T.C.
İSTANBUL
3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/131
KARAR NO:2025/191
DAVA:Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ:03/07/2023
KARAR TARİHİ:22/10/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı vekili dava dilekçesi ile; “Müvekkili şirketin “güzellik veya estetik amaçlı sağlık merkezi, güzellik ve estetik merkezi, güzellik salonu, cilt ve vücut bakımı, masaj salonu, makyaj,lazer ve iğneli epilasyon ve benzeri hizmetler veren işletmeler açmak, işletmek, kiralamak,kiraya vermek ve ana sözleşmesinde yazılı olan diğer işler” konusunda hizmet verdiğini, TPMK nezdinde “... TÜRKİYE" markasının 30.12.2021 tarih, ... başvurunumarasıyla ... no'lu emtia sınıflarında; “... TR” markası; 30.12.2021 tarih, 2021/... başvuru numarasıyla ... no'lu emtia sınıflarında, “... ...” marka 10.12.2019 tarih, 2019/... başvuru numarası ile marka tesciliyle TPE nezdinde, müvekkil adına koruma altına alınmış olduğunu, davalı firmanın “..." markasının benzerini,kullandığını ve karıştırılmaya sebebiyet verdiğini, işbu eylemlerin marka hakkına tecavüz vehaksız rekabet teşkil ettiğini, ayrıca müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğratıldığını belirterek, davalının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerinintespitini, önlenmesini, durdurulmasını ve kaldırılması ile, maddi, manevi ve itibar tazminatının tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı, cevap verilmediği görülmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE:Dava; davalı tarafından "..." ibaresinin ticari amaçla kullanılması iddiası kapsamında davacı adına tescilli "... ..." markası ile iltibas oluşturup oluşturmadığı, davalı eyleminin Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7/2-b ve 29. maddeleri kapsamında marka hakkına tecavüz teşkil edip etmediği, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması istemleri yönünden yasal koşulların olup olmadığı, SMK'nın marka hakkına ilişkin hükümleri ile TTK'nın haksız rekabete ilişkin hükümlerinin kümülatif tatbikinin gerekip gerekmediği, SMK'nın 151/2-b maddesine dayalı sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç esas alınarak şimdilik 1.000-TL maddi, 50.000-TL manevi, 1.000-TL itibar tazminatına ilişkin talepler yönünden yasal koşulların oluşup oluşmadığı, oluşmakta ise miktarının tespiti ile hükmün ilanına karar verilip verilemeyeceğine ilişkindir.
Dava konusunun ilk olarak Türk Patent kayıtları nezdinde incelenmesinde;
Davacıya ait 2019/... tescil nolu "... ...” markası için 41. Sınıfta ve 44. sınıfta (Sınıflara ilişkin ayrıntılı açıklamanın 27/09/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunun 2. Sayfa aralığında bulunduğunun belirtilmesinin gerekçeli kararın bütünlüğünün korunması için yeterli olduğu kanaatiyle) tescil başvurusunun yapıldığı,
Marka sahibi olarak ... ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin gözüktüğü, marka tescil başvurusunun 10/12/2019 tarihinde yapıldığı, 06/10/2020 tarihinde ise markanın tesciline karar verildiği, markanın halen SMK kapsamında tescil korumasında olduğu sicil kayıtlarında tespit edildiği, markanın 17/06/2022 tarihinde devir talebine konu olduğu tespit edilmekle birlikte buna ilişkin herhangi bir bilgi, online sicil kayıtlarından tespit edilememiştir.
2021/189874 başvuru no.lu "... TÜRKİYE" markası ise .... sınıfta tescil başvurusu 30/12/2021 tarihinde yapıldığı, yayına dava dışı 3. Kişi tarafından 2021/... "..." markası dayanak gösterilerek itiraz edildiği ve bu itirazın kısmi kabulüne karar verildiği, sicil kayıtlarında tescil işleminin henüz sonuçlanmadığı görülmekle birlikte başvuru kapsamında yer alan 08 ve 10. Sınıf ve bunların 35. Sınıfta perakende satışına ilişkin kısımların çıkarıldığı, marka sahibi olarak ise dava dışı ... ...'ın görüldüğü, markanın devir işlemine konu olduğunu gösterir herhangi bir bilgi sicil kayıtlarında tespit edilememiştir.
2021/... tescil no.lu “... TR" markası için de 30/12/2021 tarihinde tescil başvurusunun yapıldığı, yayına 2021/... "..." markası dayanak gösterilerek itiraz edildiği ve bu itirazın kısmi kabulüne karar verildiği, sonrasında .... Sınıftaki mal/hizmetlerde (Sınıflara ilişkin ayrıntılı açıklamanın 27/09/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunun 3-7. Sayfa aralığında bulunduğunun belirtilmesinin gerekçeli kararın bütünlüğünün korunması için yeterli olduğu kanaatiyle) 25/12/2022 tarihinde tescil edildiği, marka sahibi olarak ise dava dışı ... ...'ın görüldüğü, markanın halen SMK kapsamında tescil korumasında olduğu, markanın devir işlemine konu olduğunu gösterir herhangi bir bilgi sicil kayıtlarında tespit edilememiştir.
Marka vekili tarafından hazırlanan 27/09/2023 tarihli bilirkişi raporu, taraf itiraz ve beyanları kapsamında farklı bir heyet kurularak hazırlanan 27/09/2023 tarihli bilirkişi raporu, 27/05/2025 tarihli ek bilirkişi raporu(Kök bilirkişi raporu ile aynı kanaata ve sonuç kısmına haiz) ve ilgili diğer kayıtlar kapsamında dosyanın kül halinde incelenmesinde;
Davacının belirttiği dava konusu Instagram ...hesabi "..."'nın incelendiği, sosyal medya hesabında Diyetisyen/DiyetDanışmanlığı/Andülasyon Terapi/... Bölgesel Zayıflama şeklinde açıklamaların yer aldığı, ilk paylaşımın 12 Nisan 2015 tarihinde yapıldığı, adres bilgisinin ".../..." şeklinde yer aldığı, iletişim bilgisi olarak ise ...-... numarasının ve ...@... email adresinin yer aldığı,
Dava konusu sosyal medya hesabında; ... Bölgesel zayıflama işleminde kullanılan ve ... cihazı diye tanıtılan ürün üzerinde ...+ şekil kullanımında olduğu ve verilen hizmete ilişkin tanıtımlarda ... Zayıflama, Andulasyon+...,16 saat Andulasyon+... bölgesel zayıflama, ... ve Andulasyon ile -38 cam, 16 seans karın bölgesi şeklinde yer alan ..., Emsculpt kullanımları açısından davacı dayanak markaları ile farklılık bulunduğu, Bölgesel incelemede ... Uygulaması, ... seanslarımız hızla devam ediyor, şeklinde yer alan kullanımlarda “...” ibaresinin 2021/... tescil no.lu kullanımda yer alan “...” ibaresi ile benzerlik arz ettiği,
Lakin markanın davacı adına tescilli olmadığı, keza incelenen sosyal medya hesabındaki kullanımlar dikkate alındığında “...” ibaresinin daha çok uygulanan hizmetin ve cihazın adı olarak açıklamalarda yer aldığı, herhangi bir ürün üzerinde kullanımına rastlanmadığı, incelenen dava konusu sosyal medya hesabında herhangi bir ürün satışının yapılmadığı hususları tespit edilmekle birlikte,
SMK 7. Ve 29. Maddeleri ve ortalama tüketici gözüyle değerlendirmenin esas alındığı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 07/06/2006 tarihli "...Burada üzerinde durulması gereken husus, halk tarafından karıştırılma kavramından ne anlaşılacağıdır...Halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü ise bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halkın olduğu göz nde tutulacaktır. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurmasıdır. Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta çağrıştırması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü olarak kabul edilmelidir.” şeklindeki içtihatı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 18.02.2001 tarih, 2000/10286 E., 2001/1183 K. Sayılı kararında, “...Markalar karşılaştırılırken “onların piyasaya sürülüş biçimlerine; kullanılış şekillerine bakılarak orta düzeydeki alıcı nezdinde bıraktığı toplu intiba dikkate alınır” şeklindeki ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 05.07.2001 tarih, 2001/4502 E., 2001/6197 K. Sayılı; benzerlikleri yüzünden orta düzeyde bir tüketicinin ürünleri karıştırma tehlikesinin bulunduğu markalar arasında iltibas olduğunu belirttiği içtihatı, Yargıtay 11. HD 26.01.2007 T., 2006/13229 E. 2007/884 nolu kararını “Halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halkın göz önünde tutulmasıdır. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurmasıdır. Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta genel görünüş açısında “...” olmasa bile, halk tarafında iki marka arasında bağlantı kurulası, hatta çağrıştırılması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü kabul edilmelidir.” şeklindeki yaklaşımı, yine Avrupa Adalet Divanı karıştırılma ihtimalini “Halkın söz konusu mal ve/veya hizmetlerin aynı ya da bağlantılı işletmelerden geldiğini düşünme tehlikesidir” şeklindeki tanımı, öğretide yer alan; “Bir mal veya hizmetin alıcısının, yani genel anlamda halkın almayı tasarladığı, bildiği veya duyduğu mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını veya hizmetini alma ihtimali ( tehlikesi ) ile karşı karşıya olması ( Çolak, Uğur, Türk Marka Hukuku, 2012, s,222)” biçimindeki tasnifi kapsamında; dosyada mevcut 26/09/2022 tarihli Bilirkişi Raporu ve 25/07/2024 tarihli Bilirkişi Ek Raporu ile ilgili diğer kayıtların kül halinde marka hakkına tecavüz iddiaları yönünden incelenmesinde;
Davacı şirket adına 2019/... numara ile tescilli "... ..." markası ile davalı tarafın kullanımına konu "..." ve "..." ibareleri karşılaştırıldığında, "..." ibaresinin benzerlik arz etmediği, "..." ibaresinin de davacı markasında yer alan "..." ibaresini ihtiva etmesi ve "..." ibaresinin tersten okunuşu "..." ibaresinin başta yer alması şeklinde bir benzerlik olduğu söylenebilir ise de bu benzerliğin düşük seviyede olduğu; davacı markası "... ..." ibaresi Türkçe “şekillendir beni” anlamına gelmekte olup, tarafların faaliyet gösterdiği ve davacı markasının tescilli olduğu 44. Sınıftaki “Güzellik bakımı hizmetleri” bakımından ayırt ediciliği düşük bir kelime olduğu, anılan hizmetlerin insan sağlığı ile ilgili olması nedeniyle tüketici kitlesinin söz konusu hizmetlerin alımında yapacağı araştırma, göstereceği dikkat de göz önünde bulundurulduğunda, bu ibare ile düşük seviyede benzer bir ibarenin ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırma ihtimali yaratmayacağı, hal böyle olmakla birlikte, davalı kullanımına konu "..." ibaresi vücut şekillendirme uygulamalarında kullanılan uygulamanın/teknolojinin adı olduğundan, verilen hizmeti tanımladığı, dolayısı ile davacı markası ile arasında benzerlik olduğu kabul edildiği durumda dahi, davacının markasına dayanarak bu kullanımı engelleyemeyeceği, davalı kullanımının SMK m.7/5 anlamında verilen hizmeti tanımlayarak dürüst kullanım kansamında kaldığı sonuç ve kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2- Vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin ayrıntılı olarak hüküm altına alınmasına,
3-Harçlar Kanunu Gereğince alınması gereken 615,40.-TL harcın peşin alınan 888,03.-TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 272,63.-TL harcın talep halinde davacıya iadesine,
4-Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince alınması gereken 40.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Karar kesinleştiğinde talep halinde yatırılan kullanılmayan avansın iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 345/1.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve İstinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek sureti ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/10/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
İade Harç : 272,63.-TL