T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/186 Esas
KARAR NO: 2025/869
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 07/03/2025
KARAR TARİHİ: 14/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "
"Müvekkil kurum ile davalı şirket arasında hizmet alım sözleşmeleri imzalanmıştır. Söz konusu firmalarda hizmet alım ihale sözleşmesi kapsamında görev yapan ve işten ayrılan dava dışı işçi ... (T.C No: ...) tarafından açılan ... 12. İş Mahkemesi ... E. ...K. Sayılı dava dosyası neticesinde işçiye tazminat ödenmesine hükmedilmiştir. Açılan ... 12. İş Mahkemesi ... E. ...K. Sayılı dava dosyasını takiben dava dışı işçi tarafından müvekkil kuruma ve davalı şirkete ... 5. İcra Dairesi ... E. Sayılı icra takibi başlatılmıştır. 3- Müvekkil kurum ile davalı arasında imzalanan ihale sözleşmesi ve ekli şartnamelerde söz konusu işçi alacak ve haklarından yüklenici sıfatıyla davalı şirketin sorumlu olduğu belirtilmiştir. Kaldı ki işçilik alacaklarından tamamen sorumlu olan davalı, ... 5. İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyaya 78.806,32 TL(eksik ödeme) yatırmış akabinde müvekkil kurum da dosyaya para yatırarak mükerrer ödeme yapmıştır. Müvekkil Kurum, davalı şirketin yapmış olduğu eksik ödeme nedeniyle yapmış olduğu mükerrer ödemenin iadesini 74.641,39 TL yani 2.886,61 TL eksik bir şekilde almıştır. Müvekkil idare tarafından 2.886,61 TL eksik iade alınmış ve 1.857,63 TL yargılama giderlerine ödenmiştir. Toplamda oluşan 4.744,24 TL davalı şirketten talep edilmiş ancak sonuç alınamamıştır. Yukarıda belirtilen nedenlerle; davalı şirketin işçisi olarak çalışan ... isimli işçiye ve yargılama giderlerine tarafımızca yapılan toplam 4.744,24 TL ödemeden; dava dışı işçinin hizmet alım ihale- sözleşmeleri kapsamında işvereni olmaları, aramızdaki sözleşme(ve ekleri) hükümleri, SGK Kayıtları ve bu konudaki yargıtay içtihatları doğrultusunda davalı şirketler sorumlu olup müvekkilce yapılan ödemenin davalı şirketten rücuen tahsili için iş bu davayı açma zorunluluğu doğmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla davamızın kabulüne karar verilerek; 4.744,24 TL” nin, müvekkil kurumun ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan sorumlulukları oranında rücuen tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılar üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini.." talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı taraflara usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmiş olup davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
(II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER:
(1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ;
... 12.İş Mahkemesi'ne ait ...Esas...Karar sayılı dosyasının iki hafta içinde UYAP sistemi üzerinden mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Dava dışı işçi ...(Tckn:...)'ün bağlı bulunduğu SGK'ya müzekkere yazılarak hizmet döküm cetvelinin iki hafta içinde mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
... 5.İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden dosyamız arasına alınmasına karar verilmiştir.
Davacı kuruma müzekkere yazılarak, davacı kurum ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşmelerin, teknik şartnamelerin ve tüm ihale dökümanının, banka dekontu ve ödeme yazılarının ve ödeme talepleri ve tüm bilgi ve belgelerin araştırılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Davalıya dava dışı işçi ...'e ait işçilik dosyaları ile tüm özlük dosyalarını mahkememize sunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde bu yönde delil sunulamayacağı ve dosyanın mevcut delil durumuna göre karara çıkacağının ihtarına karar verilmiştir.
1 nolu ara karar gereği verilen süre dolduğunda dosyanın mahkememizce resen seçilecek bir iş hukuku alanında uzman hesap bilirkişisine tevdii ile, tarafların iddia ve savunmaları, dosyada mevcut şartname ve sözleşme hükümleri ile Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin... esas ... karar sayılı emsal içtihatında belirtilen kriterler gözetilerek davacının davalıdan talep edeceği rücu alacağının olup olmadığı varsa miktarı hakkında rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişiden alınan 14/09/2025 tarihli bilirkişi raporundan özetle: "Sayın Mahkemece “Tarafların iddia ve savunmaları, dosyada mevcut şartname ve sözleşme hükümleri ile Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin ... esas 2021/3067 karar sayılı emsal içtihatında belirtilen kriterler gözetilerek davacının davalıdan talep edeceği rücu alacağının olup olmadığı varsa miktarı hakkında rapor düzenlenmesinin istenilmesine” hususunda rapor alınmasına karar verilmiş olup bilirkişi görevlendirmesi uyarınca tüm dosya kapsamı incelendiğinde takdir, Savın Mahkeme'ye ait olmakla birlikte; Davacı İETT'nin davalı ...'ten talep edebileceği rücu tazminat miktarının 2.886,61 TL eksik alınmış tutar ve 1.857,63 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 4.744,24 L (2.886.61 TL * 1.847,63 TL) olduğu.." rapor edilmiştir.
Yargılamanın gereğinden fazla uzamaması ve usul ekonomisi göz önünde bulundurularak davalı vekilinin soyut beyandan ibaret mazeretinin reddine karar verilerek tefhimle açık yargılamaya devam olunmuştur.
Geçen celse 1 nolu ara karar gereği verilen kesin süreden sonra beyan dilekçesi sunulduğu görülmüştür.
Geçen celse 3 nolu ara karar gereği eksik avansın ikmal edildiği, 2 nolu ara karar gereği dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin raporunu sunduğu, raporun taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerince bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişi raporuna itirazların takdiren reddine karar verilerek tefhimle açık yargılamaya devam olunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davacı tarafça dava dışı işçi ...'e ödenen işçilik alacağının taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmeleri gereğince rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin...esas, ... karar sayılı, 05/09/2022 tarihli ilamında “Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup, bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.” yönünde belirleme yapılmıştır.
Yine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin ... esas, ...karar sayılı, 18/04/2022 tarihli ilamında "Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.
Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir.
Bu durumda mahkemece yukarıda belirlenen ilkeler çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile davalıların ödenen bedelin yarısından sorumlu tutulması doğru görülmemiştir. Davalı yükleniciler tacir olup, 6102 sayılı TTK'nın 19/2. maddesi gereğince taraflardan biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, kanunda aksine hüküm yoksa diğer taraf için de ticari iş sayılmaktadır. Ticari işlerde 3095 sayılı Yasa'nın 2/2. maddesine göre avans oranında faiz istenebilecektir. Bu halde mahkemece hükmedilen alacağa avans faizine hükmedilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmesi hatalı olmuş kararın belirtilen nedenlerle bozulması gerekmiştir." yönünde belirleme yapılmıştır.
İstanbul BAM 45. Hukuk Dairesinin ...Esas,... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "... Somut olayda, uyuşmazlığın çözümü için taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi, hizmet alım tip sözleşmesi, teknik şartname ve hizmet işleri genel şartnamelerinin sorumluluğa yönelik hükümlerinin tatbiki gerekir. Bu nedenle tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme ve şartname hükümlerinde işçi alacaklarından kimin ne kadar sorumlu olduğuna ilişkin hüküm varsa bu hükümler tarafları bağlar. Konuya ilişkin sözleşme kapsamında çalıştırılan işçilerin, işçi alacağından asıl işveren ve alt işverenin sorumlulukları yönünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. ve 14. Hukuk Daireleri arasında çıkan uyuşmazlıkta Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 05/05/2023 tarihli ... E....K sayılı kararı ile; "...Somut olaya gelince; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7'nci Hukuk Dairesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14'ncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlık, az yukarıda yer verilen emsal Yargıtay ilâmı doğrultusunda giderilmelidir. Dairemiz'in istikrar kazanan uygulamalarında da belirtildiği gibi, hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde, hizmetin yüklenicinin (alt işveren) işçileri tarafından yerine getirilmesi kabul edildiğinden, asıl işverenin yüklenicinin (alt işveren) işçileri ile herhangi bir organik bağı bulunmamaktadır. Hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde, işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlenmekte ve bu şartlarla sözleşme imzalanmaktadır. İş Kanunu'nda, işçiyi korumak amacıyla düzenlenmiş olan asıl işveren ve alt işverenin (yüklenici) müteselsil sorumluluğuna ilişkin düzenlemenin taraflar arasındaki hizmet sözleşmelerinde iç ilişki bakımından uygulanması mümkün değildir. Hizmet alım sözleşmelerinde, işçilerin özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici (alt işveren) lehine herhangi bir hüküm bulunmaması durumunda, yüklenicinin (alt işveren) işçisi ile organik bir bağı olmayan asıl işveren, işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulmamalıdır. Bu itibarla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7'nci Hukuk Dairesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14'üncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlığın, asıl işverence yüklenicinin (alt işveren) işçilerine ödenen ücretlerden yükleniciyi (alt işveren) tamamen sorumlu tutan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin uygulaması doğrultusunda giderilmesi gerekmiştir..." şeklindeki uyuşmazlığın giderilmesine karar verildiği görülmüş olmakla emsal Yargıtay kararı dairemizce de benimsenmiştir.
Emsal karar, TBK'nın 167. maddesinde yer alan "...borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça..." hükmü çerçevesinde değerlendirildiğinde, kararda da ifade edildiği gibi hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde, işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlendiği ve bu şartlarla sözleşme imzalandığı için sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça asıl işverenin sorumluluğuna gidilemeyecektir... Bu durumda, sözleşme kapsamında çalıştırılan işçilerin, işçilik alacaklarından (fazla mesai ücreti ile ulusal bayram-genel tatil ücreti) davacı asıl işveren .... Genel Müdürlüğü'nün sorumlu olduğuna dair hüküm bulunmadığından dava dışı işçilere işçilik alacağından dolayı ödenen bedelden davalı alt yüklenicilerin sorumlu olduğu, yüklenicinin işçisi ile organik bağı olduğu ispatlanamayan davacı asıl işverenin rücu hakkı bulunduğundan davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir...".
Tüm bu genel tespitlerden sonra dava dilekçesi, bilirkişi raporu ile birlikte tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arasında imzalanan hizmet alımına ait sözleşme ve teknik şartnameler incelendiğinde; sözleşme ve şartnamede ihale konusu iş kapsamında çalıştırılacak işçi personellerin ücret ve tazminatlarından davacı asıl işverenin sorumlu olacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığı; bu nedenle davacının dava dışı işçiye ödediği işçilik alacakların tamamını dava dışı işçinin davalı alt işverendeki toplam hizmet süresine göre davalı alt işverene rücu edebileceği, Yargıtay’ın yukarıda da değinilen 05/09/2022 tarihli kanun yararına bozma ilamı ile güncel içtihatlarında kabul edildiğinden; bu yönde değerlendirme yapılmıştır.
İşbu dosyamızda iş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı olmayıp SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekmiştir.
Dava dışı işçinin hizmet süresi dikkate alınmak suretiyle işçiyi çalıştırdığı dönemle orantılı olarak davalı yüklenicinin asıl işverene karşı sorumlu olduğu kanaatine varılmış; rücu talebine konu ... 12. İş Mahkemesinin ... E.,...K. sayılı kararına esas dava dışı işçi ...'ün hesaplama dönemi olan 01/09/2018-3 1/03/2021 dönemine ilişkin tüm çalışmasının davalı Beydağ Temizlik uhdesinde gerçekleştiği, bu nedenle karar kapsamında kabul edilmiş olan tüm alacak kalemleri ve tutarlarından davalının sorumlu olması gerektiği, ... 12. İş Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasında davacı ... tarafından 23/08/2024 tarihinde 704,48 TL arabulucu ücreti ile 1.153,15 TL bakiye karar harcı toplamı 1.857,63 TL yargılama gideri ödendiği, bu ödemeden davalının sorumlu olduğu; ... 5. İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası incelendiğinde ise, ödeme icra emrinin davacı ve davalıya tebliğ edildiği, davalının 02/09/2024 tarihinde icra dosyasına 78.806,32 TL ödeme yaptığı, aynı gün 90,00 TL daha yatırdığı; 12/09/2024 tarihinde dosya hesabı yapıldığında 2.886,61 TL bakiye borç bulunduğunun anlaşıldığı, davacının 13/09/2024 te 77.528 TL yatırdığı; eksik kalan bedelin düşülmesinden sonra davacıya 74.641,39 TL iade edildiği; davalı tarafından icra dosyasına 2.886,61 TL eksik ödeme yapıldığı anlaşılmış; 2.886,61 TL + 1.857,63 TL toplamı 4.744,24 TL rücu talebinde davacının haklı olduğu kanaatine varılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 16/1. Maddesi kapsamında davalının tacir olması, dava konusu alacağın davalının ticari işletmesi ile ilgili olması, TTK m. 19/2 uyarınca taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır yönündeki hüküm de gözetilerek hükmedilen alacağa davacı tarafın talebi doğrultusunda ticari (avans) faiz uygulanmasına, ayrıca faizin başlangıç tarihi açısından son ödeme tarihi olan 13/09/2024 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiş; davalının sorumluluğu esas alınarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; 4.744,24 TL rücu alacağının 13/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından tekrar alınmasına yer olmadığına,
3-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m. 26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan; 615,40TL Başvuru Harcı, 615,40TL Peşin/nisbi Harcı, 5.482,50TL Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 6.713,30TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 4.744,24TL üzerinden hesaplanan 4.744,24TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE,
Dair, yapılan inceleme sonucunda davacı vekilinin huzurunda, dava konusu miktar HMK'nın 341/2. Maddesindeki sınırın altında kaldığından dolayı KESİN olmak üzere karar verildi. 14/10/2025
Katip
¸E-imzalıdır
Hakim
¸E-imzalıdır