T.C.
İSTANBUL
3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/413
KARAR NO:2025/173
DAVA:Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli)
DAVA TARİHİ:05/03/2021
KARAR TARİHİ:01/10/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili bankanın ....'in inisiyatifi ile 26 Ağustos 1924 yılında kurularak faaliyete başladığını, ülkemizin büyük ve itibarlı özel bankası olduğunu, aynı zamanda ...-net, ... Lessing, ... Faktöring, ... GYO, ... Yatırım, ... Girişim gibi bir çok iştiraki ile yurt içinde ve Avrupa'da şubeleri ile Rusya'da ve Gürcistan da, Almanya'da girişimleri ile uluslararası platformda söz sahibi olduğunu, hem ülkemizde hem de dünyada tanınırlığı bulunan müvekkilinin T/... numarası ile ... markasının tanınmış marka olduğunu, dava konusu bakımından 9. Ve 42. sınıflar başta olmak üzere 2006/... numarası ile Ş. 2003/... numarası ile "..." markası ve tescilli bir çok markalarının bulunduğunu, davalı ... yazılım ticaret ünvanının www. ... alan adı ve bu sitede ... yazılım logosu ile yazışmalarında yine aynı logoyu kullanarak müvekkili bankanın ... ve ... ifadesiyle tescilli bir çok şekilde markasına karşı haksız eylemlerde bulunduğunu, karşı tarafın bu kullanımlarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, yine davalının bu eylemlerinin TTK gereğince haksız rekabet oluşturduğunu, tüm açıklamaları sebebiyle; 6769 Sayılı SMK kapsamında tescilli ve hakları müvekkiline ait olan T/... numaralı tanınmış markası, 2018/..., 2017/..., 2013/..., — 2010/..., 2006/...,2006/..., 2003/..., 88/..., 78/... numaralarıyla tescilli markalardan doğan haklara tecavüzün tespitine, önlenmesine, sonuçlarının kaldırılmasına, Davalı eylemlerinin 6102 sayılı Türk ticaret kanunu madde 55 ve devamı hükümleri gereğince haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, davalı adına kayıtlı Www ... ir internet sitesine erişimin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbire, davalının müvekkili bankaya ait markalara tecavüz teşkil eden ürün ve hizmetlerini reklam ve tanıtımını ilişkin tüm ürün, katalog, broşür ve diğer materyallerin toplatılması veya engellenmesi yönünde ihtiyari tedbire, masrafı davalı tarafından karşılanmak üzere hüküm özetinin Türkiye'de yayınlanan yüksek tirajlı üç adet gazetede yayınlanması ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle;Müvekkili ... ... Kırt. Turizm Med. İnş. İth. İhr. San. Ve Tic. Ltd. Şti, nin 13.02.2009'da kurulmuş olduğu, kurulduğu tarihten itibaren bu unvan ve marka ile bilişim teknolojileri, yazılımlar konusunda faaliyet göstermekte olan sektöründe lider bir kuruluş olduğunu, müvekkilinin, kurulduğu günden bu yana Kamu İhalelerine girerek yazılım projeleri hizmetlerini sunduğunu, ihalesini kazanarak hizmet verdiği kamu ve özel kürüm ve kuruluşların arasında; Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Milli Güvenlik Kurulu Sekreterliği, ..., ..., Büyükşehir ve Şehir Belediyeleri ile belediye iştirakleri, üniversiteler, su ve kanalizasyon idareleri, elektrik ve gaz dağıtım şirketleri, katılım bankaları ve sigorta şirketlerinin yer aldığını, bu bakımdan bilişim ve yazılım sektöründe faaliyet gösteren müvekkilinin Türkiye çapında tanınmış marka haline geldiğini, müvekkil şirketin markasının davacı yanın markalarından "görsel, işitsel, yazımsal" anlamda tamamen farklı olduğunu, markalar arası benzerliğin bölünerek değil bir bütün olarak incelenmesi gerektiğini, ... ibaresinin genel bir anlam ifade ettiğini, bankacılık sektörü dışında tanımlayıcılık ifade ettiğini, bunun yanı sıra müvekkili markasının kendine özgü şekil ibaresinden oluştuğunu, ayırt edici bir çok unsur ihtiva ettiğini, müvekkili markasında ... ibaresinin daire için alındığını ve yazılım ibaresinin eklendiğini, davalının markasında ise i harfinin üzerine ş harfi aplike edilmiş ve adete tek bir harf görüntüsü verildiğini, muhatabın bir kısım markası ise belirtilen i ve ş harflerinden daha da farklılaşarak, eşkenar dörtgen formu verilmek suretiyle müvekkili markası ile iltibas oluşturmayacak bir görüntüye sahip olduğunu, 6769 s. Kanun'un 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinden söz edebilmek için öncelikle, iki koşulun birlikte var olması gerektiğini, bu İki koşuldan birincisi, tescili talep edilen markanın daha önceden tescilli ya da başvurusu yapılmış bulunan itiraz gerekçesi markalar) ile aynı ya da benzer olması, diğeri ise uyuşmazlığa konu markaların aynı ya da benzer mal ya da hizmetleri kapsaması olduğunu, taraf markalarının ve verilen hizmetin birbirine benzemedi , davacının dava dilekçesinde bahsettiği şekilde ticaret unvanına bir tecavüzden bahsedebilmek için, esas itibariyle ticari işletmelerin iştigal konularının aynı veya benzer olması gerektiğini, zira ticaret unvanlarının bağlı olduğu işletmelerin iştigal konularının birbirinden farklılaştığı oranda, TTK m. 57ye göre aynı ya da benzer unvanlar arasındaki iltibas tehlikesinin de azaldığını, müvekkili şirkete ait ....tr web sayfasında görüleceği üzere, müvekkili şirketin halihazırda faaliyetlerine ... logosu ile devam ettiğini, davacının talep etmiş olduğu şekilde ticaret unvanı ile alan adının değiştirilmesi, müvekkili şirketin yerleşik ticari hayatı göz önüne alındığında mümkün olamayacağını, zira müvekkilinin 13.02.2009 tarihinde kurulmuş ve kurulduğu günden itibaren unvan değiştirmeksizin aynı unvanla müşterilerine hizmet verdiğini, somut olay bakımından müvekkilinin iştigal alanı ile davacının iştigal alanının farklı olması ve müvekkilinin uzun yıllardır bilişim ve yazılım sektöründe faaliyet göstermesi, müvekkilin "..." unvanını gerek fiilen ve gerekse ticaret unvanında kullanması sebebiyle tüketiciler nezdinde tek başına ayırt ediciliğe sahip olduğu, bu bakımdan davacının markaları ile karışıklığa sebep vermediği, davacının, müvekkili şirkete ait ....tr internet sitesine erişim engellemesi kararı verilmesi yönündeki talebinin hukuka aykırı olduğunu, zira, davacının iddia ettiği şekilde marka hakkına tecavüz nedeniyle erişimin engellenmesi kararı verilebilmesi için öncelikle mahkemece, markaya tecavüzün gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespit edilmesi gerektiğini, zira erişimin engellenmesinin, bir tedbir niteliğinde olmadığından bir “araç” olarak değil "amaç" olarak değerlendirilmesi gerektiğini, davacının davaya konu taleplerinin uzun süre sessiz kalması nedeniyle hak kaybına uğradığını, tüm açıklamaları sebebi ile: V Beyanlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı haksız davanın reddini,“Davacının haksız ihtiyati tedbir talebinin reddini,Y” Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava; davalı eyleminin, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında TPMK nezdinde kayıtlı, T/... numaralı tanınmış marka, 2018/..., 2017/..., 2013/..., 2010/..., 2006/...,2006/..., 2003/..., 88/..., 78/... mumaralarıyla tescilli markalardan doğan haklara tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, sonuçlarının kaldırılması, davalı adına kayıtlı “...” alan adlı internet sitesine erişimin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi, mütecaviz ürün ve hizmetlere, reklam ve tanıtıma ilişkin tüm ürün, katalog, broşür ve diğer materyallerin toplatılması ve/veya engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir karar verilmesi ve hükmün ilanına ilişkindir.
Davacı taraf markasının tanınmışlığı üzerinden gerçekleştirilen değerlendirmede SMK madde 6, 4. Ve 5. Fıkraları, WIPO esasları ve Türk Marka ve Patent Kurumu'nun "Markaların Tanınmışlık Düzeyiyle İlgili Esaslar ve Uygulaması" başlıklı yayını kılavuz alınmıştır.
Bu kapsamda dosya münderecatında ve yapılan araştırmalarda, davacı yanın markanın üzerinde kullanıldığı mal/hizmetlerin piyasadaki yaygınlığı, pazar payı, yıllık satış
miktarı, markaya ilişkin promosyon çalışmalarının (özellikle Türkiye’deki) özellikleri, reklamları,
reklam niteliğinde olmayan ancak markanın tanıtımına faydalı olabilecek nitelikte faaliyetler, marka sahibinin markasını koruma yolundaki etkin çabaları, yurtiçi ve yurtdışı tescilleri, markanın tanınmışlığını gösteren TürkPatent kararı bulunduğundan, davacı tarafın "..." unsurlu markalarının tanınmış marka niteliğine kavuşmuş olduğuna kanaat getirilmiştir.
Dava konusu yapılan markalara ilişkin taraflar özelinde Türk Marka ve Patent Kurumu kayıtları incelendiğinde; davalı tarafından 28.06.2010 tarihinde "..." markasının tescili amacıyla Nice 09. Ve 42. sınıflarda başvuru yapıldığı, başvurunun mutlak red nedenleri bakımından yapılan incelemede, davacıya ait 88/... dosya numaralı ibareli, 2003/... dosya numaralı ibareli ve 2006/... dosya numaralı markalar mesnet gözetilerek, davalı başvurusunun reddedildiği anlaşılmıştır.
Davalıya ait ... URL adresindeki site incelemesinde ise site içeriğinde "..." şeklinde marka kullanıldığı ayrıca https://.../whois üzerinden yapılan incelemede ... URL adresli web sitesinin davalı ... ...Şti firmasına ait olduğu tespit edilmiştir.
SMK 7. Ve 29. Maddeleri ve ortalama tüketici gözüyle değerlendirmenin esas alındığı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 07/06/2006 tarihli "...Burada üzerinde durulması gereken husus, halk tarafından karıştırılma kavramından ne anlaşılacağıdır...Halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü ise bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halkın olduğu göz nde tutulacaktır. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurmasıdır. Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta çağrıştırması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü olarak kabul edilmelidir.” şeklindeki içtihatı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 18.02.2001 tarih, 2000/10286 E., 2001/1183 K. Sayılı kararında, “...Markalar karşılaştırılırken “onların piyasaya sürülüş biçimlerine; kullanılış şekillerine bakılarak orta düzeydeki alıcı nezdinde bıraktığı toplu intiba dikkate alınır” şeklindeki ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 05.07.2001 tarih, 2001/4502 E., 2001/6197 K. Sayılı; benzerlikleri yüzünden orta düzeyde bir tüketicinin ürünleri karıştırma tehlikesinin bulunduğu markalar arasında iltibas olduğunu belirttiği içtihatı, Yargıtay 11. HD 26.01.2007 T., 2006/13229 E. 2007/884 nolu kararını “Halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halkın göz önünde tutulmasıdır. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurmasıdır. Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta genel görünüş açısında “umumi intiba” olmasa bile, halk tarafında iki marka arasında bağlantı kurulası, hatta çağrıştırılması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü kabul edilmelidir.” şeklindeki yaklaşımı, yine Avrupa Adalet Divanı karıştırılma ihtimalini “Halkın söz konusu mal ve/veya hizmetlerin aynı ya da bağlantılı işletmelerden geldiğini düşünme tehlikesidir” şeklindeki tanımı, öğretide yer alan; “Bir mal veya hizmetin alıcısının, yani genel anlamda halkın almayı tasarladığı, bildiği veya duyduğu mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını veya hizmetini alma ihtimali ( tehlikesi ) ile karşı karşıya olması ( Çolak, Uğur, Türk Marka Hukuku, 2012, s,222)” biçimindeki tasnifi kapsamında; dosyada mevcut 26/09/2022 tarihli Bilirkişi Raporu ve 25/07/2024 tarihli Bilirkişi Ek Raporu ile ilgili diğer kayıtların kül halinde marka hakkına tecavüz iddiaları yönünden incelenmesinde;
Davacı yana ait T/... dosya numaralı "..." ibareli tanınmış markası, 2003/... dosya numaralı "..." ibareli ve 2006/... dosya numaralı "..." ibareli markaların Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğin, 09. Sınıfında “Veri işlem cihazları: Bilgisayarlar, bilgisayar yazılım ve donanımları” ve 42. Sınıfında “Bilgisayar programcılığı hizmetleri, bilgisayar yazılımlarının tasarımı hizmetleri, bilgisayar yazılımlarının bakımı hizmetleri, bilgisayar yazılımlarının - güncelleştirilmesi hizmetleri, bilgisayar donanımları alanlarında danışmanlık hizmetleri, bilgisayar veri tabanı oluşturma hizmetleri, bilgisayar verilerinin kurtarılması hizmetleri, bilgisayar verilerinin düzetilmesi hizmetleri, bilgisayar sistem analizi hizmetleri, bilgisayar danışmanlık hizmetleri, bilgisayar kiralanması hizmetleri, bilgisayar yazılımlarının kiralanması hizmetleri, bilgisayar programlarının çoğaltılması hizmetleri, bilgisayar yazılımlarının tesisi hizmetleri." tescilli olduğu gözetildiğinde,
Davalı yan tarafından gerçekleştirilen, “ Kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektöre katma değerli mühendislik ve yazılım çözümleri sunma” şeklindeki kullanımların davacı markalarına tecavüz teşkil ettiği, bu kapsamda davacı markaları ile davalı markasının benzer olduğu, davalı faaliyetlerinin, davacının tescilli markalarının kapsamında olması sebebi ile taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali olduğu, nihai tüketiciler nezdinde gerek hizmetlerin gerekse de müteşebbisinin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırabileceği ve bunların aynı yerden piyasaya sürüldükleri/hizmet verildikleri yönünde çağrışım yapabileceği, sadece alıcıların belirli bir hizmet yerinde başka bir hizmeti almak istediklerinde değil, alıcıların hizmetlerin birbirinde farklı olduklarını anlamalarına rağmen bunların kaynağının aynı işletme olduğunu veya hizmetleri sunanlar arasında idari veya ekonomik bağlılık olduğunda inanabilecekleri bunun da iltibas ihtimali yaratacağı nedenleriyle davalı yan tarafından gerçekleştirilen kullanımların davacı yan markaları ile karıştırma ihtimali yarattığından marka hakkına tecavüz ettiği sabit görülerek, davalının eyleminin davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ile işbu tecavüz teşkil eden kullanımların men'inine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına dair hüküm kurulmuştur.
26/09/2022 tarihli Bilirkişi Raporu ve 25/07/2024 tarihli Bilirkişi Ek Raporu ile ilgili diğer veriler kapsamında dosyanın kül halinde TTK 54-55. Maddeleri gereği haksız rekabet iddiaları yönünden değerlendirildiğinde ise;
https://... isimli web sayfasının davalıya ait olduğu, davalı tarafından 28.06.2010 tarihinde (9 yazılım markanın tescili amacıyla Nice 09. Ve 42. Sınıflarda başvuru yaptığı, mutlak red nedenleri bakımından yapılan incelemede, davacıya ait 88/... dosya numaralı "..." ibareli 2003/... dosya numaralı "..." ibareli ve 2006/... dosya numaralı "..." ibareli markalar mesnet gözetilerek, davalı başvurusu reddedildiği, bu sebeple davalının davacı markaları ve kapsamından haberdar olduğu, buna rağmen web archive uygulaması üzerinden yapılan incelemede 2019 yılına kadar "..." markasını kullanmaya devam ettiği, davalının markasının reddolduğu tarihte farklı markalar seçme özgürlüğüne sahip olmasına rağmen davacının tanınmış ve diğer markalarına benzeyen alan adında faaliyet göstermesinin ve bu alan adına davacı markalarına benzer şekildi "..." şeklinde markasal kullanımlarda bulunmasının dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiği ve TTK m. 55/1, a-4 kapsamında haksız rekabet oluşturduğu anlaşılsa da;
Haksız rekabete dayalı istemler yönünden ise; Yargıtay 11.HD’nin 2024/979 esas - 2024/9243 karar ve 19.12.2024 sayılı ilamlarına göre: 6102 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonraki olaylara dayalı açılan davalarda, tescilli sınai haklar bakımından sadece özel kanun olan SMK hükümleri uygulanabilecek olup TTK'nın haksız rekabet hükümlerinin anılan özel hükümler yanında ve aynı anda uygulanması söz konusu olamayacağından, kümülatif koruma uygulanmayacağından haksız rekabetin tespiti isteminin ve buna dayalı tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
İhtiyati tedbir talebi yönünden; davacı yanın dava dilekçesinin netice-i talep bölümünde ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu, davacının ihtiyati tedbir talebinin ancak hüküm aşamasında değerlendirmeye alındığı, bu kapsamda incelenen kayıtlar uyarınca ihtiyati tedbir talebinin HMK madde 389 uyarınca ilgili esaslara haiz olduğuna kanaat getirilerek, davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile 100.000,00TL teminat tutarı ile tecavüze konu "..." ibareli İnternet sitesine erişimin tedbiren engellenmesine ve davalının marka tecavüzüne konu işareti kullanmasının tedbiren yasaklanmasına, bu ibarenin kullanıldığı her türlü ürün, hizmet, reklam, tanıtım, tabela, katalog, broşür, vs.ürünlere el konularak masrafı davalı yandan karşılanmak kaydı ile yedi emine teslim edilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
1-Davalının eyleminin davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ile işbu tecavüz teşkil eden kullanımların men'inine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına,
2-Haksız rekabete dayalı istemler yönünden ise; Yargıtay 11.HD’nin 2024/979 esas - 2024/9243 karar ve 19.12.2024 sayılı ilamlarına göre: 6102 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonraki olaylara dayalı açılan davalarda, tescilli sınai haklar bakımından sadece özel kanun olan SMK hükümleri uygulanabilecek olup TTK'nın haksız rekabet hükümlerinin anılan özel hükümler yanında ve aynı anda uygulanması söz konusu olamayacağından , kümülatif koruma uygulanmayacağından haksız rekabetin tespiti isteminin ve buna dayalı tazminat isteminin REDDİNE,
3-Davacı yanın dava dilekçesinin netice-i talep bölümünde ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu anlaşılmakla, tedbir isteminin kabulü ile hükmün etkinliğinin sağlanılması amacıyla HMK 389 vd.maddeleri gereğince;
-Takdiren 100.000,00 TL teminat mukabilinde davalının marka tecavüzü ve haksız rekabete konu işareti kullanmasının tedbiren yasaklanmasına, bu ibarenin kullanıldığı her türlü ürün, hizmet, reklam, tanıtım, tabela, katalog, broşür, vs.ürünlere el konularak masrafı davalı yandan karşılanmak kaydı ile yedi emine teslim edilmesine,
-"..." ibareli İnternet sitesine erişimin tedbiren engellenmesine,
-İşbu günden itibaren geçerli olmak kaydıyla 1 hafta içerisinde teminatın yatırılmaması yahut teminatın yatırılıp da işbu kararın infazı için İcra Müdürlüğüne başvuruda bulunulmaması halinde tedbir kararının kendiliğinden kalkmış sayılacağının ihtarına (ihtarat yapıldı)
-Süresi içerisinde teminatın yatırılması halinde erişim engelleme kararının infazı için ...'ye müzekkere yazılmasına,
-Verilen tedbir kararının infazı için İstanbul Nöbetçi İcra Müdürlüğünün yetkili kılınmasına,
4-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı en yüksek 3 gazetede bir kez ilanına, masrafın davalılardan tahsiline,
5-Harçlar Kanunu Gereğince alınması gereken 615,40.-TL harcın öncesinde alınan 59,30.-TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 556,10.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30.-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Kabul edilen dava değeri yönünden Avukatlık Ücret Tarifesi Gereğince alınması gereken 40.000,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Red edilen dava değeri yönünden Avukatlık Ücret Tarifesi Gereğince alınması gereken 40.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Davacı tarafın yaptığı 59,30 TL başvuru harcı 59,30 peşin harç, 393,00 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 2.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.511,60 TL yargılama giderinin haklı çıktığı oran itibari ile hesaplanan 1.255,80.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Karar kesinleştiğinde yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının yatıranlara iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/10/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ..
e-imzalıdır
Bakiye harç:556,10 TL