T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/574 Esas
KARAR NO: 2025/1028
DAVA: İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177))
DAVA TARİHİ: 24/07/2025
KARAR TARİHİ: 27/11/2025
Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkili ... ile ... aşağıda ada ve parsel numaraları verilen birtakım taşınmazlar üzerinden gerçekleştirecekleri projeler aracılığıyla kar elde etmek amacıyla bir adi şirket kurmaya karar vererek ... ile müvekkili ... arasındaki adi ortaklık ilişkisini düzenleyen 21.07.2022 tarihli Sözleşme akdedildiğini, sözleşme kapsamında karın %50 oranında dağıtılacağını, davalı şirketin sahiplik oranının da yine %50 olarak belirlendiğini, tarafların taşınmazları ayni sermaye yoluyla ...'e getirmesi ve ...'in esas sermaye miktarı artması ile ... ve ... arasındaki pay adetleri değiştiğini, taraflar arasında ... şirketi üzerindeki hisse oranı ... %71,55 ve ... %28,45 olacak şekilde değiştiğini, ...'un ...'a 905.514 adet hisseyi devretme borcu doğduğunu, davalı ... tarafından devir işlemlerinin gerçekleştirilmediğini, öte yandan; şirkete ayni sermaye getirme sürecinin tamamlanmasından hemen sonra müvekkili ...'ın Ortaklık Sözleşmesi kapsamında kararlaştırılan proje olan taşınmazların geliştirilmesi işine koyulduğunu, bu minvalde müvekkili tarafından taşınmazların bakım, onarım ve tadilatların gerçekleştirilmesi amacıyla gerekli inşa faaliyetlere hız kesmeden başlanıldığını, neticeten tüm bu işler için 600.000,00-USD değerinde bir maliyet ile karşı karşıya kalındığını belirterek İcra ve İflas Kanunu’nun 177/1-2 maddeleri doğrultusunda Steiner’in doğrudan iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; davacının aynı zamanda davalı şirketin münferiden temsile yetkili olması nedeniyle işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, İİK m.177 kapsamındaki iflas şartlarının oluşmadığını, davacının iddiasının aksine şirketin borçlarını ödeyemeyecek durumda olduğu yönünde şirket kayıtlarında ve kamu kayıtlarında herhangi bir gösterge bulunmadığını, şirketin tek tek tüm borçlarına ilişkin ödemelerin yapıldığını, genel bir acz halinin söz konusu olmadığını, müvekkili ...'un iflasa tabi olmadığını, davacının hukuki yararı bulunmadığından ve aktif husumet ehliyetine sahip olmadığından davanın usulden reddine, şirket borca batık olmadığından davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 177. maddesi uyarınca açılmış doğrudan iflas davasıdır.
Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarına göre, davacı ...'ın davalı ... Şirketi'nin Yönetim Kurulu Üyesi ve münferiden temsil yetkilisi olduğu, diğer davalı ...'un da anılan şirketin Yönetim Kurulu Başkanı olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı, davalı şirketten olan alacağını tahsil edemediğini ve şirketin ödemelerini tatil ettiğini belirtmiş ise de, davacının anılan şirketin münferiden temsil yetkilisi olması ve varsa şirket ortağına olan alacağın ödenmesi konusunda yetkisi olduğundan ayrıca mahkemeye başvurarak dava açmasında hukuki yarar bulunmadığı, diğer iddialar yönünden ise alacağını ilama ya da herhangi bir iflas takibine dayandırmadığı ve dolayısıyla iflas davasının açılmasına ilişkin koşulların oluşmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115. maddesi uyarınca davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine,
2-İhtiyati tedbir kararlarının kaldırılmasına,
3-Temsil kayyımının görevinin karar kesinleşinceye kadar devamına,
2-Harç başlangıçta peşin alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/11/2025
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza