T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/400 Esas
KARAR NO: 2025/1087
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/05/2025
KARAR TARİHİ: 09/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "
" Davalı tarafından ... adresinde 0200 mm'lik şebeke hattı hasara uğratılmış olup, söz konusu hasar İdaremiz tarafından onarılmıştır. Buna dair iş emirleri ve hasar onarım giderlerine ilişkin belgeler ektedir. İşbu hasarın onarımı sebebiyle tahakkuk eden bedellerin zarar verenlerden tahsili amacıyla -KDV dahil- toplam 14.182,19 TL borç davalı yana tahakkuk ettirilmiştir. Verilen hasar bedellerinin ödenmesi için, davalı şirkete İhtamame çekilmesine tağmen hasar bedelleri ödenmemiştir. Davalı tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine 14.182,19-TL hasar bedeli ile 20.203,33-TL işlemiş faiz olarak toplam 34.385,52 TL'nin tahsili amacıyla ... 20, İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapılmış ve borçluya ödeme emri gönderilmiştir. Davalı ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz etmiştir. Borçlu itirazında takibe konu borca, faize, ve fer'ilerine külliyen itiraz etmiş, takibin durdurulmasını talep etmiştir. Davalı tarafından borca ve faize itiraz edilmesi üzerine tarafımızdan ... Başvuru nosu ile Arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş olup,... nolu Arabuluculuk dosyasından yapılan görüşmeler neticesinde anlaşmaya varılamamış ve ekte sunulan tutanak tarızim edilerek dava sartı olan Arabuluculuğa basvuru şartı yerine getirilmiştir.Haksız ve dayanaksız itirazın iptali ile takibin devamına; Borçlunun » 20'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatını ödemesine; Yargılama giderleriyle, vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini.." talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle;
"Müvekkil şirketin ticaret ünvanı ...hizmetleri anonim şirketi olup davacı tarafından belirtilen adreslerde gerçekleştirilen fiber optik altyapı çalışmaları müvekkil şirket tarafından yapılmamıştır. Huzurdaki davaya konu olayda davacı tarafından müvekkil şirkete yükletilen haksız fiilin unsurları oluşmamıştır. Huzurdaki davaya konu zararın müvekkil şirket tarafından meydana getirildiğine dair somut delil bulunmamaktadır. Davacı tarafın icra inkâr tazminatı talebi haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup işbu talebin reddi gerekmektedir. Davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmekteyiz. İşbu haksız ve hukuka aykırı davanın reddi ile davacı tarafından müvekkil şirket aleyhine hükmedilmesi talep edilen icra inkar tazminatının tümüyle reddine,
davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine,
vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini.." talep ve dava etmiştir.
(II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER:
(1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ;
... 20. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden mahkememiz dosyası arasına alınmasına karar verilmiştir.
... Altyapı ve Koordinasyon Müdürlüğüne müzekkere yazılarak 10.11.2021 tarihinde yada öncesinde ilgili mahalde (...) çalışma yapılmasına ilişkin ruhsat verilip verilmediği hususunun sorulmasına varsa ruhsat dosyasının uyap sistemi üzerinden gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Davalı vekilinin zamanaşımı definin esas hükümle birlikte değerlendirilmesine karar verilmiştir.
Davacı vekiline ... adresinde varsa şebeke hatlarına ilişkin proje, şebeke hattının nerelerden geçtiği ve şebeke hattının kaç metre derinlikte bulunduğuna yönelik tüm kayıtların ve projelerin mahkememize sunulması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde dosyanın mevcut delil durumuna göre karara çıkacağının ihtarına karar verilmiştir.
Dosyanın bir elektrik mühendisi bilirkişisine tevdii ile, takibe konu eylem nedeniyle davalının kusurlu olup olmadığı, kusur ve alacak miktarının tespiti ile davacının faize hak kazanıp kazanmadığı, kazanmışsa takipteki faiz miktarının doğru olup olmadığı konusunda rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi raporundan alınan 05/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle:"Hasarın davalı şirketin kazı çalışmaları nedeniyle meydana geldiği, davalı şirketin kusurlu olduğu, ...'nin herhangi bir kusurunun bulunmadığı, talep edilen 14.182,19 TL'lik onarım bedelinin uygun olduğu, davacının faiz talep etme hakkının bulunduğu ve faiz miktarının doğru hesaplandığı.." rapor edilmiştir.
Davalı vekilinin 24/07/2025 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi üzerine dosya yeniden ele alınarak incelenmiştir.
Dosyaya sunulan bilirkişi raporunun hükme esas alınabilir nitelikte olmadığı, davalının savunmasının değerlendirilmediği, bilimsel açıklama içermediği anlaşılmakla; dosyanın yeni bir elektrik mühendisi bilirkişisine tevdii ile, takibe konu eylem nedeniyle davalının kusurlu olup olmadığı, kusur ve alacak miktarının tespiti ile davacının faize hak kazanıp kazanmadığı, kazanmışsa takipteki faiz miktarının doğru olup olmadığı konusunda rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişiden alınan 27/10/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: " Hasarı Oluşturan Şirketin Kusur ve Sorumluluğu: Dosya münderecatında bulunan belge ve belgelerden davacı ... Genel Müdürlüğünün isale hattı, fiber optik kablo döşenmesi için yapılan kazı nedeniyle hasar görmüş olup hasara davalı ... Şirketi'nin veya ... Şirketi'nin sebebiyet verdiği, meydana gelen hasar nedeniyle hangi şirketin kusurlu ve zarardan sorumlu olduğu hususunda takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, İcra Takip Tarihine Kadar Gecikme Faizi: Davacının tesislerine verilen hasar bedeli son ödeme tarihine kadar ödenmemiş olduğundan 6183 Sayılı K. 51.Maddesi kapsamında takip tarihi itibariyle değişen oranlar üzerinden Gecikme Faizi 11.887,22 TL olarak hesaplanmıştır. Davacı Şirketin İcra Takip Tarih, Davacı şirketin asıl alacağı 9.927,53 TL İcra takip tarihine kadar birikmiş faiz 11.887,22 TL Davacı şirketin toplam alacağı 21.814,75 TL İtibarıyla Alacak Davacı ...'nün icra takip tarihi itibariyle 21.814,75 TL'yi Sayın Mahkemenin takdiri sonucunda davalı ... Şirketi'nden talep edebileceği.." rapor edilmiştir.
Bilirkişi raporuna itirazların takdiren reddine karar verilerek tefhimle açık yargılamaya devam olunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; ... 20. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi istemine ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”. Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. Madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 190. maddesi gereğince herkes iddiasını ispatla mükelleftir.
Yargıtay 4. HD'nin ... E. ... K., Yargıtay 3. HD ... E....K.) Sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere;" tüketilmeyen elektrik santrallerde otomatik olarak üretilmeyip ancak kullanıldığı anda üretilerek enerji nakil hatları üzerinden dağıtılan bir enerji türüdür. Kullanılan enerji miktarı günün değişik saatlerinde farklı olduğundan kesinti (inkıta) süresi belirlenemez ve bu sebeple de satılamayan enerji bedeline hükmedilemez." "Hasar nedeniyle enerji nakil enerjisinin beslediği mahalde bir miktar elektrik kesintisinin olduğu muhakkaktır. Davacı elektrik enerjisi üreten bir şirket değildir, sadece dağıtımını yapmaktadır. Dolayısıyla kesinti nedeniyle henüz üreticiden bir elektrik almamıştır. Öte yandan mesken ve işyerlerine kullanılan elektrik miktarı günün değişik saatlerinde farklılık göstermektedir. Kablodaki hasar nedeniyle bir mahaldeki kesintinin hasar görmeyen enerji nakil hattından beslenmesi olanağı da mevcuttur. Kullanılan enerjinin kesinti süresinin kesin olarak belirlenmesinin mümkün olmadığı dikkate alındığında satılamayan enerji bedeli talep edilmesi usul ve yasaya uygun değildir."(İzmir BAM 4. HD... E. ...K.) içtihatlar gereğince gerçek zarar ilkesine göre dağıtılamayan enerji bedeli alacak kalemi olarak dahil edilmemelidir.
Elektrik Dağıtımı Ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliğine göre, abonelerin, yıllık eşik değerlerin aşılmasında veya günlük süreleri aşan kesintilerde dağıtım şirketi tarafından ilgili kullanıcıya tazminat ödenmesi gerekmektedir. Yani, sözü geçen yönetmelik, davacı şirketin abonelere tazminat ödemesine ilişkindir. Bu nedenle, eşik kesinti süresi aşım bedelinin talep edilebilmesi için sözü geçen bedeli ilgili kullanıcılara ödediğini somut belgelerle kanıtlaması gerekmekte olup, gerçek zarar ilkesi gereğince eşik kesinti süresi aşım bedeli talebi yönünden alacak kalemi olarak dahil edilmemelidir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 12.12.2007 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "... Medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olan bütün gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine sahiptirler. Mahkemenin taraflar arasında dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatlarına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa davanın esası hakkında bir karar verilemez; dava, sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Görüldüğü üzere, taraf sıfatı usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu sübjektif hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunu olduğundan taraf sıfatının yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için defi değil, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülmesi mümkün ve mahkemece de kendiliğinden nazara alınması zorunlu bir itiraz niteliğindedir. Uygulamada sıfat yerine genel olarak "husumet", davacı bakımından "aktif husumet ehliyeti", davalı bakımından "pasif husumet ehliyeti" tabirleri kullanılmaktadır. Husumet dava şartı olup, kamu düzenine ilişkin bulunduğundan, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gereken bir husustur...".
İstanbul BAM 4. Hukuk Dairesinin ...Esas, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "... Dosya kapsamından dava dilekçesi ekinde yer alan fotoğrafların hasar tarihindeki hasar mahalline ait olup olmadığının anlaşılamadığı, davacı tarafından dinletilen tanıkların bu takibe konu hasar tutanak mümzisi yahut bu takibe konu hasarı gören görgü tanıkları olmadığı, davacı tarafından dinletilen tanıkların somut hasara ilişki beyanda bulunmayıp hasarı genelde ... ya da ... verir şeklinde tahmine dayalı beyanda bulundukları anlaşılmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”. Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. TBK madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 190. maddesi gereğince herkes iddiasını ispatla mükelleftir. Dosyada mevcut delil durumuna göre, ispat yükü kendisine düşen davacının davaya konu hasarı davalının yahut davalıya bağlı yüklenicinin verdiği usulüne uygun bir biçimde ispat edilmemiştir. Bu sebeple davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmesi geerkmiştir...".
Davaya konu ... 20. İcra Müdürlüğünün ... icra takip dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 14.182,19 TL hasar bedeli, 20.203,33 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 34.385,52 TL alacak yönünden takip talebinde bulunulduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun süresinde borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve süresi içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür.
... tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği" nin 4. Maddesinde tanımlandığı üzere "altyapı" kavramı "içme suyu kanalizasyon projeleri, elektrik doğalgaz, telefon, kablolu televizyon bağlantı hatları gibi telekomünikasyon projeleri hafif yaylı toplu taşıma ve metro projeleri, termal ısınma ve enerji besleme projeleri ve benzerleri gibi raylı toplu taşıma sistemleri ile yollar ve kaplamaları" ifade etmekte ve kazı çalışmalarına başlanılmadan alt yapı kazı müsaadesi alınması zarureti bulunmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümü kapsamında ... 20. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası, davacı taraftan ...adresinde varsa şebeke hatlarına ilişkin proje, şebeke hattının nerelerden geçtiği ve şebeke hattının kaç metre derinlikte bulunduğuna yönelik tüm kayıtlar ve projeler, ... Altyapı ve Koordinasyon Müdürlüğünden 10.11.2021 tarihinde yada öncesinde ilgili mahalde (...) çalışma yapılmasına ilişkin ruhsat verilip verilmediği hususunun sorulmasına varsa ruhsat dosyası celp edilmiştir. Akabinde dosya, takibe konu eylem nedeniyle davalının kusurlu olup olmadığı, kusur ve alacak miktarının tespiti ile davacının faize hak kazanıp kazanmadığı, kazanmışsa takipteki faiz miktarının doğru olup olmadığı konusunda rapor hazırlamak üzere elektrik mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi, 05/07/2025 tarihli raporunda hasarın davalı şirketin kazı çalışmaları nedeniyle meydana geldiği, davalı şirketin kusurlu olduğu, ...'nin herhangi bir kusurunun bulunmadığı, talep edilen 14.182,19 TL'lik onarım bedelinin uygun olduğu, davacının faiz talep etme hakkının bulunduğu ve faiz miktarının doğru hesaplandığı yönünde rapor düzenlemiştir. Davalı vekilinin 24/07/2025 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi üzerine; 12/08/2025 tarihli ara karar ile dosyaya sunulan bilirkişi raporunun hükme esas alınabilir nitelikte olmadığı, davalının savunmasının değerlendirilmediği, bilimsel açıklama içermediği anlaşılmakla; dosyanın yeni bir elektrik mühendisi bilirkişisine tevdii ile, takibe konu eylem nedeniyle davalının kusurlu olup olmadığı, kusur ve alacak miktarının tespiti ile davacının faize hak kazanıp kazanmadığı, kazanmışsa takipteki faiz miktarının doğru olup olmadığı konusunda rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkiş; 27/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda dosya münderecatında bulunan belge ve belgelerden davacı ... Genel Müdürlüğünün isale hattı, fiber optik kablo döşenmesi için yapılan kazı nedeniyle hasar görmüş olup hasara davalı ... Şirketi'nin veya ... Şirketi'nin sebebiyet verdiği, meydana gelen hasar nedeniyle hangi şirketin kusurlu ve zarardan sorumlu olduğu hususunda takdirin Mahkemeye ait olduğu kanaati bildirilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama , taraf beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dosya kapsamındaki hasar tespit tutanakları, fotoğraflar ile taraf iddia ve savunmaları hep birlikte dikkate alındığında hasarın gerçekleştiği hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, tarafların bu hasarda kusur durumları ile davalının gerçekleşen zarardan sorumlu olup olmadığı noktasındadır. İstanbul BAM 3. Hukuk Dairesinin ...Esas, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "... Davada sıfat, tarafın, dava konusu maddi hukuk ilişkisinin süjesi olup olmamasıyla ilgilidir. Sıfat, davanın tarafı ile dava konusu hak arasında "hak ilişkisine dayalı bağ" dır. Taraf ve dava ehliyeti; davanın tarafları ile ilgili olduğu halde, sıfat, dava konusu hakka ilişkindir. Uygulamada sıfat yerine genel olarak "husumet", davacı bakımından "aktif husumet ehliyeti" davalı bakımından "pasif husumet ehliyeti" tabirleri kullanılmaktadır. 6100 sayılı HMK’nın “Tarafta iradî değişiklik” başlıklı 124. maddesi gereğince, bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Somut olayda, ... sayılı aboneliğin ise dava dışı ... A.Ş. Arasında olduğu anlaşılmakla bu abonelik nedeniyle de pasif husumet ehliyetinin olmadığı, davacının abonelik sözleşmesinin tarafını bilebilecek durumda olduğu, husumetin bu abonelikle ilgili ihatalı gösterilmesinin yukarıda anılan hüküm gereği kabul edilebilir hata niteliğinde de olmadığı açık olmakla mahkeme kararında belirtilen gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygundur...".
Mahkememiz önündeki olayda; davacının davalı tarafından 05.11.2021 tarihinde ... adresinde yapılan çalışmalar sırasında, davacının tesislerine hasar verildiğinden bahisle, hasar bedelinin tahsili bakımından yapılan icra takibine davalının itirazının iptalini talep ettiği, davacı meydana gelen zararın davalı tarafından verildiğini iddia etmiş ise de, ... Altyapı ve Koordinasyon Müdürlüğünün 30/05/2025 tarihli müzekkere cevabında ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak adresinin de olduğu; ... ŞİRKETİ'ne 8677 metrelik “...” kazısı için 26.07.2021 — 15.04.2022 tarihleri arasında ... sayılı Altyapı Kazı Ruhsatının verildiğinin bildirildiği; bu suretle kazıyı yapan ve hasarı gerçekleştirilen şirketin ... ŞİRKETİ olduğu; işbu dosya davalısının ise ... ŞİRKETİ olduğu; davacının makul bir araştırma ile hasarı gerçekleştiren şirketin hangi şirket olduğunu tespit edebileceği, zararın davalı tarafından verildiğinin ispatlanamadığı; davalının husumetinin bulunmadığı kanaatine varılmakla, davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından tekrar alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT m. 7/2 gereğince Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinden; dava değeri olan 34.385,52 TL üzerinden hesaplanan 5.501,68 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Davalı tarafından yapılan 6.480,00TL bilirkişi-tebligat-posta giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE,
Dair, yapılan inceleme sonucunda taraf vekillerinin huzurunda, dava konusu miktar HMK'nın 341/2. Maddesindeki sınırın altında kaldığından dolayı KESİN olmak üzere karar verildi. 09/12/2025
Katip
¸E-imzalıdır
Hakim
¸E-imzalıdır