T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/139 Esas
KARAR NO: 2025/1089
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14/10/2024
KARAR TARİHİ : 09/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "Müvekkile ait ... plakalı ticari araç/minibüs, 01/02/2024 tarihli kazada davalının işleteni olduğu ... plakalı aracın çarpması sonucunda hasarlanmıştır. Kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü %100 kusurludur. Gerçekleşen kaza nedeniyle müvekkilin aracında hasar meydana gelmiş ve servis taşımacılığı işi yapan müvekkil tamir süresi boyunca aracını kullanamadığından kazanç kaybına uğramış olup kazanç kaybının tazmin edilmesi gerekmektedir.
Müvekkil ... plakalı 2011 model... taşımacılıkta kullandığı ticari araç/minibüs ile günlük yaklaşık 3.000,00 TL ile 5.000,00- TL arasında kazanç elde etmektedir. Araca ait fotoğraflar ve eksper raporunda belirtildiği üzere hasar onarımının 30 iş gününde yapılacağı belirtilmiştir.
6. Müvekkil ticari aracından 30 gün mahrum kalarak, kazanç kaybına uğramıştır. Müvekkilin kazanç kaybına maruz kaldığı sabittir. Müvekkilin kazancı standart olmadığı için net rakam talep etmek mümkün olamamıştır. Müvekkilin aracından mahrum kalması nedeniyle uğramış olduğu kazanç kaybı zararının davalı tarafça giderilmesi gerekmektedir. Bu nedenle Sayın Mahkemenizce davaya konu ... plakalı araçta gerçekleşen kazanç kaybı bedelinin tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmasını talep ediyoruz.
AİHM (28 Ocak 2020 tarihli ... (Başvuru no. ...)) ve AYM (... Başvuru Numaralı 19/3/2024 tarihli) kararlarında da haklı olarak vurgulandığı üzere taraflar arasında dengenin sağlanması gerekmektedir. Alacaklının uğradığı maddi kaybın telafisi için faiz talebi (yasal veya avans faizi fark etmemekte) genellikle enflasyonun altında kalmaktadır. Hayatın olağan akışı içinde karşılaşılan bu durum alacaklı zararına borçlu yararına bir sonuç doğurmaktadır. Adaletin temsili olan terazinin bir kefesinin sürekli aşağıda olması, yukarıda kalanın haksızlığa uğradığının açık göstergesidir. Bu yüzden faiz talebimizin enflasyonun altında olmayacak şekilde hesaplanmasını, hak ve adaletsizliğe sebebiyet verilmemesini..." talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; "İş bu cevap dilekçesine konu davada yetkili mahkeme ... Mahkemeleri olup Yetkiye ilişkin itirazlarımızı takdirlerinize arz ederiz. Zira, müvekkil şirketin bulunduğu adres ... olup yetkili mahkeme de ... mahkemeleridir. Bu nedenle, yetkiye ilişkin itirazımızı takdirlerinize arz ederiz. Öncelikle Dava görevli mahkemede açılmamıştır. Zira davalı müvekkil şirket tacir olduğundan Görevli Mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir. Bu nedenle davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekmektedir.4-Davacı dava dilekçesinde; Müvekkile ait ... plakalı ticari araç/minibüs, 01/02/2024 tarihli kazada davalının işleteni olduğu ... plakalı aracın çarpması sonucunda hasarlanmıştır. Kaza sonucu müvekkil şirket aracın sürücüsünün kusurlu olması nedeniyle tüm zararlar talep edilmiştir.. Söz konusu iddiayı kabul etmiyoruz. Şöyle ki;
5-Müvekkil şirket adına kayıtlı bulunan ve kazaya karışan ... plaka sayılı araç; ... Şirketi 'ne uzun süreli kiraya verilmiş olup dava konusu aracın işleteni bu firmadır, bu nedenle müvekkil şirket lehine pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerekir, ki nitekim bu husus ekte sunulan sözleşme içeriğinden de anlaşılmaktadır.İlgili kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere söz konusu araç nedeniyle meydana gelen herhangi bir zarardan uzun süreli kiralayan olarak işleten sıfatında olan ... Şirketi ' dir. Bu nedenle müvekkil şirket açısından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddini talep ediyoruz. Ayrıca dosyanın işleten sıfatında bulunan ... Şirketi ne ihbarını talep ediyoruz.
Yine kabul anlamına gelmemek ile davacı dava dilekçesinde her ne kadar müvekkil şirkete ait aracın kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunu bu nedenle iddia ettikleri zarardan müvekkil şirketin sorumlu olduğunu iddia etmiş ise de davacı tarafın bu iddiası hukuki dayanaktan ve gerçeklikten yoksun olup talebin reddi gerekmektedir.Müvekkil şirketin sebep olduğu herhangi bir zarar olmayıp illiyet bağı da yoktur. Zira, davacı tarafın neye dayanarak böyle bir kusur tespitinde bulunduğu anlaşılır değildir. Müvekkil şirketin kazanın oluşumunda kusuru bulunmamakta olup, Sayın mahkeme esasa ilişkin inceleme yapacak ise kusur oranının belirlenebilmesi için alınacak raporda müvekkil şirketin kusurlu olmadığı, davacı tarafın iddialarının asılsız olduğu anlaşılacaktır.
Sonuç olarak kaza nedeniyle müvekkil şirketin sorumlu tutulabilmesi için kazanın oluşumunda kusuru bulunması gerekir.Yine araçların zorunlu sigortası ve kaskosu bulunmaktadır. Dava konusu kazaya karışan aracın işleteni müvekkil şirket olmadığı aşikar olduğundan, müvekkil şirkete izafe edilebilecek hiçbir sorumluluk bulunmamaktadır. Yukarıda arz ve izah edildiği üzere gerek Karayolları Kanununun 3. Maddesi gerekse Yargıtay içtihatlarından anlaşılacağı üzere müvekkil şirketin araç işleten sıfatı bulunmadığından davanın müvekkil şirket yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddini..." talep etmiştir.
(II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER:
(1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ;
İşbu dava dosyasındaki yargılamaya ilk olarak ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile başlanmıştır.
... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sırasında toplanan deliller;
... Sigorta ya müzekkere yazılarak ... plakalı aracın 01/02/2024 tarihinde karıştığı kazaya ilişkin hasar dosyasının gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosya arasına alınarak incelenmiştir.
... Odası'na davacı aracın model marka bilgileri de verilerek kaza tarihi olan 01/02/2024 tarihinde günlük ortalama kazancının ne olacağının ve aracın plaka bilgileri de eklenerek taşımacılık yapıp yapmadığının gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosya arasına alınarak incelenmiştir.
... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasının son celsesinde dosyanın görevsizliğini karar verilmiştir.
Dosyanın görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Dosya 16/12/2024 tarihinde görevsizlik ile ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasına tevzi olmuştur.
... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sırasında toplanan deliller;
Davacı vekiline ticari davalarda zorunlu arabuluculuğa başvurulup başvurulmadığına ilişkin beyanda bulunması ve var ise arabuluculuk son tutanağı aslı veya aslı gibidir örneğini sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi takdirde davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedileceğinin ihtarına karar verilmiştir.
İlgili Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak, 01/02/2024 tarihinde davacı adına kayıtlı ... plakalı araç ile davalı adına kayıtlı ... plakalı araç arasında meydana gelen kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı ile varsa mobese görüntülerinin mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
... ve ... plakalı araçların sahiplik bilgisini UYAP sistemi üzerinden dosyamız arasına alınmasına karar verilmiştir.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... plaka sayılı aracın tramer bilgilerinin mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Ara kararlar ikmal edildiğinde dosyanın trafik kazalarında kusur tespitinde uzman bir trafik bilirkişisi ve bir otomotiv konusunda uzman makine mühendisi bilirkişisine tevdi edilerek dosya kapsamı itibariyle kazada kusur durumunun oransal olarak tespiti ile kaza nedeniyle davacı yanın kazanç kaybı bedeline dair alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarının tespitinin yapılmasına dair rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiştir.
... Sigorta'ya 23/10/2024 tarihinde yazılan müzekkereye tekit yazılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Bilirkişilerden alınan 16/06/2025 tarihli raporunda özetle; "Davalı - ... Şirketi” ne ait ... Plaka Sayılı Aracı Sevk ve İdare Eden ...' ın, ... hâlindeyken direksiyon hâkimiyetini kaybederek karşı şeride araca çarpmıştır. Yolun hafif virajlı yapısı dikkate alındığında sürücünün şeridinde kalıp hızını kontrol ederek dikkatli şekilde ilerlemesi gerekirdi. Ancak bulunduğu şeritten çıkarak karşı şeride geçmesi kazanın temel sebebini oluşturmuştur. Sonuç olarak; meydana gelen yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasında, ...” ın kazanın oluşumunda, Asli ve Tam ( *4100 Oranında ) Kusurlu Olduğu, davacı — ...” a ait olan ... Plaka Sayılı Aracı Sevk ve İdare Eden ...” in; kendi şeridinde normal seyrine devam ederken, karşı yönden gelen aracın kontrolünü kaybedip savrulması sonucu kazaya karışmıştır. Kendi sürüşünde herhangi bir ihlal veya kusur bulunmamaktadır. Sonuç olarak; meydana gelen yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasında, ...” in kazanın oluşumunda, Atfı Kabil Kusurunun Bulunmadığı, dosya muhteviyatında bahse konu meydana gelen trafik kazasında tarafların kusurları oranında sorumlu oldukları, dava konusu aracı resinin 12 gün olacağı, aracın emsallerinin günlük kiralama bedelinin riziko tarihi olan 01.02.2024 tarihinde 3.180,00 TL olup toplam hak mahrumiyetinin 12 günlük onarım süresi için 38.160,00 TL olduğu, aracın hak mahrumiyetine ilişkin herhangi bir ödeme belgesine dosya kapsamında rastlanmadığı..." rapor edilmiştir.
Davacı vekiline HMK m.107 uyarınca değer artırım dilekçesi sunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde davanın talep sonucunda belirtilen miktar üzerinden görülüp karara bağlanacağının ihtarına karar verilmiştir.
İstanbul İl Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davalı şirkete ait kazaya karışan ... plakalı aracın 01/02/2024 kaza tarihi itibariyle KABİS sistemine kayıtlı olup olmadığı hakkında mahkememize bilgi verilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Davalı vekilinin davanın ... ŞİRKETİ'ne ihbarı talebinin kabulü ile, gerekli tebligatların yapılmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan 20/10/2025 tarihli dava değeri arttırım dilekçesinde özetle; "Netice-i talebimizi bilirkişi ek raporu doğrultusunda fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydı ile, talebimizi 38.060,00 TL daha artırmak suretiyle toplam 38.160,00 TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihi olan 01.02.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine karar verilmesi hususunda gereğini talep ederiz.Husumet itirazı yönünden; davalının sunmuş olduğu kira sözleşmesi yeterli olmayıp, Uygulamada ve mahkemelere konu davalarda sıklıkla karşılaşıldığı üzere kira sözleşmesinin adi yazılı ya da sözlü yapılmış olması halinde, Yargıtay, yapılan sözleşmenin sırf üçüncü kişileri zarara uğratmak kastıyla sonradan yapılabileceğini düşünerek kararlarında, dava aşamasında toplanacak diğer delillerle beraber kira sözleşmesinin gerçekten var olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini belirtmektedir. Bunun için vergi kaydının ve ticari defterlerin incelenerek kiracı tarafından yapılan ödemenin ve kira işlemi için düzenlenen faturanın teyidi yapılmalı, aracın kiralık olarak verildiği süre içerisinde; araç vergisinin kim tarafından ödendiği, sigorta poliçelerinin kim tarafından yaptırıldığı ve ödendiği, trafik cezalarının kimlere kesildiği ve kimler tarafından ödendiği, verilen kiralık araca karşı alınan ödemenin nasıl yapıldığı, araç teslim tutanağı ve benzeri olguların da incelenmesi gerekir. davalının sunmuş olduğu kira sözleşmesinde aracın kiralayana teslim tarihi eksik olmakla kiralama zamanı belirsizdir. kiralama sözleşmesi bu haliyle eksik olup değerlendirmeye alınmamalıdır. Buna göre davalının 3. şahsa kiralama yaptığı, davalının işleten sıfatının olmadığı iddiaları ispat edilememiştir. İddiasını ispat yükü kendisinde olduğu halde husumet iddiasını ispat edemediği için davalının husumet itirazının reddi Davanın bedeli artırılmış hali ile kabulüne, arttırdığımız kısım ile dava dilekçesinde talep edilen miktarın birleştirilmesi sonucu toplam 38.160,00 -TL maddi tazminat bedeli tutarının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline,
Her türlü başvuru, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini..." talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; 01/02/2024 tarihinde davacı adına kayıtlı ... plakalı araç ile davalı adına kayıtlı ... plakalı araç arasında meydana gelen kaza nedeniyle davalıya ait aracın sürücüsünün kusurlu olduğundan bahisle davacı nezdinde kazanç kaybı zararı meydana geldiği iddiasına dayalı tazminat talebi istemine ilişkindir.
Yargıtay HGK'nın 25/12/2013 tarihli ve ...E., ... K. sayılı kararında vurgulandığı üzere; "... dava açıldıktan sonra ortaya çıkan bir olay nedeniyle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa, burada davanın konusuz kalmasından söz edilebilir. Böyle bir durum söz konusu olduğunda mahkemenin yargılamaya devam etmesine gerek yoktur. Bu durumda mahkemenin bir tespit hükmü niteliğinde olmak üzere esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi gerekir. Dava konusu hakkın davacıya ödenmesi, verilmesi ya da müdahalenin kaldırılması, davacı ve davalı sıfatının birleşmesi, yeni çıkan bir kanun yada Anayasa Mahkemesi kararı ile ya da kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mirasçılara geçmeyen bir hakka ilişkin davalarda taraflardan birinin ölümü gibi nedenlerle dava konusuz kalabilir...".
Tüm dosya kapsamı, dava dilekçesi, celp olunan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekilinin 08/09/2025 tarihli dilekçesi ile “Yukarıda esas numarası yazılı dosyaya kazanç kaybı alacağımıza ilişkin 07/11/2025 tarihinde ... 11. İcra dairesinin ... esas sayılı dosyasında diğer borçlu tarafında ödeme yapılmıştır. İşbu ödeme, dava açıldıktan ve talep arttırım dilekçesi sunulduktan sonra yapılmıştır. Aşağıdaki açıklamalarımız doğrultusunda talebimiz yönünden davanın konusuz kalmasına karar verilmesini ve lehimize vekalet ücreti hükmedilmesi" talepli dilekçe sunduğu, beyan dilekçesi ekinde davalı tarafından yapılan ödemeleri gösterir iki adet dekont sunulduğu, dava konusu davacı alacağının davalı tarafça ödendiği anlaşıldığından; davanın konusuz kalması nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir.
Vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden yapılan değerlendirmede; 6100 sayılı HMK m. 331(1) hükmü uyarınca; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder. Keza, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi'nin m. 6(1) hükmüne göre; "anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur". Buna göre; dosyadaki mevcut belgeler gözetilerek; davanın açıldığı tarihten sonra dava konusu borcun davalı tarafça ödendiği, dava dilekçesi, mahkememizce celp edilen belgeler, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda dava tarihi itibariyle davacı tarafça açılan davanın haklılığının ortaya konulduğu, davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiği kanaatine varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davanın konusuz kalması nedeniyle davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40TL harçtan peşin alınan 427,60TL harç ile 650,00TL tamamlama harcı toplamı 1.077,6TL'nin mahsup edilerek fazladan 462,2TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
3-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.700,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan; 427,60TL başvuru harcı, 427,60TL peşin harç, 650,00TL tamamlama harcı, 14.130,00TL Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 15.635,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-6) göre hesaplanan 38.160,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE,
Dair, yapılan inceleme sonucunda davacı vekilinin huzurunda, dava konusu miktar HMK'nın 341/2. Maddesindeki sınırın altında kaldığından dolayı KESİN olmak üzere karar verildi. 09/12/2025
Katip
E-imzalıdır
Hakim
E-imzalıdır