T.C.
İSTANBUL
3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/414
KARAR NO : 2025/186
DAVA : SÖZLEŞMENİN UYARLANMASI
DAVA TARİHİ : 08/03/2021
KARAR TARİHİ : 16/10/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Sözleşmenin Uyarlanması davasının yapılan açık yargılamasının sonunda.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin ile davalı ...TİC. A.Ş.arasında 2013 yılından beri süregelen ticari bir ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişki ve getirdiği sözleşmesel yükümlülükler gereği, müvekkilinin maddi haklarına sahip olduğu sanatçıların eserlerini dava dışı ... A.Ş adına işlettiği ... isimli müzik platformunda yayınlandığını, buna karşılık kullanıcılardan ücret aldığını, yayınlanan bu eserlerin dinlenme sayılarına göre farklı kullanıcı modelleri ile aylık olarak hesap yapıldığını ve 3 ayda bir müvekkiline temsilcisi olduğu sanatçılara ait hakediş ödendiğini, ancak müvekkili, davalı tarafından kendisine gönderilen ve müvekkili tarafından kesilen faturaların kaynağı olan raporlarda ticari ilişkiyi zedeleyici bazı hususların bulunduğunu yaklaşık olarak 2019 yılında fark ettiğini, öyle ki davalı tarafından yapılacak ödemenin kaynağı olan ... dönemi raporları ile ... dönemi raporları karşılaştırıldığında 1/4, 2/5, 3/6 aylardaki paket kullanımlarının bazı kalemlerde birebir aynı olduğunun görüldüğünü, nitekim müvekkili tarafından davalı şirkete e-posta yolu ile durum bildirilmiş ancak konuya ilişkin teknik bir açıklama yapılmadan durumun düzeltildiğinin müvekkiline bildirildiğini, müvekkili, davalı ile aralarındaki ticari yaşamın sürekli ve ayakta kalması sebebi ile gönderdiği e-posta yazışmalarında son derece ticari ahlaka uygun bir tutum sergilediğini, söz konusu durumun düzeltilmesini istemiş ancak davalı tarafından hiçbir somut norm ortaya koyulmadan faturalandırma kaynağı olan raporlandırmalar bu şekilde devam ettiğini, öyle ki yine aynı dönemde birden fazla kez karşılaşılması sebebi ile şüphe oluşturan ve muadil platformlara bakıldığında yıl bazında sürekli artan dinlenme sayılarına karşılık müvekkiline yapılan ödemelerin emsal değerlerin çok altında kalması nedeni (o kadar ki bazı emsallerde 10 bazı emsallerde 25'de bire karşılık gelen) ile müvekkilinin ve haklarını koruma yükümlülüğüne sahip olduğu sanatçılar karşısında mağdur eden bu durumlar karşısında müvekkilince davalı tarafa tekrar mail yolu ile ulaşıldığını ve 2018 ve 2019 yıllarına ait raporların muhatapça tekrar incelenmesi hatta ücreti müvekkili tarafından karşılanmak üzere tarafsız ve konusunda uzman bilirkişi/firma aracılığı ile incelettirilmesi teklifi muhataba iletilmiş ancak karşı taraftan hiçbir geri dönüş alınamadığını, bu doğrultuda iyi niyetli yaklaşımları sonuçsuz kalan müvekkillinin bu defa davalı tarafa ... 60. Noterliği nezdinde ... keşide numaralı ihtarname gönderdiğini, yaşanan sorun detaylıca açıklanmış ancak karşı tarafça bu ihtarnamenin sonuçsuz bırakıldığını, tüm bu açıklamalar neticesinde, emsal bedellerin müvekkilinin davalıya e-posta yolu ile ifade edildiği şekilde aylık 300.000 TL - 500.000 TL arasında seyrederken, davalının müvekkiline aylık 3.000 TL ödemesinin açıkça TBK 138 uyarınca sözleşmenin uyarlamasına konu olabileceğini, nitekim gelişen ekonomik ve ticari koşullar ile teknolojinin, söz konusu elektronik yayımcılığın piyasada geldiği güncel koşullar ve piyasa genelinde artan bedeller sebebiyle taraflar arasındaki ilişki dengesinin müvekkili aleyhine orantısız bir dengesizlik yarattığı ortada olduğunu, bu doğrultuda mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi neticesinde, müvekkiline ödenmesi gereken aylık bedelin sözleşme tarihi olan 2013 yılından itibaren piyasa koşullarına uyarlanmasına ve eksik ödenen bedellerin, muacceliyet tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesi gerektiğini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket ile davacı şirket arasında herhangi bir anlaşma bulunmadığını, nitekim davacı tarafça da ne delilleri arasında ne de dava dilekçesinin ekleri arasında veya delil listesi arasında bu yönde herhangi bir delil bulunmadığını, davacı tarafın davaya konu ettiğini düşündüğü sözleşmenin tarafı müvekkili şirket olmadığını, dava dışı ... isimli şirket olup, davacı taleplerinin muhatabı müvekkili şirket olmadığını, bu nedenle de davacının davasının haksız olduğu ve öncelikle husumet yönünden reddi gerektiğini, davacı taraf, müvekkili şirket ile akdettiği 2013 tarihli bir sözleşmeden bahsettiğini, ancak böyle bir sözleşmeyi dosyaya sunmadığı gibi delilleri arasında da böyle bir sözleşmeden bahsetmediğini, bununla da kalmadığını, davacı taraf, sözleşme bedellerinin uyarlanmasını talep ettiğini, bu amaçla da bilirkişi incelemesi ve keşif talep ettiğini, oysa bilirkişilerin hangi sözleşme şartlarını hangi sözleşmeye istinaden değerlendireceklerini belirtemediğini, soyut iddialara dayanan ve herhangi bir somut delile dayanmayan davanın reddi gerektiğini, ancak bildikleri kadarıyla dava dışı ... ile müvekkili şirket arasında, davacı tarafın hak sahibi olduğu müzik eserlerinin kullanımından oluşan dinlemeler karşılıklı olarak imzaladıkları sözleşme üzerinden raporlanarak hesaplandığını ve davacının hakedişi de kataloğuna göre hesaplanarak ödendiğini, tüm sektörce tüm firmaların tabi olduğu bilinen bir gerçektiğini, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında herhangi bir anlaşma bulunmadığını, nitekim davacı tarafça da ne delilleri arasında ne de dava dilekçesinin ekleri arasında veya delil listesi arasında bu yönde herhangi bir delil bulunmadığını, davacı taraf, müvekkili şirket ile akdettiği 2013 tarihli bir sözleşmeden bahsettiğini, ancak böyle bir sözleşmeyi dosyaya sunmadığı gibi, delilleri arasında da böyle bir sözleşmeden bahsetmediğini, bununla da kalmayıp, davacı taraf, sözleşme bedellerinin uyarlanmasını talep ettiğini, bu amaçla da bilirkişi incelemesi ve keşif talep ettiğini, oysa bilirkişilerin hangi sözleşme şartlarını hangi sözleşmeye istinaden değerlendireceklerini belirtemediğini, soyut iddialara dayanan ve herhangi bir somut delile dayanmayan davanın reddi gerektiğini, ancak bildikleri kadarıyla dava dışı ... ile müvekkil şirket arasında, davacı tarafın hak sahibi olduğu müzik eserlerinin kullanımından oluşan dinlemeler karşılıklı olarak imzaladıkları sözleşme üzerinden raporlanarak hesaplandığını ve davacının hakedişi de kataloğuna göre hesaplanarak ödendiğini, bu tüm sektörce tüm firmaların tabi olduğu bilinen bir gerçek olduğunu, nitekim davacı taraf bu iddialarda bulunmuş ancak diğer platformlardan elde edilen gelirlerini gösterir herhangi bir delil de sunmadığını, ancak emsal bedellerin aylık 300.000-500.000 arasında seyrettiğini belirttiğini ancak bahsedilen rakamların gerçekle uzaktan yakından hiçbir alakasının olmadığını kendisi de bildiğini, bu nedenle de bu iddialarını hiçbir somut temele dayandırılmadığını yalnızca iddia olarak ortaya attığını, davanın reddini talep etmiştir.
HMK'nın 266.maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
27.06.2022 havale tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Açılan davanın "sözleşmenin uyarlanması" davası olduğu, ancak raporda özeti sunulan yıllar itibariyle fatura toplamlarından da anlaşılacağı üzere aslında faturalara "..." fiyat geçişlerine paralel artan bir tarifenin uygulandığı, fatura toplamlarına da bu artışların yansıdığı, davacının asıl talebinin kullanıcı sayılarını gösteren excel raporlarına karşı oluşan güvensizlik ve şaibe olduğu, ticari defter belge üzerinden bu hususun çözümü olanaklı olmayıp, dava dışı ... verilerinin kaynağından temin edilmek suretiyle, taraflar arasında transfer edilen excel dataların karşılaştırılmasıyla sarih bir durumun ortaya çıkabileceği, takdirin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
31.05.2023 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: Kök rapordaki kanaatlerini değiştirecek yeni bir delil sunulmadığı, ihtiyaç olan excel datalara erişim sağlanamadığı, bu haliyle hesaplamaya yarar veri bulunmadığı, ... ve...'in aynı adreste, tek yönetim çatısı altında grup şirketi olduğu bildirilmiştir.
15.08.2024 tarihli bilirkişi kurulu 2.ek raporunda özetle: CD içeriğine yönelik talep edilen inceleme gerçekleştirildiği, işbu içeriğe göre davacının hakkedişi 2019 ve 2023/1 dönem itibariyle 296.757,44 TL + KDV şeklinde olduğu, CD içeriğine uygun davacının faturalar düzenlediği ve alacağının bulunmadığı, ancak davacının talebinin, piyasanın altında kazanç elde ettiğinden ötürü, hesaplamaya baz alınan birim fiyatların düşük kaldığı, bu hususun ise heyetlerince sektörel bilirkişi bulunmadığından uzmanlık alanlarının dışında kaldığı bildirilmiştir.
01.09.2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: ...Tic. A. Ş.'nin davalı sıfatının olmadığı, davanın ...şirketine karşı açılması gerektiği, iddiaların ticari defter kayıtlarından ziyade sektörel açıdan teknik hesaplamalara dayandığı, sektör ve teknik açıklamaların mali müşavir bilirkişi tarafından değerlendirilemeyeceği, raporda zikredilen hukuki teatilerin de mali müşavirin uzmanlık alanına girmediği, ezcümle hesaplama yapılabilecek bir enstrüman olmadığı, hesaplamalardan önce “uyarlama, davalı sıfatı, sözleşme kurulması, sektörel yayın tespiti gibi” hususların netleşmesi gerektiği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava: Davalı tarafın davacıya ödeyeceği aylık bedelin 01/07/2013 tarihinden itibaren yaptırılacak bilirkişi incelemesi ve keşif sonucu ortaya çıkacak bedele uyarlanması, mahkemece tespit edilecek miktar neticesinde araştırılacak ve incelenecek banka hesapları sonucu davalının, davacıya ödediği miktarlar hesaplanarak davalının ödemesi gereken bakiye bedellere ilişkin ıslah hakkı saklı tutularak şimdilik 85.000 TL nin muacceliyet tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline ilişkindir.
Davalı ... Şirketi husumet itirazında bulunmuş, bu kapsamda mahkememizce gerekli incelemeler yapılmış olup;
Davalı şirket ile dava dışı .... Ltd. Şti arasında bağlantı olduğu dosya kapsamından anlaşılmakta ise de şirketlerin bağlantılı ve organik bağ içeresinde olmasının, dava dışı ...Tic. Ltd. Şti'nin gerçekleştirdiği iddia olunan eylem sebebi ile davalı şirketin de sorumluluğuna gidilebileceği anlamına gelmediği, her bir şirketin ayrı bir tüzel kişiliği oluşturduğu, FSEK 52. Maddesi kapsamında düzenlenmiş davalı şirketin sorumluluğunu doğuracak nitelikte yazılı bir sözleşmenin dosyaya sunulmadığı anlaşılmıştır. Davalı şirketin dava dışı ...Tic. Ltd. Şti'nin eylemlerinden sorumlu olabilmesi için ilk önce dava konusu eylemle illiyet bağlarının kurulabilmesi gerekmekte olup her iki şirket arasında organik bağ olduğu kabul edilse dahi, organik bağ ilişkisi doğrudan bir şirkete açılacak davanın, bağlantılı tüm şirketlere de açılabileceğini göstermemektedir. Organik bağ ilişkisinden söz edebilmek ve grup şirketlerin tümünü birlikte sorumlu tutabilmek için alacaklının kanundan doğan haklarını kullanmasının engellenmesi için temsilde farklı kişiliklere yer vermesi, borçlu kişinin bağımsızlığının sınırlanması ve organik bağ içinde olunan kişiyle özdeş kabul edilmesi gerekmektedir. Somut olayda davalı şirketin kanuna karşı hile ya da alacaklıya zarar vermek gayeleriyle kurulduğuna dair bir delil olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkememizce itibar edilen 01.09.2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda da; ... A. Ş.'nin davalı sıfatının olmadığı, davanın ...şirketine karşı açılması gerektiği kanaatinin bildirildiği, şirketlerin bağlantılı olmasının dava dışı ...Tic. Ltd. Şti tarafından yapıldığı iddia olunan ihlal eylemleri sebebi ile ayrı bir tüzel kişiliği bulunan davalı ...Şirketi'ne husumet tevcihi için yeterli olmadığı anlaşılmakla ikame edilen davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL ilam harcından peşin harcın mahsubu ile fazla 836,19 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 40.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafça yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/10/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır