T.C.
İSTANBUL
3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/228
KARAR NO: 2023/174
DAVA: MARKA HAKKINA TECAVÜZ VE HAKSIZ REKABETİN TESPİTİ, DURDURULMASI, ÖNLENMESİ
DAVA TARİHİ: 07/10/2019
KARAR TARİHİ: 02/11/2023
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Durdurulması, Önlenmesi davasının yapılan açık yargılamasının sonunda.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalıların, müvekkilinin tescilli ve tanınmış ... + şekil markalarını izinsiz ve hukuka aykırı şekilde kullandığını, davalıların söz konusu tescilsiz, izinsiz, haksız ve hukuka aykırı kullanımının müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğini, müvekkilinin markaları aleyhine tecavüz teşkil eden bu kullanımların ... 16. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde açılan ... D. İş tespit dosyasında alınan bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, akabinde konunun sulhen çözümü amacıyla davalılara hitaben ... 19. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ve ... tarihli ihtarnamesinin gönderildiğini, yapılan görüşmeler sırasında davalılarca hukuka aykırı tüm kullanımların durdurulacağı bilgisi verilmesine rağmen geçen 10 ayı aşkın sürede müvekkili markaları üzerindeki kullanımlarına son verilmediğini, nitekim davalıların sosyal medya hesaplarındaki kullanımlarının aynen devam ettirmelerinin yanı sıra, sulh görüşmeleri sırasında müvekkili markasını aynen içeren davalılara ait ... uzantılı alan adının 20/04/2019 tarihinde yenilendiğinin tespit edildiğini, ayrıca davalıların işyerindeki kullanımlarını da durdurmadığını, davalılara hitaben ikinci kez ihtarname gönderilmesine rağmen hukuka aykırılık teşkil eden kullanımların durdurulması taleplerin davalılarca reddedildiğini, davalıların müvekkili markaları üzerindeki hukuka aykırı ve insiz kullanımının müvekkili markaları aleyhine marka tecavüzü teşkil ettiğini, aynı zamanda bu kullanımların müvekkili aleyhine haksız rekabet teşkil ettiğini, davalıların müvekkili adına tescilli ... + şekil markaları üzerindeki tescilsiz, izinsiz ve hukuka aykırı kullanımı ile yarattığı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin SMK ve 6102 sayılı TTK kapsamında tespiti, men'i, ref'i talepleri ile SMK 159, TTK 61 ve HMK 389.maddeleri gereğince söz konusu fiillerin ivedilikle tespitini ve durdurulmasını, ... alan adlı internet sitesinde, ... ve... URL adresli ... hesapları ile ..., ..., ... ve ... adresli ... hesaplarına Türkiye'den erişimin engellenmesi ve haksız kullanıma dair sair hususlarda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ve ... vekilleri cevap dilekçesinde özetle: İzah ettikleri sebeplerle öncelikle husumet itirazlarının kabulü ile davanın müvekkilleri açısından reddini, yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili ... Mahkemelerine gönderilmesini, davacının kötü niyetli ihtiyati tedbir talebinin reddini, dosyadaki 02/12/2019 ve 28/09/2020 tarihli raporlara olan itirazları ışığında alanında uzman ve bağımsız bilirkişilerden yeni bir rapor alınmasını, gerekirse keşif yapılmasını, haksız ve kötü niyetli davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: İzah ettikleri sebeplerle yetki itirazının kabulü ile dosyanın yetkili ... Mahkemelerine gönderilmesini, davacının kötü niyetli ihtiyati tedbir talebinin reddini, dosyada alınan 02/12/2019 ve 28/09/2020 tarihli raporlara olan itirazları ışığında alanında uzman ve bağımsız bilirkişilerden yeni bir rapor alınmasını, gerekirse keşif yapılmasını, haksız ve kötü niyetli davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
TPMK kayıtları istenmiş, HMK'nın 266. maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
02/12/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle: 01/12/2019 tarihinde saat 12:00'da incelenen web sitesi ekran görüntüleri ve içeriklerinin raporda sunulduğu, “...” markasının davalı taraflara ait ..., ...,..., ..., ... uzantılı sayfalarda kullanıldığının tespit edildiği bildirilmiştir.
... 3. AHM (FSHHM sıfatıyla) alınan 10/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle: 24.12.2019 tarihinde davalılara ait işyerinde yapılan incelemede, davalıların kullanımının tali nitelikte olduğu, kullanımın yapılan hizmetin müşterilere duyurulması amacının aşılmadığının düşünüldüğü, işyerinin bulunduğu alan, tabelalar ve işyerinin büyüklüğü incelendiğinde; kullanımın yetkili servis intibaı uyandırmadığı, takdiri mahkemeye ait olmak üzere marka kullanımının hukuka aykırı olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
28/09/2020 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: İncelenen ilgili kullanımların davacı yana ait markalarla nihai tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek kadar benzerlik arz ettiğinin değerlendirilebileceği, ilgili kullanımların davacı yan ile haksız rekabet teşkil eder mahiyette olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
18/05/2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davacı adına tescilli olan markaların esas unsurunun "..." ibaresi olduğu ve markaların .... sınıf dahil olmak üzere muhtelif mal ve hizmetler için davacı adına tescil edilmiş olduğu, davacının "..." ibareli markasının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tanınmış marka olarak korunduğu, davalının "..." markalı arabaların tamir ve bakımı alanında özel servis hizmeti verdiği, bu faaliyetinde ... alan adlı internet sitesi, dava konusu ... ve ... sosyal medya hesapları, işyeri tabelası ve iş evrakında davacının "..." ve "...+ şekil" markasının kullanılmakta olduğu, SMK 7/5-c maddesi uyarınca marka sahibinin, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının maddede belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemeyeceği ancak davalının "..." ve "... + şekil" markalarını tali unsuru olarak değil hakim unsuru olarak kullandığı, bu durumun tüketiciyi bilgilendirme amacı olan dürüst kullanım sınırını aştığı ve tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet vereceği, davacı markasının tanınmış marka olmasının bu algıyı kolaylaştıracağı, davalı eylemlerinin davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz mahiyetinde olduğu, mahkeme nezdinde, davalı eyleminin davacının marka hakkına tecavüz teşkil kanaatine varılacak olursa, benzer markanın kullanılması suretiyle bir çıkar elde etmiş olmanın TTK 55/1/a/4 maddesi uyarınca davacının emeğinden haksız faydalanma olarak haksız rekabet kapsamında değerlendirilebileceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizce 28/09/2020 ve 18/05/2022 tarihli bilirkişi raporlarına itibar edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava: Davalıların eylemlerinin, davacının tescilli markasından doğan haklara tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, durdurulması, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması, mütecaviz ürünler, kartvizitler, çıkartmalar, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş, katalog, fotoğraf, tabela vs. her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar vb. her türlü ticari evraka ve malzemeye, taklit ürünlere el konulması, el konulanların toplanması, hükmün kesinleşmesine müteakip imha edilmesi, belirtilen internet sitelerine Türkiye erişimin engellenmesine ilişkindir.
Davanın açıldığı tarih itibarıyla 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU uygulanacaktar.
Marka hakkına tecavüz sayılan haller SMK'nın 7.maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29.maddede düzenlenmiştir.
Madde 7 (Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları)
"(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli
marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.
c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.
(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.
(5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez:
a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.
b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.
c)Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması."
Madde 29 - (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
Madde 149/1 Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi mahkemeden;
"Tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini , Araçlara elkonulması, Elkonulan araçlarda kendisine mülkiyet hakkının tanınması, araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya imhası, kararın ilanı " şeklinde talepte bulunabilir.
Marka:Bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye sağlar, markalar işletmelerin üretmiş olduğu emtia veya sunmuş oldukları hizmetlerin birbirinden ayrılmasını sağlamaktadır.
Karıştırılma ihtimali: Bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir. Karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekmektedir. Markaların esas unsurlarının ve vurgu sözcüklerinin aynı veya benzer olması, markanın genel görünümüne etkisi az olan diğer unsurlardaki farklılığa rağmen iltibasa yol açabilir. Sözcük markalarında, sözcüklerin başlangıç ve kökleri bütünsel benzerliğin tayininde önemlidir. İki marka arasındaki iltibasın varlığının saptanmasında, markaların yan yana konularak karşılaştırma yapılmaması gereklidir. İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının saptanmasında ilgili mal ya da hizmetin orta yetenekteki alıcılarının dikkat ve özeni esas tutulur. Bu alıcıların markaları, aynı anda göz önünde bulunduramayacakları da dikkate alınarak ayrıntılara ilişkin farklar ve bütüne ilişkin benzerlikler üzerinde durulur.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU
Madde 54 "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.
(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır."
Madde 55 "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır:
a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar
b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek;
c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak;
d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek;
e) İş şartlarına uymamak;
f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak."
Madde 56 "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse;
a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini,
b) Haksız rekabetin men’ini,
c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilm esini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını,
d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini,
e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. "hükümleri yer almaktadır.
Haksız rekabet hükümlerinin amacı yasada "bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması" şeklinde tanımlanmıştır. Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabete ilişkin hükümlerinin uygulanması açısından varlığı gereken iyi niyet kurallarına aykırılık kriteri kaynağını Türk Medenî Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenmiş olan dürüstlük kuralından almaktadır. Bu iyiniyet kuralına aykırı hareketler iktisadi rekabetin kötüye kullanımıdır.
Genel anlamdaki haksız rekabet veya özel yasalar gereğince korunan haklara tecavüz nedeniyle bir zarar doğmuşsa veya henüz zarar doğmamış olmakla beraber doğabilecek ise hatta hiçbir zarar söz konusu olmamakla beraber, haklara tecavüz eden kişi bir kazanç elde etmiş ise hakları tecavüze uğrayanın tazminat hakkı vardır. Bu tazminat, T.T.K. 58. maddesinde açıklandığı üzere haksız rekabet yüzünden müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari işletmesi veya diğer iktisadi menfaatleri bakımından uğranılan zarar veya zarara uğrama tehlikesi varsa, tecavüz edenin elde etmesi mümkün görülen menfaatlerin karşılığı olarak verilebilir. T.T.K. 58/d. bendinde de açıkladığı gibi, haklara tecavüz eden, haksız rekabet sonucunda hak sahibinin esasen hiçbir zarara uğramadığını ileri sürerek tazminattan kurtulamaz. Asıl olan bir hakka tecavüzdür. Bu tecavüz varsa, tecavüze uğramayanın bundan ötürü mütecavizin eyleminin durdurulması, sonuçlarının önlenmesi ve zararının somut olaya göre incelenmesi ve takdir edilmesi gereklidir.
6102 Sayılı TTKnın 54.maddesi ile, haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.
SMK, TTK hükümleri, TPMK kayıtları, mevzuat, Mahkememizce itibar edilen 28/09/2020 ve 18/05/2022 tarihli bilirkişi raporları ve bütün dosya kapsamından: TPMK nezdinde "..." ve "... + şekil" ibareli birçok markanın, davacı ... adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
Davacı adına tescilli markaların; esas unsurunun "..." ibaresi olduğu, ... sınıf dahil olmak üzere muhtelif mal ve hizmetler için davacı adına tescil edildiği, "..." ibareli markanın TPMK nezdinde tanınmış marka olarak korunduğu, davalıların "..." markalı arabaların tamir ve bakımı alanında özel servis hizmeti verdikleri, bu faaliyetlerinde ... alan adlı internet sitesi, ... ve ... sosyal medya hesapları, işyeri tabelası ve iş evrakında davacının "..." ve "...+ şekil" markasının kullanıldığı, SMK'nın 7/5-c maddesi uyarınca marka sahibinin; üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde markasının maddede belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemeyeceği, ancak davalıların "..." ve "... + şekil" markalarını tali unsur olarak değil hakim unsur olarak kullandıkları, bu durumun tüketiciyi bilgilendirme amacı olan dürüst kullanım sınırını aştığı ve tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet vereceği, davacı markasının tanınmış marka olmasının bu algıyı kolaylaştıracağı kanaatine varıldığından, davanın kabulüne, davalıların eyleminin; davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, Mahkememizin 29/09/2022 tarihli ihtiyati tedbir kararının, karar kesinleşinceye kadar devamına, Mahkememizin 29/09/2022 tarihli ihtiyati tedbir kararı gereği, el konulan/yedieminde bulunan; ürünler, kartvizitler, çıkartmalar, ambalajlar, ilan, reklam, broşür vs tanıtım malzemeleri ve her türlü mütecaviz ürünlerin kararın kesinleşmesine mütakip masrafı davalılardan alınmak suretiyle imhasına karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere
DAVANIN KABULÜNE
1-Davalıların eyleminin; davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,
2-Mahkememizin 29/09/2022 tarihli ihtiyati tedbir kararının, karar kesinleşinceye kadar devamına,
3-Mahkememizin 29/09/2022 tarihli ihtiyati tedbir kararı gereği, el konulan/yedieminde bulunan; ürünler, kartvizitler, çıkartmalar, ambalajlar, ilan, reklam, broşür vs tanıtım malzemeleri ve her türlü mütecaviz ürünlerin kararın kesinleşmesine mütakip masrafı davalılardan alınmak suretiyle imhasına,
4-Alınması gereken 269,85 TL ilam harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 225,45 TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan; 88,80 TL başvuru harcı ve peşin harç, 8.000 TL bilirkişi ücreti ve 856,75 TL posta/tebligat ücreti olmak üzere toplam 8.945,55 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalılar/vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 02/11/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır