T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/624 Esas
KARAR NO:2025/995
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:13/08/2025
KARAR TARİHİ:18/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkil şirketin sahibi olduğu okul.com portalı faaliyete geçtiği günden bugüne eğitim sektöründe faaliyet gösteren müşterilerine yıllık hizmet bedeli karşılığı internet üzerinden tanıtım ve reklam hizmeti vermektedir. İşbu reklam ve tanıtım hizmeti, www.... internet portalında reklam ve tanıtımının yapılmasını isteyen okul için bir sayfa oluşturularak gerçekleştirilmektedir. ... Anaokulu unvanlı eğitim kurumunun reklam ve ilanını portalımızda yayınlamak isteyen davalı şirket ile 01.04.2023 tarihinde ... numaralı sözleşme imzalanmıştır. Bakiye ödemelerin davalı tarafından yerine getirilmemesi üzerine alacağın tahsili talebi ile.... İcra Müdürlüğü 2024/... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmıştır. Borçlu icra takibinde borca, faize ve tüm ferilerine itiraz etmiş olup itiraz ile icra takibi durmuştur. Zorunlu arabuluculuk kapsamında 30.09.2024 tarihinde müvekkil şirket ile davalı arasında 2024/... arabuluculuk numarasıyla Ticari Dava Şartı arabuluculuk süreci başlamıştır. 04.11.2024 tarihli arabuluculuk son tutanağında da belirtildiği üzere arabuluculuk süreci görüşme sonunda anlaşamama ile sonuçlanmıştır.Neticede Müvekkilin alacağı sözleşmeye, internet üzerinden verilen hizmete ve cari hesaba dayanmaktadır.Müvekkil şirket, sözleşmeye uygun olarak sözleşme imzalandıktan sonra davalının işletmesi olan “... Anaokulu”na kendi internet sitesi ... portalında "OKUL” kategorisinde oluşturduğu sayfa üzerinden reklam ve tanıtım hizmeti vermeye başlamıştır. Davalıya sözleşme süresi boyunca hizmet verilen sayfaların internet adresi uzantısı ve sayfaların görüntüleri aşağıda ve dilekçemizin ekinde mevcuttur. Sözleşme, internet üzerinden reklam ve tanıtıma ilişkin bir sözleşme olması nedeni ile doğası gereği herhangi bir iş ya da görüntülenme garantisi müşteriye verilmemektedir. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 7.7. “yeni gelecek, satılan AR-GE Ürünleri'ne ait oluşabilecek kendinden kaynaklanan her türlü teknik sorunda müşteri'ye teknik destek vermekle yükümlüdür. müşteri'ye ait reklam ve ilanında yayınlanması halinde, buna bağlı olarak yayın yapılan mecra üzerinden kullanıcıların gönderdikleri formların (e-postaların) müşteri'ye iletilmesi dışında herhangi bir sorumluluk üstlenilmez. Reklamın yapıldığı mecra üzerinden gelecek mesaj sayısı, frekans ve niteliği konus garanti verilmez. Tekliflerin değerlendirilmesi ve ... uzantılı e-posta adreslerinin e-posta sunucuları tarafından güvenli adres olarak tanımlanması müşteri'nin sorumluluğundadır.” Hükmü gereğince müvekkil şirketin sözleşme gereği sayfa görüntülenme sayısı, teklif sayısı gibi garantiler vermesi söz konusu değildir. Sözleşmesel olarak herhangi bir sayfa görüntülenme sayısı, teklif sayısı gibi garantiler verilmemesine rağmen müvekkil şirket tarafından oluşturulan ve ... üzerinden reklam ve tanıtım hizmeti alan firmalarla ...’yi ziyaret eden velilerin iletişime geçebileceği, teklif alıp verebilecekleri bir alan olarak bir kullanıcı paneli oluşturmaktadır. Bu panel üzerinden ... internet sitesini ziyaret eden kişilerle ...’de sayfası bulunan reklam ve tanıtım hizmeti alan okullar ile iletişim kurabilmektedir. Müvekkil şirket davalının işletmesi adına bir kullanıcı paneli oluşturmuş ve sözleşme süresince firmanın ... internet sitesindeki sayfasına 1161 kullanıcı ziyareti gerçekleşmiş olup bu ziyaretler sonucunda toplam 6 fiyat teklifi talebi olmuştur. Davalı bu tekliflerin çoğuna dönüş yapmıştır. Davalı, müvekkil şirket tarafından verilen reklam ve tanıtım hizmetinden fayda görmüştür. Reklam ve tanıtım hizmeti mahiyeti itibariyle etkisini şimdi ve sonrasında göstermektedir. Ayrıca ..., ... arama motoru üzerinde arama motoru reklamcılığı ve arama motoru optimizasyonu çok yüksek ve iyi olan bir web sitesine sahiptir. Şöyle ki davalı firmanın reklam ismi olan “... Anaokulu” kelimeleri ile arama yapıldığında ... ait reklam ve tanıtım için hazırlanan sayfası ... arama sonuçları içerisinde ilk sıralarda geldiği görülmektedir. Müvekkil şirketle davalı arasında imzalanan sözleşme davalının ticari işletmesiyle alakalı olduğundan aradaki ilişki ticari bir iştir. Talep edilen faiz de ticari işlerde uygulanan avans faizi olup hiçbir şekilde yasaya ve usule aykırı değildir. Sonuç olarak Müvekkil tarafından sözleşmeye ilişkin tüm yükümlülükler eksiksiz olarak yerine getirilmesine rağmen sözleşme gereği ödemeler davalı tarafından yapılmamıştır. Borçlu davalı, takibi sürüncemede bırakarak nihayetinde borcu ödememeye çalışmaktadır. İş bu nedenle itirazında haksız ve kötü niyetlidir. Borçlunun itirazının iptali ile alacağın %20’si oranında icra inkâr tazminatı talebiyle Mahkemenize başvuru zorunluluğu doğmuştur.Borçlunun.... İcra Müdürlüğü 2024/... E. Sayılı icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına, Davalının aleyhine, alacağın %20’si olmak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini " talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak cevap dilekçesi sunmamış olduğu anlaşıldı.
Davalı asil, Mahkememizin 18/11/2025 tarih 1 numaralı celsesinde; " Ben 2023 yılında bu okulu devraldım, karşı tarafın yetkilisi aylık belli bir ücret karşılığında bana aylık 4-5 öğrenci yönlendireceğini söyledi ancak vaatler yerine gelmedi, ayrıntılı beyanımı yazılı olarak sunacağım" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, alacaktan kaynaklanan itirazın iptali davasıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. Maddesinde; "(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.
(2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 11/2. Maddesinde; "Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 12. Maddesinde; "(1) Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir.
(2) Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır.
(3) Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur" şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2021/8370 E 2023/2122 K sayılı ilamında özetle; "Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 22 nci maddesi uyarınca dava tarihi itibariyle tacir sıfatını haiz davalı borçlu, fahiş olduğu iddiasıyla cezai şarttan indirim yapılmasını mahkemeden isteyemez ise de, kararlaştırılan cezai şartın tarafların ekonomik yönden yıkımına sebep olacak derecede fahiş olduğunun belirlenmesi halinde makul düzeyde indirim yapılabileceği TBK 26, 27 (E.BK 19, 20) maddeleri uyarınca Yargıtayca kabul edilmektedir." şeklinde karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 2018/952 E 2018/1355 K sayılı ilamında özetle; "İstinaf incelemesi bakımından çözümü gereken husus davalının işletmesinin hacim nedeniyle tacir sayılıp sayılmayacağı noktasındadır.
VUK 177.1.madde de (2018 yılı itibariyle ) satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık alımlarının tutarı 190.000-TL veya satışlarının toplamı 260.000-TL yi aşanların 1.sınıf tacir sayılacağı düzenlenmiştir. Ticari ilişkinin başladığı ve devam ettiği 2013-2014 yıllarında bu miktarlar 2013 ve 2014 yılı için yıllık alımların 150.000-TL satımlar ise 200.000-TL dir. Davanın açıldığı 2015 yılında ise Maliye Bakanlığınca belirlenen asgari had alımda 160.000-TL satımda ise 220.000-TL dir.
Vergi Dairesinden davalının yıllık gelir vergisi beyannameleri getirtilmiş olup incelendiğinde 2014 yılı alımları 52.210-TL satışları 84.872-TL olduğu ,2015 yılı dava tarihi itibariyle ise alımları 39.385-TL ,satışları ise ; 48.811 -TL dir.
Esnaf ve sanatkâr ile tacir ve sanayicinin ayrımına ilişkin Bakanlar Kurulu kararı ile ; "5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 63 üncü maddesi ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 12 nci ve 17 nci maddelerinin uygulaması bakımından; Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunun tespit edeceği ve Resmî Gazete’de yayımlanacak esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunanlardan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, (2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve sanatkâr sayılmaları ile esnaf ve sanatkâr siciline ve dolayısıyla esnaf ve sanatkarlar odalarına kaydedilmeleri," karara bağlanmıştır.
Anlatılanlara göre davalının faaliyetinin VUK 177.madde 1 bent dahilinde olan restoran işletmesi olduğu ve işletme defteri tuttuğu , 2.sınıf tacir sayılabilmesi için yıllık alım ve satımlarının yukarıda yazılı miktarların yarısını aşması gerektiği, ; davalının ise bu tutarların yarısını aşan ölçüde olmadığı anlaşılmakla ;esnaf ölçülerinde olan davalının tacir bulunmaması nedeniyle asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğuna ilişkin hükme yönelik olarak ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir." şeklinde karar verilmiştir.
Gelir İdaresi Başkanlığı'nın 19/08/2025 tarihli cevabi yazısına göre; davalının işletme esasına göre defter tutmakta olduğu, VUK 177. Maddesindeki limitleri aşmadığı bildirilmiştir.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 15/08/2025 tarihli yazı cevabında ise davalıların gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunmadığı bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre her dava açıldığı tarihteki şartlar itibariyle değerlendirilir. Bilindiği üzere bir davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülebilmesi için TTK'da düzenlenen mutlak ticari davalardan yahut her iki tarafın tacir olması hasebiyle nisbi ticari davalardan olması gerekmektedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacak davası olduğuna göre TTK'da düzenlenen mutlak ticari davalar kapsamında bulunmamaktadır. Bu kapsamda yukarıda alıntılanan emsal mahiyetteki Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına göre de bir davanın nisbi ticari davalardan sayılabilmesi için her iki tarafın dava tarihi itibariyle tacir olması ve aralarındaki uyuşmazlığın ise ticari işleri ile ilgili olması gerekmektedir. Somut olayda celp edilen yazı cevaplarından da anlaşılacağı üzere davalının işletme esasına göre defter tutmakta olduğu, VUK 177. Maddesindeki limitleri aşmadığı ve davalının gerçek kişi tacir kaydının bulunmadığı anlaşılmakla; dava ve takip tarihi itibariyle davalıların tacir olmaması nedeniyle uyuşmazlığın esası hakkında değerlendirme yapma görevinin Asliye Hukuk Mahkemeleri'nde olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğinde dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ sebebiyle davanın HMK 114/1-c ve 115/2 uyarınca USULDEN REDDİNE,
*Görevli mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun TESPİTİNE,
2-HMK 20. Madde uyarınca Mahkemece verilen kararın kesinleşmesi ve kararın kesinleşmesini müteakip 2 haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
*Süresi içerisinde talep edilmemesi hâlinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına(ihtarat yapıldı)
3-HMK 331/2 uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, süresinde başvurusu yapılmaması halinde talep üzerine yargılama giderleri ve vekalet ücreti hakkında mahkememizce karar oluşturulmasına,
Dair; davacı vekilinin ve davalı asilin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/11/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır