T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/814 Esas
KARAR NO: 2025/522
DAVA: İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156))
DAVA TARİHİ: 17/02/2022
KARAR TARİHİ: 19/06/2025
Mahkememizin 2022/131 esas sırasında görülen davada verilen tefrik kararı neticesinde davalı Kenan Güntoğar aleyhine açılan davanın tefriki ile yukarıda yazılı 2024/814 esas sırasına kayıt edilerek yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkili ile davalı ... Şirketi arasında 500.000,00-₺ bedelli genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, borçlu talebi üzerine teminat mektubu muhatabı ... Şirketi'nin müvekkil bankadan tazmin talebinde bulunması üzerine 500.000,00-₺'nin muhatap şirkete ödendiğini, borçlunun sözleşmeden doğan borçlarını ödememesi nedeniyle ... 28. Noterliğinin... tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiğini, davalı ...'ın genel kredi sözleşmesini kefil sıfatıyla imzaladığını, borcun tamamından sorumlu olduğunu ve şirket yetkilisi olduğunu, sözleşmede eş rızası aranmayacağı belirtilerek eş muvafakati alınmadığını, ihtarname sonrasında mahkememizin ...değişik iş sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı alınarak ... 27. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasından borçlular hakkında icra takibi başlatıldığını, borçlular tarafından 13.12.2021 tarihinde borca itiraz edilerek takibin durduğunu, 14.12.2021 tarihinde takibin iflas yoluyla takibe çevrildiğini be borçlular tarafından iflas ödeme emirlerine itiraz edildiğini belirterek davanın kabulü ile itirazın kaldırılması ve neticeten davalıların iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; işbu davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, kredi ve kefalet sözleşmesinde yer alan imzaların müvekkillerine ait olmadığını, hesap kat ihtarnamesinin müvekkiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, davacı tarafından keşide olunan ihtarnamenin şekil ve içerik itibariyle usulsüz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, İİK 156/3 maddesine dayalı olarak alacaklı tarafından açılmış olup, borçlunun itirazının kaldırılması ve borçlunun iflasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
Mahkememizce ... 27. İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı icra dosyası getirtilmiş, incelenmesinde; alacaklı ... Bankası Anonim Şirketi tarafından borçlu ...Şirketi ve ... aleyhine 868.363,80-₺ alacağın tahsili talebi ile 17.11.2021 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçlu vekilinin süresi içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi kapsamında takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Huzurdaki dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 156. maddesi uyarınca, iflas yoluyla başlatılan takibe yapılan itirazın kaldırılması ve iflas istemine ilişkindir. Anılan maddenin 3. ve 4.fıkrasında;"...Borçlu ödeme emrine itiraz etmişse takip durur ve alacaklı bu itirazın kaldırılması ile beraber borçlunun iflasına karar verilmesini bir dilekçe ile Ticaret Mahkemesinde isteyebilir. İflas istemek hakkı ödeme emrinin tebliğ tarihinden bir sene sonra düşer." düzenlemesi yer almaktadır. Öncelikle somut olayda, itirazın kaldırılması ve iflas isteminin bir yıllık hak düşürücü süre içinde yapıldığının tespitini yapmak gerekir. Bunun yanında, davacı banka ile davalı şirket arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesi bağlamında 500.000,00 TL bedelli teminat mektubu düzenlendiği ve dava dışı üçüncü kişi tarafından mektubun nakde çevirildiği, davalının ayrıca anılan ilişki kapsamında kredi kartı borcunun bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde, esasen takibin şekline ve hesap kat ihtarının usulüne uygun olmadığına yönelik itirazda bulunulmasına rağmen buna ek olarak genel kredi sözleşmesinde yer alan imzalara da itiraz edilmiştir. Esasen huzurdaki yargılama, İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yürütülmektedir. İcra ve İflas Hukukuna ilişkin yerleşik içtihat incelendiğinde, borçlunun borcun esasına itiraz etmiş olması halinde artık imza incelemesinin yapılması mümkün değildir. Zira işin esasına yönelik itirazın varlığı halinde artık taraflar arasındaki temel borç ilişkisinin borçlu tarafından kabul edildiği sonucuna ulaşmak gerekir. Her ne kadar borçlu tarafından faize yönelik bir itiraz söz konusu olsa da mahkememizce öncelikle imza itirazı hususu incelenmiştir. Davalı şirket yetkilisi ..., 22.12.2022 tarihli duruşmaya usulüne uygun şerh içeren ihtarname ile isticvap edilmiş ancak duruşmaya katılım sağlanmamıştır. Bu nedenle, temel ilişkideki imzanın borçluya ait olduğunun kabulüyle işin esası bakımından borcun olup olmadığı ve miktarının incelenmesine geçilmiştir.
Uyuşmazlığın çözümü için taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi kapsamında davacının davalılardan alacaklı olup olmadığının, alacaklı ise takip tarihi itibari ile alacaklı olduğu tutarın, davacının itirazın kaldırılması-iflas talebinde haklı olup olmadığının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 14.06.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunun sonuç kısmında "...Davacı bankanın asıl borçlu ...Ltd Şti ile davalı müteselsil kefil ... dan tahsilde tekerrür olmamak kaydıyle talep edebileceği alacak miktarı 28.12.2021 icra takip tarihi itibariyle aşağıdaki şekilde hesap edilmiştir. Tazmin edilen banka teminat mektubundan kaynaklanan alacak 500.000,00 TL ....kredi kartından kaynaklanan alacak 251.100,52 TL Teminat mektubu işlemiş 440 akdi faizi 36.750,00 TL Kredi kartı işlemiş 27,36 akdi faizi 38.604,93 TL Teminat mektubu tazmin bedeli temerrüt faizi 25.756,50 TL Kredi kartı borcu işlemiş temerrüt faizi 9.241,85 TL — 10,00 TL İcra takip tarihindeki toplam alacak (TT 28.12.202 1) 862.363,80 TL İhtiyati haciz vekalet ücreti Sonuç olarak; 28.12.2021 icra takip tarihinden itibaren teminat mektubu tazmin bedeli 500.000 TL üzerinden %40 temerrüt faizi,kredi kartı alacağı için 251.100,52 TL üzerinden %27,36 oranında işlemeye başlayacak temerrüt faizi ile birlikte tahsilinin istenebileceği..." yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporu gerekçeli, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli görüldüğünden mahkememizce de benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır. Öte yandan, davalının hesap kat ihtarının usulüne uygun tebliğ edilmediği itirazı ise yerinde değildir. Zira İİK'nın 150. maddesinde yer alan ipoteğin paraya çevirilmesine ilişkin takipler dışında, hesap kat ihtarının usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olması takip şartı olarak sayılmamaktadır. Dolayısıyla, davaya dayanak ... 27. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası yönünden hesap kat ihtarının usulüne uygun tebliği takip şartı olmadığından ve bu durum takibin geçerliliğini etkilemediğinden bu hususta ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiş ve sonuç olarak davalının vaki takibe yaptığı itirzın kaldırılmasına, takibin devamına karar vermek gerekmiştir.
Takibin devamına karar verilmesinin ardından icra dairesinden depo kararına esas olmak üzere dosya hesabı yapılması talep edilmiş; icra dairesi tarafından yapılan hesaplama kapsamında düzenlenen 29/05/2025 tarihli depo kararı İİK'nun 158. maddesi gereğince davalı vekiline 03.06.2025 tarihinde e-tebligat yöntemi ile usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Usulüne uygun tebliğe rağmen verilen 7 günlük süre içerisinde mahkememiz veznesine veya icra veznesine depo bedelinin yatırılmadığı gibi alacaklıya da herhangi bir ödemenin yapılmadığı anlaşıldığından davalı şirket yetkilisi ...'ın 19.06.2025 günü saat 13.28 itibarıyla iflasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-... T.C. Kimlik Numaralı ...'ın iflasına,
2-İflasın 19.06.2025 günü saat 13.28 itibari ile açılmasına,
3-İflasın açıldığının ... İflas Müdürlüğü'ne ve .. Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere ile bildirilmesine,
4-İflas kararının iflas müdürlüğü tarafından ilanına,
5-İflas avansının iflas müdürlüğüne aktarılmasına,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-₺ maktu karar ve ilam harcı ve 615,40-₺ başvuru harcı olmak üzere toplam 1.230,80-₺'nin davalı şirketten tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 257,50-₺ tebligat posta giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca davacı vekili lehine takdir olunan 30.000,00-₺ maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. maddesi gereğince davacı tarafa verilmesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 19/06/2025
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza