T.C.
İSTANBUL
3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/382
KARAR NO: 2023/129
DAVA: MARKAYA TECAVÜZÜN TESPİTİ,MEN'İ, REF'İ
DAVA TARİHİ: 28/12/2020
KARAR TARİHİ: 19/07/2023
Mahkememizde görülmekte bulunan Markaya Tecavüzün Tespiti, Men'i, Ref'i talepli davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin "..." ibareli markasını TPMK nezdinde tescil ettirerek kullanmış ve kullanmaya devam ettiğini, söz söz konusu marka üzerinde üstün hak sahibi olduğunu, müvekkili şirketin "...” markasının ilk tescil tarihinin 03.11.1993 olduğunu, davalı şirket yetkilileri her ne kadar 1985 yılında Esnaf ve Sanatkarlar siciline kayıt yaptırmışsa da "...” markasının kullanıldığına dair bir delil bulunmadığını, kaldı ki 1993 yılında markanın müvekkili şirket adına tescil edilmiş olup müvekkili şirketin üçüncü kişilere karşı marka hakkı sahipliği dolayısıyla tüm hak ve talepleri öne sürmekte hakkı bulunduğunu, eskiye dayalı kullanımın ancak ve ancak kanundaki şartlar sağlanmakla üçüncü kişilerin marka tescil başvurularına itiraz hakkı sağladığını, davalı tarafın müvekkili şirketin davaya konu markayı tescil ettirdiği tarihten önce kullanıldığına dair bir delil sunmadığı gibi marka tesciline itirazda da bulunmamış olduğunu, davalı şirketin dava konusu hakkında eskiye dayalı kullanım iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalının, müvekkilinin tescilli markası kapsamındaki mal ve hizmetlerle ilgili alanda faaliyet göstermekte, tescilli marka ile neredeyse aynı ibareyi müvekkilinin izni olmaksızın kendi mal ve hizmetlerinde kullanmakta olduğunu, davalının "... ” markasını ... sınıfta tescil ettirdiği halde ... sınıflarda kullanmakta olup müvekkili şirketin marka hakkını ihlal ettiğini, aleyhine tespit istenen sirketin, müvekkilinin tescilli markasına son derece benzeyen "... ” ibaresini bilerek ve iltibas yaratmak amacıyla kullanmakta olduğunu, her ne kadar davalı tarafın 05.11.2020 tarihli cevabi ihtarname ve cevap dilekçesi ile "... ” ibaresi için 25.02.2020 tarihli tescil başvurusu yaptıklarını ve ibareyi tescile dayalı olarak kullanmaya devam ettiklerini belirttiyse de marka tescil başvurusunun kabulünün tüketiciler nezdinde karışıklık yaratarak başvuru sahibi lehine haksız avantaj sağlayacağı ve yine müvekkili markasının itibarına zarar verdiği ve markanın ayırt edici karakterini zedelediği açıkça ortada olduğunu, davalı şirketin müvekkili şirket markalarına tecavüzünün önlenmesi ve men'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket yetkililerinden ...'in ... Esnaf Sanatkarlar Sicil Müdürlüğü'ne ... sicil numarası ile 17/01/1985 tarihinde ...ile kayıt yaptırmış olduğunu, söz konusu tarihten bu tarafa değirmencilik mesleğini yaparken "... " ibaresini ticaret unvanında kullanmakta olduğunu, sonrasında 30/11/2005 tarihinde ... Ticaret ve Sanayi Odasına kayıt yaptırarak tacir sıfatını kazanmış olup ... Esnaf Sanatkarlar Sicil Müdürlüğü'nde bulunan kaydın silinmiş olduğunu, ...'in 21/06/2011 tarihinde tekrardan "..." unvanı ile değirmencilik mesleğinden dolayı kayıt yaptırmış olup kaydın halen devam etmekte olduğunu, "..." ibaresinin ... numaralı 25/02/2020 tarihli usulüne uygun tescil başvurusu ile müvekkili şirket tarafından tescile dayalı olarak kullanılmakta olduğunu, müvekkilinin, davacı taraftan çok önce "..." unvanını kullanmış olması durumu göz önüne alındığında davacı tarafın iddia ettiğinin aksine "bilerek ve iltibas yaratmak amacıyla kullanım" iddiasının söz konusu dahi olmadığını, müvekkilinin "..." unvanını iyiniyetli olarak kullanmakta olduğunu, her iki taraf da tacir sıfatını haiz olup, tacir sıfatını haiz kişilerden ticari hayatta basiretli olma davranışı beklendiğini, SMK25/6.maddesine göre, marka sahibi, sonraki tarihli birmarkanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri sürülemeyeceğini, anılan madde hükmü olmasaydı dahi TMK dürüstlük kuralları başlıklı 2. maddesine göre aynı sonuca ulaşmanın mümkün olacağını, müvekkili şirketin "..." ibaresiyle satışlarını gerek ... yöresinde gerekse internet aracılığı ile bir çok bölgede uzunca bir zamandır devam ettirmekte olduğunu, basiretli bir tacir olarak davacı tarafın, müvekkilinin iyi niyetli olarak söz konusu unvanı kullanması durumunu daha önce fark etmesi gerekirken, sessiz kalmasının; davanın hukuka aykırı şekilde açılmış olduğunun bir göstergesi olduğunu, davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
TPMK kayıtları istenmiş, HMK'nın 266. maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
18/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle: ... linkinin kontrol edildiği, ... ibaresinin olduğu, satıcı bilgilerinde, firma adının ..., kayıtlı e-posta adresinin: ..., şehrin ..., iletişim olarak satıcı firmanın hepsiburada.com'a beyan ettiği, merkezi adresi ve onaylanmış olan telefon numarasının ... kayıtlarında yer almaktadır şeklinde yazdığı, ... linkinin kontrol edildiği, ... ibaresinin olduğu, satıcı bilgilerinde "..., iletişim bilgilerinde: Satıcının ... tarafından teyit edilmiş e-posta ve iletişim adresi kayıt altındadır, Şehir: ..., Vergi Kimlik Numarası: ... yazdığı,... linkinin kontrol edildiği, ... ibaresinin olduğu, satıcı bilgilerinde; şirket unvanı: ..., işletme Adı: ... un değirmeni, tescilli marka: ... Değirmen, ... adresi: ..., Vergi No: ..., Mersis No: ... yazdığı, ... linkinin kontrol edildiğinde link içerisinde fiyat karşılaştırması olduğu, ..., ..., ..., ....com, ... web sitelerinde bulunan mağazalara bağlantı verildiği, linkte bulunan sayfa çıktısının sunulduğu, hakkımızda kısmında bulunan açıklamada "..., tüketiciyi doğru ürün, doğru satıcı ve doğru fiyatla buluşturan bir alışveriş platformudur. " yazdığı,... linkinin kontrol edildiğinde iletişim bilgilerinde... - ... yazdığı, instagram hesabında bulunan paylaşımda/paylaşımlarda ... ibaresinin olduğu, ... linkinin kontrol edildiğini, ... ibaresinin olduğu, mağaza detaylarında; kayıt tarihi: ..., Mersis No: -, Kep Adresi: ... yazdığı, ... linkinin kontrol edildiğinde link içerisinde ..., ..., ..., ...., ... web sitelerinde bulunan mağazalara bağlantı verildiği, ... alan adı kontrol edildiğinde alan adının 31.01.2020 tarihinde alındığı/kayıt edildiği, alan adı kayıt şirketinin ...A.Ş olduğu, alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerine ... A.Ş firmasından talep edilerek ulaşılabileceği, web sitesinde bulunan iletişim bilgilerinde; firma adı: ... , firma resmi adı: ..., yetkili kişi: ..., telefon 1: ..., E-mail : ..., adres: ..., vergi no: ..., vergi dairesi: ..., Mersis No: ... yazdığı, ... numaralı "..." markasının ... sınıfta, ... numaralı "..." markasının ... sınıfta, ... numaralı "...” markasının ...sınıfta davacı adına tescil edilmiş olduğu; davalının "... " ibaresini, ... ve ... sınıf kapsamındaki ürünlerde tescilsiz olarak kullanmakta olduğu, taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında, kavramsal ve sesçil yönden benzer olmalarının ortalama tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet verebileceği, davacının marka tescilinden doğan haklara tecavüz edildiğinin kabul edilebileceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
23/03/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: Davacı ve davalı tarafların kök rapordaki açıklamalara karşı beyan ve itirazlarının değerlendirildiği, söz konusu beyan ve itirazların kök raporda varılan sonuçlarda değişiklik yapılmasını gerektirecek nitelik taşımadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava: Davalının eyleminin, davacının marka tescilinden doğan haklara tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, men'i, ref'i, davacıya ait tescilli markanın kullanıldığı tabelaların sökülmesi, reklam vasıtası basılı evrak ve ürünlerin toplatılması ile bildirilen internet sitelerine erişimin engellenmesi istemine ilişkindir.
Davanın açıldığı tarih itibarıyla 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU uygulanacaktar.
Marka hakkına tecavüz sayılan haller SMK'nın 7.maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29.madde de düzenlenmiştir.
Madde 7 - (Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları)
"(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.
c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.
(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.
(5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez:
a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.
b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.
c)Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması."
Madde 29 - (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
Madde 149/1 de Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi mahkemeden;
"Tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini , Araçlara elkonulması, Elkonulan araçlarda kendisine mülkiyet hakkının tanınması, araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya imhası, kararın ilanı " şeklinde talepte bulunabilir.
Marka:Bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye sağlar, markalar işletmelerin üretmiş olduğu emtia veya sunmuş oldukları hizmetlerin birbirinden ayrılmasını sağlamaktadır.
Karıştırılma ihtimali: Bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir. Karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekmektedir. Markaların esas unsurlarının ve vurgu sözcüklerinin aynı veya benzer olması, markanın genel görünümüne etkisi az olan diğer unsurlardaki farklılığa rağmen iltibasa yol açabilir. Sözcük markalarında, sözcüklerin başlangıç ve kökleri bütünsel benzerliğin tayininde önemlidir. İki marka arasındaki iltibasın varlığının saptanmasında, markaların yan yana konularak karşılaştırma yapılmaması gereklidir. İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının saptanmasında ilgili mal ya da hizmetin orta yetenekteki alıcılarının dikkat ve özeni esas tutulur. Bu alıcıların markaları, aynı anda göz önünde bulunduramayacakları da dikkate alınarak ayrıntılara ilişkin farklar ve bütüne ilişkin benzerlikler üzerinde durulur.
SMK hükümleri, TPMK kayıtları, mahkememizce itibar edilen bilirkişi kök/ek raporu ve bütün dosya kapsamından: TPMK nezdinde ... numaralı "..." markasının ...sınıfta, ... numaralı "..." markasının...sınıflarda ve ...numaralı "..." markasının ...sınıflarda davacı ... İMALAT SAN. TİC. A.Ş. adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
TPMK nezdinde ... numaralı "..." markasının ...sınıfta davalı ..ŞİRKETİ adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
Davacı şirket adına tescili; "..." ve "..." markaları, "..." ve "..." ibarelerinden oluşmaktadır. Markalarda yardımcı veya tanımlayıcı başka bir ibare bulunmamaktadır. Markalardaki; "..." ve "..." ibareleri esas unsurdur.
Davalı tarafın kullandığı, "...", "...", " ...'den Beri" markaları; kelime ve şekil unsurlarından oluşmaktadır. Markalarda kelime unsuru olarak ön plana çıkarılmak suretiyle esas unsur teşkil eden ibare "... " ibaresidir. Markadaki "..." ibaresi, "..." ibaresine nazaran, yem ve un gibi ürünlerde ayırt edici gücü zayıf bir ibaredir.
Taraf markalarındaki ortak unsur "..." ibaresidir. Bu ibare ... sınıf emtialar yönünden ayırt edici gücü yüksek bir ibaredir. Davalı; "..." ibaresi üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu iddia etmiş ise de davalının, davacıya ait ilk "..." unsurlu markanın korunma tarihi olan 09/09/1993 tarihi öncesinde "..." ibaresini markasal olarak kullandığını gösterir delil sunulmamıştır.
Neticeten, taraf markaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde: Markaların kavramsal ve sesçil yönden benzer olduğu, bu benzerliğin ortalama tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet verebileceği kanaatine varıldığından davanın kabulüne, davalının eyleminin; davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, men'ine, ref'ine, karar kesinleştiğinde: Davalı şirkete ait "..." ibaresinin bulunduğu tabelaların sökülmesine, "..." ibaresinin bulunduğu; reklam vasıtası, basılı evrak ve her türlü tanıtım araçlarının masrafı davalıdan alınmak suretiyle toplanarak imha edilmesine, davalı şirketin "..." ibaresini; sosyal medyada ve web sitelerinde kullanmasının, "..." ibareli ürünlerin tanıtımının ve satışının durdurulmasına, aksi takdirde (davacı tarafça; karar verildikten sonra davalı şirketin sosyal medyada ve internet sitelerinde "..." ibaresini içeren ürünlerin satış/tanıtımının yapıldığının bildirildiği ve kanıtlandığı takdirde) ilgili sosyal medya ve web sitelerine erişimin engellenmesine, bu hususta Erişim Sağlayıcıları Birliği'ne müzekkere yazılmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere
DAVANIN KABULÜNE,
1-Davalının eyleminin; davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, men'ine, ref'ine,
2-Karar kesinleştiğinde: Davalı şirkete ait "..." ibaresinin bulunduğu tabelaların sökülmesine, "..." ibaresinin bulunduğu; reklam vasıtası, basılı evrak ve her türlü tanıtım araçlarının masrafı davalıdan alınmak suretiyle toplanarak imha edilmesine,
3-Davalı şirketin "..." ibaresini; sosyal medyada ve web sitelerinde kullanmasının, "..." ibareli ürünlerin tanıtımının ve satışının durdurulmasına, aksi takdirde (davacı tarafça; karar verildikten sonra davalı şirketin sosyal medyada ve internet sitelerinde "..." ibaresini içeren ürünlerin satış/tanıtımının yapıldığının bildirildiği ve kanıtlandığı takdirde) ilgili sosyal medya ve web sitelerine erişimin engellenmesine, bu hususta Erişim Sağlayıcıları Birliği'ne müzekkere yazılmasına,
4-179,90 TL ilam harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 125,50 TL harcın davalıdan tahsiline,
5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafın yaptığı 54,80 TL başvuru harcı, 54,80 TL peşin harç, 190,75 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 3.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.300,35 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 345/1.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve İstinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek sureti ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/07/2023
Katip ... Hakim ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır