T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/849 Esas
KARAR NO: 2025/970
DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/10/2022
KARAR TARİHİ: 05/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: " Müvekkil ..., sattığı mal karşılığı, dava dışı müşterisi ...Şti'den aldığı ve ekte fotokopisi sunulan ...bank ...Şubesi'nin...IBAN nolu TL hesabına bağlı, ... seri numaralı, 17.09.2022 keşide tarihli, 135.000,00-TL bedelli çek yaprağını kaybetmiştir. Müvekkilin çeki teslim alırken imzaladığı belgeler, müstahsil makbuzu ve çekin rızası dışında elinden çıktığına dair kolluk ifadesi ektedir. Bu nedenle müvekkilin hamili bulunduğu söz konusu çekin iptali hususunda ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E sayılı dosyasından çek iptali davası açılmıştır. Çekin kötü niyetli şahıslarca bankaya ibrazı durumunda müvekkil zarara uğrayacağından, doğabilecek muhtemel zararın önlenmesi ve çeki elinde bulunduran kişilere bedelin Ancak çekin günü geldiğinde takasa verilerek bankaya ibraz edildiği ve ödeme yasağı ödenmemesi için çek iptali dosyasından ödeme yasağı kararı verilmiştir. kararı uyarınca işlem yapılmadığı bilgisi edinilmiştir. Akabinde; çeki ibraz eden kişinin davalılardan ... olduğu, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş, sayılı dosyasından ihtiyati haciz başvurusu yaptığı ve ... 14. İcra Dairesi'nin ... E sayılı dosyasından icra takibine giriştiği anlaşılmıştır. Ancak ekte sunulan belgelerden de anlaşılacağı üzere çekin gerçek hamili, müşterisi ... Ltd.Şti.'nden sattığı mal karşılığı çeki alan müvekkil ...'dur. ...'da bulunan ve un fabrikası olan ... Ltd.Şti. ile İstanbul'da bulunan bir dekorasyon firması olan...Şti. arasında, dava konusu çekin verilmesini gerektirir hiçbir ticari ilişki, mal veya hizmet alış-verişi yoktur. Yine ekte sunulan mersis ve ticaret sicil gazetesi kayıtlarına göre davalı ..., ...Şti.'nin yetkilisi olup, firmasından önceki ciranta olan ...Ltd.Şti. ile herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını bilmektedir. Davalı şirket yetkisi ...'nın cirosu, ...Ltd.Şti. ile diğer davalı ...'e fatura kesmemek için başvurulan bir yöntemdir. Çeki icraya koyan davalı ...'in ise davalı ... ve yetkilisi ....Şti.'ne yakın bir adreste oturduğu, fikir ve eylem birliği içerisinde bu kişilerle birlikte hareket ettiği, sıkça karşılaşıldığı gibi muhtemelen tahsilat için kötü niyetli olarak kullanıldığı ve aralarında 135.000,00-TL gibi hatırı sayılır bir meblağda, gerçek bir ticaretin olamayacağı anlaşılmaktadır. Davalıların bulunduğu adreslerin, uydudan alınan harita görüntüleri de bu durumu ortaya koymaktadır. Yine davalı ..., çekteki keşideci ve diğer cirantalar hakkında ihtiyati haciz başvurusunda bulunurken, danışıklı bir şekilde diğer davalı ... hakkında özellikle ihtiyati haciz başvurusu yapmamıştır. Bu durum dahi çeki kötü niyetli olarak elinde bulunduran davalıların birlikte hareket ettiklerini göstermektedir. Ayrıca ... ile ... arasında akrabalık ve yakın arkadaşlık ilişkisi olup olmadığının da araştırılması gerekmektedir. İcra dosyası ve ihtiyati haciz dosyası incelendiğinde de bu iddialarımız doğrulanacaktır. Ayrıca davalılar hakkında kayıp-çalıntı çeki kullanmak, resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından dolayı şikayet de yapılmış olup dosya numarası belli olduğunda bildirilecektir. Diğer yandan davalıların benzer eylemlerinin tespiti açısından UYAP'taki hukuk, ceza ve icra dosya kayıtlarının da getirtilerek incelenmesini talep ediyoruz. Davalının kambiyo senetlerini devralırken göstermekle yükümlü olduğu özen sebebiyle, kendi aralarındaki ve dava dışı ... Ltd.Şti. arasındaki ticari ilişkiyi kanıtlamak zorundadır. Ayrıca davalıların, çeki iktisaplarında iyi niyetli hamil konumunda olmadığı ve ağır kusurlu sayılmaları gerektiği açıktır. Bu nedenle davacının elinden rızası dışında çıkan çekin istirdadına ve müvekkilin meşru hamil sıfatıyla alacaklı olduğunun tespitine, dava sırasında çek bedellerinin davalılar tarafından tahsili nedeniyle bunun mümkün olmaması halinde ise, tahsil edilen tutarların, tahsil tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ediyoruz. Çek istirdadına ve buna bağlı olarak terditli şekilde çek bedelinin tahsiline ilişkin davalarda arabuluculuk dava şartı olmadığından bu hususta başvuru yapılmamıştır. Ekte sunulan BAM ve Yargıtay kararları da bu yöndedir. Davaya konu çek, kötü niyetli davalılar tarafından yasa dışı yollarla iktisap edilmiş, bankaya ibraz edilmiş, banka tarafından çekin arkasına ödeme yasağı şerhi konulmasına rağmen, kayıp-çalıntı olduğu biline biline ihtiyati haciz ve icra takibi işlemlerine konu edilmiştir. Şu anda takipte borçlu gözüken keşideci ...Şti. ile cirantalar ... Ltd.Şti. ve ...Şti. hakkında yapılan haciz işlemleri ile bu firmalardan tahsilat yapılmaya çalışılmaktadır. Haciz baskısı veya banka hesaplarına konulan blokeler sebebiyle yapılacak istem dışı herhangi bir ödeme halinde, normal şartlar altında müvekkilin hamili bulunduğu kayıp-çalıntı çek, kötü niyetli davalılar tarafından tahsil edilmiş olacaktır. Bu nedenle müvekkilin uğramış ve uğrayacak olduğu telafisi imkansız zararların önüne geçmek adına, icra takibinin durdurulması ve icra veznesine yatan veya yatacak paranın alacaklıya ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ediyoruz.” Şeklinde vekaleten dava dilekçelerini irdelenmesi hususunda, takdiren teminatsız olarak veya uygun görülecek şekilde sunmuşlardır. Davanın reddine karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davacı, ... 14.İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra takibine konu 135.000,00 TL bedelli çekin rızası dışında elinden çıktığını iddia ederek TTK 792 uyarınca çekin istirdatını talep etmiş ve icra dosyasına yatan paranın müvekkile ödenmemesi yönünde tedbir talebinde bulunmuştur. Ancak açılan dava hukuki dayanaktan yoksun olmakla birlikte sayın mahkemenin vermiş olduğu tedbir kararı da yerinde değildir. Şöyle ki; Tedbire İtirazın, Tedbir talebinin kabulüne yönelik 27/10/2022 tarihli ara kararda; İİK 72/2 maddesi gereğince icra takibinin durdurulması talebin reddine, İİK 72/3 maddesi gereğince takdiren talep miktarı olan 135.000,00-TL' nin %15 i tutarında teminat (nakitsiz banka teminat mektubu) teminat yatırıldığında İİK'nun 72/3. Maddesinin 3.'nün ...esas sayılı Fıkrasının son cümlesi gereğince ... 14. İcra Müdürlüğünün dosyasına davacı borçlu tarafından yatırılacak paranın dava sonuçlanıncaya kadar alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, denilerek İİK 72/3 maddesi uyarınca davacının tedbir talebinin kabulüne karar verilmiştir. Ancak işbu davada İİK 72/3 uyarınca tedbir kararı verilebilmesi mümkün değildir. İİK özel bir kanun olup İİK 72 maddesi de menfi tespit davaları için konulan özel bir maddedir. Bu nedenle İİK 72'de yer alan tedbir hükümleri sadece menfi tespit davalarına özel bir tedbir şeklidir. Önümüzdeki dava ise İİK 72'ye göre açılan bir menfi tespit davası olmayıp TTK 792'ye göre açılan bir çek istirdat davasıdır. Zaten davacı, icra dosyasında borçlu olmadığı gibi dava konusu çekte cirosu da yoktur. Dava dilekçesinde davacının menfi tespit talebinin bulunduğuna ilişkin bir beyanı da bulunmamaktadır. Bu nedenle İİK 72/3 uyarınca verilen tedbir kararı somut olaya uygun düşmemektedir. Tedbire itirazımız doğrultusunda öncelikle tedbir kararının kaldırılmasını talep etmekteyiz, Davacının aktif husumet ehliyeti bulunmamaktadır. Davacı, çekin rızası dışında elinden çıktığını iddia etmiş ise de ; bu davanın görülebilmesi için davacının, öncelikle aktif husumet ehliyeti bulunduğunu ispat etmesi gerekir; çünkü davacının çekte cirosu yoktur.Bu nedenle davacı ilk olarak dava konusu çekte hak sahibi olduğunu usulüne uygun delillerle ispat etmelidir. Basit yargılama usulüne tabi dava ve işlerde tüm delillerin dava dilekçesi ekinde sunulması zorunludur. Davacı çekte hak sahipliği bulunduğunu gösterir hiçbir delil (çek tahsilat makbuzu vs ) ibraz etmediğinden bu iddiasını ispat edememiştir. Bu aşamadan sonra sunulacak delillere ise muvafakatimiz bulunmayıp davanın öncelikle aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmekteyiz. Davacı, çekin rızası dışında elinden çıktığını ispat edememiştir: Biran için davacının aktif husumet ehliyeti bulunduğu düşünülse dahi; davacının ilk önce çekin rızası dışında elinden çıktığını ispat etmesi gerekir. Çekin, davacının ticari defterlerinde kayıtlı bulunması çeklerin rıza dışında elinden çıktığını ispat için yeterli değildir Dava dilekçesi ve karakol ifade tutanağı incelendiğinde davacının, çekin ne şekilde kaybolduğuna dair bir bilgisinin bulunmadığı ve hiçbir olay örgüsüne yer vermediği görülecektir. Davacının, çek iptal davası açması ve karakola şikayette bulunması çekin, davacının rızası dışında elinden çıktığını göstermez. Çekin rızası dışında elinden çıktığına yönelik somut hiçbir delile yer vermeyen davacının bu iddiasını ispat edemediği ortadadır. Bu nedenle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmesini talep etmekteyiz. Müvekkil iyiniyetli yetkili hamildir: TTK 790. maddesinde, meşru hamilin teselsül eden cirolardan anlaşılacağı belirtilmiştir. Dava konusu çeklerin ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmadığına göre müvekkil yetkili ve meşru hamildir. Çeklerin ciro yoluyla geçmesi nedeniyle müvekkilin çeklerin çalıntı olup olmadığı hususunda bir bilgisi yoktur. Müvekkil, çeklerde ödeme yasağı bulunduğunu bankaya ibraz anında öğrenmiştir. Bu nedenle iyi niyetlidir. Çek üzerinde ödeme yasağı bulunması da müvekkilin kötüniyetli olduğunu göstermez. Hatta bırakın ödeme yasağını, çek için verilen iptal kararı dahi davaya taraf olmayan müvekkili bağlamadığı gibi onun bu çeki icra takibine koymasına da engel değildir. Bu nedenle TTK 792 maddesinde aranan şartlar olayımızda gerçekleşmemiştir. Ayrıca takdir sayın mahkemenin olmakla birlikte; davanın esasıyla uzaktan yakından alakası olmayan fotoğrafların dava dilekçesine eklenilmesi açıkça hukuka aykırıdır. Mahkemeyi gereksiz bilgilerle oyalamamak adına bu konuda daha fazla beyanda bulunmayacağız. Ancak buna ilişkin şikayet haklarımızı ayrıca saklı tuttuğumuzu bildirir davanın reddine karar verilmesini" talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, ...bank ... Şubesine ait 17/09/2022 tarihli ve 135.000,00 TL bedelli çeke ilişkin istirdat davasıdır.
Mahkememizin 04/11/2025 tarih 8 numaralı celse 2 numaralı ara kararı gereği "Davalılar .. yönünden davanın tefriki ile mahkememizin ayrı bir esasına kaydının yapılmasına" şeklinde ara karar kurulduğu ve dosyanın davalılar ... ve ... yönünden tefrik edilerek mahkememiz iş bu ...Esas sayılı dosya numarasına kaydı yapılmıştır.
Emsal mahiyette ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında özetle; "Çek istirdatı davasının son hamile karşı açılması gerekmekte olup, somut olayda tespit edilen inançlı temlik cirosu ile çeklerde son hamil dava dışı ...'tır. Bu durumda mahkemece çeklerde hamil vasfı taşımayan davalı aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir." şeklinde karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davacı tarafından çekin istemi dışında elinden çıktığından bahisle çekin istirdatı davası ikame edildiği, davalılar ... ve ...'nın çek görüntüsüne göre yetkili hamil olmadıkları, son hamilin esas dosya davalısı ... olduğu anlaşılmakla çek istirdatı davası yalnızca son hamile karşı açılabileceğinden davalıların pasif husumet ehliyetleri bulunmadığı anlaşılmakla davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davanın USULDEN REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken ve dava tefrik edildiğinden alınmayan 2025 yılı başvurma harcı 615,40 TL ve 615,410 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.230,80 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinden bırakılmasına,
4-Davalılar tarafından yapılan her hangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalılar kendilerini bir vekille temsil ettirmediklerinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; tarafların yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer Asliye Ticaret Mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 05/11/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır