T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/680 Esas
KARAR NO: 2025/1111
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 08/09/2016
KARAR TARİHİ: 10/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın diğer müvekkilleri ... ile ...'ın müşterek çocuğu olduğunu, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ise kadın doğum uzmanı ...'in tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini tanzim ederek tarifede belirlenen toplam 400.000,00 TL'lik teminat limiti dahilinde maddi, manevi zarardan doğan sorumluluğunu üstlendiğini, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden yapılan 08/09/2016 tarihli sorgulamada anılan poliçenin davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edildiğinin anlaşıldığını, müvekkili ...'ın hamileliği boyunca davalının sigortalısı hekim tarafından takip edildiğini, ne var ki hekimin genel olarak tıbbı kötü uygulaması sonucu davacı ...'ın down sendromunun hamilelikte teşhis edilemediğini, bağlayıcı ve sınırlayıcı olmamak üzere davalının sigortalısı hekimin tıbbi kötü uygulamalarının özetle; bilgilendirmeme, aydınlatılmış rıza (onam) almama, teşhiste kusur, ileri testleri önermeme, ultrason kullanımında ihmal, ultrason bulgularını değerlendirmeme, konsültasyon istememe, amniosentez yapmama olarak sayılabileceğini, hasta hekim ilişkisinin vekalet sözleşmesi kapsamında olması sebebiyle hekimin özen borcu altında olduğunu ve hastanın müterafik kusuru olmaması halinde gerçekleşen zararın tamamından sorumlu olduğunu, down sendromunun hayat boyu devam eden bir işgöremezlik hali olduğunu, müvekkili ...'ın bu işgöremezlik hali nedeniyle maddi zarara ve bizzat bu acıyı yaşam boyu çekecek olması nedeniyle de manevi zarara uğradığının izahtan vareste olduğunu, diğer davacı müvekkillerinin de hayat boyu çocuklarını down sendromlu olarak görerek acı çekeceklerini, tüm zararlarını davalılardan müteselsilen talep ettiklerini beyanla müvekkili ... için 15.000,00 TL iş göremezlik tazminatı ve 20.000,00 TL manevi tazminatın, müvekkili ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın, müvekkili ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretiyle davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın tıbbi kötü uygulama iddiasında bulunduğu dava dışı ...'in müvekkili şirket nezdinde ... nolu poliçe ile 14/10/2014-14/10/2015 tarihleri arasında... nolu poliçe ile 14/10/2015 - 14/10/2016 tarihleri arasında Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.1 maddesinde belirtildiği üzere söz konusu sigorta teminatının poliçe vadesi içerisinde ihbar edilen tazminat taleplerine karşı geçerli olduğunu, poliçe kapsamında tazminat ödenebilmesi için zarara sebebiyet verilen hadisenin tarihine bakılmaksızın (10 yıl geriye doğru geçerli olmak ve 30/07/2009 tarihinden önce olmamak koşulu ile) poliçe vadesi içerisinde sigortalı hekime karşı tazminat talebinin ileri sürülmüş olması gerektiğini, dava konusu edilen olay yönünden dava dışı hekime başvurulduğuna dair bir delil sunulmadığını, hekim dava edilmeden doğrudan müvekkiline karşı dava açılmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun başlamadığını, ayrıca kabul anlamında olmamak üzere söz konusu sorumluluk sigortasının hekimin yetki alanı dahilinde mesleki faaliyeti nedeni ile kusuru ile sebebiyet vereceği zararlara karşı teminat sağladığını, bu nedenle müvekkili şirketin sorumluluğu için öncelikle davalı hekimin iddia edilen zarara ilişkin kusura dayalı sorumluluğunun bulunduğunun ispatlanması gerektiğini, aynı şekilde dava konusu edilen operasyonun davalı hekimin uzmanlık ve yetki alanı içinde olup olmadığının da belirlenmesi gerektiğini, sigortalı hekimin standart tıbbi uygulamalar dışında herhangi bir işlem gerçekleştirmediğini, davacı ...'ın gebeliğinin 12. haftasına kadar sigortalı hekimin kontrole devam etmiş, bundan sonra bebek 23 hafta 6 günlük iken aynı hastaneye müracaat ederek başka bir hekime muayene olmuş olduğunu, sigortalı hekim tarafından davacıdan 12. hafta kontrolünde ultrason tahlili istendiğini, bebeğin kalp atımı, boyu, ense saydamlığının belirlendiğini, ek patoloji tespit edilmediğini, ikili testin sigortalı hekim tarafından istendiğini, test sonucu değerlendirilerek düşük risk grubunda olduğunun belirlendiğini, bu nedenle de amniyosentez önerilmediğini, davacının 12. haftadan sonra 24. haftaya kadar hastaneye başvurmadığını, üç ay boyunca muayene olmadığını, bu nedenle herhangi bir ihmal söz konusu ise davacıya ait olduğunu beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, tıbbı kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizin ... Esas 2020/379 karar sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde; davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi"nin ... esas ... karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davalı vekili tarafından temyiz yasa yoluna başvurulmuştur.
Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin ...E. ...7K.sayılı ilamı "...Somut olayda, hekimin gebeliğin takibi sırasında zarara neden olacak bir kusurunun bulunup bulunmadığı ve hastayı aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediği konusunda bilirkişi raporları aldırılmış, bilirkişi raporlarında sigortalı hekimin gebeyi sadece hamileliğinin 9-11. haftalarında takip ettiği ve ikili tarama testinin yapıldığı, gebeliğin ileri dönemlerinde gebenin sigortalı hekim tarafından takip edilmediği, hekimin down sendromunun teşhis edilememesinden sorumlu olması için gereken uygun nedensellik bağının ispat edilemediği, sigortalı hekimin gebenin hamileliğinin 9-11. haftasında ve sonraki dönemlerinde takip edilen hekimler tarafından aydınlatılma yapılıp yapılmadığının anlaşılamadığı tespit edilmiştir. Hal böyle iken mahkemece hamileliğin sadece 9-11. haftalarında gebeyi takip eden davalı sigortalısı hekimin bebeğin down sendromlu olduğunun erken teşhis edilememesinde kusurunun olmadığı, eksik tanı ve tedavi iddialarının ispatlanamadığı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirmeyle davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir." gerekçesi ile mahkememiz kararı bozularak dosya mahkememize gönderilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ...'ın 16/05/2014 tarihinde doğum yapması ile dünyaya gelen davacı ...'ın down sendromlu olduğu, davacı ...'ın gebeliğinin 9-11. haftalarında davalıya 14/10/2015-14/10/2016 tarihleri arasında geçerli Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı hekim... tarafından takip edildiği, uyuşmazlığın davacı ...'ın down sendromlu olduğunun gebelik sırasında tespit edilememesi ve davacı ...'ın gebeliğini sonlandırma ihtimalinin elinden alınmasında dava dışı sigortalı hekimin kusur ve ihmalinin bulunup bulunmadığı, bu kapsamda oluşan zararın hekimin sorumluluğunu üstlenen davalı sigorta şirketinden talep edilip edilemeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Yargılama sürecinde mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında sigortalı hekimin, davacı ...'ı sadece hamileliğinin 9-11. haftalarında takip ettiği ve ikili tarama testinin yapıldığı, gebeliğin ileri dönemlerinde gebenin sigortalı hekim tarafından takip edilmediği, hekimin down sendromunun teşhis edilememesinden sorumlu olması için gereken uygun nedensellik bağının ispat edilemediği, sigortalı hekimin gebenin hamileliğinin 9-11. haftasında ve sonraki dönemlerinde takip edilen hekimler tarafından aydınlatılma yapılıp yapılmadığının anlaşılamadığı, Dolayısıyla davacı ...'ı hamileliğin sadece 9-11. Haftalarında takip eden davalı sigortalısı hekimin bebeğin down sendromlu olduğunun erken teşhis edilememesinde kusurunun olmadığı, eksik tanı ve tedavi iddialarının ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Maddi tazminat açısından karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40TL harcın ve manevi tazminat açısından alınması gereken 615,40 TL harcın peşin-tamamlama-ıslah olarak alınan 8.107,61TL harçtan mahsup edilerek 6.876,81TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinden bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 150,00TL tebligat-posta giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan red edilen maddi tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 57.600,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan red edilen manevi tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.10/12/2025
Katip
e-imza
Hakim
¸e-imza