T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/169 Esas
KARAR NO: 2025/451
DAVA: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/03/2025
KARAR TARİHİ: 30/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
ASIL DAVA YÖNÜNDEN TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davacı yan tarafından, müvekkiller aleyhine ...) 12. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmıştır. Ancak müvekkillerin davalı yana karşı herhangi bir borcu yoktur. Bu sebeple davalı yan tarafından açılan icra takibi haksız ve kötü niyetli olup takibin iptali gerekmektedir. Şöyle ki Müvekkil ...Tic.| Ltd. Şti. ile ... adına aracılık yapan dava dışı ... arasında "... Tezgahi makinesi" satın alınmasına ilişkin görüşmeler yapılmış ve en nihayetinde bu makinenin 222.498,16 USD belle ile alımı noktasında anlaşılarak 02.09.2022 tarihinde sözleşme imzalanmıştır. Söz konusu sözleşmeye göre makinenin teslim süresi 4 Hafta olmasına rağmen ve daha önce de yine aracı kurum ... Şirketi tarafından "..." denilmesine rağmen makine teslimi gerçekleştirilmemiş ve müvekkil mağdur edilmiştir. Akabinde müvekkil ile aracı kurum ... arasında yapılan görüşmede, aracı kurum tarafından müvekkilin satın almış olduğu makinenin Belçika'dan getirtilemediği ve ABD'de de aynı makinenin üretiminin yapıldığı, müvekkil kabul ederse bu makinenin ABD'den getirtilebileceği ve bu durumda teslimat süresinin 16 hafta olacağı belirtilmiştir. Bunun üzerine müvekkil ile âracı kurum ... arasında 10.10.2022 tarihli "Aracılık Sözleşmesi” akdedilmiş ve sözleşmenin 'Sevkiyat ve Teslimat' başlıklı 3. Maddesine teslim süresinin 16 hafta olduğu yazılı olarak belirtilmiştir. (Ek-2: 10.10.2022 tarihli Aracılık Sözleşmesi) Ancak bu makine de yine belirtilen teslim süresinde değil, teslim süresikden 2,5 ay sonra olan 21.03.2023 tarihinde teslim edilmiştir. Önemle belirtmemiz gerekir ki müvekkil ikinci makinenin teslimini kabul etmek zorunda kalmıştır. Zira ilk makinenin müvekkile teslim edilmemesinden dolayı müvekkil ciddi mağduriyetler yaşamış olup aracı kurum ... tarafından önerilen ikinci makineyi de müvekkilin kabul dtmemesi durumunda müvekkil ticari olarak geri dönülmez noktalara gelme tehlikesi yaşamıştı?. Müvekkilin bu baskı altında ikinci makineyi kabul etmesi zaruret haline gelmiştir. Kaldı ki, yukarıda da belirttiğimiz üzere işbu ikinci makine dahi müvekkile teslim süresinden 2,5 dy sonra teslim edilmiştir. İkinci makinenin de müvekkile teslim edilmemesi durumunda müvekkilin ticari ilişkileri geri dönülemez şekilde zedelenecek olduğundan müvekkil tatafından ikinci makinenin teslimini kabul etmek zaruret haline gelmiş ve kaçınılmaz olmuştur Aradan geçen uzun süre içinde müvekkil satın almış olduğu makineyi kendisine teslim edilmemesinden dolayı kullanamadığı için bu makine saylesinde yapabileceği işleri kaçırmış, elindeki mevcut işleri yetiştirememiş, potansiyel müştetileri kaybetmiş ve ciddi anlamda maddi zarara uğramıştır. Müvekkil işbu geç teslimattan dolayı bu süre zarfında aldığı tüm işleri dışarıdan 3. Bir firmaya yaptırmak zorunda kalmış, bu nedenle ciddi ödemeler yapmış, kar elde edememiş, Nitekim buna ilişkin müvekkilin ticari defter, kayıt ye evrakları incelendiğinde dışarıya 800.624,10 TL tutarında iş yaptırdığı ve zarara girdiği artaya çıkacaktır. Tüm bu anlatılanlar yaşanırken, müvekkil maddi güçlük! içinde kalmış ve mağdur edilmişken bir de davalı firmanın Avrupa ülkelerine salış yapılan internet sitesi olan "..." adresinde satışı yapılan makinelerde 412 indirim yaptığı ve yine Türkiye internet sitesi olan "...” adresinde satışı yapılan makinelerde (436 indirim yaptığı öğrenilmiştir. Dolayısıyla müvekkil tarafından satın alınan makinenin (04.11.2024 tarihindeki güncel bedeli Avrupa ülkeleri internet sitesinde 181.210,00 Euro'ya (08.11.2024 tarihi itibariyle güncel kur üzerinden 195.210,28 USD) ve Türkiye internet |sitesinde ise 143.500,00 USD'ye düşürülmüştür. Müvekkil dava konusu makineyi 223.000,00 USD'ye satın almıştır. Oysaki aynı makine bir süre sonra 143.500,00 USD'den satışa sunulmuştur. Bu durumda müvekkil makineyi 456 oranında daha pahalıya almış olup ciddi karara uğramıştır. Aynı yıl içerisinde müvekkilin 456 oranında daha yüksek (fahiş) bit bedel ile makineyi satın aldığı gözetildiğinde bu durumun müvekkil yönünden haksız bir uygulama olduğu açıkça görülmektedir. Dava konusu haksız icra takibi sebebiyle müvekkillerimizin telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağı oldukça açık olduğundan davaya konu senetlerin ödenmesini engeller mahiyette ve icra takibi neticesinde müvekkilin uğrayacağı muhtemel zararların engellenmesi için icra takibinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini, Davamızın kabulüne, ... 12. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında müvekkillerin borçlu olmadığının tespitine, Mahkemenizce takdir edilecek teminat mukabilinde i tiyati tedbir kararı verilerek icra veznesine girecek paranın davalıya ödenmemesine, ... 12. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra takibinin durdurulması icra takibinde müvekkillerin borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
ASIL DAVA YÖNÜNDEN SAVUNMA:
Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkil şirket, Amerika Birleşik Devletleri’nde mukim, uluslararası ticaret yapan, güvenilir ve köklü bir şirkettir. Müvekkil şirket ile davalı arasında; 05.09.2022 tarihinde imzalanan ve davacı tarafça dosyaya ibraz edilen 219.500,32 USD bedelli "Haas Ds-30 Y Cnc Lathe" makinesinin satışına ilişkin sözleşme; aynı taraflarca 10.10.2022 tarihinde imzalanan, 222.498,16 USD bedelli ikinci bir sözleşme ile hükümsüz kılınmıştır (Ekte sunulan 10.10.2022 tarihli sözleşme 7. sahifesinde, 05.09.2022 tarihli -ilk- sözleşme açıkça hükümsüz kılınmıştır). 05.09.20223 tarihli bu Sözleşmenin hükümsüz kılınmasıyla birlikte, ilk sözleşme gereğince hazırlanan ve Sözleşme konusu malın teslim süresini içerir proforma fatura da hükümsüz hale gelmiştir. Bu durumda, taraflar arasında geçerli olan tek sözleşmenin; 10.10.2022 tarihli ve 222.498,16 USD bedelli (ikinci) alım-satım sözleşmesi olduğunu belirtmek gerekmektedir. Bu husus, yine davalı tarafından keşide edilen dava konusu kambiyo senetlerinin bedelinden de açıkça anlaşılmaktadır. Dahası, davacı tarafça dosyaya sunulan 10.10.2022 tarihli ve 16 haftalık teslim süresini içeren proforma faturada da müvekkilin imzası bulunmamaktadır. İcra dosyasının konusu olan senetler incelendiğinde; her bir senedin kambiyo senedi vasfında oluduğu ve kambiyo senetlerinin taşıması gereken geçerlilik unsurlarını haiz olduğu görülmektedir. Taraflar arasındaki sözleşmeye konu makine, davacı tarafça teslim alınmış olup, davalı tarafın bu konuda bir itirazı bulunmamaktadır. Bu senetler, satış bedelinin ifası mahiyetindedir ve halen geçerli, iade edilmemiş ve iptali de sağlanmamış senetlerdir. Davacıların "Menfi Tespit Talepli" işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı gibi, dava dilekçesinde belirtilen hususlar, menfi tespit davasının konusu olabilecek konular değildir. Davacının dava dilekçesinde belirttiği gerekçeler; haksız rekabet ve geç teslimden kaynaklanan zararlar çerçevesindedir. Kabul anlamına gelmemekle birlikte; satış sözleşmesi konusu emtia da teslim edilmiş olduğundan, davacının iddiaları haklı olsa dahi, bu durumun satış sözleşmesi konusu ürün bedelini ödeme borcunu ortadan kaldırmayacağı açıktır. Bu anlamda, dava dilekçesinde belirtilen talep ve gerekçelerle açılmış olan dava, menfi tespit davasına konu olamayacaktır. Davacı bu davasını tazminat talepli bir eda davası açarak, kendi borcu olan tutar ile zararını ispat ederek tazminat talep miktarının takas ve /veya mahsubunu talep edebilecekken menfi tespit davası ile ileri sürmektedir. Menfi tespit davasında bu taleplerin dinlenemeyeceği açıktır. Nitekim UYAP evraklarında; ... 16.Asliye Ticaret Mahkemesinden tarafları aynı olan bir alacak davası sebebi ile Mahkemeniz dosyasının istendiği görülmektedir. Dava içeriği şu aşamada bilinmemekle birlikte iş bu davada ileri sürülen taleplere paralel bir dava olduğunu tahmin etmekteyiz. Salt bu durum dahi davacıların iş bu menfi tespit davasında taleplerinin dinlenemeyeceğini göstermektedir. (Dosya içeriği bilinmediğinden itiraz haklarımızı saklı tutmaktayız)
Bir an için davacının taleplerinin ve gerekçelerinin işbu dava ile görülebilir talep ve gerekçeler olduğu kabul edilse dahi; davacının "haksız rekabet ve geç teslim nedeni ile zarara uğranıldığı iddiası" da kabul edilebilir değildir. Davacı tarafın, zararın geç teslimden kaynaklandığını somut delillerle ispatlaması gerekmektedir. Müvekkil şirket ile davacılar arasında imzalanan 10.10.2022 tarihli Alım-Satım Sözleşmesi-II, teslim gününe ilişkin bir hüküm içermemektedir. Satın alınan ürün, üretimin akabinde süresinde/makul sürede nakliye limanına teslim edilmiştir. Bundan sonraki süreçte uluslararası okyanus-aşırı nakliye sürecinde sıklıkla karşılaşılan hususlar teslimat tarihini belirlemiştir.
10.10.2022 tarihinde taraflar arasında akdedilmiş olan ve halen de yürürlükte olan sözleşmenin "sevkiyat ve teslimat" başlıklı 4. maddesinde "Bütün sevkiyatlar kural olarak ...şeklinde yapılacaktır. Her türlü kayıp ve hasar riski Ürünlerin yükleme limanında gemi bordasına aktarılmasından itibaren Alıcıya geçer." hükmü yer almaktadır. Bu tür teslimatlarda; emtiada oluşacak her türlü riski alıcı üstlenmektedir. Kayıp ve hasar riskini dahi içeren bu teslim şeklinde; nakliyedeki gecikmeden kaynaklanan zararların da alıcıda olduğu evleviyetle kabul edilmelidir. ... teslimde sigortalama sorumluluğu da alıcı tarafa ait olup, satıcının malı gemiye tesliminden sonra oluşacak her türlü zarardan alıcı sorumludur. Dolayısı ile geç teslim durumundaki zarar müvekkile yöneltilemeyecek, olsa olsa alıcının sigorta edeninden talep edilecektir. Bu nedenle davacının dava konusu emtiaya ait -var ise- sigorta poliçesini dosyaya sunması gerekmektedir. Davacının sigorta yaptırmaktan imtina etmiş olması halinde ise, gecikmeden kaynaklı bir zararı varsa bunu yüklenmek zorunluluğu olacağı açıktır. Davacı taraflar, makinenin geç teslimi nedeni ile teslim öncesinde hiçbir uyarıda, talepte bulunmamıştır. Son 7 senedin vadesi gelinceye kadar diğer senetleri ödemiş; bu aşamalarda dahi geç teslim ile ilgili herhangi bir talepte bulunmamış, dava açmamıştır. Malın tesliminin üzerinden 2 yıldan fazla süre geçmesinin ardından geç teslim nedeni ile iş bu davanın açılması, TMK 2. madde anlamında da iyi niyetli bir tutum olarak kabul edilemeyecektir.
Yine kabul anlamına gelmemek kaydı ile; Müvekkil firma, rekabet hukuku anlamında herhangi bir ayrımcılık, zorlayıcı uygulama veya bağımlılık yaratma davranışında bulunmamıştır. Rekabetin Korunması Hakkında Kanun m. 6 uyarınca, hâkim durumun kötüye kullanılması yasaktır. Müvekkil, satışını yapmakta olduğu makinenin satışı husunda veya başka bir ürün konusunda ne hakim durumdadır ne de kötüye kullanmaya yönelik bir eylem ve/veya davranışı vardır. Bu yönde bir iddia mevcut ise, davacı taraf bunu ispatla yükümlüdür.
Davacı taraf, müvekkil şirketten 2022 yılında satın aldığı makinenin fiyatının 2024 yılında daha düşük olmasının, Avrupa Ülkeleri ve Türkiye'de farklı farklı fiyatlandırma olmasının haksız rekabet teşkil ettiğini iddia etmektedir. Ürünün fiyatlarını, satıldığı coğrafyanın özgün şatları, vergi oranları, lojistik kolaylıklar/zorluklar, ödeme güvenceleri, vadelendirme koşulları gibi nedenler belirlemektedir. Bu nedenle de zaman içinde ve/veya farklı coğrafyalar arasında fiyat farklılıkları olması oldukça doğaldır. Nitekim davacının iddiasına göre de, ürün fiyatlarındaki değişiklik, ürünün davacı tarafından satın alınmasından 2 yıl sonra gerçekleşmiştir. Aradan geçen 2 yıl sonrasında ürün fiyatında yukarı yönde veya aşağı yönde değişiklik olması oldukça normaldir. Müvekkil şirket serbest piyasa ekonomisi çerçevesinde zamana ve yere göre farklı fiyat politikaları izleyebilmektedir. Taraflar arasında imzalan sözleşmede "en düşük fiyat garantisi" de bulunmamaktadır. Ülkemizde ve dünyanın bir çok ülkesinde benimsenen iktisadi sistem; "serbest piyasa ekonomisi"dir. tüketicilerin faydası için kalitenin artması, fiyatların düşmesi tüketicilerin lehine bir durumdur. Üreticiler ve satıcılar arasında rekabetin olması tüm dünyada teşvik edilmekte, ülkeler yasalarına rekabetin engellenmesine karşı hükümler koymaktadırlar. 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun'un 4. maddesi; Rekabeti kısıtlayan anlaşmaları yasaklamıştır. Yerel mevzuatımız ve genel dünya mevzuatları yönünden müvekkilin fiyatları düşürmesi haksız rekabet olarak kabul edilemez.
Müvekkil şirket, yukarıda açıklanan icra dosyasına konu senetler ile alacaklı durumdadır. Esas ilişki olan alım satım sözleşmesi gereğince mal teslimi gerçekleşmiştir. Davacı tarafların sözleşmeye ve teslime ilişkin bir itirazı bulunmamaktadır. İcra takibine konu senetler ödenmemiş olup; hattı zatında davacı tarafın ödeme def'i de bulunmamaktadır. Geç teslim ve haksız rekabet gerekçesi nedeni ile zarara uğrandığı iddiasında olan davacının zararını somut delillerle ispatı ve bu talebini de bir eda davasına konu etmesi gerekmekte olup; davacının bu talep ve iddialarının menfi tespit davasının konusu olamayacağı açıktır. Açıklanan bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini" talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA AÇISINDAN SAVUNMA
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkili ile davalı adına aracılık yapan dava dışı ... Ltd. Şti., arasında "..." satın alınmasına ilişkin görüşmeler yapıldığını ve en nihayetinde bu makinenin 222.498,16-USD bedel ile alımı noktasında anlaşılarak 02/09/2022 tarihinde sözleşme imzalandığını, anlaşma gereği 4 hafta içerisinde teslim edilmesi gereken ürünlerin sipariş tarihinden itibaren 4 hafta geçmesine rağmen teslim edilmediğini ve müvekkilinin mağdur olduğunu, akabinde müvekkili ile aracı ... Şti., ile yapılan görüşmede makinenin Belçika'dan getirilemediğini ve ABD'de de aynı makinenin üretiminin yapıldığı, müvekkili kabul etmesi durumunda 16 hafta içerisinde teslim edileceğinin belirttiğini , müvekkilinin de bunu kabul etmesiyle aracılık sözleşmesi akdedildiğini ve ürünün 2,5 ay sonra 21/03/2023 tarihinde teslim edildiğini, ancak müvekkilinin bu ürünü zorunlu olarak kabul ettiğini, zira ilk makinenin müvekkiline teslim edilememesinden dolayı müvekkilinin ciddi mağduriyetler yaşadığını, makinenin olmaması nedeni ile dışarıya işler yaptırdığını, 800.624,10-TL tutarında zararı olduğunu, bu olaylar dışında davalı firmanın Avrupa ülkelerine satış yapılan internet sitesi olan "..." adresinde satışı yapılan makinelerde %12 indirim yaptığını ve yine Türkiye internet sitesi olan "..." adresinde satışı yapılan makinelerde %36 indirim yaptığının öğrenildiğini, bu durumda müvekkilinin %56 oranında daha pahalıya aldığını ve ciddi zarara uğradığını, müvekkili yönünden haksız bir uygulama olduğunun açıkça görüldüğünü, işbu açıklamalar sonucunda müvekkilinin uğramış olduğu zararların davalı tarafça tazmin edilmesi ve bahse konu indirimden faydalanma talebinin ... 13.Noterliği'nin ... yevmiye nolu ve... tarihli ihtarnamesi ile davalı tarafa bildirildiğini, ancak müvekkilinin zararının karşılanmadığını, davalının bu süre içinde ... 12.İcra Müdürlüğü'nün...takip sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, müvekkilinin ise bu duruma ilişkin davalı aleyhine ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasını ikame ettiğini ve aleyhe açılan icra dosyasına bir borcunun olmadığının tespitini ve takibin iptalini talep ettiğini, bahse konu menfi tespit dosyasında aleyhine başlatılan icra takibinin durdurulmasının talep ettiğini ve Mahkemece belirtilen 385.000-TL tutarında teminat mektubunu mahkeme dosyasına yatırdığını, icra dosyasından ise müvekkili şirket hesaplarına haciz konulduğunu, müvekkilinin ticari hayatının zor duruma düştüğünü, bu sebeple dosyadaki hacizlerin kaldırılması ve makinenin iadesi için dosyaya 2.510.000,00-TL tutarında tüm dosya borcunu karşılar mahiyette teminat mektubu depo edildiğini, akabinde makinenin de iadesi talep edildiğini ve makinenin yedieminden alındığını, davalı yanın müvekkilini mağdur etmeye devam ederek makinenin kullanılmasını sağlayan şifreyi müvekkiline vermediğini ve müvekkilinin makineyi kullanamadığını belirterek , davanın kabulüne, söz konusu makinenin şifresinin dava sırasında geçici olarak , dava sonucunda ise kalıcı olarak müvekkiline verilmesini, geç teslimden kaynaklı zararların tazminini, senetlerin davacıya iadesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini" arz ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacı vekilinin sunmuş olduğu 28/05/2025 tarihli dilekçe ile birleşen davadan ve esas davadan feragat ettiğini beyan ettiği görülmüştür.
Davalı vekilinin 29/05/2025 tarihli dilekçesinde feragat nedeniyle vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığına dair beyanda bulunmuştur.
Davadan feragat, HMK.m.307 ve m.309 hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir.
HMK.m.310 hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Feragat bildirimi de HMK.m.310 hükmüne uygun olarak mahkemece tespit olunmuştur. Bu yasal nedenlerle davanın feragat nedeniyle reddine, karar verme gereği doğmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
*ASIL DAVA YÖNÜNDEN
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 205,13 TL harçtan (duruşmalı ön incelemeden önce feragat olduğundan 1/3'ü alınmıştır.) dava açıldığı sırada peşin harç olarak yatırılan 32.738,41 TL'den mahsubu ile fazla alınan 32.533,28 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan her hangi bir masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
*BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN
1-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 205,13 TL harçtan (duruşmalı ön incelemeden önce feragat olduğundan 1/3'ü alınmıştır.) dava açıldığı sırada peşin harç olarak yatırılan 615,40 TL'den mahsubu ile fazla alınan 410,27 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
2-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı tarafından yapılan her hangi bir masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle karar verildi. 30/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır