T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/343 Esas
KARAR NO: 2025/1109
DAVA: İtirazın iptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/05/2025
KARAR TARİHİ: 10/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın iptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Davalı ile müvekkil şirket arasında alım satıma dayalı olarak ticari ilişki bulunmaktadır. Müvekkil şirket, otelcilik, turizm ve ticaret işleriyle iştigal eden Davalı Şirkete şampuan, masaj yağı, yüz ve vücut bakım ürünleri, hijyenik torba gibi her türlü kişisel bakım ürünleri, banyo - hijyen malzemeleri – temizlik malzemeleri satmıştır. Satılan ürünler, Davalı Şirket'e eksiksiz olarak teslim edilmiş, her bir satış için fatura düzenlenmiştirMüvekkil şirket, sözleşmeden doğan yükümlülüklerini eksiksiz şekilde ifa etmiş olmasına rağmen; Davalı/ Borçlu tarafça satın aldığı malzeme karşılığı bedelleri tam ve eksiksiz olarak ödenmemiştir. Bu nedenle, ödenmeyen fatura alacaklarının tahsili amacıyla Davalı/Borçlu aleyhine ... 30. İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Davalı tarafça, borca ve takibe itiraz edilerek işbu icra takibi durdurulmuştur. Davalı borçlu, icra takibine itiraz dilekçesinde her ne kadar borca, borcun aslına, fer'ilerine itiraz ettiğini beyan etmişse de Davalı/ Borçlu'nun itirazları hukuken dayanaksızdır. Davalı taraf, müvekkil şirketten satın aldığı mallara karşılık ödemeleri yapmamıştır.Davalının, ... 30. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu asıl alacak, faiz ve tüm ferilerine yönelik itirazının iptali ile takibin devamına, davalının haksız itirazı sonucu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı yana, dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi sunmamış , duruşmalara da vekil veya temsilci aracılığıyla katılınmamıştır.
DELİLLER:
... 30. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası, faturalar, ürün teslim tutanakları, sevk irsaliyeleri, cari hesap ekstreleri, ticari kayıtlar, 10/11/2025 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; sözleşme ve faturalardan kaynaklı olarak davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK 67. madde uyarınca iptali talebine ilişkindir.
... 30.İcra Dairesi'nin ...takip sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısı ... Şirketi tarafından, borçlu ... Şirketi aleyhine 114.422,41TL'nin icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %51,75 oranında faiz işletilmek kaydı ile tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK.m.67 hükmü uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişiden alınan 10/11/2025 tarihli raporda özetle; "Davacı Takip Alacaklısı ... ŞTİ'nin yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; 2024 yıllarında, Yevmiye, Envanter ve Defter-i Kebir defter Noter Açılış ve Kapanış tastiklerinin süresinde alındığı,ticari defterlerin T.T.K' nu ve V.U.K' nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davacı Takip Alacaklısı ...ŞTİ'nin Taleple bağlılık ilkesi gereği, Takipte talep ettiği Toplam 23 adet ve 105.984,00 TL bedelli Davalı Takip Borçlusu ...ŞTİ adına kestiği faturaları, Muhasebe standartlarına uygun olarak kendi Ticari Defter ve Kayıtlarında işlediği ve BS Bildirim Form marifetiyle ilgili tutarları (mevzuat gereği KDV hariç 5.000,00 TL üzeri) Vergi Dairesine beyan ettiği, bu faturalardan 20 adet ve 98.922,00 TL bedel bakımından Teslimi belge ile ispat ettiği, Davalı Takip Borçlusu ...LTD.ŞTİ tarafından kendi adına kesilen faturaları, yasal süresinde ve usulüne uygun İtiraz etmediği, BA Bildirim Form marifetiyle, ilgili tutarları (mevzuat gereği KDV hariç 5.000,00 TL üzeri) Vergi Dairesine beyan ettiği, Davalı Takip Borçlusu ...ŞTİ tarafından kendi adına kesilen faturalar nezdinde ödendiğini ispat ve tesvik eden banka işlem dekontu, ödeme belgesi vs sunmadığından, Ödeme yapıldığı hususunun bu aşamada ispata muhtaç olduğu, Davacı Takip Alacaklısı ...ŞTİ'nin, Davalı Takip Borçlusu ...ŞTİ'nden İcra Takip Tarihi (27/08/2024) itibariyle, 98.922,00 TL Asıl Alacak ve (İstenen Avans Faiz Oranı) 7.924,55 TL İşlemiş Faiz ile birlikte Toplam 106.846,55 TL Alacaklı olduğunun hesaplandığı, (Talep:114.422,41 TL)S." rapor edilmiştir.
Davalı yanca defter ibraz edilmemiş olması nedeniyle davalı yan ticari defter ve kayıtları incelenememiştir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle, HMK m.222/3'de yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “Diğer Tarafın Ticari Defterlerini ibraz etmemes” şeklinde değiştirilmiş, tarafların ticari defterlerini sunmaması hali de usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için yeterli görülmüştür.
Nitekim, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile şu şekilde değerlendirmelerde bulunulmuştur: "...Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." demiştir. ( Benzer mahiyetteki Yargıtay 15.H.D. ... Esas, ... Karar sayılı kararı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin ...Esas ... karar nolu kararı)
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında alım satım sözleşmesinden kaynaklı süregelen ticari bir ilişki bulunduğu, davacı tarafça sözleşme kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklı olarak davalı yan aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafa, ticari defter ve belgelerini ibraz etmesi, ibraz edemiyorsa mazeretini ile birlikte ticari defter ve kayıtlarını incelemek üzere bulundukları yeri bildirmesi, ticari defter ve belgeleri ibraz etmez ve mazerette bildirmez ise, defter ibrazından kaçınmış sayılacağı ve davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının esas alınacağı ihtaratını içerir duruşma zaptının davalı yana tebliğ edilmiş, davalı tarafça defter inceleme günün de defterler ibraz edilmediği için davalı yan ticari defterleri incelenmemiş ve HMK 220/3.maddesi hükmü uyarınca davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı anlaşılmıştır. Davacı şirketin ticari defterlerinin TTK 69. Madde ve 213 Sayılı Kanunun 216. md gereğince açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, usulüne uygun şekilde tutulduklarından TTK 85. ve HMK 222. maddesi gereğince sahibi olan davacı lehine delil niteliğine haiz olabileceği kanaati oluşmuştur. Davacı taraf ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde düzenlenen rapora göre, davacı yanın takip tarihi itibariyle takibe konu faturalardan kaynaklı olarak davalı yandan 98.922,00 TL alacaklı olduğunun ticari defter kayıtları ile ispatlandığı, davalı yanın bu miktarı ödediğini iddia ve ispat edemediği, davalı yanın asıl alacak yönünden takipten önce temerrüte düşürülmediği, bu nedenle takibe kadar işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla davalı yanın icra takibine yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin devamına, alacağın faturalardan kaynaklı likit bir alacak olması nedeniyle davacı lehine % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalı yanın ... 30. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 98.922,00TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-98.922,00TL alacağın %20'si oranında hesaplanan 19.784,00TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.757,36TL harçtan peşin alınan 1.954,05TL'nin ve davacı tarafça icra dosyasına yatırılan 572,11TL harçların toplamı olan 2.526,16TL'nin mahsup edilerek bakiye 4.231,20TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 623,15TL'sinden davacı tarafın, 3.976,85TL'sinden davalı tarafın sorumlu olması kaydı ile tahsili ve hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 2.526,16TL peşin harç, 615,40TL başvuru harcı gideri toplamı olan 3.141,56TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden davanın kısmen kabul edilen 98.922,00TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan AAÜT gereği takdir olunan 45.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 90,00TL tebligat, posta gideri ile 9.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.090,00TL yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre 7.858,60TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.10/12/2025
Katip
¸e-imza
Hakim
¸e-imza