T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/43 Esas
KARAR NO: 2025/222
DAVA: İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156))
DAVA TARİHİ: 01/09/2021
KARAR TARİHİ: 20/03/2025
Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ile yüklenici ...Ltd. Şti. A.Ş. arasında ... 19. Noterliği'nin... tarih ve ... yevmiye numaralı "Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi" akdedildiğini, yüklenici olarak sözleşmeyi akdeden ...Tic. Ltd. Şti.'nin ... tarihli ... sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanan ilanla tam bölünme nedeni ile infisah ettiğini, şirketin varlıkları ile borçlarının davalı şirketlere devredildiğinin anlaşıldığını, müvekkili tarafından ... 22. Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmeden doğan borçların bölünme planı uyarınca hangi şirkete devredildiği hakkında 7 gün içerisinde bilgi verilmesinin talep edildiğini ancak davalı şirketler tarafından müvekkillerine cevap verilmemiş olduğunu, ... 19. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi'nin 9. Maddesinde kat mülkiyeti kuruluncaya kadar emlak vergilerinin yüklenici tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığını, yükleniciye sözleşmede üstlendiği edimi yerine getirmesi için ... 22. Noterliği aracılığı ile... tarih ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini, ödemenin yapılması veya emlak vergisi borcunu karşılayacak tutardaki teminatın TBK md. 195/III uyarınca taraflarına tevdi edilmesi ihtarında bulunulduğunu, söz konusu ihtara cevap verilmediğini ve gereğinin yerine getirilmediğini, ... Arabuluculuk Bürosu'na başvurulduğunu 21/04/2021 tarihinde gerçekleşen oturumda tarafların anlaşmaya varamadığının tutanak altına alındığını, bunun üzerine müvekkili tarafından ... 26. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası kapsamında fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 1.526.957,32-₺'lik kısmı ...'a, 542.354,14-₺'lik diğer kısmı da ...'a ait olmak üzere şimdilik 2.068.951,46-₺ tutarındaki emlak vergi borcu bakımından TBK md. 195/III uyarınca teminat gösterilmesi için iflas yolu ile icra takibi başlatıldığını, borçlu şirketlerin takibe itiraz ettiklerini, itirazlarının haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek davanın kabulü ile ... 26. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kaldırılarak davalı şirketler hakkında iflas kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; davanın dayanağı olarak ... 19. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı "Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi"nin gösterildiğini, bu sözleşmenin akitleri arasında ...Tic. A.Ş.'nin bulunmadığını, bu müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkile ... Tic. A.Ş.'nin yüklenici sıfatı ile edimlerini yerine getirdiğinden ... 19. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi'nin 2015 yılı itibari ile sonlanmış olduğunu, ...A.Ş.'nin ediminin ifası sonrası kurulmuş olmasının aynı husumet itirazının bir diğer haklılık nedeni olduğunu, davacı tarafından açılan ... 26. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı takibe müstenit gösterilen ... 19. Noterliği'nin ...tarih ve ... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi'nin "Uyuşmazlığın Çözümü" başlığındaki 42. maddesi gereğince İstanbul Ticaret Odası'nın hakem mahkemesince tayin edilecek 3 kişilik hakem kurulu marifeti ile çözümlenmesine dair tahkim şartı taşıması tahkime dair bu hükmün geçerli ve yasal olması ile akitler arasında yapılmış bulunması karşısında uyuşmazlığın hakemde çözümü için davanın usulden reddinin gerektiğini, diğer yandan davacıların sözleşme hükümlerine göre bitirilen eseri edimi kabul etmediklerinden kendilerinin temerrüde düştüğünü, talep edilen alacağın davacıların kendi borçları olduğunu, temerrütten sonra doğan ve davacıların kusuru ile ödememeleri olduğu gözetilmekle müvekkillerine atfedilecek sözleşmesel bir yükümlülük bulunmadığını, borcu kabul manasına gelmemesi kaydıyla talep edilen bedelin kamu alacağı olduğunun davacı tarafça kamu alacağının borçlularının kendileri olması ve henüz ödemedikleri anlaşılmakla bu alacağa karşı bir teminat ya da rücuen alacak talebinde bulunmalarının yasal olmadığını, sözleşmesel olarak müvekkiline borçlu olduklarını, iş bu davada değil, Tahkim'de hak ve alacağın olup olmadığı tayin edildikten sonra depo kararı verilebileceğini belirterek davanın öncelikle Tahkim şartı nedeni ile usulden, müvekkillerinin davacı tarafa borcu bulunmaması sebebi ile esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, 2004 sayılı İİK'nun 156/3 maddesine dayalı olarak alacaklı tarafından açılmış borçlunun itirazının kaldırılması ve borçlunun iflasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
Mahkememizce ... 26. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası getirtilmiş, incelenmesinde; alacaklı ... ile ... tarafından borçlu ...Tic. A.Ş. ve ... Tic. A.Ş. aleyhine 2.068.951,46-₺ teminat alacağının fazlaya ilişkin tüm haklar saklı kalmak üzere borçlu şirketlerin ... 19. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile müteselsilen üstlenmiş oldukları emlak vergi borçlarının ödenmemesinden dolayı TBK. md. 195/III uyarınca teminat tutarının 1.526.597,32-₺'lik kısmı ...'a, 542.354,14-₺'lik diğer kısmı da Nihal Ayaydın'a ait olmak üzere şimdilik 2.068.954,46-₺'lik teminatın gösterilmesi talebi ile 11/08/2021 tarihinde iflas yolu ile icra takibi başlatıldığı, borçlu vekilinin yasal süresinde sunmuş olduğu itiraz dilekçesinde tahkim itirazında bulunduğu, borca ve fer'ilere itiraz ettiği, itiraz nedeni ile takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin ... E.K. sayılı 28/03/2024 tarihli kararı ile "...Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına..." şeklinde karar verilmiş, kararın istinafı neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin...E.K. sayılı 04/07/2024 tarihli kararı ile "...3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar ve 28/03/2024 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan REDDİNE..." karar verilmiş, kararın temyizi neticesinde Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin ...E.K. sayılı 16.10.2024 tarihli ilamıyla "...Bu davada önce borçlunun itirazı değerlendirilecek ve bu değerlendirmenin sonucuna göre iflas davası aşaması başlayacaktır. Bu durum en belirgin şekilde iflas bildirimleri ve iflas ilanlarında ortaya çıkmaktadır. İflas takibine itiraz edilmemesi üzerine açılan iflas davasında iflas ilan ve bildirimleri davanın başında ilk tensiple birlikte yapılırken, iflas takibine itiraz üzerine açılan iflas davasında alacak tespit edilip itirazın kaldırılmasına karar verildiğinde iflas ilan ve bildirimleri yapılmaktadır. Burada alacağın esası hakkında neticeten bir karar verilmese de, bir ara kararla itirazın kaldırılmasına ve depo emrinin yerine getirilmesine karar verilmekte, depo emrinin yerine getirilmemesi halinde ancak iflas ilan ve bildirimlerinin yapılmasına karar verilmektedir. Bu durum dikkate alındığında, iflas takibine itiraz edilmemesi üzerine borçlunun iflasının istenmesinde birbirinden ayrılması mümkün olan iki talebin yargılamasının birbirini takip eder şekilde ve birinin sonucuna göre diğerinin değerlendirileceği bölünebilen iki talepli bir dava olduğunu görmekteyiz (Dinç, İlhan; Genel İflas Yoluyla Takibe İtirazın Kaldırılması ve İflas Davasının Tahkime Elverişliliği, TAAD, Yıl 1, Sayı 41(Ocak 2020), s. 427-463). Bu iki talebin bölünmesinin ve ayrı ayrı değerlendirilmesinin mümkün olup olmadığına göre bu davanın (uyuşmazlığın) tahkime elverişli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir. Böyle bir durumda öncelikle alacağın var olup olmadığı, yani itirazın yerinde olup olmadığı dava konusu yapılmaktadır. Bu dava niteliği itibariyle bir alacak davası olduğundan maddi hukuka göre bir değerlendirme yapılması gerekecektir. Bu durumda da taraflar arasındaki uyuşmazlığın maddi hukuka göre değerlendirilmesi sırasında bir tahkim sözleşmesinin bulunması durumunda bu sözleşmenin dikkate alınması gerekir. Bu aşaması itibariyle bu davanın tahkime elverişli olduğu sonucuna ulaşmaktayız. Taraflar arasındaki alacakla ilgili tahkim şartı varsa öncelikle tahkime başvurularak alacağa ilişkin uyuşmazlığın neticelendirilmesi, bu neticeye göre iflas davası açılması gerekir. Buna uyulmaması, yani tahkim şartı bulunan bir uyuşmazlık hakkında iflas yoluyla takip başlatılması ve itiraz edilmesi üzerine iflas davası açılması durumunda tahkim ilk itirazı ileri sürülebilir. İflas davasının açıldığı ticaret mahkemesinin bu itiraz üzerine, uyuşmazlık da tahkime elverişli ise, tahkim şartı nedeniyle davanın usulden reddine karar vermesi gerekir. Zira burada iflas davasından önce itirazın kaldırılması talebinin değerlendirmesi, ancak itirazın haksız olduğuna karar verilmesi halinde, itirazın kaldırılmasına karar verilmesi ile iflas aşaması başlamaktadır. İtirazın kaldırılması davasında tamamen maddi hukuka göre bir değerlendirme yapılmaktadır. Maddi hukuk aşamasında da geçerli bir tahkim şartı varsa tahkim itirazının kabulü gerekir. Davaya konu olaya gelince, taraflar arasındaki sözleşmenin 42. maddesinde “İşbu sözleşmeden doğan uyuşmazlıklar, tapu iptali davası dışında, ... Ticaret Odası'nın Hakem Heyetince seçilecek üç (3) Hakem Kurulu marifetiyle tahkim yoluyla çözümlenir” hükmünün öngörüldüğü, alacağın tahsili için başlatılan iflas yoluyla takipte, itirazın kaldırılması ve iflas talebinde bulunulduğu, yukarıda belirtilen açıklamalar dikkate alındığında, taraflar arasındaki alacak ve teminat istemine ilişkin uyuşmazlığın tahkime elverişli olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, öncelikle, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 42. maddesi uyarınca, davacının öncelikle .... Ticaret Odası Hakem Heyeti nezdinde alacağının varlığını ispatlayacak ve miktarını tespit edecek bir karar alması, bu karara istinaden borçlu aleyhine iflâs yolu ile takip yapması ve iflâs davası açması gerekirken; taraflar arasındaki yetkili yargı yeri seçimini ortadan kaldıracak şekilde doğrudan iflâs takibi yapması ve bunu dayanak göstererek iflâs davası açmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davalının süresinde yaptığı tahkim ilk itirazının kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2. Bozma nedenine göre davacılar vekilinin tüm, davalılar vekilinin ise yukarıdaki paragraf dışında kalan temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz istemlerinin kabulüyle HMK'nın 373/1. maddesi gereğince İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’nin 04.07.2024 tarih ... E., ... K. sayılı kararının KALDIRILARAK, ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 28.03.2024 tarih ve... E.,...K. sayılı kararının BOZULMASINA..." karar verilmiştir.
Mahkememizin ...E.K. sayılı 28/03/2024 tarihli kararıyla; "2004 sayılı İİK'nun 155 vd. maddesi gereğince iflas yolu ile takipte borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi üzerine açılan, borca itirazın kaldırılması ve iflas talepli davada mahkemenin öncelikle tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek davacının alacaklı davalının ise borçlu olup olmadığını maddi hukuk kurallarına göre tespit etmesi gerekir. Mahkememizce hazırlanan 12.03.2024 tarihli depo kararı davalı ... A.Ş. vekiline usulünce tebliğ edilmiş olup ... 26. İcra Müdürlüğü ...esas sayılı 21.03.2024 tarihli yazısı ile icra dosyasına borçlu ...Tic. A.Ş. tarafından 21.03.2024 tarihinde ... referans numaralı 20/03/2024 tarihli ve 2.400.692,17-₺ tutarlı teminat mektubunun sunulduğunu belirtmiştir. İcra dosyasına teminat yatırılması nedeni ile iflas davasının konusuz kaldığı anlaşılmakla davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. Öte yandan 6100 sayılı HMK'nun 331/1 maddesi gereğince davanın konusuz kalması halinde dava tarihindeki haklılık durumuna göre yargılama gideri ve vekalet ücreti takdiri gerektiğinden somut olayın yukarıda açıklanan özelliği karşısında davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklinde hüküm kurulmuştur. Mevcut yargılama sonucunda anılan gerekçeden ayrılmayı gerektiren yeni bir durum olmaması nedeniyle tekrar edilmekle yetinilmiştir.
Direnme kararına ilişkin gerekçe: Dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, taraflar arasında imzalanan ... 19. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi'nin "Uyuşmazlığın Çözümü" başlığındaki 42. maddesi gereğince ... Ticaret Odası'nın hakem mahkemesince tayin edilecek 3 kişilik hakem kurulu marifeti ile çözümlenmesine dair tahkim şartı bulunmaktadır.
Davalı tarafından usulüne uygun şekilde süresi içinde tahkim ilk itirazında bulunulması üzerine, Mahkememizin 01/09/2021 tarihli ve ... Esas, ...sayılı kararıyla davalının tahkim ilk itirazının kabulüyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuş; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 23/06/2022 tarihli ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla iflas davalarının tahkime elverişli olmadığı gerekçesiyle mahkememiz kararı kaldırılmış ve bu kez işin esasına girilerek yapılan yargılama sonunda davalıya depo emri gönderilmiştir. Davalı tarafından depo bedelinin yatırılması üzerine dava konusuz kalmış; karar bu kez davalı tarafından istinaf ve temyiz edilmiştir. Bu kez, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 16.10.2024 tarihli ve...E.K. sayılı ilamıyla tahkim ilk itirazının kabulü gerektiği gerekçesiyle mahkememiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Görüldüğü üzere, tahkim ilk itirazının kabul edilip edilmeyeceği konusunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi ile Yargıtay 6. Hukuk Dairesi arasında somut olay bağlamında içtihat farklılığı bulunmaktadır. Nitekim, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin direnmeye konu bozma ilamı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun (HGK) 21.12.2021 tarihli ve...Esas,... Karar sayılı kararı ile de çelişmektedir. HGK, "Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılmakta olup, tahkim bu durumun bir istisnası ise de, hak arama özgürlüğü kapsamında mahkemeye başvuran tarafın alacağına biran önce kavuşmak için iflas yoluyla takip talebinde bulunması ve takibe itiraz üzerine mahkemede dava açması yolunu seçmesi durumunda, sözleşmedeki tahkim şartının öne sürülmesi iyi niyetli bir yaklaşım olarak değerlendirilemez" şeklindeki yerleşik gerekçesiyle iflas davalarında tahkim şartının öne sürülemeyeceği görüşündedir.
Mahkememizce de HGK görüşü benimsenmiş ve bu çerçevede yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasındaki Noter onaylı ve inkar edilmeyen sözleşme kapsamında davalıların gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile müteselsilen üstlenmiş oldukları emlak vergi borçlarının ödenmemesinden dolayı başlatılan 2.068.954,46-₺'lik teminatın gösterilmesi nedeniyle başlatılan ... 26. İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı iflas takibine davalılar tarafından yapılan itirazın 02.04.2024 tarihli ara kararla kaldırılmasına ve depo emri gönderilmesine karar verilmiş; depo bedelinin davalılar tarafından yatırılması üzerine konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
Sonuç olarak, tahkim şartı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği yönündeki bozma kararına karşı yukarıda atıf yapılan Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.12.2021 tarihli ve ...Esas,...Kararı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 23/06/2022 tarihli ve... Esas ... Karar sayılı içtihatları da nazara alınarak direnilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı bozma kararına DİRENİLMESİNE,
1-Konusuz kalan davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-₺ maktu karar harcından başlangıçta peşin alınan 59,30-₺'nin mahsubu ile bakiye 556,10-₺ harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 1.202,60-₺ tebligat posta gideri ve 127,10-₺ harç gideri olmak üzere toplam 1.329,70-₺ yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca davacı vekili lehine takdir olunan 30.000,00-₺ maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Yargıtay Temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20/03/2025
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza