T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/857 Esas
KARAR NO : 2026/276
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/11/2025
KARAR TARİHİ : 22/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Taraflar arasında 12.08.2020 tarihli Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesi imzalanmıştır. Taraflar arasındaki sözleşme 12.08.2020 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, sözleşme süresi boyunca müvekkil şirket tarafından yükümlülüklere riayet edilmiş, herhangi bir edim ihlali veya erken fesih söz konusu olmamıştır. Sürenin sonunda ise, müvekkil şirket sözleşmeyi yenilememiş, böylelikle sözleşme kendiliğinden sona ermiştir. Müvekkil şirket tarafından herhangi bir erken fesih ya da tek taraflı sözleşme sona erdirme işlemi yapılmamıştır. Buna rağmen davalı şirket, taraflar arasında yeni bir sözleşme imzalandığını ve sözleşmenin süresinden önce müvekkil şirket tarafından feshedildiği iddiasında bulunarak, müvekkil adına 04.09.2025 tarihli ve 48.500 TL tutarında fesih cezası faturası düzenleyerek bu bedeli haksız şekilde müvekkilden tahsil etmiştir. Davalı şirket, taraflar arasında yeni bir sözleşme imzalandığı ve bu sözleşmenin müvekkil şirket tarafından erken feshedildiği iddiasına dayanmıştır. Ancak bu iddia tamamen gerçek dışıdır. Taraflar arasında 12.08.2020 tarihli sözleşmeden sonra herhangi bir yeni sözleşme imzalanmamıştır. Davalı, cezai şart alacağını dayandırdığı ikinci sözleşmenin varlığını ispat yükü altındadır. Ancak, iddiasını destekleyecek nitelikte hiçbir belge, imza, onay veya elektronik kayıt sunamamaktadır. Bu ispat yapılmadıkça, erken fesih iddiasına dayalı cezai şart da doğmayacaktır. Sonuç olarak davalı, varlığı kanıtlanmamış bir ikinci sözleşmeye dayanarak müvekkilden 48.500-TL tutarında bedel tahsil etmiş olup, bu bedel sebepsiz zenginleşme teşkil etmektedir.
Taraflar arasında yeni bir sözleşme akdedilmemiştir. Müvekkil şirketin yeni bir sözleşmeye ilişkin herhangi bir imzası, onayı, kabul beyanı veya yazılı mutabakatı yoktur. Müvekkil şirket, bu haksız tahsilatın iadesi amacıyla İstanbul.... İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine ilamsız icra takibi başlatmış ve ödeme emri gönderilerek davalı şirkete tebliğ edilmiştir. davamızın kabulü ile, davalı-borçlu şirketin İstanbul ....İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, icra takibinin devamına, asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere davalı-borçlu şirket aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Taraflar arasında akdedilen 27.06.2025 tarihli "Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesi" uyarınca ihtilaf halinde Ankara Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğu kararlaştırılmıştır. Dolayısıyla, işbu davanın ilgili sözleşmede belirtilen yetki maddesi itibariyle Ankara Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerekmektedir. Müvekkil şirket, uzun yıllardır Shell'in Türkiye Genelinde Distribütör firmasıdır. Bu kapsamda müvekkilimiz şirket, davacı şirketle 27.06.2025 tarihli "Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesi" imzalamıştır. İşbu sözleşme kapsamında davacı şirkete belirli sayıda taşıt tanıma cihazı teslim edilmiş ve faturalandırılmıştır. Müvekkil şirket tarafından cihazların aktif hale getirilmesiyle birlikte, davacı şirket adına DBS açılmış ve yakıt alımları bu sistem üzerinden yapılmıştır.Her ne kadar davacı taraf yeni bir sözleşme imzalanmadığını iddia etse de, ilgili sözleşme üzerinde davacı şirkete ait kaşe ve yetkili imzası yer almakta olup, işbu dilekçe ekinde sunduğumuz imza sirküleri ile sözleşmenin imzalandığı, sözleşmenin geçerliliği için aranan irade beyanı ve karşılıklı kabul şartlarının mevcut olduğu teyit edilmektedir.İlgili sözleşme uyarınca, araçlara yerleştirilen tanıma cihazları sayesinde yapılacak her yakıt alımı için DBS üzerinden ödeme alınması ve sözleşmede kararlaştırılan fesih şartlarının gerçeklemesi halinde müvekkil şirketin, cihaz başına belirlenen cezai şartı DBS limiti üzerinden tahsil edebileceği hüküm altına alınmıştır.Bu doğrultuda, sözleşmenin 7. maddesi uyarınca müvekkil şirket tarafından 48.500,00-TL bedelli fesih tazminatı davacının DBS kredi limitinden tahsil edilmiştir. Nitekim sözleşmenin 7. maddesi uyarınca, müvekkil şirketin DBS hesabı üzerinden davacıya herhangi bir ön bildirimde bulunmaksızın cezai şartı tahsil etme hakkı bulunmaktadır. Öncelikle yetki itirazımızın kabulü ile yetkisizlik kararı verilmesine ve dosyanın yetkili Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesine, Aksi takdirde, cevap dilekçemizin kabulü ile işbu davanın esastan reddine, %20'den aşağı olmamak kaydıyla davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini..." savunmuştur.
DELİLLER:
Cari hareket dökümü, faturalar, İstanbul ..İcra Müdürlüğü'nün ...0E.sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava taraflar arasında imzalanan taşıt tanıma sistemi sözleşmesinin feshi nedeniyle davalı tarafından tahsil edilen ceza şart alacağının haksız olduğundan bahisle iadesi için başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır .
Davacı taraf 12.08.2020 tarihli sözleşmeye dayanmakta olup bu sözleşme dışında taraflar arasında başkaca bir sözleşme olmadığını ileri sürmüş davalı tarafta 27.06.2025 tarihli yazılı sözleşmeye dayanmış ve sözleşmedeki yetki şartı nedeniyle takipte yetkiye itiraz etmiştir.
Mahkememizce İstanbul ...İcra Dairesi'nin ... takip sayılı dosyası getirtilmiş olup incelenmesinde; alacaklısı ... tarafından, borçlu ... aleyhine 48.500,00TL asıl alacağa yıllık %44,25 oranında faiz işletilmek kaydı ile tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK.m.67 hükmü uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Yetkili icra dairesinde takip başlatılması itirazın iptali davasında yetki şartıdır. Eldeki davada; taraflar arasındaki ilişkinin temelini taşıt tanıma sistemi sözleşmesi oluşturduğundan, tarafların imzaladığı 27.06.2025 tarihli Sözleşmenin 12. Maddesinde yetkiye ilişkin düzenlemenin bulunduğu, buna göre sözleşmeden kaynaklanan her türlü anlaşmazlıkta Ankara mahkemeleri ile icra dairelerinin yetkili olacağının kararlaştırıldığı görülmüştür.
HMK'nın 17. maddesinde "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır" düzenlemesi bulunmaktadır.
Eldeki davada; yukarıda yapılan açıklamalardan anlaşılacağı üzere; taraflar arasındaki ihtilafın temelini taşıt tanıma sistemi sözleşmesinin sözleşmesinin oluşturduğu, davacı tarafça her ne kadar 12.08.2020 tarihli sözleşme dışında başka bir sözleşme imzalanmadığı iddia edilmişse de kendisine verilen sürede sözleşmenin sunulmadığı gibi davalının kabulünde olan ve delil olarak sunulan 27.06.2025 tarihli sözleşmenin altındaki imzanında inkar edilmediği ,taraflara izafe edilen eylemlerin sözleşmenin ihlaline dayandırıldığı, bu haliyle haksız fiil olarak değerlendirilemeyecek olan temel ilişkinin yetki kurallarını da etkilediği, uygulanması gereken yetki düzenlemesinin HMK'nın 17. maddesi olduğu, buna göre yetki sözleşmesi ile kararlaştırılan Ankara icra dairelerinin yetkili olduğu, davalı vekilinin yetki itirazının usule uygun olarak sunulduğu, takibin yetkisiz İstanbul icra dairelerinde başlatıldığı anlaşılmakla, usulsüz takip başlatılması dolayısıyla davanın usulden reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Yetkili icra dairesinde takip başlatılmamış olması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddine, 2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00TL harçtan peşin alınan 615,40TL'nin mahsup edilerek bakiye 116,60TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinden bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 48.500,00TL üzerinden hesaplanan 45.000,00TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 22/04/2026 Katip ...
¸e-imza
Hakim
...
¸e-imza
Full & Egal Universal Law Academy