T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/142 Esas
KARAR NO: 2025/357
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/02/2025
KARAR TARİHİ: 07/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "
"Müvekkil, bir taşımacılık ve kargo dağıtım şirketi olup; davalı şirkete gönderi teslim hizmeti vermiş ve buna istinaden 18.12.2023 tarihli ... numaralı ticari faturayı tanzim ederek davalı şirkete göndermiştir Takibe konu fatura, davalı tarafından müvekkile iade edilmediği gibi, davalının 8 günlük yasal süre içerisinde faturaya dair herhangi bir itirazı yahut iptal talebi de söz konusu olmamıştır. Davalının yaptığı itiraz tamamen haksız ve kötü niyetlidir. Müvekkilin sağladığı hizmet ve hizmetin karşılığı faturada açıkça yer almakta olup, fatura tarafımıza iade edilmiş de değildir. Tarafımızca ticari dava şartı arabuluculuk başvurusu yapılmış; ancak yine de davalı ile anlaşma sağlanılamaması üzerine işbu davayı açarak takibin devamı ile ve likid bir alacağa itiraz edildiğinden ötürü davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etme zorunluluğu doğmuştur.Haklı davamızın kabulü ile ... 13. İcra Müdürlüğü'nün ...-E. sayılı takip dosyasına yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini... "talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle;
"İşbu dava hak düşürücü süre içerisinde açılmamıştır. Davacının faiz başlangıcını icra takibinde belirtmemesi nedeniyle faiz taleplerinin reddi gerekmektedir. Davacı vekili icra takibi başlatırken faiz başlangıç tarihi belirtilmemesi nedeniyle hiçbir şekilde alacak kalemlerini kabul etmemekle birlikte işlemiş faizleri yönünden takibe yapılan itirazın her halükarda kabulü gerekmektedir. Davacının asıl alacak talebinin reddi gerekmektedir. ... firması arasında Müvekkil Şirket ile arasındaki ticari ilişki gereğince hizmet alınmış ancak gerek mevzuata gerek ise şirketler arasındaki sözleşmeye aykırı olacak şekilde fatura düzenlenmemiştir. Söz konusu fatura, yıl geçtikten sonra, fatura tarihinin 35. gününde düzenlenmiştir.Müvekkil açısından davaya konu alacak likid olmadığından, yargılamayı gerektirdiğinden icra inkâr tazminatı talebi hukuka aykırıdır. Davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesi
gerekmektedir.
Usule ilişkin itirazlarımızı tekrarla- haksız ve hukuki dayanaktan yoksun açılan davanın esastan reddine, davacı kötü niyetli olduğundan İİK uyarınca %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı hükmedilmesine,
yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin davacı tarafın üzerine bırakılmasına, karar verilmesini ..." savunmuştur.
(II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER:
(1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ;
... 13. İcra Dairesi'ne ait ...E.sayılı dosyasının dosyamız arasına alınmasına karar verilmiştir.
Tarafların bağlı bulundukları vergi dairesine müzekkere yazılarak 2023 ve 2024 yılına ait BA/BS formlarının iki hafta içinde mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Bilirkişi incelemesi yapılarak tarafların ticari defter ve kayıtları ile sunulan deliller üzerinde mahkememizce resen seçilecek bir bir mali müşavir bilirkişi ile 15/05/2025 günü saat 14.50 tarihinde Mahkememiz kaleminde inceleme yapılmasına, bilirkişice, taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, davacının dava konusu faturadan kaynaklı olarak alacağının bulunup bulunmadığı hususunda rapor alınmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili, 06/05/2025 tarihli dilekçesi ile "Müvekkil ... A.Ş. ile Davalı ...A.Ş. arasında 02.05.2025 tarihinde imzalanan protokol gereği taraflar birbirlerinden herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama masrafı talep etmeksizin karşılıklı olarak davadan feragat etme yönünde sulh olmuşlardır. Bu itibarla taraflar arasındaki sulh anlaşması gereği karşı taraftan herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri talebimiz bulunmadan davadan feragat etmekteyiz.
" yönünde dilekçe sunmuştur.
Davalı vekili, 07/05/2025 tarihli dilekçesi ile "Sayın Mahkemeniz huzurunda görülmekte olan ve yukarıda esas numarası belirtilen dosyada davacı dava kapsamındaki tüm taleplerinden feragat etmiştir. Bu bağlamda; vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerimizin bulunmadığını Sayın Mahkemenizin dikkatine sunar, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep ederiz. " yönünde dilekçe sunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacının faturadan kaynaklı alacağının tahsili amacıyla başlatılan ... 13. İcra Dairesinin... Esas Sayılı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın % 20’ sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili, 06/05/2025 tarihinde "Müvekkil ...A.Ş. ile Davalı ... A.Ş. arasında 02.05.2025 tarihinde imzalanan protokol gereği taraflar birbirlerinden herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama masrafı talep etmeksizin karşılıklı olarak davadan feragat etme yönünde sulh olmuşlardır. Bu itibarla taraflar arasındaki sulh anlaşması gereği karşı taraftan herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri talebimiz bulunmadan davadan feragat etmekteyiz." yönünde dilekçe sunmuştur.
HMK'nın 307. Maddesi,"Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir." şeklindeki hükmü, 309. Maddesi, "Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. "şeklindeki hükmü ve aynı kanunun 310/1 maddesi ise, "Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir." şeklindeki hükmü amirdir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının açmış olduğu davadan feragat ettiği, davacı tarafın açtığı davadan HMK'nın 307. ve 309. maddesine uygun feragat beyanının aynı yasanın 311. maddesine göre kesin hükmün hukuki neticelerini ortaya koyduğu ve kesin delil niteliğinde olduğu anlaşılmakla vaki feragat nedeni ile HMK 307 ila 312 maddeleri ve HMKnın 26. maddesi uyarınca davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. maddesine göre; davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınacağı, AAÜT 6 – (1) maddesi uyarınca anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur düzenlemeleri uyarınca yargılama giderleri hüküm altına alınmıştır.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan, maktu karar ve ilam harcının üçte ikisi olan 410,27 TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 205,13TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise de davalı vekili tarafından "vekalet ücreti ve yargılama gideri talebinin bulunmadığına dair" sunulan 07/05/2025 tarihli dilekçe göz önünde bulundurularak davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7- Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra istek halinde taraflara iadesine,
Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi. 07/05/2025
Katip
¸E-imzalıdır
Hakim
¸E-imzalıdır