T.C.
İSTANBUL
3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/222
KARAR NO: 2023/187
DAVA: MARKANIN KULLANMAMA NEDENİYLE İPTALİ
DAVA TARİHİ: 18/09/2019
KARŞI DAVA : MARKANIN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ VE SİCİLDEN TERKİNİ
Mahkememizde görülmekte bulunan Markanın Kullanmama Nedeniyle İptali ile Markanın Hükümsüzlüğü ve Sicilden Terkinine davasının yapılan açık yargılamasının sonunda.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin yaklaşık 40 yıllık tecrübesi ile gömleklik ve etiketlik kumaş ürettiğini, ...'nın ... ilçesinde 150'yi aşkın çalışanı ile 15.000 m2 kapalı alan 5.000 m2 açık alan içerisinde son teknoloji dokuma makinelerinde yıllık üretim kapasitesinin 6.000.000 metre kumaş olduğunu, firma bünyesinde pamuklu, polyester pamuklu ve baskılı gömleklik kumaş üretimi yapıldığını ve 30'dan fazla ülkeye ihraç edildiğini, davalıya ait markanın tescil tarihinin 01.02.2012 olduğunu ve 5 yıllık sürenin geçtiğini, alt sınıflar için iptalinin söz konusu olacağını, müvekkilinin "..." ibaresi ile bir marka yaratmak istediğini, bu marka ile ilgili yatırımlar yapmayı düşündüğünü, ... numarası ile "..." ibareli marka tescili ile ... numaralı "..." ibareli bir marka başvurusu yaptığını ancak sicilde kayıtlı ve fiili olarak kullanılmayan bu markanın müvekkiline engel teşkil ettiğinden markanın faaliyette olmadığının tespit edilmesini, davalının ... tescil numaralı "..." markasını ... ve ... nice sınıfları için ciddi şekilde veya Kanun'un aradığı diğer şekillerde kullanılmaması sebepleriyle markanın kullanılmayan tüm bu emtialar için iptal edilerek sicilden terkini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap ve KARŞI DAVA dilekçesinde özetle: Müvekkilinin ... başvuru numaralı "..." markasını ... ve ... Sınıflarda tescil talebinde bulunduğunu ve 01.02.2012 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescil edildiğini, müvekkilinin %50 ortağı olduğu ...Şirketinin ana sözleşmesinde belirtilen amaçlara uygun olarak müvekkiline ait dava konusu "..." ibareli markanın aralıksız şekilde şirket tarafından kullanıldığını ve halen kullanılmaya devam ettiğini, ...Şirketi tarafından satışı yapılan tekstil ürünlerinde satışı yapılan ürünlerin tanıtımına ilişkin sosyal medya hesaplarında (Facebook ve İnstagram), düzenlenen faturalarda, ödeme belgelerinde, ürün sipariş, teslim ve takibe ilişkin belgelerde, tabelalarında, ambalajlarda, broşürlerde, tanıtım ve promosyon amaçlı olarak bloknotlarda, poşetlerde, kalemlerde, kartvizitlerde kesintisiz ve çok yoğun şekilde kullanılması nedeniyle, markanın bilinir ve tanınır hale geldiğini, ayırt edicilik kazandığını, davacı- karşı davalı tarafın dava konusu "..." markasının fiilen kullanılmadığını, bu marka ile ilgili faaliyetin bulunmadığı iddialarının mesnetsiz olduğunu, davacı tarafın müvekkiline ait markanın tanınmışlığından ve bilinirliğinden yararlanmak ve haksız kazanç elde etmek için "... "..." markasının adına tescilinden hemen sonra kötü niyetle bu davayı açtığını, markanın kullanılmadığının ispat külfetinin MK 6 maddesi gereğince davayı açan davacı/karşı davalıda olduğunu, davacının asıl davayı açmış olduğu müvekkiline ait ... tescil numaralı markanın iptaline dair davanın reddi gerektiğini, karşı davanın, davacı-karşı davalı tarafın müvekkilinin tescilli olarak aralıksız ve ciddi şekilde kullandığı dava konusu marka ile iltibas oluşturacak şekilde birebir aynı ve müvekkilinin markasının kapsamındaki aynı mal ve hizmetleri içerecek şekilde ... tescil numaralı markasını ... ve ... sınıflarda tescil ettirdiğini bu nedenle ... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini, müvekkiline ait marka ile iltibas ihtimali taşıyan ... tescil numaralı "..." markası altında mal ve hizmet üretimi, satış ve dağıtımı, tanıtımı, reklam yapılmaması ve yargılamanın sürüncemede kalmaması adına dava konusu markanın yargılama süresince 3. kişilere devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
TPMK kayıtları istenmiş ve HMK'nın 266. maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
16/09/2020 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Sektör ve Marka İncelemesi yönünden; davalı ...'ya ait ... tescil numaralı "..." ibareli marka için 08.12.2010 tarihli tescil başvurusuna, 01.02.2012 tarihinde marka tescili aldığı, davacı ...'ne ait ... tescil numaralı "..." ibareli marka için 30.04.2019 tarihli tescil başvurusuna, 28.08.2019 tarihinde marka tescili aldığı, davalı vekilince cevap ve karşı dava dilekçesinin eklerinde sunulan fatura ve ürün görselleri incelendiğinde, ...'nın ortağı olduğu ... Şirketi tarafından "..." ibareli ürünlerin tanıtım ve satışının yapıldığı, davalı ...'ya ait ... numaralı tescilli "..." markasının "... " instagram sayfasının 05.06.2019 tarihinden itibaren bayan giyimi ürünlerinin tanıtım ve satışı için kullanıldığı, davalı-karşı davacının ... tescil numaralı "..." markasını ... ve ... sınıflar açısından ciddi şekilde kullanımın yalnızca instagram hesabı üzerinden 05.06.2019 tarihinden itibaren görüldüğü, bu kullanımın dava açılış tarihinin 18.09.2019 olması itibariyle üç aylık sınırı aşmakla birlikte (13 gün) dikkate alınıp alınmayacağının takdirinin mahkemenin olmakla markanın iptali talebinin haklı olduğu, davalı-karşı davacı ile davacı-karşı davalı tarafın ... tescil numaralı markasının ... ve ... sınıflarda tescilli olmakla birlikte markaların şekilsel ve eklenen yeni harf unsurlarıyla yapıları değerlendirildiğinde mahkemenin takdirinde iltibas ihtimali olmadığı kanaatine varıldığı, Mali İncelemeler Yönünden; İTO kayıtları ile taraflarınca sunulan defter ve belgeler kül halinde değerlendirildiğinde; davalı- karşı davacının, ...Şirketi'nin ortağı ve müdürü olduğu, ilgili şirket ile ticari ve finansal ilişkisinin bulunduğu tespit edildiği, davalının-karşı davacının sunduğu stok listeleri, mizanlar ve satış hesapları incelendiğinde; bir üretim olmadığı, ticari emtia alışı ve satışı ile iştigal edildiği, dava konusu müseccel markanın üretim maliyeti, birim fiyatı ya da gerçeğe uygun pazar fiyatı tespitine yönelik ayırt edici bir kayıt usulü bulunmadığının anlaşıldığı, davalının-karşı davacının ya da %50 ortağı olduğu ... Şirketi'nin davacı-karşı davalı ile ticari ilişkisi olduğuna dair bir tespitleri bulunmadığı, dosyaya mübrez faturalar ve eşantiyon malzemeleri (kartlık, kalem ve benzeri) incelendiğinde 2012 yılından 2019 yılına kadar matbu evrak üzerinde ... (...) logosunun davalı-karşı davacının ortağı olduğu şirket tarafından kullanıldığının görüldüğü, davalı-karşı davacının talebinin, davacı-karşı davalının adına tescilli ... numaralı markanın ilgili mevzuat uyarınca hükümsüzlüğü ve sicilden terkini olduğu anlaşılmış olup, maddi ya da manevi tazminat ve/veya yoksun kalınan kazanç hesaplanması gibi bir istemi bulunmadığı, dolayısı ile davalı-karşı davacı yönünden heyetlerince bir tazminat ya da yoksun kalınan kazanç hesabı yapılmadığı, davalı-karşı davacı ...'nın vergi mükellefiyetine ya da 6102 sayılı yasa kapsamında tacir olduğuna dair heyetlerince sunulan herhangi bir belge bulunmayıp, % 50 hissedarı olduğu ve münferiden müdür olarak atandığı ... Şirketi'ne ait defterlerin ve kayıtların işbu dava yönünden muteber kabul edilip edilmeyeceğinin mahkemenin takdirinde olduğu, defter tasdik bilgileri haricinde, davacının/karşı davalının heyetlerince ibraz ettiği herhangi bir belge bulunmadığı, davacı-karşı davalının talebinin, davalı-karşı davacının adına tescilli ... numaralı markanın ilgili mevzuat uyarınca kullanmama sebebi ile iptali olduğu anlaşılmış olup, maddi ya da manevi tazminat ve/veya yoksun kalınan kazanç hesaplanması gibi bir istemi bulunmadığı, dolayısıyla davacı-karşı davalı yönünden heyetlerince bir tazminat ya da yoksun kalınan kazanç hesabı yapılmadığı bildirilmiştir.
19/04/2021 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: Davalı-karşı davacının ... tescil numaralı "..." markasını ... ve ... sınıflar açısından ciddi şekilde facebook-instagram hesabı üzerinden 22.05.2019 tarihinden itibaren kullanıldığı, bu tarihten önceki kullanımlara yönelik sunulan fatura ve eşantiyonlar bakımından markasal kullanım ve eşantiyonların tarihlerinin tespitinin mümkün olmadığı, davalı-karşı davacının tanınmış marka iddiaları ile ilgili dosyada incelemeye yeterli delil olmadığı, davalı-karşı davacının markasının ...- Türkçede beyaz mavi yaygın kullanımı nedeniyle zayıf ayırt ediciliğe sahip olduğu ve küçük farklılıklar dahi iltibas ihtimalini ortadan kaldıracağından davacı-karşı davalının ... başvuru numarası ile tescilli markası ile karıştırılma ihtimali olmadığı, davacı-karşı davalının tescilinin kötü niyetli olduğuna yönelik dosyada incelemeye yeterli delil olmadığının görüldüğü bildirilmiştir.
13/04/2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Dava dışı şirketin 2015, 2016, 2017, 2018 ve 2019 yıllarında faturalarının tamamında dava konusu "..." markasını kullandığı tüm satışların bu marka adı altında yapıldığı, esas davada iptali talep edilen ... tescil numaralı "..." markasının ... ve .... sınıflarda davalı adına tescilli olduğu, ... tescil numaralı "..." markasının tescil tarihi 01.02.2012 olmakla tescilin üzerinden beş yıldan daha uzun bir sürenin geçmiş olduğu, huzurdaki davanın markanın tescilinden 7 yıl 7 ay 17 gün sonra ikame edilmiş olduğu, davada; davalının ... tescil numaralı "..." markasının tescil edildiği ... ve .... sınıflar yönünden kullanmama nedeniyle iptal şartlarının olduğunun kabul edilebileceği, karşı davada hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil numaralı "..." markasının ... ve ... sınıflarda kullanıldığı tespit edilmiş olmakla, esas davada markanın iptali koşullarının oluşmadığı, karşı davaya dayanak yapılan ... tescil numaralı "..." ve hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil numaralı "..." markalarının renk adlarından oluşan zayıf markalar oldukları, esas davada ... tescil numaralı "..." markasının ciddi kullanımının olduğu, markanın kullanmamaya dayalı iptal şartlarının olmadığı kanaati oluşması ihtimaline binaen karşı davada hükümsüzlük talebinin incelenmiş olduğu, karşı davaya dayanak yapılan ... tescil numaralı "..." markası zayıf marka olsa da SMK kapsamında tescilli marka olarak korunduğu, hükümsüzlüğü talep edilen markaya eklenmiş olan "..." ibaresinin markadaki renk adlarının kısaltması olduğu ve "&"şeklinin ingilizcede "..." anlamına geldiği, hükümsüzlüğü talep edilen markaya eklenen bu unsurlar markayı önceki tarihte aynı sınıflarda tescil edilmiş olan... tescil numaralı "..." markasından üst düzeyde farklılaştıran unsurlar olmamakla ortalama tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet verebileceğinden SMK 6/1 maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının olduğunun kabul edilebileceği, karşı dava yönünden, davalı-karşı davacının ... numaralı "..." markasının toplumda belli bir tanınmışlık düzeyine ulaştığını ispata yeterlilikte delil bulunmadığı, dava konusu ... numaralı "..." markasının SMK 6/5 maddesi gereğince hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığını takdirin Mahkemeye ait olduğu, karşı davada, marka tescilinde kötüniyetin somut delillerle ispat edilmesi gerektiği, taraflarına tevdi edilen dosya kapsamında davacı-karşı davalının marka tescilinde kötüniyetli olduğunu ispat eder delillerin ibraz edilmemiş olduğu, davalının ...numaralı "..." markasının tescil ettirmede kötüniyetli olup olmadığını takdirin Mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
28/01/2023 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: Kök raporun sonuç kısmında (d) ve (e) bentlerinde maddi hata olduğu, ilgili bentlerdeki maddi hatanın aşağıdaki şekilde düzeltildiği "d) Esas davada; davalının ... tescil numaralı "..." markasını tescil edildiği ... ve ... sınıflarda yönünden kullanmama nedeniyle iptal şartlarının oluşmadığının kabul edilebileceği, karşı davada; hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil numaralı "..." markasının 25 ve 35. sınıflarda davacı/karşı davalı adına tescil edilmiş olduğu," bu hususlar dışında, kök rapordaki açıklamalara taraf vekillerinin beyan ve itirazlarının değerlendirildiği, esasa yönelik itirazlarda kök raporda varılan sonuçlarda değişiklik yapılmasını gerektirmediği bildirilmiştir.
Mahkememizce 28/01/2023 tarihli bilirkişi kurulu ek raporuna itibar edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
Asıl dava: TPMK nezdinde davalı adına tescilli ... numaralı "..." markasının, ... ve ...sınıflardaki hizmetlerde kullanmama sebebi ile iptaline ilişkindir.
Karşı dava: TPMK nezdinde ... adına tescilli ... numaralı "..." markanın, hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine ilişkindir.
Davanın açıldığı tarih itibarıyla 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU uygulanacaktar.
6769 sayılı SMK'nın 5. maddesinde marka tescilinde mutlak red sebepleri aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
Madde 5- (1) Aşağıda belirtilen işaretler, marka olarak tescil edilmez:
a) 4 üncü madde kapsamında marka olamayacak işaretler.
b) Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler.
c) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.
ç) Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.
d) Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.
(2) Bir marka, başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa bu markanın tescili birinci fıkranın (b), (c) ve (d) bentlerine göre reddedilemez.
6769 sayılı SMK'nın 6. maddesinde marka tescilinde nisbi red sebepleri aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye ’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
6769 sayılı SMK'nın 25. maddesinde "Marka Hükümsüzlük hâlleri ve hükümsüzlük talebi" aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
(1) 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.
(2) Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir.
(3) Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez.
(4) Bir marka, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerine aykırı olarak tescil edilmiş olup da kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamaz.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye ’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir...
6769 Sayılı SMK'nın "Markanın kullanılması" başlıklı 9. maddesinde: "- (1) Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir.
(2) Aşağıda belirtilen durumlar da birinci fıkra anlamında markayı kullanma kabul edilir:
a) Markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması.
b) Markanın sadece ihracat amacıyla mal veya ambalajlarında kullanılması.
(3) Markanın, marka sahibinin izni ile kullanılması da marka sahibi tarafından kullanım olarak kabul edilir." hükmü yer almaktadır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 9.maddesi uyarınca tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir. Markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması, markanın sadece ihracat amacıyla mal veya ambalajlarında kullanılması ve markanın marka sahibinin izni ile kullanılması da marka sahibi tarafından kullanım olarak kabul edilir.
6769 sayılı SMK'nın 26.maddesi uyarınca kullanmama nedeniyle markanın iptali yetkisi Türk Patent Kurumuna aittir. Ancak bu hüküm SMK'nın 192/1.maddesi uyarınca kanunun yayım tarihinden itibaren 7 yıl sonra yürürlüğe girecektir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 26/1-a bendi gereğince 9/1. maddenin birinci fıkrasındaki belirtilen hallerin mevcut olması halinde kurum tarafından markanın iptaline karar verilir.
Ancak SMK 'nın 192/1-a maddesi gereğince bu uygulama, yani idari kararla iptal uygulaması, SMK’nın yürürlük tarihinden itibaren 7 yıl sonra, yani 10 Ocak 2024 tarihinde başlayacak, SMK’nun geçici 4/1 maddesine göre de bu tarihe kadar markanın kullanmama nedeniyle iptali istemleri mahkemelerce incelenerek, iptal davası yargılaması sonucunda karara bağlanacaktır.
6769 Sayılı SMK'nın Geçici 4. maddesinde: (1) 26 ncı madde hükmü yürürlüğe girene kadar, iptal yetkisi, anılan maddedeki usul ve esaslara göre mahkemeler tarafından kullanılır.
(2) 26 ncı maddenin yürürlüğe girdiği tarihte mahkemeler tarafından görülmekte olan iptal davaları mahkemeler tarafından sonuçlandırılır.
(3) Mahkemelerin bu madde hükmüne göre vermiş olduğu kararlar kesinleşmesinden sonra mahkeme tarafından Kuruma resen gönderilir." hükmü yer almaktadır.
SMK'nın markanın kullanım külfetine ilişkin 9. maddesi hükmü hem geçmişte tescil edilen markalar için, hem de gelecekte tescil edilecek markalar için kullanma yüklentisi getirmiştir. Dolayısıyla davalıya ait marka da kullanma külfeti veya yüklentisi altıntadır.
Kullanmama nedenine dayalı iptal davası açabilmek için hak düşürücü bir süre bulunmamaktadır. Önemli olan dava tarihinden geriye doğru tescil anına kadar beş yıllık sürenin dolmuş bulunmasıdır. Bu nedenle markanın tescil edildiği tarihten itibaren bu süre hesaplanacağı için dava süresindedir.
Bir markayı kullanan ve ileride kullanmama sebebine dayalı iptal tehdidi ile karşılaşmak istemeyen basiretli tacir gibi hareket etmesi yasa gereği olan davalının, kullanıma ilişkin kanıtları özenle saklaması gerekmektedir. Davalı kullanıma ilişkin kanıtları açık ve anlaşılabilir biçimde mahkemeye sunacaktır. Yoksa mahkeme veya davacı, markanın kullanılmadığını ispatlamayacaktır. Markanın iptal müeyyidesinden kurtulabilmesi için tescil edildiği her bir hizmet sınıf için bağımsız olarak ayrı ayrı kullanılması gerekir.
Kullanılmayan markaların iptal edilerek Marka Sicilinden silinmesi ve ticaret hayatına tekrar dahil edilmesinde, markayı tescil ettirmek isteyen kişi yada şirketlerin yararı olduğu gibi kamu yararı da bulunmaktadır.
Markanın kullanıldığını ispat yükü davalıda olup, davalı tarafça markanın tescil edildiği, sınıf/alt sınıflar için pazar yaratmak yahut mevcut pazarı korumak amacıyla temel işlevine uygun olarak, anılan ürünlerin ve hizmetlerin menşeini garanti edecek şekilde ve ciddi biçimde kullanıldığının ispatı gerekir.
Markanın kullanılması, bir işletmenin mal ve hizmetlerini diğer işletmelerin aynı ve benzer mallarından ve hizmetlerinden ayırt edilebilmesi için ticaret alanına konulması, uygulamaya sunulması demektir. Tescil edilen markanın kullanılma zorunluluğunun getirilmesinin amacı, çekici gücü yüksek bir markanın yaratılmasının giderek güçleştiği günümüzde, sahibi tarafından kullanılmayan bir markanın hala bu kişinin tekeli altında bırakılmasının haksızlıklara yol açacağı düşüncesidir. Bu yolla bir anlamda markalar sicilini gereksiz yere işgal eden koruyucu markalarla savaş amaçlanmıştır. Markanın kullanılması, fiili bir durum olup marka sahibinin tescilli markasını kural olarak yurt içinde veya ihracatta, kendisi veya izni ile üçüncü şahıs tarafından sicilde kayıtlı mallar ve hizmetler için işlevlerine uygun, ciddi, ekonomik şekilde kullanmasını ifade eder.
İptal sebebi olan ciddi anlamda kullanmanın olup olmadığının, bu madde incelenmesinde her olayın özelliklerine göre davadaki tüm veriler dikkate alınmalı ve kullanımın, ilgili markanın tescilli olduğu mal ya da hizmet sektöründe Pazar payı yaratmaya ya da mevcut pazar payını sürdürmeye yeterli bir kullanım olup olmadığı değerlendirilmeli ve mal ya da hizmetin niteliğine göre, yeterli kullanım miktarının değişebileceği, bazı mallar yönünden az sayıda üretim yeterli olabilecekken bazı mallar yönünden çok daha fazla kullanımın aranabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.
Markanın ciddi kullanımı; söz konusu markanın, tescil edildiği mal ve hizmetler için Pazar yaratmak veya mevcut pazarı korumak amacıyla temel işlevine uygun olarak söz konusu mal veya hizmetlerin menşe kimliği garanti edecek şekilde kullanılması halinde söz konusu olur. Bunu tespit için piyasanın karakteristik özellikleri, marka ile korunan mal ve hizmetin niteliği, kullanımın gerçekleştiği coğrafi bölge, kullanımın sıklığı ve düzenli olup olmaması ile kullanım ölçeği de gözetilmelidir.
Markanın kullanımı süreklilik arz etmelidir. Ancak bu süreklilik hiç ara vermeksizin kullanılma anlamında değildir, marka sahibinin yürüttüğü ticari faaliyetin niteliği, ekonomik koşulların değişmesi gibi sebeplerle kullanmaya ara verilebilir, ancak ara verme hiçbir şekilde 5 yılı aşamaz.
SMK 9. maddesi anlamında bir kullanımın söz konusu olabilmesi için kullanımın Türkiye'de gerçekleşmesi gereklidir. Yurt dışında gerçekleşen kullanım, bu madde anlamında kullanım kabul edilmez.
Kullanım; markanın tescilli olduğu mal ve /veya hizmetlerde, fiziki olarak mal üzerinde kullanımı şeklinde olabileceği gibi markanın faturalarda, internette, kataloglarda, gazete ilan ve reklamlarında kullanılması da "kullanma" sayılır. Marka hangi sınıf veya sınıflarda tescil edilmişse o sınıf veya sınıflardaki mallar ve hizmetler için kullanılmalıdır. Hakkı devam ettirici kullanma ancak marka sahibi markayı sicilde kayıtlı mal veya hizmetler için fiilen kullandığında var olacaktır. Markanın tescil edildiği mallardan veya hizmetlerden sadece bir bölümü için kullanılması, diğerlerinin de kullanımı anlamına gelmez.
Markanın bir mal veya hizmet bakımından kullanılması, sadece kullanmanın gerçekleştiği mal ve/veya hizmet için markayı ayakta tutmaktadır. Benzer de olsa, kullanılmayan mal ve/veya hizmet yönünden hükümsüzlük koşulları oluşmaktadır.
Kullanımın "markasal" olması yani kaynak gösterme fonksiyonuna uygun olması gerekir. Markanın, markasal olmayan bir şekilde “işletme adı" olarak kullanılması, markasal bir kullanım değildir.
SMK hükümleri, TPMK kayıtları, mevzuat, mahkememizce itibar edilen 28/01/2023 bilirkişi kurulu ek raporu ve bütün dosya kapsamından: TPMK nezdinde ... numaralı "..." markasının ... ve ... sınıfta ... adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
TPMK nezdinde ... numaralı "..." markasının ... ve ... sınıfta ... adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
Davalı-karşı davacı ...'nın instagramdaki sosyal medya hesabında "..." ibaresini; 05.06.2019 tarihinden itibaren kullandığı, "..." ibaresinin kullanıldığı sayfada kadın dış giyim ürünleri fotoğraflarına yer verildiği, bilirkişi heyetindeki mali bilirkişinin yerinde ticari defter kayıtlarını incelediğinde; ... numaralı "..." markasının dava tarihinden geriye doğru beş yıllık sürede (2015, 2016, 2017, 2018 ve 2019 yıllarında) tescil edildiği ... ve ... sınıflarda aktif olarak kullanıldığının tespit edildiği, bu nedenle markanın iptali koşullarının oluşmadığı kanaatine varıldığından, asıl davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı-karşı davacı ... adına tescilli ... numaralı "..." ve karşı dava konusu hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil numaralı "..." markalarının; renk adlarından oluşan zayıf markalar olduğu, ... tescil numaralı "..." markadaki, aynı ibarelere ayırt edici unsurlar eklenmek suretiyle markanın ayırt edici hale gelebileceği ancak ... tescil numaralı "..." markadaki renk adlarının baş harfleri olan "..." ibaresi ve ingilizcede yaygın kullanımı olan "&" eklenmiş olması, markayı daha önceki bir tarihte aynı sınıflarda tescil edilmiş olan ... tescil numaralı "..." markasından üst düzeyde farklılaştıran unsurlar olmadığından ortalama tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet verebileceği, bu nedenle ... tescil numaralı "..." markasının tescil edildiği sınıflar yönünden SMK 6/1 maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluştuğu kanaatine varıldığından karşı davanın kabulüne; TPMK nezdinde davalı ... adına tescilli ... numaralı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkine, kararın kesinleşmesini mütakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere TPMK'na gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere
ASIL DAVANIN REDDİNE,
1-Alınması gereken 269,85 TL ilam harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 225,15 TL harcın davacıdan tahsiline,
2-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Davacı tarafın yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talepleri halinde iadesine,
KARŞI DAVANIN KABULÜNE
1-TPMK nezdinde davalı ... adına tescilli ... numaralı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkine,
2-Kararın kesinleşmesini mütakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere TPMK'na gönderilmesine,
3- Alınması gereken 269,85 TL ilam harcından peşin harcının mahsubu ile eksik 225,45 TL harcın davalıdan tahsiline,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafın yaptığı 54,40 TL başvuru harcı, 54,40 TL peşin harç, 306,20 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 5.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.394,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talepleri halinde iadesine,
Dair karar taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 16/11/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır