T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/86 Esas
KARAR NO : 2024/938
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ : 25/06/2018
KARAR TARİHİ : 10/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "... Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık ve Mali Suçlar Bürosu'nun ... sayılı soruşturmasında, Sulh Ceza Hakimliği'nin kararı ile müvekkil firmaya kayyım atanmıştı. 01.09.2016 tarihli,... Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 674 sayılı KHK'nin 19. Maddesi ile ... tarihli, ... sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 7.Maddesi uyarınca da şirketin kayyımlık yetkileri ...'na devredilmiştir. 1. Müvekkilimin, Müflis ...A.ş. den olan alacağı için, 10.511,00-TL alacak kaydı yaptırılmıştır. Davalı Müflis Şirket iflas idaresi, sıra cetveli tanzim ederek alacağımızın 3.650,00-TL sini yargılamaya muhtaç bularak ret etmiştir. Bu miktarın 3.650,00-TL'lik kısmı B-TİPİ Hisse senetlerinden oluşmaktadır. Söz konusu sıra cetveli, İflas idaresinin uyması gereken kurallara uymadan ihdas edilmiştir. Davalı İflas idaresince gönderilen alacak kaydı ve kısmı reddine ilişkin yazıda, sıra cetvelinin İflas Müdürlüğünün divanhanesine asıldığı iddia edilmiştir. Söz konusu yazı 11.06.2018 tarihinde tebliğ edilmiş olup, anıtı tarihte divanhane de asılı bir sıra cetveli bulunamamıştır. Dolayısıyla İflas İdaresinin yaptığı iş bu tebliği ve sıra cetveli hükümsüz kalmaktadır. Ayrıca Müvekkil alacağının yargılamaya neden muhtaç olduğunun gerekçesini de belirtmeleri gerekirken bu hususta sıra cetvelinde bir açıklama bulunmamaktadır. Yukarıda izah ettiğimiz nedenlerden dolayı İİK. nın amir hükümlerine aykırı düzenlenen iş bu sıra cetveline karşı yaptığımız şikayetin kabulü ile alacağımızın sıra cetveline kaydına karar verilmesi ile yargılama masrafları ve avukatlık vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini.." talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Tüm dosya kapsamından;Uyuşmazlık davacının elinde bulundurduğu müflis Asya Katılım Bankası hisse senetlerinin bedelini iflas masasına kaydettirip kaydettiremeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin Anonim Şirketler hakkında verdiği aşağıdaki kararına göre; "...davacının anonim ortaklıktaki payı hisse senedine bağlanmıştır. Ortakların payları için ödediği hisseler ortaklığın sermayesini oluşturur. Sermaye payı ise ortaklığa verilmiş bir borç olmadığından, ortaklığın iflâsı halinde hisse senedi sahipleri kural olarak iflâs alacaklısı olamazlar. Diğer bir anlatımla, hisse senedinin değerini iflâs masasına alacak olarak kaydettiremezler (Pekcanıtez, Hakan; Anonim Ortaklıkların İflâsı, Ankara 1991, sh. 68; Atalay, Oğuz; Anonim Ortaklıkların İflâsı, İzmir 1996, sh. 204). Hisse Senedi sahipleri kanununda yazılı şartların bulunması halinde kâr payı, hazırlık dönemi faizi, yan edim yükümlülüklerinin karşılıkları ve sermaye azaltılmasında iadesine karar verilmiş, sermaye pay miktarı için doğmuş alacaklarını iflâs masasına alacak olarak yazdırabilirler. Davacı ise, ...hisse senetlerinin bedelinin iflâs masasına kaydını talep ettiğinden, davacının iflâs masasına kaydı gereken alacağı bulunmamaktadır. Ancak, pay cetveline göre paylaşım yapıldıktan ve İİK.nun 196. maddesi uyarınca faiz ödemelerinden sonra masada para kalması halinde, hisse senedi sahiplerine ödeme yapılması mümkündür." (Yargıtay 19.HD., 10.6.1996, E...., K..... - YKD., Ocak 1997/1, s.81-82 ; ..., Gerekçeli - Notlu - İçtihatlı İcra ve İflâs kanunu ve İlgili Mevzuat, 3. Baskı, İstanbul-2004, s.615).
Anonim şirketlerde 6102 sayılı TTK'nun 379-389. maddelerinde belli istisnalar dışında şirketin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği ön görülmüş, bu doğrultuda yine TTK'nun "Pay Bedelini İfa Borcu Ve İfa Etmemenin Sonuçları" başlıklı 480/3. maddesinde "(3) Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; tasfiye payına ilişkin hakları saklıdır." hükmüne yer verilmiştir. Bu nedenle anonim şirket ortağı ödediği sermaye miktarı için şirketten alacaklı olmaz. Zira ortakların payları için yapılan ödemeler ortaklığın sermayesini oluşturur. Sermaye payı ise ortaklığa verilmiş bir borç olmadığından, ortaklığın iflası halinde ortaklar kural olarak iflas alacaklısı olamazlar. Diğer bir anlatımla ortaklar ödedikleri sermaye borcunu iflas masasına alacak olarak kaydettiremezler. Ancak pay cetveline göre paylaşım yapıldıktan sonra ve İİK'nun 196. maddesi uyarınca faiz ödemelerinden sonra masada para kalması halinde pay sahiplerine ödeme yapılması mümkündür. Yüksek yargıtayın yerleşik uygulamaları bu yöndedir. Tüm bu sebeplerden dolayı davacının davaya konu söz konusu tutar için alacak kaydının yapılamayacağı, alacaklıların pay cetveline göre paralarının ödenmesi sonrasında tasfiye bakiye kalması halinde hisse senedi bedelinin tahsil edilebileceği anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerektiği kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harcın peşin alındığından tekrar alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinden bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 150,00TL dosya masrafı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 30.000,00TL üzerinden hesaplanan 30.000,00TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair tarafların yüzüne karşı kesin olarak karar verildi. 10/12/2024
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır