T.C.
İSTANBUL
3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/438 Esas
KARAR NO : 2025/172
DAVA : MARKANIN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ VE SİCİLDEN TERKİNİ
DAVA TARİHİ : 15/04/2021
KARAR TARİHİ : 25/09/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Markanın Hükümsüzlüğü ve Sicilden Terkini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin en önemli markalarından olan ... markası altında pek çok kredi/banka kartı hizmeti verdiğini, müvekkilinin ... marka kullanımları müvekkili ile özdeşleştiğini, ...tr/internet sitesinden ayrıntılı bilgiye erişilebildiğini, her bir ... müşterisini cüzdanındaki banka/kredi kartlarından birinin üzerinde bu markalardan en az birkaçının bulunuyor olmasının aşikar olduğunu ve bu husus dahi ülke çapındaki bilinirliğin ve tanınırlığın bir ispatı olduğunu, müvekkiline ait ... markası Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 2001 yılından bu yana tescilli ve aktif olarak kullanıldığını, müvekkiline ait ... markası ve ülkemizde ulaştığı tanınmışlık düzeyi, kazandığı itibar ve ayırt edicilik ile ... markası altında verilen hizmetlerin kalite ve standartları toplumun büyük çoğunluğunca bilindiğini, üçüncü şahıslarca yapılacak aynı veya benzer ibareli tescil taleplerinin kabulü halinde, müvekkili şirketi ait markaları9n itibar ve tanınmışlığından faydalanarak haksız kazanç sağlayabileceklerinin açık olduğunu, markalar incelendiğinde dava konusu ... markalarının müvekkili şirketi ait markalın başında yer alan ... harfinin çıkartılmasıyla oluşturulmuş olduğunu ve dolayısıyla görsel anlamda ayırt edilemeyecek derecede benzerliğinin bulunduğu çok açık olduğunu, bunun yanı sıra müvekkili markasının Türkçe'de ... şeklinde telaffuz edilmekte olup, dava konusu marka da "..." olarak telaffuz edildiğini, zira İngilizce'de yer alan ... harfi "..." olarak okunduğunu, hal böyle olduğundan, müvekkilinin tanınmış ... şeklinde okunan ... markaları ile ... olarak okunan ... markalarının telafuzunun da neredeyse birebir aynı olması nedeni ile iltibas tehlikesinin varlığı yadsınamaz olduğunu, tüm bunlara ek olarak ... ibareli markaları müvekkili şirketin ... markasının serisi imajı yarattığını, müvekkili bankaya ait ... markası da tescilli bulunduğu mal/hizmet kategorisinden bağımsızlaşarak, başlı başına bir kalite sembolü ve reklam aracı haline gelmiş bir marka olduğunu, sonuç olarak, halk tarafından müvekkiline ait tanınmış ... markaları ile ilişkilendirilecek ve tanınmış markanın itibarının istismar edilmesi sonucunu doğruracak olan ... ibareli markaların, müvekkiline ait ... markalı ile mal ve hizmet benzerliği gözetilmeksizin dahi hükümsüzlüğüne karar verilmesinin gerektiğini, müvekkili şirkete ait tanınmış ... markası bilmiyor olmasının mümkün olmayan davalı tarafça tescilli dava konusu markanın kötü niyetle yapıldığı hususunun son derece açık olduğu, 6769 sayılı SMK, genel hüküm ve temel prensip niteliğindeki KM'nun 2.maddesi, ilgili Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı ile yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince, bilinçli ve kötü niyetli olarak müvekkilinin yarattığı ve uzun yıllardır fiilen kullandığı ... markasının neredeyse birebir aynısı olan ... markalarının haksız şekilde tescil ettirmeye çalışan davalının bu markasının kapsadığı tüm hizmetler açısından tesciline izin verilmemesi gerektiğinin açık olduğu, dava konusu marka sahibi tarafından başka bir ifade kullanma olanağı mevcutken müvekkili şirketin markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olan ... ibaresinin tescil edilmesi, iltibas ve haksız rekabete konu teşkil ettiği, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle: Davacı yanın, hükümsüzlük talep ettiği davalı müvekkili şirketine ait ... ve... sayılı markaların yayımına itiraz ettiğini, itirazları önce Markalar Dairesi Başkanılığı tarafından ve karara itiraz etmeleri sonucu da kesinleşen Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararları ile reddedildiğini, davacı yanın davaya esas aldığı ve tescil tarihleri beş yıldan eski markalarının Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 19.maaddesi gereğince kullanıldığının ispatlanmasını talep ettiğini, 1981 yılında kurulan müvekkili, Çin merkezli uluslararası bir elektronik ürün üretim ve satış firması olduğunu, müvekkili şirketin markalı televizyonları Çin'de ilk defa 28 Eylül 2016'da ekteki lansmanları ile tanıtıldığını, müvekkilinin şirketi markalı televizyonları, dünyanın tek ... televizyonları olduğunu, altı ülkeden kırk tasarımcının üzerinde çalıştığı müvekkilinin ürünleri, "..." olarak nitelendiren ...'de üç ödül birden kazandığını, müvekkili şirketin marka ve kelime markası olarak Hong Kong, Makao, Tayvan, Brezilya, Arjantin, Tayland, Bangladeş, Kanada, Endonezya, Malezya, Pakistan, Güney Afrika Cumhuriyeti, Birleşik Krallık, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği, Salvador, Guatemala, Kosta Rika, Honduras, Nikaragua, Paraguay, Bolivya, Ekvador, Guyana, Peru, Venezuela, Surinam, Şili, Uruguay, Angola, Libya, Lübnan, Katar, Kuveyt, Ürdün, Yemen, Srilanka, Myanmar nezdinde tescilli olduğunu, davacı banka olduğunu ve hangi faaliyetlerde bulunabileceği, hangi hizmetleri sunacağı Bankacılık Kanunu ile belirlendiğini, bunun dışında faaliyette bulunamayacağını, müvekkili şirket ise televizyon, akıllı telefon, cep telefonu, klima, çamaşır makinesi, buzdolabı üretim ve satışı ile faal olan bir elektronik şirket olduğunu, dava dilekçesinde yer alan listede dava tarihi itibariyle tescil tarihleri 5 yıldan eski olan tüm markaların ... tüm mal ve hizmetlerde kullanıldıkları ispatlandıktan sonra ancak markaların karşılaştırılmasına geçilebildiğini, ... markalarının, davaya konu davalı müvekkili şirketin markasının tarihlerinden sonraki tarihli olmamakla 6769 sayılı kanunun 6/1 maddesi gereğince, sonraki tarihli marka, önceki markalı tarihli markanın hükümsüzlüğü nedeni olamayacağını, sonraki tarihli yukarıdaki markaların 6/1 maddesi gereğince yapılacak karşılaştırmada dikkate alınmamasını talep ettiğini, müvekkili şirketin markası, davaya esas alınan markalar ile görsel olarak benzer olmadığını, davaya konu marka sadece dört harften oluşan kısa bir marka olduğunu, davaya dayanak alınan markaların büyük bir kısmı ise en az iki kelime, çoğu zaman üç ve daha uzun kelimeler, özel yazım tarzı, şekil ve sarı renk ithiva ettiğini, davalı müvekkili şirketin markası dört harften oluşan kısa marka olmamakla, "Kısa markalarda bir haf dahi müşteri algısını değiştirebileceğinden her harfin önemi büyüktür" markaların karşılaştırılmasında, davalı müvekkili şirketin markasının kısa marka olduğunun mutlak surette dikkate alınması gerektiğini, müvekkili şirketin markaları, davacı yanın iddia ettiği gibi "..." olarak telaffuz edilemeyeceğini, davacının markaları "..." şeklinde telaffuz edilmekle markanın sahibi ... Bankası'nı işaret ettiğini, ilave kelimeler içermekle birlikte markalar kavramsal olarak farklılaştığını, hiçbir tüketici davacı bankanın markası altında sunulan ürün ve hizmeti almak için beyaz eşya mağazına giremeyeceğini, davacı bankanın ürün ve hizmeti sanarak müvekkili ürünlerinden, örneğin Euro'luk bir televizyon satın alamayacağını, bankamatik/kredi kartı almak isterken müvekkili markası tarafından yanlış yönlendirilerek ... kredi kartı yerine müvekkilinin buzdolabı ile evine geri dönmez ya da bu işletmeler arasında idari bir birlik olduğunu eşyaların aynı kaynaktan geldiğini düşünemeyeceğini, huzurdaki dava 6/5 maddesi gereğince bulunması gerekli kümülatif şartlar bulunmamakta olduğunu, müvekkili şirketin haksız rekabet yarattığına ilişkin iddiaların da haksız olduğunu ve reddi gerektiğini, markalar arasında iltibas ihtimali olmadığı gibi, tarafların iştigal alanları, tarafların markalarının eşyalarının tamamen farklı olduğunu, müvekkilinin haksız rekabet yaratmasının söz konusu olamayacağını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
TPMK kayıtları istenmiş, HMK'nın 266. maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
12/07/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: TPMK nezdinden davalı adına tescilli ... ve ... numaralı "..." ibareli markaların hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaatine ulaşıldığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
11/06/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davalı ...Şirketinin 1981 yılında kurulduğu, televizyonlar, cep telefonları, klimalar, çamaşır makineleri, buzdolapları ve küçük ev aletleri gibi tüketici elektroniği ürünleri üreten firma olduğunu, dava konusu ... markasının ise ...'nin üst segment ürün grubu için geliştirdiği teknoloji olduğu akıllı televizyonlarda uygulanan ... teknolojisi yüksek çözünürlük, gelişmiş ses, yapay zeka entegrasyonu ile birlikte gelişmiş ürün ortaya çıkardığı, ... teknolojisinin ana bileşenlerinin; ..., ..., Görüntü İşleme Teknolojileri, ... 2.0/USB 3.0, Optik ses çıkışı, Ethernet bağlantılarından oluştuğu, ... davacı ...'ın sunduğu bir kredi kartı markası olduğu, 2001 yılından itibaren Türkiye'de faaliyet gösterdiği, ... müşterilerine alışverişlerinde bir takım avantajlar, taksit seçenekleri ve dijital ödeme çözümleri sunduğu, Chip-para, Mobil Ödeme, Juzdan Uygulaması, Taksitli Alışveriş ve Avans, Ek Kart ve Sanal Kart gibi özellikleri olduğu, davalı adına tescilli ...ve ... numaralı markaların SMK 6/1, 6/5 ve 6/9 maddeleri kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava: TPMK nezdinden davalı adına tescilli .... ve ... numaralı "..." ibareli markaların hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine ilişkindir.
Davanın açıldığı tarih itibarıyla 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU uygulanacaktar.
6769 sayılı SMK'nın 5. maddesinde marka tescilinde mutlak red sebepleri aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
Madde 5- (1) Aşağıda belirtilen işaretler, marka olarak tescil edilmez:
a) 4 üncü madde kapsamında marka olamayacak işaretler.
b) Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler.
c) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.
ç) Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.
d) Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.
(2) Bir marka, başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa bu markanın tescili birinci fıkranın (b), (c) ve (d) bentlerine göre reddedilemez.
6769 sayılı SMK'nın 6. maddesinde marka tescilinde nisbi red sebepleri aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye ’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
6769 sayılı SMK'nın 25. maddesinde "Marka Hükümsüzlük hâlleri ve hükümsüzlük talebi" aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
(1) 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.
(2) Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir.
(3) Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez.
(4) Bir marka, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerine aykırı olarak tescil edilmiş olup da kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamaz.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye ’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir...
Marka:Bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye sağlar, markalar işletmelerin üretmiş olduğu emtia veya sunmuş oldukları hizmetlerin birbirinden ayrılmasını sağlamaktadır.
Karıştırılma ihtimali: Bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir. Karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekmektedir. Markaların esas unsurlarının ve vurgu sözcüklerinin aynı veya benzer olması, markanın genel görünümüne etkisi az olan diğer unsurlardaki farklılığa rağmen iltibasa yol açabilir. Sözcük markalarında, sözcüklerin başlangıç ve kökleri bütünsel benzerliğin tayininde önemlidir. İki marka arasındaki iltibasın varlığının saptanmasında, markaların yan yana konularak karşılaştırma yapılmaması gereklidir. İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının saptanmasında ilgili mal ya da hizmetin orta yetenekteki alıcılarının dikkat ve özeni esas tutulur. Bu alıcıların markaları, aynı anda göz önünde bulunduramayacakları da dikkate alınarak ayrıntılara ilişkin farklar ve bütüne ilişkin benzerlikler üzerinde durulur.
SMK hükümleri, TPMK kayıtları, bilirkişi kurulu raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde: TPMK nezdinde ... ve... numaralı "..." markasının ... sınıfta davalı ... adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişiler tarafından yapılan incelemede: davacı markasının tanınmışlığı ve ayırt edici karakterinin davalı markanın tescili ile zarar görecek düzeyde bir tehdit altında olmadığı, taraf markaları arasında SMK 6/1 anlamında benzerlik olmadığı, karıştırma ihtimalinin bulunmadığı, markaların benzer olmadığı ve tanınmış markaların sulandırılması hallerinden birinin varlığının dosya kapsamından anlaşılamadığı, davalı tarafça kötüniyetli marka tescili yapıldığına dair dosyaya yansıyan bilgi belge olmadığı, bu nedenle ...ve... numaralı markaların SMK 6/1, 6/5 ve 6/9 maddeleri kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaatine varıldığından, davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL ilam harcından; peşin harcın mahsubu ile eksik 556,10 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafından fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/09/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır