T.C.
İSTANBUL
3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/48 Esas
KARAR NO : 2025/221
DAVA : MARKA HAKKINA TECAVÜZ - HAKSIZ REKABETİN TESPİTİ, MEN'İ, REF'İ VE MARKANIN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ
DAVA TARİHİ : 21/02/2023
KARAR TARİHİ : 04/12/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hakkına Tecavüz - Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Ref'i ve Markanın Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ...'in ... esas unsurlu markaların maliki olup, markalarını tekstil/giyim "... ...", "...+şekil ..." ve "...+şekil ..." müvekkili ...'in 2000 yılından bu yana ...+şekil markasının sahibi bulunduğunu, marka ismini, ortağı ... ile kendi tasarladıkları logo ile kullanmak üzere marka olarak seçtiklerini, 2000 yılı ve devamında şirket ortaklığı yapısı gereği faturalar üzerinde ...+şekil ... olarak yer aldığını, 2014 yılı itibari ile vergi açılışının ...'e geçtiği, müvekkilinin marka tescillerinin esas unsuru olan ... markasını tekstil sektöründe ilk kez kullanan eskiye dayalı hak sahibi olan, gerçek hak sahibi olan taraf olduğunu, Yargıtay kararlarından da görüleceği üzere, marka üzerindeki "GERÇEK HAK SAHİBİ'nin" ilk kullanan oldğunu, ... MARKASI için; davalı şahsın usul ve yasaya aykırı bir şekilde müvekkilinin markası ile ayırt edilemeyecek kadar benzer bulunan ... markası için aynı emtialarda kötü niyetli olarak, müvekkilinin seri markaları ile iltibas yaratacak şekilde tescil başvurularında bulunduğunu ve müvekkilinin itirazları neticesinde bu başvuruların düştüğünü ancak davalı şahsın kötü niyetli başvuruda bulunmaya devam ederek müvekkilinin markası ile iltibas oluşturan ... markasını müvekkilinin tescil sahibi bulunduğu sınıflarda kullanarak müvekkilinin tescilli marka haklarına tecavüz ettiğini, davalı şahsın birebir aynı olan ... markası için 3 ayrı başvuru yaptığını, ... numaralı başvurunun müvekkilinin itirazı ve müvekkiline ait tescilli markalar nedeni ile reddedildiğini, ilk iki tescil başvurusu reddedildiği için aynı marka için 3.açık kötü niyetli başvuruda bulunduğunu, davalı tarafların ... markasını müvekkili ile aynı sektörde ve aynı ürünler üzerinde kullandıklarını, davalı şahsa ait ... marka başvurusu ve marka kullanımının müvekkilinin ... ibaresini içeren markaları ile görsel, işitsel olarak aynı olduğu ve müvekkiline ait bir serisi veya versiyonu gibi göründüğünün açık olduğunu, tüketici gözünde iltibas yaratacağının tartışılmaz olduğunu, aynı marka için tekrar tekrar yapılan başvurunun ise bunun açık bir göstergesi olduğunu, ... için; davalı şahsın yetkilisi bulunduğu davalı şirketin 411.Marka bülteninde müvekkilinin tescilli markaları ile iltibas teşkil eden ... başvuru nolu ... markası için müvekkilinin markaları ile aynı sınıflar olan 25. v 35. sınıflarda kötü niyetli bir başvuruda daha bulunduğunu ve mezkur başvuruya taraflarınca itiraz edilmiş olduğunu, davalı tarafın ... marka başvurusu reddedilince aynı markayı kanunu dolanarak usul ve yasaya aykırı şekilde yetkilisi bulunduğu şirket üzerinden ayırt edici bulunmayan ön ek ile ... olarak tescil ettirmeye çalıştığını, asıl amacın tescil edilmeyen ... markasını kullanmak olduğunu, Müvekkili Şirketin Markası "...", İtiraz Edilen Firmanın Markası "...", müvekkiline ait ... ibareli tescilli markalar ile davalı şahsın başvuruda bulunduğu ve kullanmakta olduğu ... ibareli marka ve davalı şirketin başvuruda bulunduğu ... ibareli markanın 6769 sayılı SMK'nın 6/1.maddesi kapsamında ayırt edilemeyecek kadar aynı/benzer olduğunu,... başvuru numaralı "..." ve ... başvuru numaralı "..." marka başvurusu, 6769 Sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca müvekkili şirkete ait "..." ibareli marka ile ortalama tüketicide bıraktığı genel intiba, görünüm olarak ayırt edilemeyecek kadar benzer olması sebebiyle tüketicinin bu markalar arasında bağlantı kurmasının kaçınılmaz olduğunu, marka görsellerinde açık olarak görüldüğü üzere markaların okunuşlarının birebir aynı olduğunu, müvekkilinin markasının okunuşu ile tescil edilmek istenen markaların okunuşu ve yazılışlarının aynı olduğunu, ortalama seviyedeki tüketicinin görsel olarak ayniyet derecesindeki bu benzerlik sebebiyle müvekkilinin markası ile karıştırılabileceği, aynı kişiye ait olduğunu ya da bir bağ olduğunun düşünülebileceğini, davalının başvuru aşamasındaki markayı kullanmasının da müvekkilinin daha eski tarihli tescil markalarına tecavüz etmekte ve haksız rekabete sebebiyet vermekte olduğunu, davaya konu markaların müvekkilinin alt markası izlenimi yaratmakta olduğunu, 6769 Sayılı 6. ve 14.maddeleri çerçevesinde müvekkilinin markaları ile davalılar arasında 6/1 maddesi uyarınca karıştırılmaya yol açabilecek düzeyde benzerliğin mevcut olduğunun açık olduğunu ve davalıların marka başvuru ve kullanımlarının kötü niyetli olduğunu, dava konusu "..." ve "..." ibareli başvuruların müvekkillerinin "..." markalarının tescil kapsamında bulunan mallar ile ... sınıf mallar için tescil edilmek istenildiğini ve davalı ... markasının müvekkilleri ile yanı sektörde kullanıldığını, müvekkillerinin uzun yıllardır kullandığı, yarattığı ve maruf hale getirdiği markasını taklit ederek oluşturulan bu başvuruların kullanımının iltibas ve haksız rekabete yol açacağının kesin olduğunu, ürünlerin tüketicinin üzerinde zaman harcayarak, çok düşünülüp araştırılarak alacakları ürünler olmadığı için markalar arasında iltibasın kaçınılmaz olacağını, her iki marka başvurusunun TPMK nezdinde red kararı verilmesi gerektiğini, bu aşamada ivedilikle tedbir kararı verilmesi ve iltibas oluşturan markanın kullanımının engellenmesi gerektiğinden işbu davanın ikame edilmesi zaruretinin hasıl olduğunu, davalı iş yerinde tabela ve giysiler ... ibaresinin markasal olarak kullanıldığını, mağazadan alınan ürün ve fatura görüntüsünün dosyada sunulmuş olduğunu, müvekkilinin de aynı şekilde ... isimli bir giyim mağazasına sahip olup aynı şekilde ürünleri üzerinde tescilli markasını kullanmakta olduğunu, davalıların bu suretle müvekkili adına tescilli ... ibareli seri markalarına tecavüz etmekte olduğunu, davalı tarafların kötü niyetli ve müvekkillerinin tanınmışlığından yararlanmak kastı ile müvekkilleri markasının ayırt edilemeyecek kadar aynısının internet ortamında, ürünlerinde, katalog, broşür gibi basılı evraklarında haksız şekilde kullanarak müvekkilinin marka haklarına tecavüz etmekte ve haksız rekabet yaratmakta olduğunu, iltibas ihtimalinin bulunması dahi yeterli olmasına rağmen "..." ve "..." marka başvurularının çok tipik marka hakkına tecavüz ve iltibas suretiyle haksız rekabet olduğunu, "..." markasının müvekkillerinin tescilli "..." ibareli markalarına ayırt edilmeyecek kadar benzer olduğu, aynı sektörde bulunan orijinal nitelikli Türkiye'de tescilli bir markayı ve/veya benzerini herhangi bir zorunluluğu olmamasına karşın tercih edip Türkiye'de kendi adına tescil ettirmeye çalışmanın red kararına rağmen hala yeni ve benzer tescil başvurusunda bulunmak ve markayı kullanmaya devam etmenin açık olarak kötü niyet olduğunu aynı (ve benzeri) marka için red edildiği halde tekrar tekrar başvuru yapmanın da açık olarak kötü niyet göstergesi olduğunu beyan ettiğini, TPMK nezdindeki davalı şahsa ait ... başvuru numaralı "..." ve davalı şirkete ait ... başvuru numaralı "..." marka başvurularının üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde tedbir kararı verilmesini, ivedilikle karşı tarafa tebligat yapılmaksızın, anılana markaların internet dahil her türlü mecrada kullanımının engellenmesine, davalı tarafların "..." ve "..." markalı ürünlerini web sitesi, alan adı, yazılı basılı evrakları, tabelası ve sair her türlü yerde kullanmasının tedbiren durdurulmasına, engellenmesine, markanın yer aldığı ürünlere el konularak, toplatılarak, imha edilmesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve ilgili yerlere yazı yazılmasına, davalı tarafların ... ve ... markalarını kötü niyet ve müvekkili markalarının bilinirliği ve itibarından yararlanmak kastı ve müvekkili markasının ayırt edilemeyecek kadar aynısını sair şekillerde haksız olarak kullanmasının müvekkilinin tescilli marka haklarına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabet yarattığının tespitine, bu tecavüzün men'ine ve ref'ine, davalı şahsa ait...başvuru numaralı "..." ve davalı şirkete ait ... başvuru numaralı "...." marka başvurularının müvekkili şirkete ait tescilli ... ibareli seri markalara tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, ref'ine ve men'ine, davalı şahsa ait... başvuru numaralı "..." ve davalı şirkete ait ... başvuru numaralı "..." marka başvurularının kötü niyetli bir marka başvurusu olduğunun tespitine, yargılama devam ederken davalı şahsa ait ...başvuru numaralı "..." ve davalı şirkete ait ... başvuru numaralı "..." marka başvuruları haksız bir şekilde tescil edilir ise tüm sınıflar açısından markanın hükümsüzlüğüne ve markalar sicilinden terkinine ve ticaret ünvanına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinden tespitine, men'i ve ref'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili şirkete ait ... başvuru numaralı "..." marka başvurusu ile ...'e ait ...başvuru numaralı "..." ibareli marka tescil başvurusunun kötü niyetli tescil olduğunun tespit talebi ile hükümsüzlük talebinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafça müvekkili şirket tarafından ...sınıflarda tescili istenen ... başvuru numaralı 02/12/2022 tarihli "..." ibareli marka tescil başvurusu ile müvekkili şahıs tarafından ... başvuru numaralı "..." ibareli marka tescil başvurusunun kötü niyetli marka başvuruları olduğunun tespiti talep ettiğini, bunun ancak TPMK nezdinde yayıma itiraz, karar iptali vb. taleplerin ileri sürülmesinin mümkün olabileceği, davacı tarafın birbirinden farklı talepleri yönünden somut uyuşmazlıkta 6100 sayılı SMK m.110 uyarınca davaların yığılmasının söz konusu olduğunu, hükümsüzlük davasının açılabilmesi dava konusu markanın tescil edilmiş olmasına bağlı olduğundan, henüz başvuru işlemleri kesinleşmeyen tescilleri gerçekleşmeyen müvekkillerine ait marka tescil başvurularının hükümsüzlüğü için açılan işbu davanın zamansız açılmasından dolayı reddinin gerektiğini, davacının işbu marka başvurularının kötü niyetli olduğunun tespiti gibi bir kararla elde edebileceği menfaatinin bulunmadığı, böyle bir karar ile bir hak elde edemeyeceğinin izahtan vareste olduğu, müvekkili şirket tarafından ticari faaliyette bulunulmakta olup, müvekkili ...'in gerçek kişi olarak ticari faaliyette bulunmadığından davanın pasif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle ... yönünden usulden reddinin gerektiğini, müvekkillerine ait marka tescil başvuruları ile davacıya ait markalar arasında SMK m.6/1 hükmü kapsamında iltibasın söz konusu olmadığını, dava konusu markaların görsel, kavramsal ve işitsel olarak benzerlik göstermediğini, müvekkili şahsa ait marka tescil başvurusunun kendisinin ad-soyad kombinasyonundan oluştuğunu, müvekkilinin gerçek adı ile marka tescil başvurusunda bulunmasının engellenemeyeceğini, markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali söz konusu olmadığını ve bu hususun davacı tarafından da ispatlanabilmiş olmadığını, "..." ...'ın ... bölgesinde yer alan bir yer ismi olduğundan müvekkillerinin "..." ibareli marka tescil başvurularının aynı zamanda zayıf marka niteliğinde olduğunu, müvekkillerinin marka tescil başvurularının davacı markalarına tecavüzü bulunmadığını, müvekkilleri marka tescil başvurularının TTK kapsamında haksız rekabete yol açmadığını, müvekkillerinin marka tescil başvurularının iyi niyetli olduğunu ve davacının kötü niyet iddiasının ispatlanamamış bir iddiadan öteye geçemediğini, ihtiyati tedbir kararı verilmesi için gereken şartların somut durumda mevcut olmadığını ve davacının ihtiyati tedbir taleplerinin reddinin gerekli olduğunu beyan ettiği, ihtiyati tedbir kararı verilmesi için gereken şartlar mevcut olmadığından ve yaklaşık ispat şartı yerine getirilmediğinden haksız ihtiyati tedbir taleplerinin her iki müvekkili açısından da tümden reddine, davacının dava ehliyeti yokluğu nedeniyle müvekkili ... yönünden ve hukuki yarar yokluğu nedeniyle her iki müvekkili açısından da usulden reddine, davanın usulden reddedilmesi halinde her iki müvekkili açısından da esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
TPMK kayıtları istenmiş, HMK'nın 266. maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
01/10/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: ... ve ... marka etiketli ürünlerin marka isimlerinin tabelasında kullanıldığı mağazalarda satışa sunulduğu, her ikisinin de kadın dış giyim grubunda ürünler olduğu, boncuk, pul/payet işleme detayları ile günlük giysi modelinden uzaklaşılarak abiye giyime yaklaşan modellerden oluştuğu bu nedenle nihai tüketici nezdinde benzer algılanarak karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, SMK m.29 ve mb7/2b hükümleri uyarınca davalıya ait ... markasal kullanımı nedeni ile davacıya ait tescilli markalara karşı tecavüz eyleminin oluştuğu, davacıya ait ... ibareli markalar ile davalıya ait ... markasının benzer olmadığı, davacıya ait tescilli markalara yönelik davalı tarafından haksız rekabet hükümlerinin ihlal edildiğinin kabul edilebileceği, dava tarihi itibariyle başvuru aşamasında olan davalıya ait ... tescil numaralı ... markası ile ... başvuru numaralı ... ibareli marka başvurusunun hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, SMK m.6/9 hükmü uyarınca davalının kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği, davalının ticaret ünvanının ticaret siciline kayıt tarihi itibariyle uzun süre sessiz kalınması koşulunun oluşmadığı bu neden ile davacının, davalının ticaret ünvanının sicilden terkinini talep etme hakkını öne sürebileceği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
16/04/2025 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: Davacı ve davalı tarafından kök rapora yöneltilen tüm itirazlar ayrıntılı olarak değerlendirilmiş ve yapılan incelemeler sonucunda ve açıkladıkları gerekçelerle kök raporda belirtilen görüşlerin aynen korunduğuna ilişkin kanaatlerinin takdirinin mahkemeye ait olmak bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava: Davalılar tarafından ... ve ... markalarının kötü niyetli ve davacının markalarının bilinirliği, itibarından yararlanmak kastı ile davacının markasının ayırt edilemeyecek kadar aynısını sair şekillerde haksız olarak kullanıldığı iddiasına dayalı, davalıların eyleminin; davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, men'ine, ref'ine, ... numaralı "..." ve ... numaralı "..." marka başvurularının kötü niyetli olduğunun tespitine, davalı ...'e ait ... başvuru numaralı "..." ve davalı ... ŞİRKETİ'e ait ... başvuru numaralı "..." markalarının tescil edildiği takdirde, tescil edildiği tüm sınıflar açısından hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine, "..." ve "..." ibarelerinin; mağaza, web sitesi, sanal platformlar, yazılı - basılı evraklar, tabela ve sair her türlü yerde kullanılmasının durdurulmasına, engellenmesine, üzerinde "..." ve “..." yazılı ürünlere el konulmasına, toplatılmasına, imha edilmesine ve ihtiyati tedbir talebine ilişkindir.
Marka hakkına tecavüz sayılan haller SMK'nın 7.maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29.maddede düzenlenmiştir.
Madde 7 (Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları):
"(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.
c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.
(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.
(5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez:
a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.
b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.
c)Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması."
Madde 29 - (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
6769 sayılı SMK'nın 149.maddesi: "(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:
a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.
b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.
c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.
ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.
d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.
e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.
f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.
g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.
(2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir.
(3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer.
(4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez."
6769 sayılı SMK'nın 5. maddesinde marka tescilinde mutlak red sebepleri aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
Madde 5- (1) Aşağıda belirtilen işaretler, marka olarak tescil edilmez:
a) 4 üncü madde kapsamında marka olamayacak işaretler.
b) Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler.
c) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.
ç) Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.
d) Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.
(2) Bir marka, başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa bu markanın tescili birinci fıkranın (b), (c) ve (d) bentlerine göre reddedilemez.
6769 sayılı SMK'nın 6. maddesinde marka tescilinde nisbi red sebepleri aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye ’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
6769 sayılı SMK'nın 25. maddesinde "Marka Hükümsüzlük hâlleri ve hükümsüzlük talebi" aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
(1) 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.
(2) Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir.
(3) Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez.
(4) Bir marka, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerine aykırı olarak tescil edilmiş olup da kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamaz.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye ’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir...
Marka:Bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye sağlar, markalar işletmelerin üretmiş olduğu emtia veya sunmuş oldukları hizmetlerin birbirinden ayrılmasını sağlamaktadır.
Karıştırılma ihtimali: Bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir. Karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekmektedir. Markaların esas unsurlarının ve vurgu sözcüklerinin aynı veya benzer olması, markanın genel görünümüne etkisi az olan diğer unsurlardaki farklılığa rağmen iltibasa yol açabilir. Sözcük markalarında, sözcüklerin başlangıç ve kökleri bütünsel benzerliğin tayininde önemlidir. İki marka arasındaki iltibasın varlığının saptanmasında, markaların yan yana konularak karşılaştırma yapılmaması gereklidir. İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının saptanmasında ilgili mal ya da hizmetin orta yetenekteki alıcılarının dikkat ve özeni esas tutulur. Bu alıcıların markaları, aynı anda göz önünde bulunduramayacakları da dikkate alınarak ayrıntılara ilişkin farklar ve bütüne ilişkin benzerlikler üzerinde durulur.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU
Madde 54: "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.
(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır."
Madde 55: "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır:
a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar
b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek;
c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak;
d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek;
e) İş şartlarına uymamak;
f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak."
Madde 56: "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse;
a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini,
b) Haksız rekabetin men’ini,
c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilm esini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını,
d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini,
e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. "hükümleri yer almaktadır.
SMK, TTK hükümleri, TPMK kayıtları, Mahkememizce itibar edilen bilirkişi kurulu kök/ek raporu ve bütün dosya kapsamından: TPMK nezdinde ..., ..., ... numaralı "..." ibaresini içeren markaların, davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
TPMK nezdinde "..." ibareli marka için davalı tarafından yapılan ...numaralı başvuru ve "..." ibareli marka için davalı tarafından yapılan ... numaralı başvuru bulunduğu(dava tarihinde başvuru aşamasında olduğu) anlaşılmıştır.
Mahkememizce itibar edilen bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; ... ve ... marka etiketli ürünlerin marka isimlerinin tabelasında kullanıldığı mağazalarda satışa sunulduğu, her ikisinin de kadın dış giyim grubunda ürünler olduğu, boncuk, pul/payet işleme detayları ile günlük giysi modelinden uzaklaşılarak abiye giyime yaklaşan modellerden oluştuğu bu nedenle nihai tüketici nezdinde benzer algılanarak karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, SMK m.29 ve m. 7/2-b hükümleri uyarınca davalıya ait ... markasal kullanımı nedeni ile davacıya ait tescilli markalara karşı tecavüz eyleminin oluştuğu, davacıya ait ... ibareli markalar ile davalıya ait ... markasının benzer olmadığı,dava tarihi itibariyle başvuru aşamasında olan davalıya ait ... tescil numaralı ... markası ile ... başvuru numaralı ... ibareli marka başvurusunun hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, SMK m.6/9 hükmü uyarınca davalının kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği kanaatine varıldığı,
Dosya kapsamında yapılan incelemede markasal kullanımın ...Şti.'ye ait olduğu, bu hali ile yargılamaya konu talepler yönünden davalı sıfatının tüzel kişi sıfatına haiz ... Şti.'ye ait olduğu anlaşılmakla davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davanın davalı ...Tic. Ltd. Şti. yönünden kısmen kabulü kısmen reddi ile; marka hakkına tecavüzün tespiti yönünden ... ibaresi yönünden tecavüz şartlarının oluştuğu anlaşılmakla davanın kabulüne; davalının iltibas oluşturur şekilde "..." ibaresini kullanmasına dayalı eyleminin davacının adına tescilli... sayılı "..." ibareli tescilli marka, ... sayılı "..." ibareli tescilli marka, ...sayılı "..." ibareli tescilli markadan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, meni ve refine, marka hükümsüzlüğü ile ... ibaresine ilişkin talepler yönünden ispatlanamayan davanın reddine,
Davalı tarafın “...” ibareli ürünlerinin mağaza web sitesi, sanal platformlar, yazılı basılı evraklar, tabela ve sair her türlü yerde kullanılmasının durdurulmasına, engellenmesine, üzerinde "..." yazılı ürünlere el konularak toplatılmasına ve masrafı davalı tarafa ait olmak üzere karar kesinleştiğinde imha edilmesine,
Yargıtay 11.HD’nin ...esas -... karar ve 19.12.2024 sayılı ilamlarına göre : 6102 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonraki olaylara dayalı açılan davalarda, tescilli sınai haklar bakımından sadece özel kanun olan SMK hükümleri uygulanabilecek olup TTK'nın haksız rekabet hükümlerinin anılan özel hükümler yanında ve aynı anda uygulanması söz konusu olamayacağından , kümülatif koruma uygulanmayacağından haksız rekabetin tespiti isteminin reddine dair karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2-Davanın davalı ...Tic. Ltd. Şti. yönünden KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile;
A)Marka hakkına tecavüzün tespiti yönünden;
... ibaresi yönünden tecavüz şartlarının oluştuğu anlaşılmakla davanın kabulüne; davalının iltibas oluşturur şekilde "..." ibaresini kullanmasına dayalı eyleminin davacının adına tescilli ... sayılı "..." ibareli tescilli marka, ... sayılı "..." ibareli tescilli marka, ... sayılı "..." ibareli tescilli markadan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, meni ve refine,
Davalı tarafın “...” ibareli ürünlerinin mağaza web sitesi, sanal platformlar, yazılı basılı evraklar, tabela ve sair her türlü yerde kullanılmasının durdurulmasına, engellenmesine, üzerinde "..." yazılı ürünlere el konularak toplatılmasına ve masrafı davalı tarafa ait olmak üzere karar kesinleştiğinde imha edilmesine,
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
B)Marka hükümsüzlüğü yönünden açılan davanın reddine,
C)Haksız rekabet yönünden açılan davanın reddine,
D)İhtiyati tedbir talebi yönünden;
Hükmün etkinliğini temin için HMK 389 vd maddeleri gereğince davalı tarafça “...” ibaresinin web sitesi, alan adı, yazılı basılı evrakı, tabelası ve sair her türlü yerde kullanmasının tedbiren durdurulmasına, "..." ibaresinin yer aldığı ürünlere el konularak toplatılmasına ve yediemine teslim edilmesine, ticari evrak, sipariş formu ve faturaların 3.kişilerin haklarının korunması bakımından muhafaza işlemi dışında tutulmasına, (infaza ilişkin masrafların davalı ...Tic. Ltd. Şti. üzerinde bırakılmasına), 6100 sayılı HMK'nın 393/1 maddesi gereğince 1 hafta içinde tedbirin infazı için ilgili icra dairesine başvurulmaması durumunda tedbirin kendiliğinden kalkmış sayılacağının ihtarına,( ihtar yapıldı)6100 sayılı HMK'nın 393/2 maddesi gereğince iş bu tedbirin ... İcra Dairesi aracılığıyla infazına,
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Harçlar Kanunu Gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 435,50-TL 'nin davalı ...Tic.Ltd.Şti'den alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından peşin olarak alınan 179,90-TL peşin harcın davalı ....Ltd.Şti'den alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan; marka tecavüzü davasının kabule konu kısmı yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...Tic.Ltd.Şti'den tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davalı ...Şti kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan; marka tecavüzü davasının redde konu kısmı yönünden 55.000,00 TL, redde konu hükümsüzlük davası yönünden 55.000,00 TL, redde konu haksız rekabet davası yönünden 55.000,00 TL olmak üzere toplam 165.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...Şti'ne ödenmesine,
7-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'e ödenmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 9.000,00-TL bilirkişi ücreti, 324,25-TL posta ve tebligat gideri, 179,90-TL başvuru harcı 25,60-TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 9.529,75-TL yargılama giderinden haklı çıktığı oran itibari ile hesap edilen 4.764,87-TL davalı ...Şti'den alınarak davacıya verilmesine,
9-Karar kesinleştiğinde yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/12/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır