T.C.
İSTANBUL
3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/206
KARAR NO: 2024/130
DAVA: MARKAYA TECAVÜZ VE HAKSIZ REKABETİN TESPİTİ, DURDURULMASI, ÖNLENMESİ
DAVA TARİHİ: 15/11/2022
KARAR TARİHİ: 12/09/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Markaya Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Durdurulması, Önlenmesi davasının yapılan açık yargılamasının sonunda.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin trekking (doğa yürüyüşü), tırmanma, macera yarışları, kayak ve snowboard dahil çeşitli sporlar için üretmiş olduğu ürünleri 5 kıtada ve 40'tan fazla ülkede müşterilerine sunduğunu, dünyada en çok bilinen markalardan biri olmasının yanı sıra Avrupa'da birçok ülkede özellikle outdoor grubu ayakkabı ve bot kategorilerinde satış rekorları kırdığını, tescilli birçok tasarımı ve markayı elinde bulundurduğunu, tasarımlarını ve markalarını Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) nezdinde tescil ettirdiğini, Türkiye'de ulusal koruma sağlayacak tescillerini ise Türk Patent ve Marka Kurumu aracılığıyla gerçekleştirdiğini, müvekkili adına tescilli markaların tüketiciler nezdindeki çekim gücü ve güvenilir marka algısı nedeniyle kötü niyetli kişilerce müvekkilinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden taklit nitelikteki ürünlerin üretildiği ve satışa sunulduğu, davalıya ait işletmede müvekkilinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden taklit nitelikteki ürünlerin satışa sunulduğu bilgisinin tarafına ulaşması akabinde ikame edilecek olan davada bu hususu delillendirmek amacıyla davalıya ait işletmeden 1 çift "..." marka ve logolu ayakkabının satın alındığını, ürüne ait fişin dilekçe ekinde sunulduğunu, ürüne ait kredi kartı slibi incelendiğinde; işletme adresinin "..." şeklinde belirtildiğini ancak tarafınca "..." adresinden ürünün satın alındığını dolayısıyla bilirkişi incelemesini bu adreste talep ettiklerini, davanın mahiyeti gereği davalıya tebligat gönderilmeksizin, davalıya ait "..." adresinde yer alan "..." ticaret unvanlı ve tabelalı işletmede hukukçu marka vekili unvanına sahip bilirkişi eşliğinde keşif yapılmasını, davalıya ait işletmede yapılacak keşifte; müvekkilinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden taklit nitelikte ürünlerin satışa sunulup sunulmadığının tespitini, satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikte ürünler mevcut ise iş bu ürünlerin adetinin, fiyatının ve keşif tarihi öncesinde kaç adet satıldığının tespitini, satışa ilişkin belge, fatura ve ayrıntılı ürün görsellerinin keşif sonrası düzenlenecek olan bilirkişi raporuna eklenmesine, davalının eylemlerinin 6769 sayılı SMK'nın 29. ve 149/1-a, TTK 55 vd. hükümleri uyarınca müvekkilinin haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, 6769 sayılı SMK' nin 149/1-c hükmü uyarınca müvekkilinin marka haklarına yönelik ihlalin ve haksız rekabetin durdurulmasını ve müvekkilinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden taklit ürünlere el konulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle: Markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti dava sürecinde askerlik görevini yerine getirdiğini, yokluğunda kendisine ait parekende mağazayı ...'in işlettiğini, bu süre zarfında kendisine çakma ürün ayakkabı satıldığını, ...'in bilmeyerek ve de istemeyerek de olsa taklit ürünleri satışa sunduğunu ve ürünlerin satıldığını, bu zamana kadar böyle bir olayı gerçekleştirecek bir eylemde bulunmadığını, toplamda 4-5 çift ayakkabıdan ibaret olduğunu, gereğinin yapılmasını talep etmiştir.
TPMK kayıtları istenmiş, HMK'nın 266. maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi/tespit yaptırılmıştır.
16/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Tespit talep edilen "..." adresinde, tespit talep edene ait markaları ihtiva eder kullanımların gerçekleştirildiği, mahalde tespit edilen vergi levhası üzerinden anlaşılabildiği kadarı ile mahalin ... T.C. kimlik numaralı ... tarafından işletildiğinin değerlendirilebileceği, ancak vergi levhası üzerindeki adres ile tespit yapılan adresin örtüşmemesi nedeni ile konu hakkında nihai takdirin mahkemede olduğu, ilgili kullanımlar ile tespit talep edene ait markaların nihai tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek kadar benzer olduğu ve buna binaen talep eden adına adına tescilli markalardan kaynaklanan haklara tecavüz teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği, mahalde tespit edilen ürünlerin davacıya ait kutuların dışında başkaca kutularda satışa arz edildikleri, yine ürünlerin malzeme, işçilik kalitelerinin düşük olduğu, ürünlerin yapıştırma yerlerinde sorunların var olduğu vs. hususlar nedeni ile ürünlerin orijinal ürünler olmadıklarının değerlendirildiği, ilgili kullanımlar ile tespit talep edene ait markaların nihai tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek kadar benzer olduğunun ve davacıya ait markalardan kaynaklanan hakları ihlal eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava: Davalının eyleminin, davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti, durdurulması, önlenmesi ve taklit ürünlere el konulmasına ilişkindir.
Davanın açıldığı tarih itibarıyla 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU uygulanacaktar.
Marka hakkına tecavüz sayılan haller SMK'nın 7.maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29.maddede düzenlenmiştir.
Madde 7 (Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları)
"(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli
marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.
c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.
(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.
(5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez:
a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.
b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.
c)Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması."
Madde 29 - (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
Madde 149/1 Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi mahkemeden;
"Tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini , Araçlara elkonulması, Elkonulan araçlarda kendisine mülkiyet hakkının tanınması, araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya imhası, kararın ilanı " şeklinde talepte bulunabilir.
Marka:Bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye sağlar, markalar işletmelerin üretmiş olduğu emtia veya sunmuş oldukları hizmetlerin birbirinden ayrılmasını sağlamaktadır.
Karıştırılma ihtimali: Bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir. Karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekmektedir. Markaların esas unsurlarının ve vurgu sözcüklerinin aynı veya benzer olması, markanın genel görünümüne etkisi az olan diğer unsurlardaki farklılığa rağmen iltibasa yol açabilir. Sözcük markalarında, sözcüklerin başlangıç ve kökleri bütünsel benzerliğin tayininde önemlidir. İki marka arasındaki iltibasın varlığının saptanmasında, markaların yan yana konularak karşılaştırma yapılmaması gereklidir. İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının saptanmasında ilgili mal ya da hizmetin orta yetenekteki alıcılarının dikkat ve özeni esas tutulur. Bu alıcıların markaları, aynı anda göz önünde bulunduramayacakları da dikkate alınarak ayrıntılara ilişkin farklar ve bütüne ilişkin benzerlikler üzerinde durulur.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU
Madde 54 "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.
(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır."
Madde 55 "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır:
a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar
b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek;
c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak;
d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek;
e) İş şartlarına uymamak;
f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak."
Madde 56 "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse;
a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini,
b) Haksız rekabetin men’ini,
c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilm esini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını,
d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini,
e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. "hükümleri yer almaktadır.
6102 Sayılı TTKnın 54.maddesi ile haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.
SMK - TTK hükümleri, TPMK kayıtları, 16/12/2022 tarihli bilirkişi raporu ve bütün dosya birlikte değerlendirildiğinde: TPMK nezdinde ... numaralı "...", ... numaralı "..." ve ... numaralı "..." markalarının davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
Davalıya ait "..." adresinde, bilirkişi tarafından yapılan incelemede: Davacıya ait markaları ihtiva eder kullanımların tespit edildiği, ürünlerin malzeme, işçilik kalitelerinin düşük olduğu, ürünlerin yapıştırma yerlerinde sorunların var olduğu vs. hususlar nedeni ile ürünlerin orijinal ürünler olmadıkları, ilgili kullanımlar ile davacıya ait markaların nihai tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek kadar benzer olduğu ve davacıya ait markalardan kaynaklanan hakları ihlal eder mahiyette olduğu tespit edildiğinden, davanın kabulüne; davalının eyleminin, davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, karar kesinleştiğinde mütecaviz ürünlerin toplatılarak masrafı davalıdan alınmak suretiyle imhasına karar verilmiştir
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere
DAVANIN KABULÜNE,
1-Davalının eyleminin, davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,
2-Karar kesinleştiğinde mütecaviz ürünlerin toplatılarak masrafı davalıdan alınmak suretiyle imhasına,
3-Alınması gereken 427,60 TL ilam harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 346,90 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan; 80,70 TL başvuru harcı, 80,70 TL peşin harç, 2.500 TL bilirkişi ücreti ve 334 TL posta/tebligat ücreti olmak üzere toplam 2.995,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talepleri halinde iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 12/09/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır