T.C.
İSTANBUL
3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/82
KARAR NO: 2025/135
DAVA: MARKAYA TECAVÜZÜN TESPİTİ, MEN'İ, REF'İ
DAVA TARİHİ: 02/05/2025
KARAR TARİHİ: 26/05/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Markaya Tecavüzün Tespiti, Men'i, Ref'i davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkiline ait markaların Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli olduğunu, "..." markasının aynı zamanda tanınmış marka olduğunu, davalının belirtilen web sitesinde müvekkiline ait markayı kullandığını, ilgili web sitesi üzerinden müvekkilinin hak sahibi olduğu markaları barındıran müvekkiline ait markaları, ticaret unvanını, bilgileri, görselleri kullanarak, kendilerini adeta müvekkili gibi göstermekte olduğunu, ürün teşhir ettiğini ve satışa sunmakta olduğunu, davalı tarafından, "Hakkımızda bölümünde" müvekkilinin ... kanalına ait video kullanıldığını, müvekkiline ait ticaret unvanı, adres bilgilerinin kopyalandığı, web sitesinin "İletişim" kısmında müvekkilinin telefon numarasına eklemeler yapıldığını, web sitesinin müvekkiline ait olduğu izleniminin yaratıldığını, davalının müvekkiline ait markayı alan adı olarak kullandığı, yine müvekkiline ait markayı, ticaret unvanını ve bilgilerini davaya konu web sitesinde kullandığı ve bu şekilde toptan ürün satışının yapıldığı şeklindeki beyanların, ürünleri teşhir ettiklerinin ve sattıklarının mahkeme tarafından atanacak konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla belirlenmesini, akabinde marka hakkı ihlalinin mahkemece tespitine karar verilmesini, tecavüz fiili davalının ... adresli web sitesinde gerçekleştirildiğinden, müvekkilinin markalarının alan adı olarak kullanıldığını, müvekkilinin videosu/görselleri, ticaret unvanı, bilgileri ve markaları kullanılarak ürün satışının yapıldığını, dava dilekçelerinde bildirilen web sitesine erişimin engellenmesini, müvekkiline ait markalar, ticaret unvanı, bilgiler ve görseller kullanılarak ne olduğu dahi belli olmayan/korsan ürünlerin, teşhir edilmesinin ve satışının müvekkilinin markasının alan adı olarak kullanımının yasaklanmasına, önlenmesine, durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
TPMK kayıtları istenmiş, HMK'nın 266. maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
22/05/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: ... uzantılı alan adının 24.04.2025 tarihinde kayıt edildiği, alan adı kayıt şirketinin ..., Inc olduğu, alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerine ..., Inc firmasından talep edilerek ulaşılabileceği, ... uzantılı internet sitesinin halihazırda yayında olmadığı, 27 Nisan 2025 tarihli 1 adet web archive kaydının bulunduğu, 27 Nisan 2025 tarihli web archive kaydında bulunan Hakkımızda ve İletişim sayfalarının arşiv kaydı mevcut olmadığından bu sayfalar incelenememiş olup, ... simgesine tıklanarak ulaşılabilen sayfanın ise 27 Nisan 2025 tarihli arşiv kaydının bulunduğu, talep eden marka ibaresi olan "..." ve "..." ibareleri ...uzantılı alan adında esas unsur olarak aynen yer aldığı, hal böyle iken ...uzantılı alan adı kullanımı davacı markaları arasında ali de dâhil karıştırılma ihtimalinin var olduğundan bahsedilebileceği ilgili kullanımların talep eden yana ait tanınmış markadan haksız yararlanmasına ve tanınmış markanın sulanmasına sebebiyet verebileceği, alan adının bizatihi kullanımı talep eden yana ait hakları ihlal eder mahiyette olmak ile birlikte söz konusu internet sitesinde satış faaliyetleri gerçekleştirmek üzere tasarlandığı anlaşılmakla beraber hangi ürünlerin satışının gerçekleştirildiği incelenen internet arşiv kaydından tespit edilemediği, bu nedenle tespit edilen kullanımların hangi mal ve/veya hizmetler üzerinde gerçekleştirildiği, tespitlerin gerçekleştirildiği mal ve/veya hizmetler ile davacıya ait markaların tescilli olduğu mal ve hizmetlerin benzer olup olmadığı incelenemediği, hal böyle iken davacı markaları ve inceleme konusu alan adının bizatihi kendisi talep eden yana ait markaları ihlal eder mahiyette olmak ile birlikte, alan adı içerisinde herhangi bir markasal kullanım tespit edilemediğinden ilgili hususta herhangi bir değerlendirme yapılamadığı bildirilmiştir.
... alan adlı web sitesinin, yetkili/sorumluları tespit edilememiştir.
"..." alan adlı web sitesinin yetkili/sorumluları tespit edilemediğinden, dava dilekçesi tebliğ edilememiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava: Davacının tescilli markalarının; "..." alan adlı web sitesinde kullanıldığı ve satışının yapıldığı iddiasına dayalı, markaya tecavüzün tespiti, men'i, ref'i ... alan adlı internet sitesine erişimin engellenmesine ilişkindir.
Davanın açıldığı tarih itibarıyla 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU uygulanacaktar.
Marka hakkına tecavüz sayılan haller SMK'nın 7.maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29.madde de düzenlenmiştir.
Madde 7 - (Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları)
"(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.
c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.
(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.
(5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez:
a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.
b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.
c)Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması."
Madde 29 - (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
Madde 149/1 de Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi mahkemeden;
"Tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini , Araçlara elkonulması, Elkonulan araçlarda kendisine mülkiyet hakkının tanınması, araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya imhası, kararın ilanı " şeklinde talepte bulunabilir.
Marka:Bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye sağlar, markalar işletmelerin üretmiş olduğu emtia veya sunmuş oldukları hizmetlerin birbirinden ayrılmasını sağlamaktadır.
Karıştırılma ihtimali: Bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir. Karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekmektedir. Markaların esas unsurlarının ve vurgu sözcüklerinin aynı veya benzer olması, markanın genel görünümüne etkisi az olan diğer unsurlardaki farklılığa rağmen iltibasa yol açabilir. Sözcük markalarında, sözcüklerin başlangıç ve kökleri bütünsel benzerliğin tayininde önemlidir. İki marka arasındaki iltibasın varlığının saptanmasında, markaların yan yana konularak karşılaştırma yapılmaması gereklidir. İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının saptanmasında ilgili mal ya da hizmetin orta yetenekteki alıcılarının dikkat ve özeni esas tutulur. Bu alıcıların markaları, aynı anda göz önünde bulunduramayacakları da dikkate alınarak ayrıntılara ilişkin farklar ve bütüne ilişkin benzerlikler üzerinde durulur.
SMK 7/3-d maddesi uyarınca işareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde yasaklanabilecektir.
SMK hükümleri, TPMK kayıtları, bilirkişi kurulu raporu ve bütün dosya kapsamından: TPMK nezdinde "..." ibareli birçok markanın, davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
Yapılan bilirkişi incelemesinde: Davalı kullanımlarının, davacının tescilli markalarına tecavüz teşkil eder mahiyette olduğu kanaatine varıldığından, davalının eyleminin; davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, ref'ine karar verilmiştir.
Her ne kadar dava dilekçesinde davalı/davalıların açık kimliğinin belirtilmediği, HMK 119/1-b maddesi gereği davalı/davalıların ad ve adresinin dava dilekçesinde belirtilmesinin usuli zorunluluk olduğu, dava dilekçesinde bu bilgiler yer almıyor ise HMK 119/son maddesi gereğince davacıya 1 haftalık kesin süre verilmesi, kesin süreye riayet edilmez ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği bilinmekle birlikte internet ortamında gerçekleşen hak ihlalleri yönünden taraf teşkilinin bazı hallerde mümkün olmadığı, değişken IP kullanımı ve ihlalin gerçekleşmesinden itibaren aradan geçen süre nedeniyle IP numarası üzerinden site sahibine ulaşılmasının imkânsız hale geldiği, bu tür sitelerin genellikle sahte isim ve adres bilgileri kullanılarak oluşturulduğu bu nedenle davalının ad ve adres bilgilerinin tespitinin imkânsız olduğu, bu kapsamda ilan yapılmasının pratik sonucu olmadığı gibi ön inceleme yapılmasının da sonuca etkili bulunmadığı, bu durumda HMK 119/son maddesinin uygulanmasının adil olmayacağı ve ihlallerin durdurulmasını engelleyemeyeceği, buna karşılık internet sitesine erişimin engellenmesine karar verilmesinin icap ettiği, taraf teşkili sağlanmasının neredeyse imkansız olduğu bu gibi hallerde site sahibinin araştırılmasının, dava dosyalarının çok uzun yıllar boyunca derdest kalmasına ve gereksiz zaman ve emek kaybına yol açacağı, bunun usul ekonomisi ilkesine de aykırı olacağı, dolayısıyla bu gibi ihlâl hallerinde çekişmesiz yargı benzeri bir usul düzenlemesinin yapılmasının icap edeceği, böyle bir yasal düzenleme yapılıncaya kadar yargılamanın çekişmesiz yargı biçiminde yapılmasının amaca uygun olacağı gözetilerek, HMK'nın 388.maddesi gereği maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmemek üzere aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalının eyleminin, davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, ref'ine,
2-HMK'nın 389 ve devamı, 6769 sayılı SMK'nın 7/3-d ve 159. maddeleri gözetilerek, ... alan adlı internet sitesine Türkiye'de erişimin engellenmesine,
3-Bu hususta Erişim Sağlayıcıları Birliğine müzekkere yazılmasına,
4-Taraf teşkili sağlanamadığından ve davalı gerçek ya da tüzel kişi tespit edilemediğinden, şimdilik davacı lehine yargılama gideri ve avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair tarafların/vekillerin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF YASA yolu açık olmak üzere karar verildi. 26/05/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır