T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/121 Esas
KARAR NO:2025/978
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:13/02/2025
KARAR TARİHİ:11/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davacı müvekkil ile davalı taraf arasında 01.09.2021 imza tarihli yazılı sözleşme kapsamında ... Sistemlerinin komple bakır borulama, iç-dış ünite montajları, ... Kit montajı ve devreye alımları kapsayan sözleşme ile mutabık olduklarını, İlgili sözleşme kapsamında davalı taraf sözleşmenin imzalanmasına müteakip olarak 211.270,64.-TL bir peşinat ödemesi gerçekleştirdiğini, İşin devamında tarafların mutabakatı neticesinde çıkarılan hak ediş tutarları müvekkil tarafından davalıya fatura edilmekte ve ilgili peşinat tutarı 50 oranında hak ediş tutarından düşülmek sureti ile müvekkile ödeme gerçekleştirildiğini, Davacı müvekkil ile davalı arasında mevcut sözleşmeye binaen yapılan teminat ödemesi kapsamında müvekkilin son olarak düzenlemiş olduğu 1.051.980,38.-TL'lik faturanın kalan teminat tutarı olan 120.304,77.-TL'lik kısmı düşülerek müvekkile 931.675,61.-TL ödeme gerçekleştirilmesi gerekirken davalı firma tarafından faturanın itiraz süresi geçtikten ve ilgili fatura defterlere işlendikten sonrasında davacı müvekkile bir iade faturası kesilmiş ve davacı Müvekkil tarafından ilgili iade faturası reddedilerek fatura tahsil tarihi gelmesi itibari ile davalı aleyhine .... İcra Dairesi ... E.sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, Her ne kadar ilgili icra takibi fatura bedelinin tamamı üzerinden başlatılmış olsa bile davalı tarafın müvekkil firmaya borcu takip tarihi itibari ile 931.675,61.-TL olduğunu, Ancak davalı firma icra takibine kısmi itirazda bulunmuş, toplam borcun 586.496,94.-TL' sine itiraz ettiğini, İlgili itirazın 120.304,77.-TL kısmının iptaline ilişkin bir talebimiz bulunmadığını, Ancak davalı taraf sebebi tarafımızca anlaşılamamak ile birlikte borcun 120.304,77.-TL'lık kısmına itiraz etmesi gerekir iken, 586.496,94.-TL'lık kısmına itirazda bulunduğunu, Bu kapsamda bakiye borç alacağı olan 466.192,17.-TL'lik kısma ilişkin borçlunun yapmış olduğu itirazın iptaline karar verilmesi gerektiğini, Açıklanan nedenlerle; itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini" talep etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı tarafa tebligat çıkarıldığı ancak davalının cevap dilekçesi sunmamış olduğu anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Mahkememizde görülmekte olan dava taraflar arasında 01/09/2021 tarihli sözleşme akdedildiği, davacı tarafından edimlerin yerine getirilmiş olmasına rağmen davalı tarafından süresinden sonra iade faturası kesilmek suretiyle ödemenin gerçekleştirilmediği iddiasıyla başlatılan icra takibinin 466.192,17 TL'lik kısmına ilişkin itirazın iptali isteminden ibarettir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. Maddseinde; "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman mali bilirkişiden rapor aldırıldığı ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu raporda özetle: "Davacı Şirkete ait Ticari Defterlerinin yasal süresinde TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, dolayısı ile sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre, takip tarihi itibariyle davalı şirketten 1.051.980,38 TL alacaklı olduğu, Davalı şirket itirazında 465.483,44 TL miktarındaki borcu kabul etmiş olduğu ve takip inden sonra 11.12.2024 tarihinde bu miktarı ödemiş olduğu, ödemeden sonra 586.496,94 TL borç bal aldığı, Ayrıca davacı şirketin Alınan Si Avansları hesabında borçlu şirketi 120.328,52 TL tutarındaki alacağını 31.12.2024 tarihinde borçlu şirketin cari hesabına virman yapıldıktan sonra 466.168,42 TL alacak bakiyesi kaldığı" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Mahkememizin 27/06/2025 tarihli ilk celsesinde tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına karar verilerek inceleme günü tayin edilmiştir. Duruşmaya katılmayan davalı vekiline inceleme gün ve saati ile duruşma zaptı ihtarat yerine geçmek üzere tebliğ edilmiş ancak davalı tarafça inceleme gün ve saatinde ticari defter ve kayıtlar ibraz edilmemiş, herhangi bir mazeret bildirilmemiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 1.051.980,38 TL'nin tahsili amacıyla takibe girişildiği, davalı vekili tarafından borcun 465.483,44 TL'lik kısmının kabul edildiği ancak 586.496,94 TL'lik kısmının ise kabul edilmediği beyan edilerek borca kısmi itiraz yapıldığı anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından kısmi itiraza uğrayan 586.496,94 TL'lik alacak talebine karşı 466.192,17 TL'lik kısmi itirazın iptali davası ikame edilmiştir. Mahkememizce 27/06/2025 tarihli celsede taraf ticari defter ve kayıtlarının incelenmesine karar verilerek inceleme günü tayin edilmiş ve hazır bulunmayan davalı tarafa da inceleme günü ihtarat yerine geçmek üzere duruşma zaptı ile birlikte tebliğ edilmiştir. Davalı tarafça ticari defter ve kayıtlar sunulmamış olup davacı tarafın sunmuş olduğu ticari defter ve kayıtların ise usulüne uygun tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Dolayısıyla HMK 222/3 uyarınca davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmemesi ile birlikte davacı tarafın usulüne uygun tutulmuş ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmiş olması nedeniyle davacı lehine delil olduğu kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur. Bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde ise davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıdan 1.051.980,38 TL alacaklı olduğu, takipten sonra davadan önce davalı tarafından önce kabul edilen 465.483,44 TL'nin davacıya ödendiği akabinde ise alınan sipariş avansları hesabında borçlu şirketin ödemiş olduğu 120.328,52 TL tutarındaki alacağını 31/12/2024 tarihinde borçlu şirketin cari hesabına virman yapıldığı ve neticeten davalının bakiye borcunun 466.168,42 TL olduğu bildirilmiştir. Bilirkişi raporuna karşı taraflarca itiraz edilmemiştir. Bu bağlamda bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalar doğrultusunda davalının davacıya 466.168,42 TL borçlu olduğu kanaati mahkememizde hâsıl olmuş olup bu miktar üzerinden takibin devamına ve alacağın likit, muayyen olması nedeniyle %20 oranında icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
1-Davalı tarafından .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, takibin 466.168,42 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki şartlarla aynen DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Alacağın % 20'si olan 93.233,68 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 31.843,96 TL harçtan peşin alınan 7.961,40 TL'nin mahsup edilerek bakiye 23.882,56TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 4.595,40 TL'sinden davalı tarafın, 4,60 TL'sinden davacı tarafın sorumlu olması kaydı ile tahsili ve hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 7.961,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 8576,8 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen kabul edilen 466.168,42 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği takdir olunan 74.586,95 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen red edilen 23,75 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereği takdir olunan 23,75 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 80,00 TL tebligat, posta gideri ile 7.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.580,00 TL yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre 7.572,42TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı tarafından yapılan her hangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
10-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/11/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır