T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/432 Esas
KARAR NO: 2025/1217
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/06/2025
KARAR TARİHİ: 24/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil ... sayılı yasa ve değişik 2560 sayılı yasa ile ...Belediyesinin sınırları içinde ve mücavir alanlarda su ve kanalizasyon hizmetlerini itmek, bu amaçla gereken her türlü tesisi kurmak ve kurulu olanları devralıp işletmek üzere kurulmuş kamu kurumudur. İdaremiz ile davalı arasında bağıllanan ve taraflar ile üçüncü şahısları bağlayıcı olan "İhale Sözleşmesi, İçmesuyu Şebeke İnşaatı Teknik Şartnamusi, İdari Şartname, Atıksu ve İçmesuyu Hatları Bakım-Onarım İşleri Teknik Şartname. Yapım İşleri Genci! Şarinamesi"nin ilgili hükümleri uyarınca; Mütcahhit firma, yaplığı işlerle ilgili olarak ortaya çıkabilecek hor türlü kaza, hasar. zarar ve ziyandan sorumlu olacağı hükmü yer almaktadır. Davalı şirket müvekkil idare ilc yapılan ihale kapsamında 08.10.2020 tarihinde alt yapı çalışma sahasında ... Sigorta A.ş Sigortalısı ...'un sevk ve idaresinde olan ... plakalı aracın ...adresi önünde yüklenici firmanın kazı çalışması alanına girerek araçta hasar meydana gelmiştir. ...'un hasar gören ... Plakalı aracı ... Sigorta A.Ş. nezdinde sigorta poliçesi ile sigortalı olduğundan. sigorta şirkelince ...'a 04.01.2021 tarihinde 4.000,00 TL hasar tazminatı ödendiği beyan edilerek müvekkil idare aleyhine ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ... EF. Sayılı dosyası ile icra takibi yapılmıştır. Müvekkil idare ve davalı tarafından icra takibine yapılan itiraz üzerine icra takibi durmuş olup, sigorta şirketince itirazın iptali için ... 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile müvekkil idare ve davalı aleyhine dava ikame edilmiştir. Haklarımız saklı kalmak kaydıyla toplam 18.971,22 -TT. bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsiline; yine idaremiz tarafından ödenen ilam karar harcı ve diğer harç ve giderlerin ödeme tarihlerinden tilibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline; yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; " Dava dışı ... Sigorta A.Ş. tarafından davacı ya karşı hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davası ikame edildiği, ve davasının kabul edildiği, bu nedenle davacının ... 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E....K.Sayılı ilamı gereğince ... 37. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına demiş olduğu miktarlar uyarınca , tarafımızdan rücüen tahsilini istemişse de ; İşbu amir yasal mevzuata, somut duruma, usule ve esasa tamamen aykırı tertiplenmiş davanın reddi gerekmektedir; Hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birliktedavacı'nın rücu istemi zamanaşımına uğramıştır. Mahkemeniz işbu davaya bakmala görevli olmamakla davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmelidir. Somut olayda asıl sorumluluk iş sahibi iski'de olduğundan müvekkil şirket bakımından husumet yokluğu nedeni ile müvekkil yönünden davanın reddi gerekmektedir. Davacı ... her ne kadar müvekkil firmanın verilen hasarın vuku bulduğu tarihteki projenin yüklenicisinin ... İş Ortaklığı olduğunu ve kendilerinin sorumlu tutulamayacağını kendilerine beyan etmiş ise de İSKİ'nin işbu itirazları hukuka aykırıdır. Şöyle ki; ..., her ne kadar, idareye bağlı olsa ve kamu hizmeti faaliyeti gerçekleştirse de özel hukuk hükümlerine tabi işlemlerinde özenli davranma yükümlülüğü altındadır. Dava dilekçesine bağlı olarak belirtilen itirazın iptali alacakları bakımından müvekkilin sorumluluğu bulunmamakla beraber rücuen tahsil talebi hukuki mesnetten yoksundur.Davacı iddialarını sadece dava dilekçesi ekinde göstermiş olduğu belgelerle ispat etmek zorunda olup, sonradan delil listesi sunmasına muvafakat etmiyoruz. Dava dilekçesinde bahsi geçen ve tarafımıza tebliğ edilmeyen bilgi ve belgelere ilişkin itiraz haklarımızı saklı tutmakla beraber izah edilen nedenler huzurdaki davanın reddini talep etme zaruriyeti doğmuştur. Öncelikle, görevsizlik nedeniyle davanın reddine, müvekkile sorumluluk yükletilmesi mümkün olmadığından husumet nedeniyle davanın reddine, aksi takdirde, müvekkil yönünden şartları oluşmayan taleplerin esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini " savunmuştur.
DELİLLER:
... 37. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ve ... 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...Esas,..Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi uyarınca yapılan ödemenin rücuen tahsili istemine ilişkindir.
... 12. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. ... K .Sayılı dosyasının incelenmesinde; ... plakalı araç sürücüsü olan ...'un ...'nin kazı çalışmaları yaptığı alandaki çukura düşmesi nedeniyle maddi hasarlı kaza meydana geldiği ve aracın sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş tarafından ... aleyhine açılan davanın kabulüne karar verildiği ve ... 37.İcra Dairesi'nin ... takip sayılı dosyasında davacı tarafça toplam 17.704,55TL ödeme yapılmış olduğu anlaşılmıştır.
4857 sayılı İş Kanununun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır.
Asıl işverenle alt işverenler arasında yapılan hizmet akitlerine göre yapılan iş kapsamında ve değişen alt işverenlere ait işyerinde ara vermeden çalışan işçilerin işçilik alacakları için açtıkları davalar sonunda ödenmesine karar verilen miktarlardan alacaklı işçiye karşı her biri müteselsilen sorumludurlar. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar. İç ilişkide (alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki ilişkide) ise, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilirler. 6098 sayılı Borçlar Kanununun 167. maddesindeki düzenleme uyarınca, aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça müteselsil sorumlulardan her biri alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu olacaklardır. Yasa hükmünde eşit sorumluluğun müteselsil borçlularda aksinin kararlaştırılmaması halinde uygulanacağı belirtilmiştir.
O halde, uyuşmazlığın çözümü için taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi, hizmet alım tip sözleşmesi, teknik şartname ve hizmet işleri genel şartnamelerinin sorumluluğa yönelik hükümlerinin tatbiki gerekir. Bu nedenle tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme ve şartname hükümlerinde işçi alacaklarından kimin ne kadar sorumlu olduğuna ilişkin hüküm varsa bu hükümler tarafları bağlar. Hizmet sözleşmelerinde, ihale evraklarında teknik ve idari şartnamelerde ve diğer taraflar arasında karşılıklı düzenlenen belgelerde yüklenici şirketin sorumluluğuna ilişkin açık hüküm olan hallerde, asıl işveren ödemiş olduğu miktarın tamamını, ilgili alt işverenden rücuen tahsilini talep edebilirken alt işverenin, asıl işverenden rücu imkanı yoktur. Sözleşme değerlendirilirken işçinin çalıştığı dönemlere ilişkin sözleşme hükümleri dikkate alınmalıdır. Buna göre, son alt işverenin alacağın tamamından sorumlu tutulamayacağı, tamamından sorumlu olmasının İş Kanunu gereği yalnız işçiye karşı olduğu, işçiyi çalıştırmış olan alt işverenlerin her birinin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemi kapsayan kısmından sınırlı sorumlu olacağı, ayrıca işçilik alacakları davası neticesinde davacının ödediği yargılama giderleri, faiz ve vekalet ücreti yönünden de alt işverenlere rücu edilecek işçilik alacağı miktarına göre bir oranlama yapılarak davacının alt işverenlerden bu alacak kalemi ile ilgili talep edebileceği miktar da açıkça belirlenmelidir. (Y.13. HD. 24/05/2018 T, ... E.-... K. ve yine aynı Dairenin 31.5.2018 T, ... E.- ... K. ve 11/05/2017 tarih,... E. ... K. sayılı ilamları)
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında düzenlenen hizmet alım sözleşmesine istinaden, davacı tarafça dava dışı sigorta şirketine yapılan ödeme nedeniyle rücuen alacak talebiyle iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Hizmet Alım sözleşmesinin 2.3.6.2 maddesi ile genel şartnamenin 6. Bölümü uyarınca uyuşmazlığa konu işin yürütülmesi ve işle ilgili ceza ve hukuk kanunları ile İş Kanunu, Vergi Kanunları, Sosyal Güvenlik Kurumu Mevzuatı ile ilgili kanunlar, Belediye Nizamnameleri, sair tüzük ve nizamname hükümlerinin uygulanmasından doğacak her türlü hukuki sorumluluğun yükleniciye ( davalılara ) ait olacağına ilişkin düzenlemeler gözetildiğinde sözleşme kapsamında dava dışı sigorta şirketine yapılan ödeme bakımından ...'nin her hangi bir sorumluğunun bulunmadığı, ödenen bedelin tamamından davalıların sorumlu olduğu davacı tarafçı ... 37.İcra Dairesi'nin ...takip sayılı dosyasında davacı tarafça 16/08/2024 tarihinde toplam 17.704,55TL ödeme yapılmış olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile 17.704,55TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İle 17.704,55TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.209,39TL harçtan peşin alınan 615,40TL'nin mahsup edilerek bakiye 593,99TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
3-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.700,00TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 313,80TL'sinden davacı tarafın, 4.386,20TL'sinden davalılardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olması kaydı ile tahsili ve hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40TL peşin harç, 615,40TL başvuru harcı gideri toplamı olan 1.230,80TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden davanın kısmen kabul edilen 17.704,55TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan AAÜT gereği takdir olunan 17.704,55TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı ... Şirketi vekil ile temsil edildiğinden davanın kısmen red edilen 1.266,67TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan AAÜT gereği takdir olunan 1.266,67TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Şirketi'ne verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 465,00TL tebligat, posta giderinin kabul ve red durumuna göre 433,95TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı taraflarca yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 24/12/2025
Katip
¸e-imza
Hakim
¸e-imza