T.C.
İSTANBUL
3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/85 Esas
KARAR NO: 2025/116
DAVA: Markanın Hükümsüzlüğü, Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi
DAVA TARİHİ: 05/07/2024
KARAR TARİHİ: 07/05/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan 2024/103 esas sayılı dava dosyasından tefrik edilmekle işbu esası alan Markanın Hükümsüzlüğü, Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; TPMK'nın ... sayılı ''...'' isimli marka başvurusu 16/03/2022 tarihinde mrn gıda inşaat sanayi limited şirketi tarafından yapılmış olup ayırt edici bir özelliği olmadığını, bu markanın müvekkili ... (tc: ...).'ne ait ... marka sayılı ... isimli markasına tecavüz ettiğini, davalıya ait “...” başvuru numaralı marka 6769 sayılı kanun 5 inci maddesinde sayılan mutlak ret sebeplerinin varlığına rağmen hukuka aykırı bir şekilde tescil edildiğini, bahse konu marka müvekkil şirkete ait ... marka sayılı ... isimli markasına tecavüz ettiğini, müvekkil yıllardır anılan markanın sahibi olduğunu, davalı şirket tarafından yapılan başvuru haksız ve hukuka aykırı bir şekilde faaliyet konusu sektörde haksız rekabet oluşturmak, müvekkili tarafından kullanılan '... 'nın kullanım alanını ihlal etmekten başka bir şey olmadığını, müvekkilin kullandığı emtia kodu...olup davalı tarafta müvekkilden sonra... emtia kodunu aldığını, anılan marka daha önce de müvekkil tarafından yemek gıda ,restoran ve ticari faaliyeti kapsamında kullanıldığını, davalı tarafça yapılan tesçil haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli olduğunu, davacı müvekkil ticari hayatına profesyonel kadrosuyla yiyecek,gıda lokantacılık hizmetleri ''emtiası ...'' alanında hizmet verdiğini, ayrıca müvekkil iş faaliyeti kapsamında uluslararası normlara uygun olarak insan sağlığını ön planda tutarak yasalara uygun bir faaliyet yapmaktadır. davacı müvekkil markalaşmaya önem vermekte olup 2001 yılından bu yana marka tesçillidir. işbu firmayı 28/12/2001 yılında mustafa murat sözüer isimli şahıstan ... 2.noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı noter evrakıyla devraldığını, müvekkil ticari faaliyetine '..."' adresinde devam ettiğini, bu adreste kendi adına ... gıda inşaat ticaret limited şirketi olarak da firması vardır. bu firma 2007 yılında kurulmuştur.istanbul ticaret odası kayıtları celp edilebilir. şirketin tek sahibi de müvekkil ... olduğunu, anılan markasını da anılan işyerinde fiilen kullanmadığını, bu nedenle davanın kabulü ile davalı taraf adına olan ...'nun ... sayılı '...' isimli tescil kaydının hükümsüzlüğünün tespitini ve ilgili markanın tescilinin sicilden silinmesini, davalı taraf adına olan ... sayılı ''...'' isimli tescil kaydının ve ilgili markanın; müvekkili ... 'ne ait... marka sayılı ... isimli markasına olan tecavüzün tespiti ve önlenmesini, davalı taraf adına olan ...'nun ... sayılı ''...'' isimli markanın tecavüzünün önlenmesi kapsamında ve telafisi imkansız zararlara sebep olmama adına faaliyetinin tedbiren durdurulmasını ,maddi ve manevi tazminat ile diğer fazlaya dair haklarımızın saklı kalmasını , yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu dava yönünden kurum aleyhine herhangi bir husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, tecavüzün önlenmesi davası bakımından da Kuruma husumet yöneltilmesi mümkün olmadığını, nitekim tecavüz davaları kural olarak hak sahibi tarafından tecavüz edene karşı açılmadığını, somut olayda kurumun sadece tescil kurumu niteliğine haiz olup ... sayılı “...” markası ile ilgili gerekli incelemeleri SMK hükümlerine göre yaptıktan sonra sicile tescil etmediğini, bu nedenle de bir kamu kurumu olan TPMK'ya karşı tecavüz davaların husumet yöneltilmesi mümkün olmadığını,bu nedenle tecavüz ve husumet nedeniyle açılmış işbu davanın, müvekkili yönünden husumet nedeniyle reddini, davacı tarafın aleyhimize olan sair tüm taleplerinin reddini, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
CEVABA CEVAP: Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın haksız ve kötü niyetli olduğunu, ...nun ... sayılı ''...'' isimli marka başvurusunun 16/03/2022 tarihinde tarafından yapılmış olup ayırt edici bir özelliği olmadığını, iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağına aykırı beyan ve talepleri kesinlikle kabul etmediğini, dava dilekçesini tekrarla davanın kabul edilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava; TPMK nezdinde tescilli ... sayılı ''...'' isimli markanın hükümsüzlüğü ile ... sayılı ''...'' isimli markasal kullanımın davacıya ait ... sayılı ''...'' isimli markasından doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ve önlenmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkememizde görülmekte bulunan 2024/103 esas sayılı dava dosyasından davalı TPMK aleyhine açılan davanın, dava dosyasından tefriki ile yapılan incelemesi neticesinde pasif husumet ehliyetine yönelik davalı itirazı tetkik edilmiştir. Teorik düzeyde doktrin, uygulama düzeyinde yargısal içtihatlar kapsamında istikrarlı şekilde belirtildiği üzere; husumet yahut diğer bir ifade ile sıfat, def'i olmayıp itiraz niteliğinde olduğundan, diğer itirazlar gibi hâkim tarafından (taraf sıfatının) resen nazara alınması gerekmektedir. Sıfat, davada taraflardan birinin davaya konu sübjektif dava hakkının bulunup bulunmadığı ile ilgili bir konu olup tarafların sıfatının yargılamanın başından sonuna kadar devam etmesi zorunludur. Aksi durumda davacı yönünden aktif, davalı yönünden ise pasif husumet ehliyetinin bulunmaması nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. İşbu hukuksal kabul ışığında somut uyuşmazlığa bakıldığında; Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 25/3. maddesinin; '' Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez.'' şeklindeki düzenlemesi gereğince tescilli bir markanın hükümsüzlüğü davasının yalnızca marka sahibine, marka hakkına tecavüz istemli davanın ise tecavüz eden gerçek kişi yahut tüzel kişiye karşı açılabilmesi mümkün olup huzurdaki davada pasif husumet ehliyeti bulunmadığı anlaşılan ... hakkında açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
KARAR :Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Davalı TPMK aleyhine açılan davanın PASİF HUSUMET EHLİYETİ YOKLUĞUNDAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL ilam harcı ve 615,40 TL peşin harcın davacıdan tahsiline,
3- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 40.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafça yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 08/05/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır