T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/389 Esas
KARAR NO : 2026/289
DAVA : İflas (Doğrudan Borçlu Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 178))
DAVA TARİHİ : 16/08/2024
KARAR TARİHİ : 30/04/2026
Ankara Beypazarı ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/37 Esas ve 2025/499 karar sayılı kararı gereğince; 28/11/2025 tarihli görevsizlik kararı sonucunda mahkememize gönderilen dosyanın yukarıdaki esas sırasına kaydı yapılarak incelenmesi sonucunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin daha önce ...adı ile bilinen devre mülk satın aldığını, bu devre mülk hakkında şikayeti olup olmadığına dair müvekkilin davalı şirket çalışanları tarafından arandığını, müvekkillerin devre mülkün satışının yapılacağı vaadi ile türlü aldatma teknikleri uygulanarak müvekkili dava konusu devre mülkün satıldığını, davalının esasında dolandırıldığını, müvekkile psikolojik baskı, yıldırma ve saldırgan satış yöntemleri uygulandığını, davalı şirket çalışanlarının müvekkili ikna etmek için müvekkilden noter aracılığı ile vekalet aldıklarını, bu vekaletin Yalova'daki devre mülkün devri için olduğunu söylediklerini, müvekkilin verdiği vekaletle kat irtifakı tapusu verildiğini, müvekkilin bu sözleşme kapsamında ödediği yüksek meblağlara rağmen müvekkile satışı yapılan devre mülkteki birçok hukuka aykırılık sebebi ile davalılara öncelikle noter kanalı ile ihtarname gönderildiğini, sözleşmelerden cayma beyanları ve yapılan ödemelerin iadesinin talep edildiğini, yapılan sözleşmenin TK-215 numaralı sözleşme olduğunu, bu sözleşmeye istinaden müvekkilin hesabından 30.000,00 TL'nin banka kanalı ile gönderildiğini, tapuda satış bedeli olarak 5.500,00 TL gösterildiğini, davalılardan ...Palace'nin sözleşmeyi imzalayan ve müvekkilden tahsilatı yapan şirket olduğunu, diğer davalının ise sözleşmede malik olarak yer aldığını, dava konusu sözleşmenin geçersiz olduğunu, sözleşmenin tapu devri ile geçerli hale geldiği düşünüldüğünde dava konusu sözleme hakkında noter aracılığı ile cayma ihtarnamesinin davalılara gönderildiğini, davalının edimlerini ifa etmelerinin fiilen imkansız olduğunu, hisse olarak müvekkile sözleşmede vaat edilen çok daha küçük bir alana tekabül eden payın devredilmiş olmasının davanın kabulüne gerektirdiğini, müvekkile tapu devri yapılan taşınmazın yönetim planına göre birçok özelliğinin taşınmazda yer almadığını, tüketici aleyhine devre mülkü kullanamama sonucunu doğurabilecek mahiyette maddelerin yazılmış olmasının iptal sebebi olduğunu, davalıların yasa ve yönetmelik gereği müvekkile vermesi gereken belgeleri vermediğini belirterek satım sözleşmesinin iptaline, davacıya iadesine, sözleşme kapsamında müvekkil tarafından ödenen 30.834,00 TL bedelin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı adına kayıtlı tapunun iptali ile önceki malik adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle: Davacı taraf hisseli gayrimenkul satış sözleşmesinin feshi, tapunun iptali ve ödenen bedelin iadesi talepli olarak iş bu huzurdaki davayı açmışsa da, açılan bu dava müvekkil şirket yönüyle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup reddi gerekmektedir. Şöyle ki; Öncelikle ve önemle belirtmek gerekir ki davacının diğer davalı ile yaptığı sözleşmelerin hiçbirinde müvekkil şirket taraf konumunda değildir. Belirtilen sözleşmelere müvekkil şirketin kaşesi basılmamış olup yine bu sözleşmelerde şirket yetkilisinin imzası da bulunmamaktadır. Ayrıca davacı taraf ödediğini iddia ettiği sözleşme bedellerini müvekkil şirkete ödememiştir. Davacının banka hesap hareketleri incelendiğinde müvekkil şirketle aralarında hiçbir para alışverişinin olmadığı sayın mahkemenizce görülecektir. Müvekkil şirket sadece diğer davalı ... Gayrimenkul Emlak Danışmanlığı Turizm Ticaret Limited Şirketi'ne belirli tapular satmıştır. Bu satış sonrası davalı şirketin aldığı tapularla yaptığı işlemler müvekkil şirket tarafından bilinmemektedir. Zaten bu şirket tarafından yapılan işlemler de müvekkil şirketi hukuken bağlamamakta olup müvekkil şirketin bu işlemlerden sorumluluğu da bulunmamaktadır. Açıkça izah ettiğimiz üzere davacı taraf haksız ve hukuksuz olarak huzurdaki davayı açmıştır. Anılan tüm sebepler değerlendirildiğinde huzurdaki davanın müvekkil şirket yönünden reddine karar verilmesi talebiyle iş bu dilekçenin yazılması gerekliliği hasıl olmuştur. Yukarıda izah edilen ve sayın mahkemenizce re’sen nazara alınacak sebepler neticesinde; açılan davanın müvekkil şirket yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Ankara / Beypazarı ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas ve...karar sayılı kararı gereğince; dosyanın İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir. Dosyanın bu mahkemeye gönderilmesi gerekirken İstanbul Tevzi Bürolarından sehven mahkememize tevzi edildiği anlaşılmış olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Dosyanın İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, 2-Esasın bu şekilde kapatılmasına, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile karar verildi. 30/04/2026 Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza
Full & Egal Universal Law Academy