T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/685 Esas
KARAR NO: 2025/730
DAVA: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 26/11/2024
KARAR TARİHİ: 22/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda;
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkilimiz... 22.10.2016 tarih saat 11.30-12.00 sıralarında ... sevk ve idaresinde bulunan ... Plakalı motosikletin arka koltuğunda yolcu olarak seyahat etmektedir. ... sevk ve idaresinde bulunan ... Plakalı motosiklet ... Caddesini takiben ... Yönüne seyir halinde iken ... Sk. Kavşağında ...’in sevk ve idaresinde olan ... plakalı araç ile çarpışmıştır. Olay yerine gelen polis memurları tarafından tutulan Trafik Kazası Tespit Tutanağında ... Plakalı Motosikletin sürücüsü ...’ün Karayolları Trafik Kanunu’nun 54/1a maddesini ihlal ettiğini açıkça belirtilmiştir. Trafik kazası sonrasında 23.05.2018 tarihinde ... Sigorta A.Ş ye başvuru yapılmış olup ... Sigorta A.Ş tarafından başvuruya cevap verilmemesi üzerine 14.12.2018 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru tarafımızdan yapılmıştır. Sigorta Tahkim Merkezine yapılan başvuruda, ..Esas - ...Karar sayılı 25.02.2019 tarihli karar ile müvekkil haklı bulunmuş fakat müvekkilin almış olduğu Engellik durumunu bildirir rapor 2 yılık süreli olduğundan tazminat alacağı 2.106, 47 TL olarak hakem heyeti tarafından belirlenmiştir. Bu karara ... Sigorta A.Ş vekilleri tarafından karar itiraz da reddedilmiş ve tahkim kararı kesinleşmiştir. Anılan tahkim kararında müvekkile bir kusur atfedilemeyeceği de kayıt altına alınmıştır. Müvekkil ile ilgili olarak, kaza sonrasında Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru aşamasında müvekkil için verilen maluliyet raporu 2 yıl süreli olduğu için yapılan başvuru da bu rapor çerçevesi ile sınırlı olarak yapılmıştır. Aradan geçen zamanda müvekkil, ...Üniversitesi Tıp Fakültesi Ana Bilim Dalı Başkanlığına yaptığı müracaat sonrasında ..tarih ve ... nolu rapor ile neticeten %9 oranında sürekli maluliyet olduğuna dair rapor almıştır.
Trafik kazası sonucunda ... Üniversitesi ... Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürülmüş ilk müdahalenin de yapıldığı bu hastanede Sağ Tibia Şaft Kırığı olduğu ve ameliyat sonrasında plak ve vida takıldığı belirtilmiştir.
geçirdiği trafik kazası sonucunda sağ ayak tibia diafiz kırığı meydana gelen ve bu nedenle %9 oranında engelli kalmasına neden olan olaydaki %100 kusur plakalı ... motosiklet sürücüsü ...’ tedir.
öncelikle ve önemle belirtilmelidir ki, iş bu başvuruya konu %9 engellik durumu müvekkilimiz açısından telafisi mümkün olmayan bedensel zarara yol açmış olup, yaşanılan kaybın giderilmesi her ne kadar mümkün olmasa da yaşanılan kaybın bir nebze de olsa telafi edilebilmesi için tarafınızdan maddi tazminat talep etme zarureti doğmuştur. şöyle ki;
Müvekkilimiz ameliyat tarihinde 25 yaşında olup, bu tarihten önce sigortalı garson olarak asgari ücretle çalışmaktadır. Kaza sonrasında ayakta durmakta güçlük çeken müvekkil kaza tarihinden sonra çalışamamıştır. Meslekte kazanma gücü kayıp oranı tespit edildiğinde görülecektir ki meydana gelen sakatlık iktisadi geleceğini de tehlikeye düşürmüştür.
İş bu başvuru konusu çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı ile diğer zararların meydana gelmesine sebebiyet veren aracın o tarihteki sigortasını yapan davalı şirkete başvurulmuştur.
Bu başvuruya cevap verilmemesi üzerine 16.10.2024 tarihinde dava şartı arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. Arabuluculuk toplantısı, tarafların talebi ve arabulucunun kabulü ile 14.11.2024 tarihinde telekonferans yolu ile yapılmıştır. Arabuluculuk sürecinde de anlaşma imkanı olmamıştır. Sonrasında arabulucu tutanağı, arabulucu tarafından 21.11.2024 tarihinde imzalanmış ve imzalar tamamlanmış, son tutanak tarafımızca bu tarihte ulaşılabilir, erişilebilir ve kullanılabilir hale gelmiş ve arabuluculuk dosyasının portal üzerinden kapama işlemi yapılmıştır. Trafik kazasında yolcunun bedensel zarara uğraması nedeniyle, toplanacak delillere göre HMK 107. Madde uyarınca yargılama aşamasında tespit edilecek meblağa arttırılmak üzere sigorta limitini aşmamak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müvekkilin uğramış olduğu bedensel iş gücü kaybı tazminatı ve pasif iş göremezlik bedeli tazminatı olmak üzere fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak tarafımıza verilmesini,
Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesini" talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davacı tarafından ikame edilen dava dilekçesi ile; 22.10.2016 tarihinde ... sevk ve idaresinde bulunan ... Plakalı motosiklet ile ...’in sevk ve idaresinde olan ... plakalı aracın çarpıştığını, davacı ... plaka sayılı araçta yolcu olduğunu, kusurun motorsiklet sürücüsü ...'te olduğunu, Davacı tarafından Sigorta Tahkim Komisyonunun .... E. ... -....K. ... sayılı dosyası ile tahkim dosyası açıldığını, tahkim kararı ile tazminat ödemesi aldığını, şu anda maluliyetinin %9 olduğu iddiası ile 1000 TL maddi tazminatın ödenmesi talep ve dava edilmiştir. İkame edilen dava haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bulunduğundan süresi içerisinde cevaplarımızın sunulması zarureti hasıl olmuştur. Davacı tarafça Sigorta Tahkim Komisyonuna maddi tazminatının ödenmesi için başvuru yapılmıştır. Sigorta tahkim komisyonunun ... nolu dosya ile başvuru yapılmış ve ... sayılı karar ile konu ile ilgili karar verilmiştir. Tahkim Kararına istinaden ... 19. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına müvekkil şirket tarafından ödeme yapılmıştır.
Öncelikle Sigorta Tahkim Komisyonu'nun yukarıda bahsedilen dosyası Üzerinden Tesis Edilen Karar İle İş bu Davanın Tarafları, Sebepleri ve Dava Konuları Aynıdır.
Sigorta Tahkim Komisyonu'nun....E... ve K-... Sayılı sayılı dosyasının ve ... 19. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının celbini arz ve talep ederiz.
Dolayısıyla her iki uyuşmazlığın tarafları ve talepleri aynı olup, davacının hak kazanabileceği tazminat ödenmiştir. Buna göre zarar görenler öncelikle Sigorta Kuruluşu’na zararının giderilmesi için başvuruda bulunacak, bu başvurunun üzerinden 15 gün geçmesine rağmen başvuruya herhangi bir cevap verilmemesi, olumsuz cevap verilmesi veya verilen cevabın (ödenecek tazminatın) talebi karşılamadığı hususunda uyuşmazlık bulunması halinde zarar görenler dava hakkını kullanabilecektir.
Davacı tarafça müvekkil Şirket’e söz konusu zararın giderilmesi için herhangi bir başvuru yapılmadığı gibi, davacı tarafça da daha önce başvuru yapıldığına dair bir iddia da yoktur.
Davacı taraf talebini destekleyen ve onaylayan evrakları sunmadığı sürece müvekkil şirkettin sorumluluğu başlamaz.
Dolayısı ile davacı tarafından yapılmış bir başvuru söz konusu olmayıp, Sayın Mahkemeniz nezdinde görülen davanın, anılan dava şartını haiz olmadığından ilgili başkaca hiçbir incelemeye gerek duyulmaksızın davanın reddini arz ve talep ederiz.
Davacı Taraf, Mahkemeniz Dosyasına Sunduğu Delil Ve Belgeleri Tarafımıza Tebliğe Çıkartmadığından, Anılan Tüm Belgelere Karşı Cevap Ve İtiraz Haklarımız Saklıdır.
Zira davacının iddialarını destekler belgeler tarafımıza tebliğ edilmemiştir. Hiç bir kabul anlamına gelmemek kaydı ile; Dava dilekçesinde 22.10.2016 tarihli kazaya karıştığı belirtilen,... plakalı araç, 10.01.2016- 10.01.2017 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalıdır. Söz konusu poliçede teminat limiti kişi başına 310.000-TL'dir.
Hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydı ile; Müvekkil şirket, üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan, sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabilir.
Bu nedenle; müvekkil şirkete yazı yazılarak söz konusu kaza nedeniyle davacıya veya diğer hak sahiplerine veya kurumlara yapılan ödemelerin yapıldığının sorularak poliçe limitinin belirlenmesi ve ödemelerin poliçe limitinden indirilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte müvekkilin poliçe ile üstlendiği süre içerisinde başkaca kaza olup, olmadığının tespiti de müvekkilin limitinin belirlenmesi için elzemdir.
maluliyet oranının bağımsız ve tarafsız bir kurum olan adli tıp kurumu 3. ihtisas kurulu marifetiyle tespit ettirilmesi gerekmektedir.
01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları gereğince sürekli sakatlık tazminatına ilişkin sakatlık oranının belirlenmesinde, Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik doğrultusunda hazırlanacak sağlık kurulu raporu dikkate alınmalıdır. yukarıdaki itirazlarımıza halel gelmemek kaydı ile; davacının motorsiklette seyahat ederken takılması zorunlu kask, dizlik, reflektörlü ceket gibi koruyucu ve görünürlüğü artırıcı ekipmanları kullanmamış olduğu sabit olup, müterafik kusuru bulunmaktadır.
kabul anlamına gelmemek üzere müterafik kusurunun tazminat hesabından düşülmesi gerekmektedir.
Davacının koruyucu tertibat kullanmadığı kaza tespit tutanağında sabit olup, %40'tan az olmamak üzere müteraffık kusur indirimi yapılmasını arz ve talep ederiz. ... A.Ş'ye müzekkere yazılarak poliçe süresi içerisinde başkaca kaza olup olmadığının ve davaya konu kaza nedeni ile davacıya veya diğer hak sahiplerine veya kurumlara yapılan ödemelerin sorularak poliçe limitinin belirlenmesine,
....A.Ş.‘ye ait hasar dosyasının celbine,
Sigorta Tahkim Komisyonu'nun ....E... ve K-... Sayılı dosyasının ve ... 19. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının celbine,
Aleyhe hüküm kurulması halinde kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden rapor alınmasına,
Davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi’nden rapor alınmasına,
Tazminat oranı ve miktarının tespiti için, yukarıdaki hususlar tamamlandığında Hazine Müsteşarlığı Aktüerler Sicili’ne kayıtlı aktüer bilirkişiden rapor alınarak gerçek zararın tespit ettirilmesine,
SGK'ya müzekkere yazılarak davacıya kaza nedeni ile ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasına,
Hiç bir kabul anlamına gelmemek kaydı ile; müterafık kusur ve hatır taşıması indirimi yapılmasına,
Herhalükarda davanın esastan reddine,
Tarafımızca huzurda görülen davanın ikame edilmesine sebep olunmadığından harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine,
karar verilmesini" talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, Davacının 22/10/2016 tarihinde yolcu olarak bulunduğu motosiklette geçirmiş olduğu kaza neticesinde yaralandığı, bu kapsamda Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuruda bulunduğu, maluliyet raporunun iki yıllık düzenlenmiş olması nedeniyle düşük ücret aldığı, yeni aldığı maluliyet raporuna göre %9 oranında maluliyeti bulunduğundan bahisle tıbbi harcamalar, ulaşım ve konaklama masraflarının tahsili isteminden ibarettir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-i. Maddesinde; " (1) Dava şartları şunlardır:
i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Mahkememizin 16/09/2025 tarih 1 numaralı ara kararı gereği "Davacı vekili tarafından talep edilen tıbbi harcamalar, ulaşım ve konaklama masraflarına ilişkin davanın mahkememiz dosyasından tefriki ile ayrı bir esasa kaydının yapılmasına" şeklinde ara karar kurulduğu, dosyanın tefrik ederek iş bu mahkememiz esas numarası almıştır.
Sigorta Tahkim Komisyonu'nun ...E ... sayılı dosyasının incelenmesinde davacı tarafından aynı talepler ile başvuru yapıldığı ve başvurunun neticelendirildiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davacı tarafından mahkememizde dava açılmadan evvel tıbbi harcamalar, ulaşım ve konaklama masraflarının tazmini istemiyle Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuruda bulunulduğu, komisyon tarafından başvurunun değerlendirilerek neticeye bağlandığı ve itiraz hakem heyeti incelemesinden de geçtiği, tıbbi harcamalar, ulaşım ve konaklama masraflarının değişen maluliyet oranına göre değişmesi mümkün olmadığından HMK 114/1-i maddesi uyarınca dava önceden kesin hükme bağlanmış taleplerin yeniden mahkememizde görülmesi mümkün olmadığından HMK 114/1-i, 115/2 uyarınca davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davanın USULDEN REDDİNE
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken ve dava tefrik edildiğinden alınmayan 2025 yılı başvurma harcı 615,40 TL ve peşin harç 615,40 TL olmak üzere toplam 1.230,80 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinden bırakılmasına,
4-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, yürürlükte olan A.A.Ü.T.'nin 13/2 maddesi gereğince dava değeri olan 750,00 TL üzerinden hesaplanan 750,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan her hangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair tarafların yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/09/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır