T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/102 Esas
KARAR NO:2025/958
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:06/02/2025
KARAR TARİHİ:04/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "06.02.2023 tarihinde müvekkil adına kayıtlı ... plakalı araç, davalı sigorta şirketi nezdinde ... poliçe numarası ile zorunlu mali mesuliyet poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile maddi hasarlı trafik kazasına karışmıştır. İşbu kazada, davalı davalı sigorta şirketi nezdinde ... poliçe numarası ile zorunlu mali mesuliyet poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı araç sürücüsü %100 kusurlu bulunmuştur. İşbu kaza nedeniyle, müvekkil şirkete ait araç hasar görmüş, değer kaybına uğramış ve uzun bir süre onarım için serviste kalmıştır. İşbu kazaya ilişkin kaza tutanağını ekte sunuyoruz. Sigortalınız araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %100 kusuru bulunmakta olup, buna ilişkin tramer kaydı dilekçemiz ekinde eklidir, İşbu kaza nedeniyle müvekkilin aracında maddi hasar meydana gelmiştir. Bu zararın davalılar tarafından giderilmesi gerekmektedir. Yine işbu kaza nedeniyle müvekkilimin aracında değer kaybı da meydana gelmiş olup müvekkilimin değer kaybı yönündeki zararının da giderilmesi gerekmektedir. 06.02.2023 tarihinde müvekkil adına kayıtlı ... plakalı araç, davalı sigorta şirketi nezdinde ... poliçe numarası ile zorunlu mali mesuliyet poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile maddi hasarlı trafik kazasına karışmıştır. İşbu kazada, davalı davalı sigorta şirketi nezdinde ... poliçe numarası ile zorunlu mali mesuliyet poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı araç sürücüsü %100 kusurlu bulunmuştur. İşbu kaza nedeniyle, müvekkil şirkete ait araç hasar görmüş, değer kaybına uğramış ve uzun bir süre onarım için serviste kalmıştır. İşbu kazaya ilişkin kaza tutanağını ekte sunuyoruz. Sigortalınız araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %100 kusuru bulunmakta olup, buna ilişkin tramer kaydı dilekçemiz ekinde eklidir. İşbu kaza nedeniyle müvekkilin aracında maddi hasar meydana gelmiştir. Bu zararın davalılar tarafından giderilmesi gerekmektedir. Yine işbu kaza nedeniyle müvekkilimin aracında değer kaybı da meydana gelmiş olup müvekkilimin değer kaybı yönündeki zararının da giderilmesi gerekmektedir. Müvekkilim adına kayıtlı ... plaka numaralı araçta yapılan eksper incelemesi neticesinde KDV dahil 69.220,28 TL hasar onarım bedeli meydana geldiği tespit edilmiş olup eksper raporunu ekte sunuyoruz. Yine, Müvekkilim adına kayıtlı ... plaka numaralı araçta yapılan eksper incelemesi neticesinde KDV dahil 15.000 TL değer kaybı bedeli meydana geldiği tespit edilmiş olup eksper raporunu ekte sunuyoruz, Tarafımızca hasar onarım/değer kaybı bedeli ve ekspertiz ücretinin ödenmesi için ilgili sigorta şirketine başvuru yapılmıştır. Sigorta şirkerine başvuru evrakları dilekçemiz ekinde eklidir İşbu ekspertiz raporu da gözetilerek, Sayın Mahkemenizce yaptırılacak. Bilirkişi incelemesi neticesinde alınacak rapor doğrultusunda müvekkilin gerçek hasar ve değer kaybı bedeli belirlenecektir davanın kabulüne karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Bu ödemelere ilişkin mahsup fişleri, işbu dilekçe ekinde sunulmaktadır. Bu kapsamda mahsup fişinin dosyaya kabulü ile ödeme yapıldığına ilişkin delil niteliğine haiz olduğu kabul edilmelidir. Bilirkişinin hesap edeceği tutar ödenen tutardan fazla ise ancak şirket tarafından bakiye kısım yönünden bir ödeme yapılabilecek olup, önceki ödemelerin tenzili gerekmektedir. Aksi halde başvurucu taraf, sebepsiz zenginleşecektir. Şirketin hak kaybı yaşamaması adına bilirkişi tarafından hesaplama yapılırken dosyaya sunulan mahsup fişinin dikkate alınmasını ve ödemenin tenzil edilmesini talep ederiz. Dosyaya dekont sunulmasına ilişkin ara karar oluşturulduğu takdirde dekont, tarafımızca temin edilerek dosyaya sunulacaktır. Kaza tarihinde ki poliçe limiti olan 120.000,00-TL'den teminat kapsamında yapılan ödemeler mahsup edildiğinde, müvekkil şirketin davacıya karşı kalan sorumluluğu 115.000,00-TL ile sınırlıdır.
Davacı yanın talep etmiş olduğu bedel gerçek dışı olmakla birlikte kazanın gerçekleştiğine ilişkin herhangi bir ibare mevcut değildir. İşbu sebeplerden ötürü davanın reddi gerekmektedir. Davacının talep etmiş olduğu değer kaybı bedeli fahiş ve gerçek dışı olmakla birlikte bilirkişi tarafından tespiti ve araştırılması gerekmektedir. Konu talep davanın hasar dosyasında görüleceği üzere eksper raporu ile sabit olmakla birlikte olması gerekenin çok üzerindedir.
Dava aşamasında bilirkişi yardımıyla inceleneceği üzere görülecektir ki sigortalı araç kazada kusursuz olup mezkur kazanın kaza tespit tutanağı yanlış tutulmuştur. İşbu hususlar dikkate alınarak dosyanın tekrar kusur incelemesine tabi tutulmasını talep etmekteyiz. Davacı yanın aracındaki daha önceki kazaların hesaplanması hem orijinal parça fark taleplerinin hem de değer kaybı hesabı yapılırken önemle dikkate alınması gereken bir husustur.
Davacı yanın maliki olduğu aracın onarımında plastik parçaların değişimi veyahut onarımı söz konusu ise işbu hususların hesaplamaya dahil edilmesi hukuka aykırıdır.
14.05.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nda “Teminat Dışı Kalan Haller” aşağıdaki şekilde belirlenmiştir:
Bilindiği üzere kısmi davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması yalnızca alacağın kısmi davaya konu edilen kısmı için zamanaşımını kesip, saklı tutulan kısım için ise zamanaşımını kesmez. Bu sebeple de kısmi dava şeklinde yapılan bu başvuruda ıslah yapılması halinde, ıslah tarihi itibariyle 2 yıllık zamanaşımının dolmasına bağlı olarak iş bu tarih itibariyle dava konusu edilmeyen kısma ilişkin olarak zamanaşımı itirazında bulunduğumuzu belirtmek isteriz.
Söz konusu davada davacı yan davasını açarken açıkca belirsiz alacak davası olduğunu belli etmediği için açılmış olan dava bir kısmi dava hükmünde kalacaktır. Davacı yanın maliki olduğu aracın onarımında plastik parçaların değişimi veyahut onarımı söz konusu ise işbu hususların hesaplamaya dahil edilmesi hukuka aykırıdır.
14.05.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nda “Teminat Dışı Kalan Haller” aşağıdaki şekilde belirlenmiştir:
1) Mini onarım ile giderilebilen basit kaporta, plastik tampon/parça onarımları, cam, radyo/teyp, lastik, hava yastığı, jant, mekanik, elektrik, elektronik ve döşeme aksamı hasarları
Davacı yanın talep etmiş olduğu hasar bedeli sabit olup işbu bedelin bilirkişi tarafından belirlenmesi gerekmektedir. Davacı yanın hasar talepleri gerçek dışıdır. Davacı yanın yapmış olduğu masraflar keyfi yapılmış onarım gereken parçalar değiştirilmiştir. Faturaların kontrolü şarttır. Mevcut piyasa şartlarında yerleşik olarak uygulanan iskontonun konu dosyada kabul anlamına gelmemekle birlikte hasar bedeli hesaplanırken dikkate alınması ve uygulanması gerekmektedir. Aksi halde rekabet koşulları gibi önemli hususlar göz ardı edilmiş olacak ve yapılacak hesaba iskonto uygulanmaması hukuka aykırılık oluşturacaktır.
Bilindiği üzere kısmi davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması yalnızca alacağın kısmi davaya konu edilen kısmı için zamanaşımını kesip, saklı tutulan kısım için ise zamanaşımını kesmez. Bu sebeple de kısmi dava şeklinde yapılan bu başvuruda ıslah yapılması halinde, ıslah tarihi itibariyle 2 yıllık zamanaşımının dolmasına bağlı olarak iş bu tarih itibariyle dava konusu edilmeyen kısma ilişkin olarak zamanaşımı itirazında bulunduğumuzu belirtmek isteriz.
Söz konusu davada davacı yan davasını açarken açıkca belirsiz alacak davası olduğunu belli etmediği için açılmış olan dava bir kısmi dava hükmünde kalacaktır. Her ne kadar dava dilekçesinde davacı tarafından değer kaybı ve hasar bedelinin temerrüt tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte tahsili talep edilmiş ise de hasar gören aracın kişisel kullanıma tahsisli olması dikkate alındığında hiçbir surette davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla- konu davada yasal faizin uygulanması gerekmektedir.
Ayrıca Türk Ticaret Kanunun 1427. maddesinde;“Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. Can sigortaları için bu süre onbeş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez.” düzenlemesi bulunmakta olup, bu madde gereğince öngörülen 45 günlük süre başvurucunun rizikoyla ilgili belgeleri tam ve eksiksiz bir şekilde sigortacıya vermesiyle başlar. haksız olarak açılmış bulunan öncelikle davanın usulden reddine, mahkemenizin aksi kanaatte olması halinde davanın esastan dahi reddine, müvekkil şirket dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunmakla tüm dava masrafları, faiz ve sair fer'i taleplerinin reddine; vekalet ücretinin ve masrafların davacı yana tahmiline karar verilmesini " talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Mahkememizde görülmekte olan dava; davacıya ait ... plaka sayılı araç ile davalı nezdinde ZMMS ile sigortalı bulunan ... plakalı araç arasında 06/02/2023 tarihinde gerçekleşen kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasar bedelinin ve değer kaybının tazmini isteminden ibarettir.
Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişilerden rapor alındığı ve bilirkişilerin mahkememize sunmuş oldukları raporda özetle: " ... plakalı araç sürücüsü ... 'in; “Asli ve Tek Kusurlu”, kusur oranının ise %100, ... plakalı araç sürücüsü ... “ın; “Kusursuz”, olduğu, ... plaka sayılı aracın reel zararının 52.064,65 TL olduğu, Aracın riziko tarihindeki reel değer kaybının 42.925,00 TL olduğu" şeklinde rapor sunmuşlardır.
Taraflar arasında 06/02/2023 saat 10.30 sıralarında ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Kurucuova köyü istikametinden Sürgü Yolu istikametine eğimli olan yolda yokuş aşağı seyrederken kendi beyanına göre virajı geniş alan araca çarpmamak için ani fren yaptığı sırada kaymak sureti ile karşı şeride geçerek aynı yolda karşı şeritte yokuş yukarı Kurucuova köyü istikametine seyreden ve sürücülüğünü ...'ın yaptığı ... plakalı araca çarpması neticesinde trafik kazasının meydana geldiği bilirkişi raporundan, kaza tespit tutanağı ve diğer delillerden anlaşılmıştır. Sürücülerin hızlarını, kullandıkları aracın teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmaları,her an durabilecekleri ve manevra yapabilecekleri seviyede tutmaları gerektiği KTK'nın 52/b maddesinde düzenlenmiştir. Bu bağlamda dosya kapsamında yapılan incelemelerde davalı şirket sigortalısının kendi beyanına göre virajı geniş alana araca çarpmamak için ani fren yapması nedeniyle aracının kaydığı ve kazanın gerçekleştiği anlaşılmakla davalı sigortalısının gündüz vakti, hızını trafik şartlarına ve aracının teknik özelliklerine göre ayarlamış olsa kazanın oluşunu engelleyecek fren ve manevra ile ilgili önlemleri alabilmesi mümkün olabileceği anlaşılmıştır. Bu sebeple davalı sigortalısının KTK'nın 52/b maddesini ihlal etmesi nedeniyle taraflar arasındaki kazanın meydana geldiği anlaşılmakla kazanın oluşumunda davalı sigortalısının %100 kusurlu olduğu kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur.
Buna göre bilirkişilerce yapılan teknik inceleme ve değerlendirmede; kaza ile hasar arasında illiyet bağının bulunduğu, davacının aracında oluşan gerçek zarar bedelinin 52.064,65 TL olduğu hesap edilmiştir. Değer kaybı talebi yönünden ise bilirkişilerce yapılan hesaplamada hasar bedeli karşılığı Euro paritesi oranlarına göre riziko tarihinde ortalama 32.500,00 TL olan iki adet emsal aracın ortalama piyasa rayiç değeri güncel olarak 222.500,00 TL olarak tespit edilmiş olup hasar kayıtsız iki adet aracın ortalama piyasa rayiç değeri ise 267.500,00TL olarak tespit edilmiş olup güncel kasko değeri ile riziko tarihindeki kasko değeri oranı doğrultusunda emsal alınan araçların riziko tarihindeki rayiç değerleri hesap edilmiş ve davacının aracında toplam 42.925,00 TL değer kaybı oluştuğu tespit edilmiştir.
Toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; taraflar arasında meydana gelen kazanın oluşumunda davalı sigortalısının KTK'nın 52/b maddesini ihlal etmesi nedeniyle cereyan ettiği, kazanın oluşumunda davalı sigortalısının %100 kusurlu olduğu, bilirkişilerce yapılan değerlendirmelere göre davacının aracında 52.064,65 TL'lik hasarın oluştuğu ve 42.925,00 TL'lik değer kaybının oluştuğu anlaşılmıştır. Ancak davalı vekili tarafından sunulan 03/03/2025 tarihli delil dilekçesi ekinde yer alan hasar dosyasının incelenmesinde davalı tarafından davacı vekiline 22/01/2025 tarihinde 5.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı anlaşılmakla davacı vekili tarafından her ne kadar değer arttırım dilekçesi ile değer kaybı talebi 42.925,00 TL'ye çıkarılmış olsa da davadan önce davalı tarafından yapılan ödemenin davacı alacağından mahsubu gerekmiştir. Ayrıca davacı vekili tarafından avans faiz talep edilmiş olsa da davacıya ait aracın hususi olması ve davacının tacir olduğuna dair herhangi bir iddia bulunmaması nedeniyle yasal faiz işletilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Yine davacı vekili tarafından her ne kadar kaza tarihinden itibaren faiz talep edilmiş olsa da KTK'nın 97. Maddesi uyarınca dava açılması için davalı sigortacıya başvuru yapılması zorunlu olup KTK'nın 99. Maddesi uyarınca davalı sigortacının sekiz iş günü içerisinde tazminatı ödeme yükümlülüğü vardır. Bir başka deyişle davalı sigortacı evrakların kendisine teslim edilmesinden itibaren sekiz iş günü sonra temerrüde düşecektir. Bu bağlamda davacı vekili tarafından her ne kadar sigortacıya yapılan başvuruya ilişkin evraklar sunulmamış olsa da davalı vekili tarafından sunulan hasar dosyasının incelenmesinde davacının 31/03/2023 tarihinde davalı sigortacıya başvuru yapmış olduğu anlaşılmakla 13/04/2023 tarihi itibariyle davalının temerrüde düştüğü anlaşılmakla bu tarihten itibaren yasal faiz işletilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
1-52.064,65 TL hasar bedeli ve 37.925,00 TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 89.989,65 TL'nin 13/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.147,20 TL harçtan peşin ve tamamlama harcı olarak alınan toplam 2.204,40 TL'nin mahsup edilerek bakiye 3.942,80 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 4.451,59 TL'sinden davalı tarafın, 148,41 TL'sinden davalı tarafın sorumlu olması kaydı ile tahsili ve Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan TL peşin ve tamamlama harcı olan 2.204,40 TL ve başvuru harcı olan 615,40 TL harçtan toplam 2.819,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen kabul edilen 89.989,65 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği takdir olunan 45.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen red edilen 3.000,00 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereği takdir olunan 3.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 125,00 TL tebligat, posta gideri ile 9.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.125,00 TL yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre 8.830,61 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yapılan her hangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 04/11/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır