali talebinde bulunmuş olup taraflar arasında kambiyo senedinden kaynaklı uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı taraflar arasındaki araç satışı nedeniyle ödenmeyen çek bedelinin tahsilini talep etmektedir. Her ne kadar davalı tacir ise de davacının tacir olduğuna ilişkin dosyaya yansıyan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, uyuşmazlığın ticari olması her iki tarafın tacir olması gerektiği anlaşıldığından uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca Asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir...”.
Tüm dosya kapsamından; taraflar arasında davacıya ait ''...'' adresinde bulunan taşınmazda davalının tadilat yapmasına yönelik eser sözleşmesi akdedildiği, davacı tarafça davalının işi süresinde tamamlamaması iddiası ile dava konusu çekler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti isteminde bulunulduğu, yerleşik yüksek mahkeme içtihatları doğrultusunda kambiyo senedinden kaynaklanan davalarda göreve ilişkin değerlendirme yapılırken senedin düzenlenmesine esas temel hukuki ilişki ve tarafların sıfatına da bakılması gerektiği; görev konusunun davacının ileri sürdüğü maddi vakıalar ve talep sonucuna göre belirlenmesi gerektiği, uyuşmazlık konusunun esasen eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit talebine ilişkin olduğu, dava dilekçesinde davacının ailesiyle birlikte komşusunun evinde yaşamak zorunda kaldığını iddia ettiği, yine 10/04/2025 tarihli celsede davacı vekilinin dava konusu tadilatın davacının evi için yaptırıldığına dair beyanda bulunduğu, davaya konu yerin iş yeri değil mesken olduğu gözetilerek; davacının tacir olmayıp, 6502 sayılı Kanunun 3/1-k maddesi uyarınca tüketici olduğu, bu haliyle uyuşmazlığın, anılan Kanunun 73/1 ve 83/2. maddeleri uyarınca, tüketici mahkemesi tarafından çözüme kavuşturulması gerektiği kanaati ile, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 114/1-c ve 115/2. Maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
2-Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK 20 mad. gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliği ile kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde talep edilmesi halinde dava dosyasının yetkili ve görevli İSTANBUL NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi halde davanın açılmamış sayılacağı hususunun gerekçeli kararın tebliği suretiyle ihtarına,
3- 6100 sayılı HMK'nın 331/2. Maddesi uyarınca davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemece hükmedilmesine,
4-Sair hususların görevli mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE,
Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı karar verildi. 10/04/2025
Katip ...
¸E-imzalıdır
Hakim ...
¸E-imzalıdır