T.C.
İSTANBUL
3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/402
KARAR NO: 2024/58
DAVA: MARKAYA TECAVÜZÜN TESPİTİ, MENİ, REFİ, MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT
DAVA TARİHİ: 05/02/2021
KARAR TARİHİ: 14/03/2024
HSK’nın 04/11/2021 tarih ve 1111 sayılı kararı gereğince İstanbul 3. ve 4. FSHH Mahkemelerinin 11/11/2021 tarihi itibarıyla faaliyete geçirilmesine, 1. FSHH Mahkemesinde görülmekte olan tek esaslı dava, iş ve arşiv dosyalarının Mahkememize devrine karar verildiğinden, İstanbul 1. FSHHM'nin 2021/41 E. sayılı davası Mahkememize tevzi edilerek 2021/402 E. sırasına kaydı yapılmakla, Mahkememizde görülmekte bulunan Markaya Tecavüzün Tespiti, Meni, Refi, Maddi ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin yıllardan beridir piyasaya arz etmiş olduğu “...” markalı ...isimli ocakta kullanılabilen ve aynı zamanda tava işlevi de gören bir tost makinesi ürünü Bulunduğunu, müvekkili şirketin birçok yerde piyasa fiyatının çok çok altında fiyatlarda “...” ürünlerinin satıldığı yönünde aldığı duyumlar neticesinde yaptığı araştırmada davalı ... Ltd. Şti. tarafından kendisine ait mağazalarda ve hepsiburada vs. gibi online internet siteleri üzerinden taklit “...” ürünlerin satışa arz edildiğinin tespit edilmiş olduğunu, bunun üzerine ...1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyası kapsamında delil tespiti ikame edilmiş olduğunu, ilgili dosya kapsamında bilirkişi marifetiyle delil tespitine gidildiğini ve davalının bu sahte ürünlerden yaklaşık 3.900 adet dava dışı ...Şti.’den fatura karşılığında satın aldığının tespit edilmiş olduğunu, dolayısıyla davalının, müvekkilinin eski bayisi olmasına rağmen müvekkiline ait “...” ürününü müvekkilinden aldığından onlarca kat fazla sayıda satışını gerçekleştirdiğini, ayrıca davalı müvekkilinin eski bayisi olduğundan aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklanan alacağı bulunması nedeniyle davalıya ait işyerine ... 8. İcra Müdürlüğünün ... Tal. sayılı dosyası kapsamında ihtiyati haciz için gidildiğinde de 3128 adet daha sahte “...” ürününe rastlanmış olduğunu, davalının bu ürünlere ilişkin fatura ibraz edemediğini ve ... Şti.’den faturasız olarak aldığını beyan etmiş olduğunu, davalının; müvekkilinin eski bayisi olmasına rağmen müvekkilinden almış olduğu ürün sayısından çok daha fazla sayıda sahte ürünü dava dışı üretici .. Ltd. Şti.’den alarak piyasaya arz etmiş
olduğunu, davalının müvekkilinin tedarik zincirinin işleyişinin ve orijinal ürünün gerçek satış fiyatının bilincinde olup ürünlerin sahte olduğunun farkında olduğunu, davalının ürünlerin tedarik zincirinin ve satış fiyatlarının bilincinde olup bu zamana kadar ürünleri doğrudan müvekkilinden almasına karşın bu defa üçüncü bir kişiye müvekkilinden satın aldığı fiyatın dahi altında ürettirerek, haksız bir yarar elde ettiğini, müvekkilinin marka hakkına tecavüz etmiş olduğunu, davalının tecavüzünün tespitini, durdurulmasını, men’ini, ref’ini, 15.000,00 TL manevi tazminat ve belirsizlik alacak hükümlerine göre müddeabihi artırma hakları saklı kalmak üzere şimdilik 500,00 TL maddi tazminata hükmedilmesini, karar kesinleştikten sonra günlük yayın yapan traji en yüksek gazetede yayınlanmasını, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin, davacının ... 2021 yılına kadar en büyük bayisi konumunda olduğunu, uzun yıllardır müvekkili ile davacı arasında bayilik anlaşması ve mal alım satımı mevcut olduğunu, dava dışı üretici ...Tic. Ltd. Şti.’nin de yine aynı şekilde uzun yıllardır davacı şirketin fason üreticisi olduğunu, bu nedenle ... firmasının ürettiği “...” markalı ürünlerin zaten piyasaya satışı yapılan birebir orjinal “...” marka ürünler olduğunu, bu anlamda sahte ürün ürettirildiği veya satın alındığı, satıldığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, yine aynı şekilde davacının müvekkili aleyhine talep etmiş olduğu ...1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı delil tespiti istemli dosyasında 3.900 adet faturalı mal olduğunu, başkaca mal bulunmadığı bizzat müvekkili şirket tarafından beyan edildiğini, akabinde ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Tal. sayılı dosyası ile ihtiyati hacze gelindiğinde 3.128 adet... tespit edilmiş olmasının gayet doğal olup, davacının 3900+3128=7028 adet tost grill tespit edildiği iddiasının da yine gerçekleri çarpıtmaya yönelik olduğunu, zira faturalı alınmış malın farklı tarihlerde müvekkilinin deposunda bulunmasının ticaret hayatının olağan akışında olup, farklı tarihlerde yapılan tespitlerde, her tespit edilen mal için ayrıca satın alındığının ileri sürülmesinin mantığa ters düştüğünü, yine müvekkilinin satışlarının yüzde 98-99’unun internet satış platformları üzerinden yapılmakta olduğunu, müvekkilinin faturasız mal satmasının söz konusu olmadığını, davacı ...'a ait müvekkili şirkette kalan tüm tost grilllerin bizzat müvekkili tarafından ilgili hacizli malların teslim alındığı esnada, iyi niyet göstergesi olarak hiç bir kayıt olmaksızın davacıya bila bedel teslim edilmiş olduğunu, bu durumun davacının bilgisi dahilinde olup, zaten mal iadesi günü teslim edilen malların bedelinin ciddi bir miktar tutmakta olduğunu, müvekkilinin kesinlikle ikinci kalite, taklit, sahte mal ürettirilmesi veya tüketiciyi yanıltıcı ve “...” markasına zarar verici hiçbir işlem yapmadığını, davacının dava dışı ... Ltd. Şti.'ne ürettirdiği malların davacıdan alınmak yerine dava dışı ...Şti.’den alınmış ve satılmış ise, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bu durumun marka tecavüzünü oluşturmayacağını, haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir.
TPMK kayıtları ve ...1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ...D.İş sayılı dosyası istenmiş, HMK'nın 266. maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
01/06/2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: ... tescil numaralı "...+şekil" markası ve ...tescil numaralı "..." markasının başta mutfak eşyaları olmak üzere muhtelif sınıflarda davacı şirket adına tescilli olduğu, ayrıca ... tescil numaralı "..." markasının TPMK nezdinde tanınmış marka statüsünde özel olarak da korunmakta olduğu, davalı şirketin, davacı şirketin eski bayisi olmakla davacının ürün tedarik şartlarını ve satış fiyatlarını biliyor olduğu, buna rağmen "..." ibareli ürünleri doğrudan marka sahibinden satın almak yerine davacının fason üreticisi olan ... Tic. Ltd. Şti.’den satın almasının, marka sahibinin izni olmaksızın markayı kullanmak suretiyle marka hakkına tecavüz kapsamında değerlendirilebileceği, Mahkeme nezdinde, davalı eyleminin davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği yönünde kanaat oluşması durumunda, huzurdaki davada tazminata hükmedilebilmesi için aranan kusur şartının gerçekleştiğinin kabul olunabileceği, davacının talebi olan SMK 151/2-a bendine göre davalıdan 108.380,16 TL maddi tazminat talep edebileceği, manevi tazminatın Mahkemenin takdirinde olduğu, dava tarihinden tahsil tarihine kadar ticari faiz talep edebileceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava: Davalının eyleminin, davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, men'i, ref'i, belirsiz alacak davası hükümlerine göre SMK'nın 151/2-a maddesi kapsamında şimdilik 500 TL maddi ve 15.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile hükmün ilanına ilişkindir.
Davacı vekili 19/12/2022 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 108.380,16 TL olarak ıslah etmiş, ıslah harcını yatırmıştır.
Davanın açıldığı tarih itibarıyla 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU uygulanacaktar.
Marka hakkına tecavüz sayılan haller SMK'nın 7.maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29.maddede düzenlenmiştir.
Madde 7 (Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları)
"(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.
c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.
(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.
(5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez:
a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.
b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.
c)Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması."
Madde 29 - (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
Madde 149/1 Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi mahkemeden;
"Tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini , Araçlara elkonulması, Elkonulan araçlarda kendisine mülkiyet hakkının tanınması, araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya imhası, kararın ilanı " şeklinde talepte bulunabilir.
Marka: Bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye sağlar, markalar işletmelerin üretmiş olduğu emtia veya sunmuş oldukları hizmetlerin birbirinden ayrılmasını sağlamaktadır.
Karıştırılma ihtimali: Bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir. Karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekmektedir. Markaların esas unsurlarının ve vurgu sözcüklerinin aynı veya benzer olması, markanın genel görünümüne etkisi az olan diğer unsurlardaki farklılığa rağmen iltibasa yol açabilir. Sözcük markalarında, sözcüklerin başlangıç ve kökleri bütünsel benzerliğin tayininde önemlidir. İki marka arasındaki iltibasın varlığının saptanmasında, markaların yan yana konularak karşılaştırma yapılmaması gereklidir. İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının saptanmasında ilgili mal ya da hizmetin orta yetenekteki alıcılarının dikkat ve özeni esas tutulur. Bu alıcıların markaları, aynı anda göz önünde bulunduramayacakları da dikkate alınarak ayrıntılara ilişkin farklar ve bütüne ilişkin benzerlikler üzerinde durulur.
SMK hükümleri, TPMK kayıtları,... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyası, bilirkişi kurulu raporu ve bütün dosya kapsamından: TPMK nezdinde ... numaralı "..." markasının ... sınıflarda, ... numaralı "..." markasının ... sınıflarda davacı ... adına tescilli olduğu, ayrıca ... numaralı "..." markasının, TPMK nezdinde tanınmış marka statüsünde özel olarak korunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce itibar edilen bilirkişi kurulu raporunda belirtildiği üzere: Taraflar arasında, davalı ...'nin "..." ibareli ürün satışı yaptığı ihtilafsızdır.
Davalı: Dava konusu ürünleri, davacının uzun yıllardır fason üreticisi olan ... Şti.'den aldığını, bu nedenle ... Ltd. Şti.'nin ürettiği "..." markalı ürünlerin zaten piyasaya satışı yapılan birebir orjinal "..." marka ürünler olduğunu, davacının, ... Ltd. Şti.'ye ürettirdiği malları davacıdan almak yerine .... Ltd. Şti.'den aldığını ve sattığını savunmuştur.
Davacı: Davalının hukuka aykırı şekilde ürünleri temin edip satışını yaptığını iddia etmektedir.
Davacı, dava dışı ...hakkında ... 2. Sulh Ceza Hakimliğinin ... D.İş sayılı dosyası ile arama ve el koyma talepli suç duyurusunda bulunmuştur. Delil tespitinde; ...'de 999 adet "..." markalı ürün bulunduğu tespit edilmiştir. Bu ürünlerin davalı şirketten fatura karşılığında alınmış olduğu beyanı üzerine ... 1.FSHHM'nin ... D.İş sayılı dosyasıyla bayisi olan davalı şirket aleyhine delil tespiti talep edilmiştir. Delil tespitinde, davalının deposunda 3.900 adet "..." ibareli ürün bulunduğu tespit edilmiştir. Davalı; bu ürünleri ... Ltd. Şti.'den aldığını beyan etmiş ve buna ilişkin faturaları ibraz etmiştir.
Davacı, kendisine fason üretim yapan ...Ltd. Şti.'ne ürettirdiği "..." ibareli ürünün, kendi sipariş adedinin çok üzerinde olduğunu tespit etmesi üzerine ... 2. FSHHM'nin ... D.İş sayılı dosyasıyla, ...Ltd. Şti. aleyhine delil tespiti talep etmiştir. Delil tespitinde; "..." markalı ürünlerin üretiminde kullanılan ürün kalıbı ve "..." ibareli ürünler tespit edilmiş, bunlara el konulmuştur....Ltd. Şti. taahhütname imzalayarak "..." markalı ürünlerin sahte olduğunu kabul ederek,...A.Ş.'nin zararını ödemeye hazır olduğunu beyan etmiş ve uzlaşma talep etmiştir. Bunun üzerine ... Şti. taahhütname imzalayarak cezai şart ödemeyi kabul etmiştir.
Davacı, davalı ile imzalamış oldukları 05/08/2019 tarihli Bayilik Sözleşmesi'nin 3. maddesindeki "Bayi, ... haricinde hiçbir kişi/kişilerden ...'a ait ... markası ve/veya grup şirketler ile ...'a ait diğer markalarını taşıyan ürün satın alamaz, satamaz, pazarlayamaz, internetten satışını gerçekleştiremez, satışına aracılık edemez" ve 4.maddesindeki "Bayi, ...'a ait ... markası ve/veya ...'a ait tescilli ya da tescil olunacak diğer markalar ya da farklı bir marka ve ad altında züccaciye ürünleri üretiminde bulunamaz, 3. şahıslara üretim yaptırtamaz" hükümlerine aykırı hareket edildiği gerekçesiyle, davalı şirket ile imzalamış olduğu bayilik sözleşmesini ... 6. Noterliği ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshetmiştir.
Davacı sona eren bayilik sözleşmesinden kaynaklanan alacağı olduğu iddiasıyla, davalıya ait işyerinde ... 8. İcra Müdürlüğü'nün... Tal. sayılı dosyası kapsamında ihtiyati haciz için gidildiğinde (8'er parça) 386 kutu ve 5 koli (8'li "..." ibareli ürün tespit edilmiştir. Davalı, bu ürünleri kimden satın aldığına ilişkin bir fatura ibraz edememiş ve ürünleri dava dışı ... Ltd. Şti.'den aldığını beyan etmiştir.
Davalı şirketin, "..." ibareli ürünleri işletmesinde fiziken piyasaya arz etmesinin yanı sıra "..." alan adlı internet pazaryerinde de satışa arz ettiği anlaşılmıştır.
Somut olayda: Davacı şirket haklı nedenle feshettiği 05/08/2019 tarihli bayilik sözleşmesi hükümlerine aykırılık yönünde bir talepte bulunmamıştır. Dava konusu uyuşmazlık; davalı şirketin taklit "..." markalı ürün satışı yapmasının, davacının tescil yoluyla SMK kapsamında korunan "..." markalarına tecavüz ettiği iddiasına dayanmaktadır.
Davalı şirket, davacı şirketin eski bayisi olduğundan davacının ürün tedarik şartlarını ve satış fiyatlarını bilmektedir. Davalının elinde bulunan "..." ibareli ürünleri doğrudan marka sahibinden satın aldığını ispat eder bir delil sunulmamıştır. Davalının, "..." markalı ürünleri doğrudan davacıdan satın almak yerine, davacının fason üreticisi olan ... Ltd. Şti.'den satın alması marka sahibinin izni olmaksızın markayı kullanmak suretiyle marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinden davanın kabulüne; Davalının eyleminin, davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine karar verilmiştir.
Davacı maddi tazminat talebi SMK'nın 151/2-a maddesine yani "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rakebeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelire" göre talep etmiştir.
Markaya tecavüz sayılan fiiller, haksız fiil niteliğinde olduğundan maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği bilinmekle ve bilirkişi kurulu raporunda maddi tazminat miktarı 108.380,16 TL olarak hesaplandığından, maddi tazminat talebini kabulüne; 108.380,16 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 05/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacı manevi tazminat talep etmiştir. Markaya tecavüz sayılan fiiller aynı zamanda haksız fiil niteliğinde olduğu için Türk Borçlar Kanunun 58. maddesinde yer alan haksız fiilin kişilik hakkını zedelemesi halinde manevi tazminata hükmedileceği hükmü SMK bakımından da kabul edilmiştir. SMK kapsamında manevi tazminatın amacı markanın haksız kullanımı veya itibarının zedelenmesi sonucu marka hakkı sahibinin ticari ve kişisel varlığında meydana gelen olumsuz sonuçların ortadan kaldırılmasıdır. Yargıtay kararlarında, markaya tecavüz fiilinin varlığında mutlaka uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinin belirtildiği, manevi tazminat miktarının tayininde bu tazminatın bir zenginleşme aracı olması ve hukuka aykırı eylemin yapılmasını istenir hale getirecek aşırı miktarlarda olması kabul edilmemekte, zarara uğrayanda manevi huzuru sağlayacak oranda, tecavüzü yapanda da caydırıcı bir etki bırakacak miktarlarda olmasına özen gösterilmesi gerektiği bilinmekle manevi tazminat talebinin kabulüne; 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 05/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dava sonucunda davacının haklı çıktığı, dolayısıyla ilan talebinde hukuki menfaat bulunduğu gözetilerek, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına, masrafın davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere
DAVANIN KABULÜNE
1-Davalının eyleminin, davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,
2-Maddi tazminat talebinin kabulüne; 108.380,16 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 05/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Manevi tazminat talebinin kabulüne; 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 05/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline,
5-Alınması gereken 8.428,09 TL ilam harcından peşin ve ıslah harcının mahsubu ile eksik 6.318,38 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Markaya Tecavüzün Tespiti, Durdurulması, Önlenmesi talepleri yönünden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Maddi Tazminat talebi yönünden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Manevi Tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davacı tarafın yaptığı; başvuru harcı, peşin harç ve tamamlama harcı olan toplam 2.169,01 TL, bilirkişi ücreti 3.000 TL ve posta/tebligat ücreti 233,00 TL olmak üzere toplam 5.402,01 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Davacı tarafından...1. FSHHM'nin ... D.İş sayılı dosyasında yapılan; 89,60 TL harç, bilirkişi gideri 2.000,00 TL ve posta/tebligat gideri 52,00 TL olmak üzere toplam 2.141,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-Davacı tarafından fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 14/03/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır