T.C.
İSTANBUL
3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/13 Esas
KARAR NO : 2025/219
DAVA : FSEK - Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini
DAVA TARİHİ : 18/01/2024
KARAR TARİHİ : 03/12/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan FSEK - Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I.DİLEKÇELER AŞAMASI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ..., davalı taraf olan şirketin slogan olarak kullandığı "..." eserinin tescilli yegane hak sahibi olduğunu, müvekkili, davalı şirket tarafından izinsiz olarak kullanılan eserinin "..." isimli genel geçerliliği ve bilinirliği olan site üzerinden 09.10.2022 tarihinde, ... zaman damgasıyla sertifikasını edindiğini, müvekkiline ait sertifika belgeleri bu sertifika ile sabit olan eserin kullanımı, elde edilen yararları ve bunlardan kaynaklı her türlü haksız eylemlere karşı hukuki yola başvurma hakkı müvekkiline ait olduğunu, müvekkili ...'in hususiyetini emeğini taşıyan ve bu emek sayesinde üretilmiş bir fikir ve sanat mahsulu olan slogan eser kapsamında korunmakta olduğunu, müvekkili mezunu olduğu grafik tasarımı lisans retim görürken dava konusu eseri meydana getirmiş ve "..." isimli site üzerinden eserin sertifikasını edindiğini, daha sonra eserinin davalı şirket tarafından değerlendirilebileceği düşüncesi ile eserini davalı şirketin genel merkezine kargolandığını, Müvekkili, eserini davalı şirkete kargolarken "Edindiğim bilgilere göre 2023 yılı içerisinde ...(1998-2023) bu nedenle markanız için 35. yılına özel ... diyen binlerce müşterinizi yansıtan bir çalışma hazırladım. Beğeninize sunarım. ... yılında ... diyen binlerce müşterinize teşekkür etmek için birçok reklam platformunda kullanıma uygun bir çalışma ve etkili fikir olduğunu düşünüyorum. Çalışmamın beğenilmesi halinde benimle iletişime geçebilirsiniz ."(EK-3 eserin içinde olduğu kargolanan belge) şeklinde bir ön yazı ile birlikte sunduğunu, müvekkilinin eseri şirketin muhaberat bölümünde ... adına teslim edilmiş ve davalı şirkete ulaştığını, müvekkili eserini davalı şirkete kargolamasından 10 ay sonra eserinin davalı şirket tarafından izinsi şekilde kullanıldığını, gerek sosyal medya hesaplarında gerek diğer kitle iletişim araçlarında eserinin yayınladığını gördüğünü, eserden mali olarak faydalanma hakkının kime ait olduğu FSEK madde 20'de "Henüz alenileşmemiş bir eserden her ne şekil ve tarzda olursa olsun faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Alenileşmiş bir eserden eser sahibine münhasıran tanınan faydalanma hakkı, bu Kanunda mali hak olarak gösterilenlerden ibarettir. Mali haklar birbirine bağlı değildir. Bunlardan birinin tasarrufu ve kullanılması diğerine tesir etmez." denerek açıklandığını, kanuna göre eser sahibi müvekkili ...'tir ve eserden faydalanma hakkı müvekkile ait olduğunu, davalı şirket eser sahibi müvekkilinin mali ve manevi haklarına tecavüz ettiğini, davalı şirketin müvekkilinin eserini yayınladığı gönderi urlsi ... şeklinde olduğunu, müvekkili, eserinin izinsiz kullanıldığı öğrenmesi akabinde ... tarihinde ... 2. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ( EK-4 Tebligat mazbatası ) ile eserin fikri Mülkiyet hakkının kendisinde olduğu ve davalı şirket tarafından gerçekleştirilen hukuka aykırılığın giderilmesini bildirmiş olduğunu, ancak davalı şirket kendisine herhangi bir dönüş sağlamadığını, davalı şirket , müvekkilinin eseri ile izinsiz ve herhangi bir bedel ödemeksizin iş sektöründe faaliyet gösterdiğinden müvekkilinin dava konusu eserden doğan mali ve fikri haklarını açıkça zarara uğratmakta olduğunu, keza Müvekkili edinilmesi muhtemel ticari fayda ve kardan yoksun bırakılmakta olduğunu, bu sebeple de mali ve manevi haklara tecavüzün men'i ve ref'i talepli, maddi manevi tazminat istemi hakkı ile yoksun kalınan kar istemli dava açma hakları saklı tutacağını, İşbu dava ile; müvekkilinin anılan eserinin haksız ve hukuka aykırı kullanımının öncelikle deliller ile birlikte tespitini, akabinde işbu fikri ve sınai hak tecavüzünün tespit edilerek Mahkemece verilecek tedbir kararı ile ivedilikle engellenmesini talep etme gerekliliği hasıl olduğunu, davalı şirket, müvekkiline ait olan eseri kullanarak bu eserden haksız şekilde kazanç elde etmekte olup nitekim bu haksız eylemin devam etmesi halinde müvekkilin hedeflediği ve elde etmesi muhtemel kazancında ciddi derecede zarar meydana geleceği açık olduğunu bu sebeple müvekkilinin eseri üzerindeki fikri ve sınai hakka tecavüzün ve bu tecavüz dolayısıyla uğrayacağı zararın önüne geçilmesi elzem olduğunu, müvekkilinin tasarladığı ve sahiplendiği eserin davalı şirket tarafından izinsiz kullanılması dolayısıyla müvekkili eserinden elde etmeyi umduğu kazançtan mahrum kalmış ve eserinin kullanılmasından doğan hakların kendisine teslim edilmemesi nedeniyle manevi çöküntü yaşadığını, her ne kadar müvekkilinin zararı taraflarınca tespit edilebilir durumda değilse de mahkeme tarafından atanacak bilirkişice yapılacak hesaplama üzerine belirlenebilir hale geldiğinde müvekkiline ait eserin izinsiz kullanımından doğan maddi ve manevi zararın davalı şirket tarafından giderilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalının cevap dilekçesinde özetle: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Gündelik yaşamda kullanılan "...” örnekler incelendiğinde “...” ibaresinin sloganlar içerisinde sık sık kullanıldığı görülmekte olduğunu, bu kullanımların çoğunlukla kullanılması durumu nedeniyle “...” sloganının eser sayılamayacağı açıkça görülmekte olduğunu, "..." sitesinden alınan davaya konu belge, hiçbir şekilde cer sahipliğinin muayenesi yapılmamakta ve eserin sahibinin doğruluğunu teyit eden bir yönü bulunmamakta olduğunu, yine bu sitedeki kayıtların tümünde sözkonusu kaydın özgün olup olmadığına ve eser kapsamında sayılıp sayılmadığına bakmaksızın oluşturulan sıradan bir tarih kaydı olduğunu, bu kaydın yapılmış olmasının tescil ve aidiyet doğuracağına yönelik bir kabul ve kurumsal bir yapı değil olduğunu, davacıya ait SMK kapsamında herhangi bir tescil bulunmamakta olduğunu, yani bu sitedeki zaman damgası sadece tarihi belgeleyen bir kayıt olmaktan öteye bir anlam taşımamakta olduğunu, davacının iddiasına konu kayıt/belge; marka, endüstriyel tasarım, faydalı model ve buluşlar bakımından nihai bir hak sahipliği sağlamamakta olduğunu, bu nitelikteki marka ibareleri ve buluşlar yalnızca türk patent ve marka kurumu'nca tescil edilebilmekte olduğunu, bunların yanı sıra eser niteliğindeki çalışmalar için de nihai bir koruma sağlamadığı açıkça anlaşılmakta olduğunu, davacı tarafından, "..." üzerinden alınan kayda ilişkin belgenin herhangi bir hukuki niteliği bulunmamakla birlikte; "..." üzerinden yapılan herhangi bir kaydın tek başına o sloganın eser niteliği taşıyıp taşımadığı ya da eser sahibinin kim olduğuna ilişkin bir kanıt teşkil etmediğinin açık olduğunu, dolayısıyla, davacının iddialarının tümü asılsız olduğunu, davacının dava dilekçesinde; "davalı şirket, müvekkile ait eseri müvekkilin bilgisi ve onayı olmaksızın kullanmakta olup iş sektöründe müvekkile ait bu eserle ticari faaliyet göstermektedir." şeklinde suçlayıcı ve müvekkili şirketi karalamaya yönelik asılsız iddialara yer verdiğini, öncelikle müvekkilinin reklam çalışmalarında tek kullanılan söz sadece dava konusu sözcük grubundan ibaret olmadığını, bir şarkı beste ve video gibi birçok bağlantılı hak grubu sözkonusu olduğunu, dolayısıyla yapılan reklamdaki görsel ve işitsel çalışmaların yanında sloganların ve bestenin etkileyici gücünün gözönünde de tutulması gerekli olduğunu, şarkının söz yazarı ve reklam kompozisyonunda kullanılan tüm hak sahipliklerinin sanki davacıya ait olduğu izlenimi yaratmaya çalışan dava dilekçesindeki iddialarının itibar edilecek yönü bulunmamakta olduğunu, müvekkilinin şirketin hizmet satın alma sözleşmesi ile kullanmakta olduğu “...” sloganının ...A.Ş. tarafından üretildiği ve bu şirket ile müvekkili şirket arasındaki sözleşme uyarınca slogan oluşturulup tasarım çalışmasının yapılarak satın alındığı tespit edildiğini, dosya kapsamına sunmuş olduğunu, 06.12.2022 tarihli ... yetkilisi ile müvekkili şirket personeli arasında geçen yazışmalarda; ... tarafından sunum ve senaryonun paylaşıldığı görülmekte olduğunu, (EK- İlgili mail yazışması ve ekinde yer alan senaryolar ve sunum görselleri) ... tarafından, müvekkili şirket ile paylaşılan senaryo içeriğinde "..." sloganının bulunduğu birden fazla çalışma olduğu açıkça anlaşılmakta olduğunu, herhangi bir ayırt ediciliği bulunmayan, tescil edileceği malı veya hizmeti tanımlayan klişe sloganlar ile salt mal/hizmet tanıtımına yönelik reklam sloganlarının marka olarak tescili mümkün olmadığını, sloganın marka örneğinde belirgin ve kendi başına ayırt edici başka bir unsurla birlikte yer alması halinde, “..." kombinasyonu bütün halde ayırt edici kabul edileceğini, müvekkili şirkete ait reklamda da ... ana markanın yanı sıra bir deyiş niteliğindeki “...” ibaresi kullanıldığını, davacı, müvekkili şirkete ait tescilli marka üzerinde izinsiz olarak çalışma yaparak tüm kullanım hakkı müvekkiline ait olan marka hakkımıza zarar vermekte ve müvekkili karalamaya yönelik iddialarda bulunmakta olduğunu, “...” ibaresi birçok marka tarafından slogan olarak kullanılan, ayırt ediciliği bulunmayan, sahibinin hiçbir şekilde hususiyetini taşımayan ve yeni olarak nitelendirilemeyecek bir ifadedir. “...” sloganları buna örnek olduğunu, dava konusu "..." sloganı, müvekkili şirketin çatı markası olan "..." markasına işlenerek oluşturulmuş bir sözcük grubundan ibaret olduğunu, müvekkili şirket, Türkiye'de ve dünyada tanınmış bir marka olması sebebi ile ortalama düzeyde tüketiciler tarafından tercih edilmekte olduğunu, davacı, tanınmış bir marka olan ve kullanım hakkı yalnızca müvekkile ait olan marka üzerinden müvekkili şirketin muvafakati bulunmaksızın çalışmalar yaparak haksız eylemler gerçekleştirdiğini, davacının bu haksız eylemi müvekkil şirkete ait markanın üzerinde müvekkiline aidiyeti açık olan sözcük gruplarıyla oluşturulduğu açıkça görülmekte olduğunu, davacı tarafından, müvekkili şirkete ait tanınmış marka ola "..." ibaresi kullanılmış ve bu ibareye "..." sözcük grubu eklenerek "..." üzerinden tescil edildiği ve davacının hususiyetini taşımayan ve hiçbir şekilde özgün olmayan bu sloganın tescilli olduğu iddiası mevcut olduğunu, davacı marka hakkı müvekkili şirkete ait olan "..." çatı markasını kullanmak sureti ile eser kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayan ve özgünlükten tamamıyla uzak olan slogan hazırlandığı görülmekte olduğunu, davacının bu eylemleri müvekkili markasına tecavüz oluşturmakta olduğunu, haksız eylemler gerçekleştirmek sureti ile müvekkili şirketin markasını kullanarak üzerinde işleme yapan davacının bu haksız eylemine dayanarak tazminat talep etmesi düşünülemeyeceğini bu nedenle haksız ve hukuka aykırı davanın reddini talep etmiştir.
Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde özetle; Davalı yanın sunmuş olduğu cevap dilekçesinin yerinde olmadığı, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin ikinci cevap dilekçesinde özetle; Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinin yerinde olmadığı, davanın reddini talep etmiştir.
II.DELİLLER
25/05/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davalı şirket tarafından işletildiği tespit edilen (veri sorumlusu) “...” kullanıcı adlı Instagram sosyal medya hesabından 19.05.2023 tarihinde yayınlanan gönderi... adresinde olduğu, söz konusu gönderinin açıklama bölümünde; “...” metninin yer aldığı, e “...” şeklinde hashtag kullanıldığı, davaya konu “...” isimli sloganın hususiyet taşıyan bir yaratım olmadığı, bu sloganın bir bütün olarak farklı bir yaratıcı nitelik taşımadığı, “...” sloganında ...ibaresi genel geçer bir ibare olması bir yana davalıya ait “...” markasının değiştirilmiş hali olarak hususiyet arz etmediği bu nedenle de davaya konu sloganın içerik, şekil, tasarım unsurları yönüyle eser vasfının bulunmadığı, eser vasfını haiz olmayan sloganların FSEK 84 hükmü gereğince haksız rekabet hükümleri gereğince korunması mümkün olabileceği, Bu koruma için sloganın harcıalem olmaması, herkes tarafından ortaya konulacak basitlikte olmamasının gerektiği, davaya konu sloganın dosyadaki bilgi ve belgelere göre davalının ...markasının izinsiz olarak kullanılması ile oluşturulmuş bir slogan olması bir yana sloganın itibariyle davacının tekeline verilemeyecek herkesçe oluşturulabilecek ayırt edici ve özgün slogan olmadığından davalının yukarıda teknik inceleme kısmında belirtilen kullanımların davalının kendi markasına dayalı kullanımlar olmakla takdiri Mahkemeye ait olmak kaydıyla herhangi bir hukuka aykırılığın söz konusu olmadığı bildirilmiştir.
III.DAVA KONUSU UYUŞMAZLIK:
Dava; davalı şirketin slogan olarak kullandığı "..." ifadesinin eser vasfını haiz olup olmadığı, "..." sloganının, davalının çatı markası olan "..." markasına işlenerek oluşturulmuş bir sözcük grubu olup olmadığı, davacının anılı ifade yönünden eser sahibi sıfatı ile FSEK kapsamında koruma talep etmesinin mümkün olup olmadığı, işbu sloganın davacının hususiyetini taşıyan fikir ve sanat mahsulu olup olmadığı, mali/manevi haklara tecavüzün tespiti, erişimin engellenmesi, sosyal medya hesaplarının kapatılması ve her türlü reklam araçlarının imha edilerek tecavüzün önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden yasal koşulların oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşıldı.
IV.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava konusu “...” ibaresi, davalı yan markasının bilinen kısaltması olan “...” ve Türkçede sık kullanılan “...” ifadesinin birleşimi olup, reklamcılık açısından dikkat çekici ve ses oyununa dayalı bir yapıya sahip olduğu, ilgili sloganın eser vasfı taşıyıp taşımadığının FSEK madde 1/B ve dil ve yazı ile ifade edilen eser tanımının yer aldığı madde 2/1 kapsamında değerlendirilmesinde; yorum ve tasarım unsurları yönünden zayıf şeklinde nitelendirilebilecek “...” sloganının hususiyet taşıması halinde ancak eser vasfına haiz olacağı ve FSEK kapsamında korunacağı, incelenen sloganın kısa olmakla birlikte davacının hususiyetini taşımadığı gibi sloganın bir bütün halinde incelenmesinde farklı yenilikçi bir yaklaşım içermediği, sloganın genel geçer bir ifade şekline sahip olduğu ayrıca davalı tarafa ait ... markasının değiştirilmiş hali olduğu anlaşılmakla açıklanan sebeplerle “...” şeklindeki sloganın eser vasfına haiz olmadığına kanaat getirilmiştir.
“...” şeklindeki sloganın eser vasfına haiz olmadığı kabulü ile devam edildiğinde davacının ihlal iddialarının FSEK madde 84 kapsamında haksız rekabet hükümlerine göre korunmasının mümkün olup olmadığı incelendiğinde ise; koruma için sloganın harcıalem olmaması, herkes tarafından ortaya konulacak basitlikte olmaması aranan ilk şartlardandır, davaya konu slogan dosyadaki bilgi ve belgelere göre davalının ... markasının izinsiz olarak kullanılması ile oluşturulmuş bir slogan olması bir yana sloganın bütünü itibariyle davacının tekeline verilemeyecek, herkes tarafından kullanılabilir ve oluşturulabilir bir ibare olmakla, bir kimsenin tekeline verilmeyecek kadar genel kullanıma sahip olduğu tespit edilmiştir.
Hukuki değerlendirmelerimizi yüksek derece mahkeme kararları ile desteklediğimizde ise; Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin...E., ...K. Ve 05/10/2022 tarihli "..."..." ibaresinin günlük hayatta "hayatın, gençliğin, yemeğin, anın, güneşin vs. tadını çıkarmak" şeklinde sıklıkla kullanılan bir deyim olduğu, ilk defa davacı tarafından kullanılmadığı, bu nedenle davacının hususiyetini taşıdığına yönelik tespitin yerinde olmadığı, sloganların çok sıkı şartlar altında bir fikir ürünü sayılmalarının mümkün olduğunun doktrinde kabul edildiği, bu sıkı şartlardan birisinin de sloganı ilk üreten kişi veya kuruluş ile slogan arasındaki aidiyet ve bağın topluma çeşitli reklam vasıtaları ile yeterince tanıtılmış olması olduğu, aksi halde, hemen hemen herkese ait olması gereken bir sözcük/sözcük grubu bir kişiye özgülenerek, başka hiç kimse tarafından kullanılamama sonucunun doğacağı, davacının bu sloganın kendisine ait olduğu ve slogan üzerinde fikir olarak eser sahipliğini ispat edemediği, yine davacının bu sloganın kendisi ile tekel hakkı yaratacak güçte bir aidiyeti ispatlayamadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir..." şeklindeki onama kararı gösterilebilir.
Davalı şirket tarafından işletildiği tespit edilen (veri sorumlusu) “...” kullanıcı adlı ... sosyal medya hesabından 19.05.2023 tarihinde yayınlanan gönderi ... URL adresinde olduğu, söz konusu gönderinin açıklama bölümünde;
“...” dedirtecek çeşit çeşit kombinler ve uygun fiyatlar...de sizi bekliyor!” metninin yer aldığı, metin altında “#...” ve “#...” şeklinde hashtag kullanılmak şeklindeki eyleminin hukuka uygun olduğuna karar verilerek davacının taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-732,00 TL ilam harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 304,40 TL harcın davacıdan tahsiline,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davalı yanın yapmış 12 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı yanın yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ödeyen tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 345/1.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve İstinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek sureti ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/12/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır