T.C.
İSTANBUL
3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/132
KARAR NO : 2025/157
DAVA : MARKAYA TECAVÜZ - HAKSIZ REKABETİN TESPİTİ, MENİ, REFİ, MADDİ, MANEVİ VE İTİBAR TAZMİNATI
DAVA TARİHİ : 06/07/2023
KARAR TARİHİ : 17/07/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Markaya Tecavüz - Haksız Rekabetin Tespiti, Meni, Refi, Maddi, Manevi ve İtibar Tazminatı davasının yapılan açık yargılamasının sonunda.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin, "güzellik veya estetik amaçlı sağlık merkezi, güzellik ve estetik merkezi, güzellik salonu, cilt ve vücut bakımı, masaj salonu, makyaj, lazer ve iğneli epilasyon ve benzeri hizmetler veren işletmeler açmak, işletmek, kiralamak, kiraya vermek ve ana sözleşmesinde yazılı olan diğer işler" konusunda hizmet verdiğini, TPMK nezdinde "..." markasının ... numarasıyla ...emtia sınıflarında, "... " markasının ... numarasıyla ... emtia sınıflarında, "..." markasının ... numarası ile TPMK nezdinde müvekkili adına koruma altına alındığını, davalının; "..." markasının benzerini kullandığını ve karıştırılmaya sebebiyet verdiğini, bu eylemlerin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, ayrıca müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğratıldığını, davalının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespitine, önlenmesine, durdurulmasına, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 maddi tazminat, 1.000,00 TL itibar tazminatı ve 50.000,00 manevi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava dosyası kapsamında müvekkili aleyhine dava açıldığını, ... 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuku Mahkemesi'nin ... E. sayılı davasında alınan bilirkişi raporunda tecavüz teşkil etmediğine dair lehlerine rapor düzenlendiğini, iş bu rapor ve mahkeme bilgilerini dilekçeleri ekinde sunduklarını, haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
TPMK kayıtları istenmiş, HMK'nın 266.maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
27/09/2023 havale tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Dayanak markalardan, ... tescil numaralı "..." marka için sahip bilgisinde ... ŞİRKETİ gözüktüğü, diğer dayanak markalardan ... başvuru numaralı "..." markasının tescil işleminin henüz tamamlanmamış olduğu, gerek bu marka gerekse de ... tescil numaralı "... TR" markaları için sahip bilgisinde dava dışı olan ...'ın gözüktüğünün tespit edildiği, dava konusu sosyal medya hesabı ve davacının belirttiği ... sosyal medya hesabı olan "..." incelenmiş olup, hesabın Aralık 2018 tarihinde oluşturulduğu, adres bilgisi olarak davalı adresi ile aynı olan "..." adresinin yer aldığı, iletişim bilgisi olarak ise ... numarasının ve ...email adresinin yer aldığının tespit edildiği, tespit edilen telefon numarası ve email adresinin davalı olarak belirtilen ... 'ya ait olup olmadığı ve ilgi ... hesabının davalıya aidiyetine ilişkin teyit eder işlemlerin takdirinin mahkemeye ait olduğu, dava konusu sosyal medya hesabında; ürün üzerinde ve verilen hizmete ilişkin tanıtımlarda "...", "..." şeklinde kullanımların yer aldığı, "..." cihazıyla ilgili açıklamada "...merkezimizde orijinal Japonya'da üretilmiş olan cihaz kullanılmaktadır." ibarelerinin yer aldığı, dava konusu kullanımda yer alan "..." ibaresinin ... tescil numaralı kullanımda yer alan "..." ibaresi ile benzerlik arz ettiği, lakin markanın davacı adına tescilli olmadığı, davacı adına tescilli ... numaralı "..." marka ile söz konusu sosyal medya hesabında yer alan kullanımda "...", "..." kelimesi açısından benzerlik bulunmakta ise de kullanımlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde farklı olarak algılandıkları, ayrıca dava konusu sosyal medya hesabında yer alan söz konusu kullanımın, davacının dayanak markalarına itiraz olarak ileri sürülen...tescil numaralı marka ile "..." ayniyet derecesinde benzerlik arz ettiği, incelenen dava konusu sosyal medya hesabında herhangi bir ürün satışının yapılmadığı hususlarının tespit edildiği, bu tespitler doğrultusunda, markaya tecavüze ilişkin şartların gerçekleşip gerçekleşmediği açısından nihai hukuki değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
16/12/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: ... tescil numaralı "..." markasının ... sınıflarda davacı adına tescil edilmiş olduğu, davacının davaya dayanak yaptığı ... tescil numaralı "..." markası ve ... tescil numaralı "... " markasının dava dışı ... adına tescil edilmiş olduğu, davacı şirketin belirtilen iki marka üzerinde inhisari lisans hakkını ispat eder bir delilin dosyaya sunulmamış olmakla, davacının bu iki markayı dayanak yaparak dava açma hakkı olup olmadığını takdirin mahkemeye ait olduğu, "...", "..." ve "..." ibarelerinin elektriksel kas uyarımı ve bu yolla vücut şekillendirme amaçlı sektörde uzun yıllardır yaygın olarak kullanılmakta olduğu, davalının "..." ibaresini elektriksel kas uyarımı uygulaması ve bu amaçla kullanılan cihazların genel adı olarak kullanılmasının marka hakkına tecavüz kapsamında değerlendirilemeyeceği, davacı tarafın 2019-2020-2021-2022-2023 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davacı tarafın maddi tazminat talebiyle ilgili ve uğradığı zarara/zararlara ait iddialarını somutlaştırması/ispat etmesi gerektiği, davacı tarafın manevi tazminat talebi ile ilgili değerlendirmelerin tamamen mahkemenin takdirine bırakıldığı bildirilmiştir.
18/03/2025 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: Davacı tarafın kök rapordaki tespit ve değerlendirmelere karşı beyan ve itirazlarının incelendiği, söz konusu itirazların kök raporda vardıkları sonuçlarda değişiklik yapılmasını gerektirecek nitelik taşımadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizce 16/12/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporuna itibar edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava: Davalının eyleminin davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, meni, refi, maddi-manevi, itibar tazminatı ve ihtiyati tedbir talebine ilişkindir.
Marka hakkına tecavüz sayılan haller SMK'nın 7.maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29.maddede düzenlenmiştir.
Madde 7 (Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları):
"(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.
c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.
(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.
(5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez:
a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.
b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.
c)Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması."
Madde 29 - (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
6769 sayılı SMK'nın 149.maddesi: "(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:
a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.
b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.
c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.
ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.
d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.
e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.
f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.
g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.
(2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir.
(3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer.
(4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez."
6769 sayılı SMK'nın 151.maddesine göre: "(1) Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar. (2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır:
a) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.
b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç.
c) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli.
(3) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur.
(4) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, ikinci fıkranın (a) veya (b) bentlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birinin seçilmiş olması hâlinde, mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, kazancın hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verir. (5) Mahkeme, patent haklarına tecavüz hâlinde, patent sahibinin bu Kanunda öngörülen patenti kullanma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu kanaatine varırsa yoksun kalınan kazanç, ikinci fıkranın (c) bendine göre hesaplanır.
(6) Coğrafi işarete veya geleneksel ürün adına tecavüz hâlinde bu madde hükmü uygulanmaz." hükmü amirdir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU
Madde 54 "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.
(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır."
Madde 55 "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır:
a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar
b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek;
c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak;
d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek;
e) İş şartlarına uymamak;
f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak."
Madde 56 "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse;
a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini,
b) Haksız rekabetin men’ini,
c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilm esini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını,
d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini,
e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. "hükümleri yer almaktadır.
6102 Sayılı TTKnın 54.maddesi ile, haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabete ilişkin hükümlerinin uygulanması açısından varlığı gereken iyi niyet kurallarına aykırılık kriteri kaynağını Türk Medenî Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenmiş olan dürüstlük kuralından almaktadır. Bu iyiniyet kuralına aykırı hareketler iktisadi rekabetin kötüye kullanımıdır.
Marka: Bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye sağlar, markalar işletmelerin üretmiş olduğu emtia veya sunmuş oldukları hizmetlerin birbirinden ayrılmasını sağlamaktadır.
Karıştırılma ihtimali: Bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir. Karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekmektedir. Markaların esas unsurlarının ve vurgu sözcüklerinin aynı veya benzer olması, markanın genel görünümüne etkisi az olan diğer unsurlardaki farklılığa rağmen iltibasa yol açabilir. Sözcük markalarında, sözcüklerin başlangıç ve kökleri bütünsel benzerliğin tayininde önemlidir. İki marka arasındaki iltibasın varlığının saptanmasında, markaların yan yana konularak karşılaştırma yapılmaması gereklidir. İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının saptanmasında ilgili mal ya da hizmetin orta yetenekteki alıcılarının dikkat ve özeni esas tutulur. Bu alıcıların markaları, aynı anda göz önünde bulunduramayacakları da dikkate alınarak ayrıntılara ilişkin farklar ve bütüne ilişkin benzerlikler üzerinde durulur.
SMK - TTK hükümleri, TPMK kayıtları, mahkememizce itibar edilen 16/12/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporu ve bütün dosya kapsamından: TPMK nezdinde ... numaralı "..." ibareli markanın, ....emtia sınıfında davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
TPMK nezdinde ... numaralı "..." ve ... numaralı "... " markaların; dava dışı ... adına tescilli olduğu, davacı şirketin bu iki marka üzerinde inhisari lisans hakkına sahip olduğuna dair delil sunulmadığı, bu nedenle davacının bu iki markayı dayanak yaparak dava açma hakkının olmadığı, mahkememizce itibar edilen bilirkişi raporunda belirtildiği üzere; "...", "..." ve "..." ibarelerinin elektriksel kas uyarımı ve bu yolla vücut şekillendirme amaçlı sektörde uzun yıllardır yaygın olarak kullanıldığı, davalının "..." ibaresini elektriksel kas uyarımı uygulaması ve bu amaçla kullanılan cihazların genel adı olarak kullanmasının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediği kanaatine varıldığından, davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
DAVANIN REDDİNE,
1-Alınması gereken 615,40 TL ilam harcının; peşin harçtan mahsubu ile fazla 272,63 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
2-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafça fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.17.07.2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır