T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/76 Esas
KARAR NO: 2025/278
DAVA: İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/04/2016
KARAR TARİHİ: 10/04/2025
Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; davalı şirketin bir otobüs şirketi olarak faaliyetlerini devam ettirdiğini, taraflar arasında ... 6. Noterliği'nin ... yevmiye numarası ile yapılan acentelik sözleşmesi gereği müvekkili şirketin davalı şirketin ... Bölgesi acenteliğini üstlendiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında müvekkili şirketin davalı şirkete ait taşımacılık firmasına ilişkin yolcu biletlerinin satış işlemleri ile diğer acentelik hizmetlerini yapmayı üstlendiğini, davalı şirketin buna karşılık bilet satış işlemlerinden %10 acentelik ücretini müvekkiline ödemeyi taahhüt ettiğini, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap ilişkisi kapsamında müvekkili şirketin davalı şirketten 537.142,58-₺ alacaklı olduğunu, borcun ödenmesi için davalı şirket adına ... 5. Noterliği'nce ... yevmiye numaralı... tarihli ihtarname keşide edildiğini, ihtarnameye rağmen borç ödenmediğinden davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın haksız itirazı neticesinde icra takibinin durduğunu belirterek davanın kabulü ile itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkili şirketin davacıya borcu bulunmadığını, aksine müvekkili şirket kullanımına tahsis edilen taşınmazların 06/08/2013 tarihli sözleşmeler ile davacı şirkete kiralandığını, davacı şirketin kira borcunu ödemediğini, bu sebeple tahliye ve geciken kira bedellerinin ödenmesi talepli davalar açıldığını, davacı şirketin organik bağı bulunan dava dışı ... Tic. Ltd. Şti.'nin müvekkili şirkete karşı bulunan borçlarının takas mahsup defi çerçevesinde davacı tarafa olan borçları kabul anlamına gelmemek kaydı ile mahsup edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin ... şirketinden, dolayısı ile davacı şirketten alacaklarının tahsil edilemediğini, takas mahsup hakkı bulunduğunu, müvekkili şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin takas mahsup definin ileri sürülmesi nedeni ile icra takibine konu borç likit olmadığından mümkün olmadığını belirterek davanın reddi ile karşı tarafın dava konusu bedelin %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava ve birleşen dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir.
Mahkememizce, asıl davaya konu ... 11. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyası getirtilmiş olup incelenmesinde; alacaklı ... Şti. tarafından borçlu ...A.Ş. aleyhine cari hesap ilişkisinden kaynaklanan 534.324,57-TL asıl alacak, 2.818,01-TL işlemiş faizin tahsili talebi ile 22/10/2013 tarihinde ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sırasında ilâmsız icra takibi başlatıldığı, borçlunun yasal süresinde icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali talebi ile ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sırasında açılan itirazın iptali davasında yapılan yargılama sonucunda... E.K. sayılı karar ile "Davacının itirazının iptaline yönelik dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında düzenlenen ödeme emrinin iptali ile takip dosyasının İİK'nun 50/1 ve HMK 20. maddesi gereğince başvurulması halinde görevli ve yetkili ... İcra Dairesi'ne gönderilmesine" karar verildiği, bilahare ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... esas 15/01/2015 tarihli kararı ile dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesine karar verildiği, ... 11. İcra Dairesi'nin... esas numarasına kayıt edildiği, ... esas numarasında alacaklı ... Ltd. Şti. tarafından borçlu ...A.Ş. aleyhine 534.324,57-TL asıl alacak, 2.818,01-TL işlemiş faizin tahsili talebi ile 07/05/2015 tarihli ilâmsız takiplerde ödeme emrinin düzenlendiği, borçlunun yasal süresinde borca itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının İİK 67. maddesi uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
"Temlik alacaklısı davaya müdahale talep eden 3. kişi" sıfatı ile ... Tic. Ltd. Şti. vekili, müvekkili şirketin davacı şirketten 26/02/2014 tarihli temlik sözleşmesine istinaden alacaklı olduğunu, temlik sözleşmesinin 4. maddesinde yer alan alacağın ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasındaki davacının davalıdaki alacağı olduğunu, ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının yetkisizlik ile ... 11. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayı nosunu aldığını ve mahkememizin ...esas sayılı dosyasına dönüştüğünü, davacı şirketin davalı şirketten alacağının mevcut olup bu hususun dosya kapsamı ile sabit olduğunu belirterek müvekkili şirketin müdahale talebinin kabulü ile davacının yanında müdahilliğine ve davacının davasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce verilen... E.K. sayılı 24/09/2020 tarihli karar ile "...Aktif husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine..." karar verilmiş olup gerekçesi şu şekildedir:
"Dosyaya sunulan 26/02/2014 tarihli temliknamenin incelenmesinde; "Temlik edenler"in ... Şti. ve ... Ltd. Şti. olduğu, lehine temlik olunanın "... Şti." olduğu, temlik bedelinin 3.000.000,00-₺ olup, temlikname tarihinin 26/02/2014 olduğu, anılan temliknamede "...Lehine temlik olunan ...Şti.'ne toplam 3.000.000,00-TL bedelle temlik eden alan ... Tic. Ltd. Şti. Muhatap arasında var olan icra takipleri, dava dosyaları ve sözleşmelerden doğan ve doğacak alacaklarının temliki hakkındadır. Lehine temlik olunan .... Şti.'ne toplam 3.000.000,00-TL bedelle temlik eden alan ... Ltd. Şti. Muhatap arasında var olan ve aşağıda dökümü yapılan icra takipleri, dava dosyaları ve sözleşmelerden doğan ve doğacak alacakları devir ve temlik etmiş bulunmaktayız. 1-... 6. İcra Müdürlüğü ... e. Sayılı dosyasına konu senetlerden borçlu olmadığının tespiti için açılan ... 37. Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas sayılı dosyası icra dosyasına dosya borcunun ödenmesi ile istirdat davasına dönüşmüştür. Bu dosyadan doğan tüm haklar temlike konu edilmiştir. 2-... 5. Asliye ticaret Mahkemesi ... e. Sayılı dosyası ile açılan ve konusu ... plaka sayılı aracın ...adına tescili ve mümkün değilse bedelin tazmini davası ile bu dava dosyası ile birleştirilen ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı konusu ..., ..., ...plakalı 3 adet ...adına tescili ve mümkün değilse ödenen bedellerin tazmini ve ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı konusu ..., ..., ..., ... plakalı 4 adet temsa marka araçların ... adına tescili, mümkün değilse ödenen bedellerin tazmini olmak üzere toplam 8 adet aracın tescil ve alacak davasındaki tüm haklar ve alacaklar temlike konu edilmiştir. 3-... 1. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı icra dosyası ile icra dosyasına itiraz üzerine açılan ... 2. Aslyie Hukuk Mahkemesi ...e. Sayılı dosyası ile derdest olan itirazın iptali davasındaki tüm haklar ve alacaklar iş bu temlike konu edilmiştir. 4-... 1. İcra Müdürlüğü ... e. Sayılı icra dosyası ile icra dosyasına itiraz üzerine açılacak itirazın iptali davasındaki tüm hak ve alacaklar iş bu temlike konu edilmiştir.
Bu tarih itibariyle temlik alacağının tüm tasarruf kullanım hakkının temellük edene ait olduğu temellük edenin bu alacağı talep, tahsil ve ahzu kabza yetkili olduğunu ve temlik ettiğimiz alacağın, 3. Şahıslara iş bu temliknamenin düzenleme tarihinden önce yurt içinde ve yurt dışında kısmen ya da tamamen temlik ve/veya rehin edilmediğini iş bu alacak üzerinde herhangibir haciz ihtiyati haciz ya da başkaca bir takyidat bulunmadığı, iş bu temlikin verilmesine akdi bir engel olmadığını beyan, kabul ve taahhüt ederiz. İş bu temlik sözleşmesinden doğan ya da doğacak tüm vergi, (damga vergisi başta olmak üzere) resim, harç ve sait mali yükümlülükler temlik edene aittir..." düzenlemesinin yer aldığı görülmüştür.
Alacağın devri (temliki) 6098 sayılı BK 183 vd. maddelerinde düzenlenmiş olup, alacağın temliki sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması gerekmekte olup, yukarıda incelenen temlikname, icra dosyalarına konu alacağın devrini ispat veya belli etmek için düzenlenmiş olduğundan 488 sayılı damga vergisi kanunu 1. maddesi uyarınca damga vergisine tâbidir. temliknamenin icra dosyalarında hüküm ifade edebilmesi için, temlik alanın icra dosyasında alacaklının yerine geçebilmesi için damga vergisinin yatırılması gerekmektedir. Somut olayda damga vergilerinin yatırıldığına dair makbuzların temlikname ekinde dosyaya sunulmuş olduğu görülmüştür. Anılan temliknamenin 3. maddesinde geçen ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyası yukarıda ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere asıl davaya ilişkin olan ... 11. İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyası olup, 4. maddesinde geçen ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ise yine yukarıda ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere birleşen davaya ilişkin olan ... 11. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyasıdır. Asıl dava tarihi 22/04/2016, birleşen dava tarihi ise 06/05/2016 olup, açıklandığı üzere temlikname tarihi ise 26/04/2014'tür. Bu durumda davacı temlik sözleşmesi tarihi olan 26/02/2014 tarihinde asıl ve birleşen dava konusu alacaklarını temlik etmiştir. Kural olarak bir hakkı dava etme yetkisi o hakkın sahibine ait olup, buna aktif husumet denilir. Bir davada aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı mahkemece öncelikle ve re'sen gözetilecek hususlardandır ve şayet husumet ehliyeti yok ise davanın bu sebep ile reddi gerekmektedir. Tüm bu sebeplerden dolayı davacının asıl ve birleşen davada aktif husumetinin yokluğu nedeni ile davanın ve birleşen davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin ... E.K. sayılı 08/11/2023 tarihli ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup gerekçesi şu şekildedir:
"...Fer'i müdahil ... Şti. vekili asıl ve birleşen davalar için ayrı ayrı sunulan 10/09/2019 havale tarihli dilekçeler ile; davacı tarafından 26/02/2014 tarihli temlik sözleşmesinin 3 ve 4 maddeleri ile asıl ve birleşen davaya her iki icra takibi ile bu takiplere karşı yapılacak itirazlar üzerine açılmış ve açılacak davalara konu alacakların müvekkili şirkete temlik edildiğini, asıl ve birleşen davalarda davacı şirketin davalı şirketten alacağı bulunduğunun dosya kapsamı ile sabit olduğunu, müvekkili şirketin davaların kazanılmasında hukuki yararının bulunduğunu beyan ederek, bu nedenle asıl ve birleşen davalarda davacı yanında yer almak istediklerini belirterek, müvekkili şirketin asıl ve birleşen davalara müdahale talebinin kabulü ile davacı yanında müdahilliğine, davacının davasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Her iki dilekçe için maktu fer'i müdahale (başvuru ve maktu peşin harç) harcının yatırıldığı anlaşılmıştır. 26/02/2014 tarihli ivazlı temlik sözleşmesinin 3 ve 4.maddeleri ile asıl ve birleşen davalarda davacının, asıl davaya konu ... 1. İcra Müdürlüğü... esas sayılı icra dosyası ile icra dosyasına itiraz üzerine açılan ... 2. Aslyie Hukuk Mahkemesi ... esas sayılı dosyası ile derdest olan itirazın iptali davasındaki tüm hak ve alacaklarını, yine birleşen davaya konu ... 1. İcra Müdürlüğü ...esas sayılı icra dosyası ile icra dosyasına itiraz üzerine açılacak itirazın iptali davasındaki tüm hak ve alacaklarını feri müdahale talep eden... Ltd. Şti.'ye temlik ettiği, temlik tarihi itibariyle, temlik alacağının tüm tasarruf kullanım hakkının temellük edene ait olduğunun temellük edenin bu alacağı talep, tahsil ve ahzu kabza yetkili olduğunun kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Dosyadaki delilleri, duruşma sürecini yansıtan tutanak ve belgelerin içeriğine göre; asıl ve birleşen davalara konu takip dosyalarının yetkili İstanbul icra dairelerine gönderilmesi öncesinde, asıl ve birleşen davalarda davacının, bu takiplere konu alacağını 26/02/2014 tarihli temlik sözleşmesi ile fer'i müdahile temlik ettiği, ... 11 İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takibinin, ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasının devamı; ... 11 İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takibinin, ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı takip dosyasının devamı olduğu, ancak dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesi sonrasında, yetkili icra dairesinin takip borçlusuna yeniden ödeme emri göndermek durumunda bulunduğu, bu ödeme emrine takip borçlusunun itiraz etme ve takibi durdurma hakkının mevcut olduğu, yetkili ... 11 İcra Müdürlüğü'nün ... ve ... esas sayılı sayılı takip dosyalarında da takip borçlusu olan asıl ve birleşen davalarda davalıya yeniden ödeme emirleri gönderildiği, bu ödeme emirlerine yasal sürede yapılan itiraz üzerine her iki takibin durduğu, asıl ve birleşen davalarda davacı ile fer'i müdahil arasındaki temlik sözleşmesi uyarınca duran takiplere karşı itirazın iptali davası açma hakkının takiplere konu alacakları temlik alan fer'i müdahile ait olduğu, asıl davanın açıldığı 22/04/2016 ve birleşen davanın açıldığı 06/05/2016 tarihleri itibariyle, asıl ve birleşen davalar davacısının itirazın iptali davaları bakımından aktif husumetinin mevcut olmadığı, mahkemece bu gerekçe ile her iki davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Asıl ve birleşen davalarda davacının, yeni yapılan takiplerin ve yeni açılan davaların temlik sözleşmesi kapsamında bulunmadığına, temlik sözleşmesinde kararlaştırılan bedelin ödenmediğine, bu nedenle taraf sıfatının değişmeyeceğine ilişkin istinaf sebepleri açıklanan nedenlerle yerinde görülmemiştir. Temlik sözleşmesinin asıl ve birleşen davaların açıldığı tarihten önce bağıtlandığı, her iki davanın açıldığı tarih itibariyle aktif husumetin mevcut olmadığı, diğer ifade ile taraf değişikliğinin yargılama sırasında gerçekleşmediği sabit olduğundan HMK'nun 125 maddesinin uygulama alanı bulamayacağı, bu nedenle asıl ve birleşen davalarda davacının, mahkemece fer'i müdahil üzerinden davaya devam edilmesi gerektiği yönündeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Fer'i müdahil vekili tarafından, her iki davaya müdahale dilekçelerinde fer'i müdahale iradesinin açıkça ortaya konulduğu, davalara asli müdahalenin talep edilmediği, asli müdahalenin devam eden yargılamaya eşkil eden bir dava olduğu, asıl ve birleşen davaların nispi harca tabi oldukları, her iki davada HMK'nun 65 maddesine uygun şekilde nispi harcı yatırılmış asli müdahale dava dilekçelerinin mevcut olmadığı, açıkça ortaya konan fer'i müdahale iradesi karşısında, mahkemenin HMK'nun 31 maddesine göre taleplerin asli müdahaleye ilişkin olup olmadığını açıklattırma yükümlülüğünün bulunmadığı, bu nedenle fer'i müdahil vekilinin, taleplerinin aslında asli müdahale davası olarak değerlendirilmesi gerektiği yönündeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda izah edilen gerekçelerle; ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, asıl ve birleşen davalarda davacı vekili ile asıl ve birleşen davalarda fer'i müdahil vekilinin, asıl ve birleşen davalara yönelik istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili ile asıl ve birleşen davalarda fer'i müdahil vekilinin, asıl ve birleşen davalara yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE..."
Mahkememizin ... E.K. sayılı dosyasında istinaf başvurusunun esastan reddiyle birlikte birleşen dosya yönünden hüküm kesinleştiğinden artık bu konuda yargıtay tarafından bir inceleme yapılmamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04.12.2024 tarihli ve ... E.K. sayılı kararıyla asıl dava yönünden aşağıdaki gerekçeyle ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir:
"6100 sayılı Kanun'un 65 nci maddesinde asli müdahale bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişinin, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede açacağı dava olarak tanımlanmış, asli müdahale davası ile asıl yargılamanın birlikte yürütülerek karara bağlanacağı hüküm altına alınmıştır. Bununla birlikte asli müdahale davası bağımsız bir dava olduğundan, davacının yargılama harçlarını yatırmış olması da bir gerekliliktir. Öte yandan fer'i müdahale ise aynı Kanun'un 66 ncı maddesine göre üçüncü kişinin davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar davada yer almasıdır.
Somut olayda, davacı Şirket takibin ardından alacağını müdahale talebinde bulunana temlik etmiş ve daha sonra eldeki davayı açmıştır. Davadan sonra da müdahale talebinde bulunan sunmuş olduğu dilekçesinde alacağı usulüne uygun şekilde temlik aldığını belirtmek suretiyle hak sahipliği ileri sürmüş olduğundan, bu müdahale talebinin mahiyetinin anılan Kanun hükümleri çerçevesinde fer'i değil asli müdahale olduğunun kabulü gerekir.
Hal böyle olunca, Mahkemece yapılması gereken, müdahalenin mahiyetinin asli olduğu kabul edilerek, bağımsız bir dava olan asli müdahale davasında davacının 6100 sayılı Kanun'un 120. maddesi uyarınca dava harcını ve yargılama giderlerini yatırmış olması gerektiğinden ve harca tabi davalarda eksik harç tamamlanmadıkça müteakip işlemlere devam olunamayacağından, asli müdahilden alınması gereken eksik yargılama harcı ile yargılama giderinin ikmali için asli müdahile kesin süre verilmesi ve kesin süre içerisinde eksikliğin tamamlanması halinde yargılamaya devam edilerek bir karar verilmesi iken müdahalenin fer'i nitelikte olduğu kabulü ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir."
Mahkememizin 10.04.2025 tarihli ve...E.K. sayılı kararıyla ... E.K. sayılı kararda direnilmesine karar verilmiş olup direnme kararının gerekçesi şu şekildedir:
Yukarıda ilk derece, istinaf ve Yargıtay ilamlarına sırasıyla yer verildiği üzere, somut olayda direnme kararının özünü davacı ...Şti. ile davalı ...A.Ş. arasında görülmekte olan davada dava dışı ... Ltd. Şti. tarafından dosyaya sunulan müdahale dilekçesinin asli müdahale olarak mı yoksa feri müdahale olarak mı kabul edilmesi gerektiğine ilişkindir. Zira, anılan dilekçenin asli müdahale olarak kabulü halinde davanın esastan görülerek sonuçlandırılması gerekecek, aksi halde ise davanın usulden reddi gerekecektir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili kısımları şöyledir:
"Asli müdahale
MADDE 65- (1) Bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabilir.
(2) Asli müdahale davası ile asıl yargılama birlikte yürütülür ve karara bağlanır.
Fer’î müdahale
MADDE 66- (1) Üçüncü kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer’î müdahil olarak davada yer alabilir."
Müdahale talebinde bulunanın 10.09.2019 tarihli dilekçesindeki beyanı şu şekildedir:
"... Müvekkilim şirketin davanın kazanılmasında HMK uyarınca hukuki yararı bulunmaktadır. Bu nedenle davaya davacının yanında yer almak istemekteyiz."
Somut olayda, davanın 22.04.2016 tarihinde açıldığı, davacının huzurdaki davayı açmadan önce 26/02/2014 tarihinde alacağını temlik ettiği, dolayısıyla davanın açıldığı tarihte taraf ehliyetinin bulunmadığı tartışmasızdır. Diğer taraftan, dava dışı ...Ltd. Şti. tarafından dosyaya sunulan müdahale dilekçesinde, az evvel altı çizilmek suretiyle aynen alıntı yapıldığı üzere, davaya davacının yanında katılmayı talep ettiği sabittir. HMK'nin 65. maddesi uyarınca, asli müdahale için yargılamanın taraflarına karşı dava açılması, fer'i müdahale için ise taraf yanında davada yer alma iradesinin bildirilmesi gerekmektedir. Dava dışı ... Ltd. Şti.nin feri müdahaleye ilişkin kanun metnindeki ifadeyi aynen alıntılamak suretiyle davacı yanında davaya katılmaya ilişkin talep dilekçesi sunduğu görülmektedir. Asli müdahale talep eden bir kimsenin davanın herhangi bir tarafı yanında yer almasına ilişkin usul hukukumuzda herhangi bir düzenleme bulunmadığı da dikkate alınarak söz konusu talep mahkememizce feri müdahale istemi olarak kabul edilmiştir. Dolayısıyla, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04.12.2024 tarihli ve ... E.K. sayılı kararıyla dava dışı şirketin feri müdahale talebinin yorumlanmak suretiyle asli müdahale olarak kabulü gerektiği yönündeki bozma ilamına karşı aşağıdaki şekilde direnme kararı vermek gerekmiştir.
HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin ... E.K. sayılı kararında direnilmesine,
Asıl davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-₺ maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 6.487,35-₺ harçtan mahsubu ile bakiye 5.871,95-₺harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı... Şirketi'ne iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 50,00-₺ tebligat posta giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı vekili lehine takdir olunan 30.000,00-₺ vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Yargıtay yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/04/2025
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza