T.C.
İSTANBUL
3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/173 Esas
KARAR NO:2024/159
DAVA:Markaya Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Durdurulması, Önlenmesi
DAVA TARİHİ:27/09/2022
KARAR TARİHİ:02/10/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Markaya Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Durdurulması, Önlenmesi davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait “...” markasının, WIPO nezdinde de pek çok ülkede müvekkil şirket adına tescilli durumda olduğunu, internet üzerinde yapılan incelemede; davalılar tarafından işletilen ... ve ... internet sitelerinin alan adları içerisinde ve internet siteleri üzerinde yayınlanan içeriklerde, Müvekkil Şirket’e ait ¸ markasının ve ¸ markasının/logosunun izinsiz ve hukuka aykırı biçimde kullanıldığı tespit edildiğini, davalılar'a ait İnternet siteleri'ne ait ekran görüntülerinin sunulduğunu, davalılar'ın, davaya konu alan adlı İnternet siteleri üzerinde yürütmüş olduğu ticari faaliyeti müvekkili şirketin fikri mülkiyet hukukundan kaynaklanan marka haklarına, ticari unvanına açık bir tecavüz oluşturmakla birlikte 3. şahıslar nezdinde söz konusu internet siteleri'nin müvekkili şirketi tarafından işletildiği intibaı uyandırmakta olduğunu, davalılar, müvekkili şirketinin tanınmışlığından ve müvekkili şirket’in saygınlığından faydalanarak haksız kazanç elde etmek amacında olduğunu, bu yönüyle davalılar'ın eylemleri TTK uyarınca haksız rekabet de teşkil etmekte olduğunu, nitekim ....com internet sitesi üzerinde "... ..." ve "... ..." ibaresi ile arama yapıldığında, davaya konu İnternet Siteleri de ... arama sonuçlarında; "... ..." ile arama yapıldığında ... internet sitesi birinci olarak sıralanmakta ve onun da üstünde ... reklamı olarak gösterildiğini, "... ..." ile arama yapıldığında ... bir facebook sayfasından sonra dördüncü olarak, ... ise birinci sayfanın sonunda bir ... reklamı olarak gösterilmiş olduğunu, bu durumun haksız rekabet teşkil ettiği bilirkişi raporunda da tespit edildiğini, bu nedenle, davalılar'ın müvekkili şirket’in unvanına, tescilli markalarına yapmış olduğu tecavüzün ve haksız rekabetin derhal durdurulması için İnternet Siteleri'ne kalıcı şekilde erişimin engellenmesine karar verilmesini talep ettiğini, SMK’nın 7/2. maddesi gereği, marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine ait olup, maddede belirtilen hallerde marka sahibinin bu fiillerin önlenmesini talep etme hakkı bulunmakta olduğunu, anılan haller arasında “Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması” ve “Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması” da sayılmakta olduğunu, SMK’nın 7/3(d) maddesi uyarınca, “İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması” yasaklanabileceğini, davalılar'ın kullanımları SMK’nın 7. maddesi uyarınca tecavüz oluşturmakta olduğunu, SMK Madde 29 uyarınca, marka sahibinin izni olmaksızın markayı SMK Madde 7’de belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz sayılır ve marka tecavüzü sayılan bu eylemlerin yasaklanması marka sahibi tarafından talep edilebileceğini, davalılar tarafından işletilen internet siteleri'nin alan adları ve söz konusu internet siteleri üzerinde yayınlanan içerikler görsel ve işitsel olarak müvekkili şirket adına tescilli olan markalar ile birebir aynı veya büyük oranda benzer olduklarını, bu durumun iltibasa yol açtığı ve internet kullanıcıları üzerinde söz konusu İnternet Siteleri'nin müvekkili şirket tarafından işletildiği intibaı oluşturduğu aşikar olduğunu, ayrıca İnternet Siteleri'nin içeriği incelendiğinde de, Müvekkil Şirket’e ait “...” markasının haksız ve iltibasa yol açacak biçimde kullanıldığı görüleceğini, bu hususlar yukarıda anılı bilirkişi raporunda da tespit edildiğini, alan adlarına ait tescil işlemlerinde “ilk gelen ilk alır” prensibi uygulanmakta olduğunu, başvuru işlemleri elektronik ortamda birkaç dakika içinde gerçekleşmekte olduğunu, alan adının tescili için aranan tek şart, bu alan adının başka birisi tarafından daha önce tescil edilmemiş olması olduğunu, tescil işlemini yapan şirket, başvuru yapılan alan adının daha önce başka bir şahıs adına tescilli olup olmadığını kontrol ederek tescil işlemini yapmakta olduğunu, müvekkili şirket’in markasının, söz konusu alan adında kullanımı dahil olmak üzere, aynen ve izinsiz kullanımı ile davalıların, adeta müvekkili şirket ile bağlantılı ve yetkili kişi olduğu izlenimi vererek, müvekkili şirket’in tanınmışlığı ve bilinirliğinden haksız olarak yararlanma amacını taşımakta olduğunu, Cüzi ücretler karşılığında alan adını tescil eden davalıların, müvekkili şirket adına tescilli olan “...” ibareli marka ve ... alan adlı internet sitesi ile iltibas yaratarak haksız kazanç elde etme yolunu seçildiğini, İnternet Siteleri'nin içeriğinde de müvekkil şirket’in tescilli markalarını iltibasa yol açacak şekilde kullanan davalılar, ...'nin ve ... ürünlerinin tanınmışlığından yararlanmakta olduğunu, ...’e ait markaların itibarından haksız yarar elde etmekte ve ... markalarının ayırt edici karakterini zedelemekte olduğunu, tüm bunların yanı sıra, davalılar'ın internet sitelerinde kullandığı müvekkili şirket’e ait ürün görselleri 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ("FSEK") uyarınca telif hakkı kapsamında korunmakla birlikte davalılar'ın söz konusu eylemleri sebebiyle FSEK’in ilgili hükümlerini de açıkça ihlal etmekte olduğunu, gerek alan adı içerisinde gerekse internet siteleri'nin içeriğinde markanın izinsiz ve hukuka aykırı kullanılması hali tecavüz teşkil ettiğinden erişimin engellenmesine karar verilmesi gerektiğini, açıklandığı ve bilirkişi incelemesi ile tespit edildiği üzere, davalılar'ın ...’e ait markaları kullanması hukuka aykırı olduğunu, davalıların marka kullanımları, müvekkili şirket'in marka haklarına tecavüz teşkil etmekte ve haksız rekabet yaratmakta olduğunu, davalılar'ın, müvekkili şirket’e ait unvanı ve markaları izinsiz ve sahibine zarar verici şekilde kullandığını, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yarattığı ve bu yolla haksız kazanç elde ettiği sabit olduğunu, bu nedenle ... ve ... alan adlı internet sitelerinde/URL adreslerinde müvekkili şirket adına TÜRKPATENT nezdinde tescilli markalara yapılan tecavüzün ve yaratılan haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine karar verilmesini ve davalılar adına ... ve ... internet sitelerine/URL adreslerine erişimin kalıcı olarak engellenmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... tarafından muhabere yolu ile gönderdiği beyan dilekçesinde özetle; satış desteği ve tanıtımını yapmakta olduğu ... Cihazının tanıtımına yardımcı olmak amacıyla healyturkey.com alan adını alarak bir web sitesi kurduğunu, daha sonra bu alan adını kullanamayacağını, ... Türkiye resmi satış destekteki arkadaşların söylemesi üzerine siteyi kapattığını, bürodaki arkadaşların satışında çalıştığını bilmediklerini yoksa normal yollarla bildirimde bulunacaklarını söylediklerini, bu marka adına doğrudan satışta bulunmadığını, ön sipariş alıp sonrasında ... satış sitesine müşterilerin yönlendirilmesini yapıp oradan alması için yardımcı olduğunu, bu siteyi kurarak ... markasına ve ürünlerine zarar vermeyi asla düşünmediğini, şu anda healyturkey.com sitesinin kapalı durumda olduğunu beyan etmiştir.
CEVAP: Davalı ...'a tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; davalıların alan adı içerisinde ve internet sitelerinin içeriğinde davacıya tescilli markaların izinsiz ve hukuka aykırı kullanılması iddiası ile davacının marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması istemleri ile ... ve ... alan adlı internet sitelerine/url alan adlarına erişimin engellenmesi, masrafı davalılar tarafından karşılanmak suretiyle mahkeme ilamının ilanı istemlerine ilişkindir.
Davacı tarafça delil olarak .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... değişik iş dosyası, ... ve ... internet sitelerinin içeriği, davacı şirket adına kayıtlı olan ... alan adlı internet sitesi içeriği, marka tescil belgeleri, ekran görüntüleri, bilirkişi incelemesine dayanıldığı görülmüştür.
.... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... değişik iş esas sayılı dosyası celp ve tetkik edilmiştir.
Davacı şirket adına tescilli markalara ait tescil kayıtları TPMk'dan celp ve tetkik edilmiş olup aşağıdaki görseldeki bilgiler tespit edilmiştir.
No.
Başvuru No.
İşaret
Marka Adı
Koruma Tarihi
Sınıf
1.
2019/...
¸
...
29/03/2016
09, 10
2.
...
¸
...
30/04/2019
09, 10
....FSHHM'nin ... D.İş dosyasında marka vekili ... ve bilişim uzmanı ... tarafından ibraz edilen 06/07/2022 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; ... web sitesi incelenmiş, tespit talep edene ait “... “markalı ürünlerin tanıtım ve satışının yapıldığı, ilgili web sitesi ve bu web sitesinden link verilen sosyal medya hesapları incelendiğinde de bu hesapların sahibi / yöneticisinin “...” Adres: ... Telefon: “...” olduğu tespit edildiği, ... web sitesi incelenmiş burada “ ...” markalı ürünlerin tanıtımının yapıldığı ancak satışının yapılmadığı, satış için referans numarası ile “...” markalı ürünün resmi web sitesine yönlendirme yapıldığı ya da satın almadan önce bilgi almak için “...” cep telefon numarası ile iletişime geçilebileceği bilgisinin verildiği görülmüş, yine bu web sitesinden link verilen sosyal medya hesapları incelendiğinde “+...” Hollanda ülkesine ait telefon numarasının oluşturduğu Whatsapp grubuna katılımcı olunabileceği ancak mesaj yazılamayacağı tespit edilmiş, ayrıca web sitesi ve sosyal medya hesaplarında herhangi bir adres bilgisinin bulunmadığı ancak ... hesabında “Kişisel Gelişim Eğitmeni ...'tan bu başlıklarda ve ... Cihazı tanıtımları ve eğitimleri hakkında videolarını kanalımızda izleyebilirsiniz.” açıklamasının bulunduğu, bu ... videolarının ... web sitesinde de bulunduğundan anlaşılacağı üzere ilgili web sitesi ve sosyal medya hesaplarının sahibi / yöneticisinin ... olduğu, “...” numaralı telefonun sahibi ve adres bilgisinin de operatörlere sorularak öğrenilebileceği anlaşıldığı, ... ve ... Alan Adı / Hosting sağlayıcıların Türkiye’de temsilciliğinin bulunmaması nedeniyle bu hesaplar için ödeme yapan kişi ya da kurumun bilgilerinin tespit edilemeyeceği görüldüğü, somut olayda ... ve ... alan adlı internet siteleri yukarıda incelenmiş olup web sitelerinde tespit talep edenin tescilli markası olan marka şeklinin birebir aynısının kullanıldığı ve yine web sitesi içeriğinde birçok yer de “...” marka ibaresine yer verildiği görülmekte olduğu, somut olayda internetten herhangi bir reçeteye bağlı olmadan satışı yapılan ürünler için dikkate alınması gereken ortalama tüketici algısı olacağı, Web sitelerinde tespit talep eden marka şekillerinin bire bir aynısının hem ürün resimlerinde hem de web sitesi içeriğinde kullanılmış olmasının SMK 17 madde 7/2-b kapsamında “tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.” kapsamında kaldığı ve marka hakkının ihlal edilmiş olduğu sonucuna varıldığı, SMK 7/3-d maddesi ile marka sahibine marka ibaresinin ticari etki yaratacak biçimde alan adı olarak kullanılmasını yasaklama hakkı verildiği, somut olayda ... ve ... alan adlarında, alan adı sahiplerinin yetkili satıcı olmadığı halde “...” ibaresine alan adlarında yer vermiş olduğu görülmekte olduğu, ... alan adlı web sitesinde ürün satışı yapılmakta olduğu yukarıda tespit edilmiş olmakla, alan adında “...” ibaresine yer verilmiş olmasının ise ticari amaç taşıdığı, internet üzerinden “...” markalı ürün arayışında olan tüketicinin ... arama motorunda çıkan bu web sitelerinden ürün satın alabileceği anlaşıldığından web sitesi alan adında yer alan “...” ibare kullanımının Sınai Mülkiyet Kanunu 7/3-d maddesi kapsamında meşru bağlantı olmadığı halde ticari etki yaratacak biçimde alan adında kullanılmış olduğu ve talep eden marka hakkının ihlal edildiği, ... web sitesinde ise bilişim uzmanı bilirkişi tarafından tespit edilmiş olduğu üzere “ ...” markalı ürünlerin tanıtımının yapıldığı ancak satışının yapılmadığı, satış için referans numarası ile “...” markalı ürünün resmi web sitesine yönlendirme yapıldığı ya da satın almadan önce bilgi almak için “...” cep telefon numarası ile iletişime geçilebileceği bilgisinin verildiği görülmüş, yine bu web sitesinden link verilen sosyal medya hesapları incelendiğinde “+...” Hollanda ülkesine ait telefon numarasının oluşturduğu ... grubuna katılımcı olunabileceği ancak mesaj yazılamayacağı tespit edilmiştir. ... web sitesinde her ne kadar satış yapılmamakta ise de web sitesi incelendiğinde site içeriğinin tamamen “...” markalı ürünler ile oluşturulmuş olduğu, marka ile meşru bağlantısı olmayan web sitesi sahibinin web sitesinde yer alan marka kullanımlarının tali unsur olmayı geçerek ana unsura dönüşmüş olduğu görüldüğünden iş bu web sitesi alan adında yer alan “...” ibare kullanımının Sınai Mülkiyet Kanunu 7/3-d maddesi kapsamında meşru bağlantı olmadığı halde ticari etki yaratacak biçimde alan adında kullanılmış olduğu ve talep eden marka hakkının ihlal edildiği sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür.
Huzurdaki dava; marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması taleplerine ilişkin olup dava tarihi itibari ile uygulanması gereken 6769 sayılı SMK'nın 7. maddesine bakıldığında; ''(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir. Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir.
(2)Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b)Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
(3)Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a)İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b)İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c)İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç)İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e)İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f)İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.
(4)Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.
(5)Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez: a)Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi. b)Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması. c)Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması'' hükümlerinin yer aldığı görülmektedir.
SMK'nın 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmış olup bunlar marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak, marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek halleri olarak belirtilmiştir.
Anılı Kanun'un 149. maddesi ise; "Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a)Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b)Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c)Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç)Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e)(d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması f)Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d)bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g)Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi" şeklinde düzenleme altına alınmıştır.
Yukarıda belirtilen kanuni düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; öncelikle tespiti gereken hususun, davalıların eyleminin davacının tescilli markalarından doğan haklarını ihlal eder mahiyette olup olmadığı, bu nedenle davacı yanın marka tescilinden doğan haklarının ihlal edilip edilmediğinin saptanması noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlığa bakıldığında, davalıların ... ve ... adlı internet sitesindeki alan adı ve içeriğinde davacının tescilli markalarına ait ibarelerin kullanması nedeniyle davacıya ait ... numaralı ve ... sayılı markalar yönünden SMK'nın 7/3-d maddesi kapsamında işareti kullanan davalıların eyleminin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması ve işaretin aynısını internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı olarak kullanılması nedeni ile davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği sonucuna varılması gerekmiştir. Bu nedenlerle; SMK'nın 29/1 ve 7/3-d. 149.maddeleri kapsamında davalıların davacıya ait marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün durdurulmasına ve önlenmesine, ... ve ... alan adlı internet sitelerine/url alan adlarına erişimin engellenmesine, SMK'nın 149/1-g maddesi gereğince karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de en yüksek tiraja sahip ilk 5 gazeteden birinde bir kez ilanına karar verilmesi gerekmiştir.
Davacı taraf SMK'nın birinci kitabında düzenlenen marka hakkına ilişkin hükümlerin yanı sıra ayrıca TTK'nın haksız rekabet hükümleri gereğince de istemde bulunmuş olup anılı düzenlemelerin kümülatif olarak somut olayda tatbikinin gerekip gerekmediği meselesinin aydınlatılması gerekmiştir. Bu noktada emsal alınan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/5189 esas, 2022/1852 karar sayılı ilamı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 2021/439 esas, 2023/201 karar sayılı kararında vurgulandığı üzere; 6762 sayılı mülga TTK’nın 57/5.maddesinde yazılı “Başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticaret işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalariyle iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmiyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak” şeklindeki düzenlemeden yola çıkılarak, marka hakkına tecavüz eylemleri, hem özel yasa niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK’nın 61 ve 9.maddeleri uyarınca, hem de anılı hüküm nedeniyle mülga 6762 sayılı TTK’nın 57/5.maddesi hükümleri doğrultusunda kümülatif olarak korunmakta iken mülga 6762 sayılı TTK’nın 57/5.maddesindeki hüküm, 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren mer’i 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 bendinde yer alan “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,” şeklinde düzenlenmiş olup, Kanunun gerekçesinde de ifade olunduğu üzere, Kanun Koyucu bilinçli bir şekilde, “ad, unvan ve marka” kavramlarına yeni düzenlemede yer vermemiş ve buna gerekçe olarak da bu kavramların kendi özel yasası niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK, 554 sayılı End. Tasarım KHK ve 555 sayılı Coğrafi İş. KHK ve TTK’nın unvan ile ilgili düzenlemeleriyle korunması gösterilmiş ve bunların bir kez de TTK’nın haksız rekabet hükümleriyle korunmasının gereksiz olduğu ve yorum güçlüklerine yol açacağına vurgu yapılmıştır. Bu hâli ile markaların kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, dairenin eski içtihatlarını sürdürme imkanının kalmadığı belirtilmiştir.
Nitekim Türk Borçlar Kanunu'nun sebeplerin yarışması başlıklı 60. maddesi gereğince de bir kişinin sorumluluğu, birden çok sebebe dayandırılabiliyorsa hâkimin, zarar gören aksini istemiş olmadıkça veya kanunda aksi öngörülmedikçe, zarar görene en iyi giderim imkânı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar vereceği ifade edilmiştir. Bu gerekçeler ışığında somut olaya bakıldığında; davacı yana en iyi giderim imkanı sağlayan SMK hükümleri kapsamında hukuki koruma sağlanmış olup aynı zamanda haksız rekabete ilişkin hükümlerin kümülatif olarak uygulanmasına yer olmadığı sonucuna varılması gerekmiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda haksız rekabet hükümlerine yönelik davacının istemlerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın marka hakkına tecavüz yönünden KABULÜ ile,
Davalıların alan adı içerisinde ve internet sitelerinin içeriğinde davacıya tescilli ... numaralı ve ... numaralı markaların izinsiz ve hukuka aykırı kullanılması sureti ile davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesi ve durdurulmasına, ... ve ... alan adlı internet sitelerine/url alan adlarına erişimin engellenmesine, hüküm kesinleştiğinde Erişim Sağlayıcıları Birliği'ne gereğinin ifası için hüküm özetinin gönderilmesine,
2-SMK'nın 149/1-g maddesi gereğince karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de en yüksek tiraja sahip ilk 5 gazeteden birinde bir kez ilanına, masrafın davalılardan tahsiline, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde talep edilmezse ilan hakkının düşeceğine,
3-SMK'nın marka hakkına yönelik hükümleri ile TTK'da düzenlenen haksız rekabete ilişkin düzenlemelerin kümülatif olarak tatbiki TBK'nın 60. maddesi ışığında yerinde görülmediğinden davacı yanın haksız rekabete yönelik istemlerinin reddine,
4- .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararının hüküm kesinleşinceye kadar devamına,
5-Alınması gereken 427,60 TL ilam harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 346,90 TL harcın davalılardan tahsiline,
6-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafın yaptığı 80,70 TL başvuru harcı, 80,70 peşin harç, 439 TL tebligat ve müzekkere masrafı olmak üzere toplam 600,40 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
8-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dâir; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/10/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır