T.C.
İSTANBUL
3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/36
KARAR NO : 2025/152
DAVA : FSEK - TAZMİNAT
DAVA TARİHİ : 24/02/2022
KARAR TARİHİ : 10/07/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan FSEK - Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ...'in 2011 yılında ... Bölümünden mezun olduğunu, yüksek lisansını tamamladığını ve hali hazırda öğretim üyesi olarak ...Üniversitesi'nde çalıştığını, davaya konu olayın müvekkilinin Hacettepe Üniversitesi'nde yüksek lisans eğitimini yaptığı dönemde gerçekleştiğini, müvekkilinin; davalı ...Ş.'nin, ...'nin ... ilçesinde düzenlemiş olduğu ...'na seramik sanatçısı ...'i asiste etmek üzere davetli olarak katıldığını, müvekkilinin söz konusu Çalıştay kapsamında, "..." adlı eserini meydana getirdiğini, müvekkilinin eserine dair video görüntüsünü şahsi ... sayfasında 06.09.2013 tarihinde paylaştığını, videodan alınmış ekran görüntülerinin dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, söz konusu Çalıştay kapsamında meydana getirilen eserin tamamlanmasının akabinde, Çalıştay'da ... plaka kaplamadan oluşan kaidenin ön yüzüne, ... ait "..." sözü ve eser sahibi müvekkilinin adı ile soyadının elek baskı yöntemi ile müvekkili tarafından yazıldığını, müvekkili tarafından meydana getirilen eserin; meydana getirilmesinden yaklaşık 1 ay kadar bir süre sonra İtalya'nın Roma şehrinde açılan "..." isimli sergide sergilendiğini, müvekkili tarafından, bahsi geçen sergide basına yansıyan video ve fotoğraflardan dava konusu eserin kendisinin izni olmaksızın değiştirildiğini, isminin yazılı olduğu plakanın da başka bir plaka aracılığı ile örtülerek isminin görünmesinin engellendiğinin fark edildiğini, davalı ...Ş. tarafından gerçekleştirilen sergiye ilişkin olarak dava dilekçesi ekinde ilgili gazete haberlerini ve yine müvekkiline ait eserin sanki Kale Holdinge ait bir esermiş gibi gösterilerek sergilendiğini ispatlar belgelerin sunulduğunu, bu olay akabinde müvekkili tarafından ... A.Ş. yetkililerine ulaşıldığını, durumun izahı ve düzeltilmesi talep edilmişse de bu hususta karşı tarafça hiçbir yapıcı tavır sergilenmediğini, bu sebeple de müvekkilinin ... 15. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarında bulunmak mecburiyetinde kaldığını ve ...A.Ş.'ne söz konusu ihlalden dönülmesi, maddi manevi zararının tazmin edilmesinin ihtar edildiğini, bahsi geçen ihtarın da firma yetkilileri nezdinde hiçbir etkisinin olmadığı, haksız fiilden dönülmediği ve zararın giderilmeye çalışılmadığını, bugün halen "..." başlığı ile internette arama yapıldığında müvekkili tarafından meydana getirilen eserin, müvekkilinin adının gizlenmiş olduğu halinin fotoğraflarının haber sitelerinde yer aldığını yine ayrıca ...A.Ş. ile birlikte söz konusu serginin yöneticiliğini yapan davalı ...A.Ş.'ye de müvekkili tarafından ayrıca ... 15. Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile aynı şekilde söz konusu ihlalin derhal sonlandırılmasının ihtar edildiğini, müvekkilinin tüm bu çabalarına karşılık ... A.Ş. yetkilileri olan ... ve ... tarafından keşide edilen... tarihli ... 18. Noterliğinin ... yevmiye numaralı cevabı ihtarda ise açıkça suç teşkil eden eylemlerin ikrar edildiği, ancak söz konusu eylemler "..." gerekçesine sığdırılmaya çalışıldığını, yine aynı cevabı ihtar içerisinde yetkililer tarafından FSEK uzmanı oldukları iddia edildiği olmasına karşın eser sahibinin yazılı izninin alınması gerektiği hususunun bilinmemesinin de trajikomik olduğunu, somut olayda ise müvekkilince kaidenin ön yüzüne baskı elek yöntemi ile kazınan, ..'e ait söz ile eser sahibi müvekkilinin adı ile soy adının yer aldığı plakanın, davalı tarafça başka bir materyal kullanılarak kapatıldığı ve bu şekilde hem eserde değişiklik yapıldığı hem de müvekkilinin eserin adını belirleme salahiyetinin ihlal edildiğini, bu sebeple FSEK ilgili maddeleri gereğince eser sahibine tanınan hak uyarınca mahkemeden eserin değiştirilmiş şekliyle temsilinin yasaklanması ve eserin eski hale getirilmesini, eser sahibi müvekkilinin adı ile soy adının eserin üzerinde gösterilmesine hükmedilmesi ile hükmün, masrafı davalıya ait olmak üzere en az 3 gazetede ilan edilmesini, davalı tarafça değiştirilen eserin değiştirmiş şekliyle temsilinin yasaklanması ve eserin eski hale getirilmesini, FSEK 68.madde uyarınca müvekkili ile davalı arasında bahsi geçen mali hakların kullanımının devri hususunda bir sözleşme akdedilmiş olsaydı talep edecekleri bedelin bilirkişi marifetiyle hesaplanması akabinde artırılmak üzere şimdilik 5.000,00 TL bedelin davalıların temerrüde düşmüş oldukları 17.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faizi ile müvekkiline ödenmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının haksız fiili nedeniyle 50.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 30.11.2013 (sergi başlangıç tarihi) tarihinden itibaren işleyecek en büyük faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının taleplerini kabul ettikleri anlamına gelmemek üzere davacının işbu davada talep ettiği kalemlerin bir kısmının zamanaşımına uğradığını, bu itibarla zamanaşımı itirazında bulunduklarını ve davanın zamanaşımı yönünden reddini talep ettiklerini, dava dilekçesinde iddia edilen Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa aykırılık teşkil eden haksız fiil eylemleri ile müvekkili şirket arasında herhangi bir bağlantı olmadığını, müvekkili şirketin sergide sadece sponsorluk yaptığını, müvekkili ile diğer davalı ... arasında, "..." konulu bir sözleşme yapıldığını ve sponsorluk bedeli olarak diğer davalıya 120.000,00 TL ödendiğini, işbu sözleşmenin 1.maddesi uyarınca diğer davalının serginin belirlenen tarih aralığında ziyaretçilere açık tutulabilmesi ve sergi konusu malzemelerin sergi alanına nakliyesi, her nevi sigortası, kurulumu, operasyonel yönetimi, sökümü, sergi alanından tahliyesi ve sair gerekli tüm iş/işlemlerin, izin ve ruhsatların yürürlükteki ilgili mevzuat hükümlerine uygun şekilde diğer davalı tarafından yerine getirilecek olup, söz konusu izin, ruhsat, iş ve işlemlere ilişkin tüm masraf ve bedellerin diğer davalı tarafından karşılanacağı konusunda mutabık kalındığını yine bu sözleşmenin 7. maddesi uyarınca tarafların tüm sergilenecek eserlerin diğer davalı tarafından sağlanması ve fuara getirilmesi konusunda mutabık kaldıklarını, sözleşme doğrultusunda eserlerin seçilmesi, sergilenmesi, eser sahipleri ile iletişimin yürütülmesi gibi dava konusu olayla ilgili tüm sürecin diğer davalı tarafından yönetildiğini, gerek resmi kurumlardan gerekse sanatçılardan alınması gereken her türlü izin ve muvafakatın diğer davalının sorumluluğunda olduğunu, müvekkili şirketin sponsorluk haricinde sürece ve sürecin nasıl yönetildiğine ilişkin herhangi bir eyleminin olmadığını, bu nedenle davanın müvekkili yönünden reddini talep ettiklerini, kaldı ki müvekkili şirketin iştigal konusunun bu iş ve işlemleri de kapsamadığını, diğer davalı trafından davacıya keşide edilen ... 18. Noterliğinin... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde "..." maddi ve manevi desteği ile yapıldığı, kullanılan tüm eserlerin diğer davalı tarafından seçildiği, davacının resmi davetli olmaması sebebi ile davacının üzerinde isim yazan eserinin üzerindeki yazıların silinerek sade bir hale getirilmesi durumunda sergide kullanabileceğinin beyan edildiği, davacının bu talebi kabul ederek eserini diğer davalının talep ettiği formda diğer davacıya teslim etmesi üzerine eserin sergilendiği, eser üzerinde diğer davalı tarafından da bir değişiklik ve tahribat yapılmadığını, davacı tarafından dava konusu eser üzerinde dava konusu değişikliklerin yapılarak teslim edilmemesi halinde zaten bu eserin sergiye dahil edilmeyeceğinin beyan edildiği, diğer davalının bu beyanı sergi sürecinin tamamen müvekkili şirket haricinde diğer davalı üzerinden yürütüldüğünü tevsik ettiğini, davacının dava konusu eseri üzerinde müvekkili veya diğer davalı tarafından değişiklik yapıldığına ilişkin hiçbir somut delil olmadığının izahtan vareste olduğunu, bu itibarla davanın tamamen reddi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde atıf yaptığı Sanat Eserlerinde Etik Değerlerin Rolü ve İşlevi konulu makalenin de neden dilekçede yer aldığı veya hangi maddi vakayı ispat ettiği konusunu anlayamadıklarını, davacının ...'e asistanlık yaptığını, çalışmalarını onure etmek için ... ve diğer davalı şirket yöneticileri tarafından ürünün sergilediğini, davacının sergi sürecinde seramik sanatçısı ...'e asistanlık yaptığını ve bu durumun da dava dilekçesinde ikrar edildiğini, sergi sürecinde genç bir yüksek lisans öğrencisi olan ve sektörde o dönem tanınmayan davacıyı onure etmek için davacının üzerinde isim yazan eserin üzerindeki yazıların silinerek sadece bir hale getirilmesi durumunda sergide kullanabileceğinin beyan edildiğini, davacının bu durumu kabul etmesi ve eserde talep edilen değişiklikleri kabul ederek eseri bu değişiklikleri yapılmış halde teslim etmesi sebebiyle eserin sergilediğini, sergiden 9 yıl sonra bu davanın açılmasının, hakkın kötüye kullanımı olup, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş.'ne T.K. 35. maddeye göre tebligat yapılmış, davaya cevap verilmemiştir.
HMK'nın 266. maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
17.04.2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davacının FSEK 4.madde hükmü gereğince eser sahibi olduğu, FSEK 24.madde temsil hakkı ve FSEK 25.madde umuma iletim mali haklarının ihlali nedeni ile FSEK 68.madde hükmü gereğince, Kamu bankalarınca fiilen uygulanan yıllık azami faiz oranı dikkate alınarak yapılan hesaplamaya göre 41.039,65 TL talep edebileceği, FSEK 15.madde Adın Belirtilmesi Salahiyeti ve FSEK 16.madde Eserde Değişiklik Yapılmasını Men Etme Manevi Haklarının ihlal edildiği ve manevi tazminat takdirinin mahkemeye ait olduğunu bildirmiştir.
18.04.2025 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: Davalının 15.04.2025 tarihli cevap dilekçesi ekinde "..." bulunmakta olup, 31 Ekim 2013 tarihinde sonlanacağı belirtilen tarafları ... A.Ş. ve ... A.Ş. olduğu, sözleşmenin 27 Ağustos - 8 Eylül 2013 tarihleri arasında gerçekleşecek olan sergide ilişkin hak ve yükümlülüklere yönelik olup; ... A.Ş.'nin 120.000 TL + KDV ödeyerek sergiye sponsor olduğu, Sözleşmenin 1.maddesi gereğince sergilenecek eserlere ilişkin tüm izin ve ruhsatların ... A.Ş. tarafından alınacağının belirtildiği, davalılardan ... A.Ş.'nin; sponsorluk nedeni ile sorumluluklarının bulunmadığı, Sözleşmenin 1.maddesi gereğince sergilenecek eserlere ilişkin tüm izin ve ruhsatların ... A.Ş. tarafından alınacağını belirttiğini, kök rapordaki FSEK 54.madde hükmü gereğince mali bir hakkı yahut kullanma ruhsatını devre salahiyetli olmayan kimseden iktisap eden hüsnüniyet sahibi olsa bile himaye görmez hükmüne dayanak gösterilerek rapor düzenlendiğini, Sponsorluk anlaşmasının konusunun zaten sergi yani eserlerin kamuya arzı olduğu, dolayısıyla bir mali hak kullanıldığı ve bu mali hakkın da usule uygun kullanılmadığı, hukuki durumun takdirinin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava: Davalıların, davacının eser sahibi olmasından kaynaklı mali ve manevi haklarını ihlal ettikleri iddiasına dayalı, FSEK hükümleri gereği dava konusu eserin değiştirilmiş şekliyle temsilinin yasaklanması ve eserin eski hale getirilmesi, eser sahibi davacının ad ve soyadının eserin üzerinde gösterilmesi, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla FSEK 68. madde uyarınca şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminat ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hükmün ilanına ilişkindir.
Davacı vekili 18.06.2025 havale tarihli talep artırım dilekçesi ile; 18.000,00 TL maddi tazminat talep etmiş, gerekli harcı yatırmıştır.
FSEK hükümleri, mevzuat, bilirkişi kök/ek raporu ve bütün dosya kapsamından: Yargıtay kararlarına göre, FSEK kapsamındaki uyuşmazlıkta dava konusu fikri ürünün "eser" niteliği taşıyıp taşımadığı re'sen araştırılmalıdır. FSEK'in 1/B maddesinde öngörülen tanım dikkate alındığında, bir fikir ve sanat ürününün eser olarak nitelendirilebilmesi için iki unsuru haiz olması gerekir. Bunlardan ilki, fikir ve sanat ürününün "sahibinin hususiyetini taşıması", ikincisi ise "kanunda sayılan eser kategorilerinden birine dahil olması"dır. Doktrinde, bu unsurlardan ilkine "sübjektif unsur" veya "esasa ilişkin şart", ikincisine ise "objektif unsur" veya "şekle ilişkin şart" denilmektedir. Subjektif unsur gereğince bir fikir ve sanat ürününün eser olarak kabul edilebilmesi için, bu ürünün onu meydana getiren kişinin "hususiyetini taşıması" gerekmektedir. Başka bir deyişle eser onu yaratan zihnin bireyselliğini gösteren özellikler taşımalıdır. Objektif unsur gereğince, bir fikir ve sanat ürününün hukuk alanında korunmayı hak edebilmesi için, sahibinin hususiyet arz eden fikri çabasının somut neticesi olması gerekir. Başka bir deyişle bu fikri çaba gözle görülebilir, elle tutulabilir, kulakla duyulabilir, kısaca algılanabilir olmalıdır. Fikir ve düşünceler, ancak bir şekle büründüğünde yani eser formunda açıklığında fikri hukuk kapsamına girer. Diğer taraftan eserde algılanabilir olma dışında düşüncenin açıklanış formatı da önemlidir. Yani fikir ve sanat ürününün FSEK'te öngörülmüş olan düşünceyi ifade formatlarından birine dahil olması gerekir. FSEK'te eser formatları olarak; İlim ve edebiyat eserleri, musiki eserleri, güzel sanat eserleri, sinema eserleri ve bağlı eser olarak kabul edilen işlenme eserler gösterilmiştir. Dolayısıyla bir fikir ve sanat ürününü bu formatlardan birine sokmak mümkün değilse, onu kanuna göre eser saymak ve korumak da mümkün olmayacaktır.
FSEK 4. maddede Güzel Sanat Eserleri sayılmış olup, 2. bentte ise "Heykeller, kabartmalar ve oymalar" düzenlenmiştir.
Mahkememizce itibar edilen bilirkişi raporunda belirtildiği üzere: Dava konusu eserin, estetik değere sahip, seri üretim olmayan FSEK 4/2 maddesi kapsamında "Güzel Sanat Eseri" olduğu, FSEK 4. madde hükmü gereğince davacının eser sahibi olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacı ...'in üretmiş olduğu ... büstünün kaidesinin ön yüzüne ...'e ait olan "Karanlığı aydınlığa dönüştüren güneştir. Bu yeryüzü yuvarlağının yapısal durumu ise güneşe bir engel, bir perdedir." sözünü yazarak, "..." ibaresini kullandığı ve bunlara ilave olarak bu sözün altına "..." ismini yazdığı sunulan delillerden anlaşılmıştır.
FSEK'in 16. maddesi, eser sahibine eserinin bütünlüğünü koruma hususunda mutlak bir hak tanımaktadır. FSEK md. 16 hükmü gereğince, eser sahibinin izni olmadıkça eserde veya eser sahibinin adında kısaltmalar, ekleme ve başka değiştirmeler yapılamaz.
Somut olayda: Çalıştaya katılan sanatçı eserleri ile 2013 yılında İtalya'nın ... şehrinde ...'deki, ...'nde açılan "..." isimli sergide, davacı ...'in üretmiş olduğu büstün de sergilendiği, ancak davacı tarafından sunulan belgelerden; büstün ön yüzüne davacı tarafından yazılmış olan ... ve ... isminin üzerinin kapatılarak sergilendiği görülmüştür.
Eser sahibi kayıtsız ve şartsız olarak yazılı izin vermiş olsa bile şeref ve itibarını zedeleyen veya eserin mahiyet ve hususiyetlerini bozan her türlü değişikliği menedebilir. Menetme yetkisinden bu hususta sözleşme yapılmış olsa bile vazgeçmek hükümsüzdür. Davacının eseri üzerinde tamamen muhteviyatı bozan değişiklikler yapıldığı anlaşılmıştır.
Davalı ...Ş. tarafından, davacının sadece asiste görevinde bulunduğu ve eser üzerinde değişiklik yapılmasına ilişkin yetki verildiği ileri sürülmüştür.
Taraflarca sunulan belgelerden; eseri-büstü yaratan davacı ... ile herhangi bir yazılı sözleşme yapılmadığı anlaşılmıştır. Davalı tarafından eser üzerinde değişiklik yapılacağına ilişkin onayın, sözlü olarak alındığı iddia edilmiştir.
FSEK 52.maddede: "Mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır." hükmü yer almaktadır.
Güzel sanat eseri üzerinde hak sahipliğinin belirlenmesinde kural, fikir ürünü olan eserin onun yaratıcısına ait olmasıdır. Kanundaki anlatımla, sahibinin hususiyetini taşıyan eser, onu vücuda getirendir. Bir sanat eserinin üzerinde sanatçının adını yazması yani imza atması sanatçılar için çok önemli olup, bu isim karine olarak eser sahipliğinin kanıtıdır.
"Eser Sahipleri Hakkında Karineler" başlıklı FSEK 11.maddede: "Yayımlanmış eser nüshalarında veya bir güzel sanat eserinin aslında, o eserin sahibi olarak adını veya bunun yerine tanınmış müstear adının kullanan kimse, aksi sabit oluncaya kadar o eserin sahibi sayılır." hükmü yer almaktadır.
Dava konusu davacının eseri üzerinde, daha önce davacının adı olduğu hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır.
Davalı ...Ş. vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi ekindeki, "..." Sergi Anlaşması başlıklı sözleşme incelendiğinde: Tarafların ... A.Ş. ve ... A.Ş. olduğu, sözleşmenin 31 Ekim 2013 tarihinde sona ereceği görülmüştür.
Sözleşme; 27 Ağustos - 8 Eylül 2013 tarihleri arasında gerçekleşecek olan sergiye ilişkin hak ve yükümlülüklere yönelik olup, ... A.Ş.'nin 120.000 TL + KDV ödeyerek sergiye sponsor olduğu görülmüştür.
Sözleşmenin 1. maddesi gereğince; sergilenecek eserlere ilişkin tüm izin ve ruhsatların davalı ...A.Ş. tarafından alınacağı belirtilmiş olsa dahi, FSEK md. 54 hükmü gereğince mali bir hakkı yahut kullanma ruhsatını devre salahiyetli olmayan kimseden iktisap eden hüsnüniyet sahibi olsa bile himaye görmez, bu nedenle davalı ...A.Ş., davacıdan eser sahibine ait hakları usulüne uygun devralmadığından, davalı ...Ş. hüsnüniyet sahibi olsa dahi korunamayacaktır, ayrıca Türk Ticaret Kanununda tacirler için ayrı bir düzenleme yer almaktadır, TTK 18/2 hükmü gereğince her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. Neticeten, dava konusu maddi ve manevi hak ihlallerinden, davalı ...'nin de sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
FSEK 68. maddesi hükmüne göre: (Değişik: 23/1/2008-5728/137 md.) "Eseri, İcrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir."
FSEK 68.maddesi kapsamında bu taleplerin ileri sürülebilmesi için mütecavizin kusurunun olması ya da zararın gerçekleşmiş bulunması şart değildir. Yargıtay İçtihatlarına göre;"...Eser sahibinin mali hakları korunurken sadece bu tecavüzün haksız fiil olduğu varsayımından hareket edilmeyecektir. Somut olayın özelliğine göre varsayımsal sözleşme bedeli tayin edilirken eser sahibinin bilimsel/sanatsal yeteneği, üretim kapasitesi gibi sübjektif nitelikleri, eserin beğeni ölçüsü, sayfa sayısı, estetik görünümü, nitelik ve niceliği, ihlal edilen mali hakkın türü, coğrafi kapsamı, ihlal süresi, ihlalin yapıldığı vasıta, bunun geniş halk kitlesine ulaşımı gibi objektif kriterler dikkate alınarak eser sahibi izinsiz kullananla sözleşme yapması halinde, bu sözleşme uyarınca isteyebileceği bedel, bunun faizi 68. madde uyarınca açılacak davada dikkate alınacaktır..." Ayrıca rayiç bedelin tespitine ilişkin taraflar arasında daha önceden yapılmış bir sözleşme, teklif var ise başka bir deyişle rayiç bedel somuta indirgenmiş ise rayiç bedelin tespiti taraflar arasındaki sözleşme, teklif vs. ile tespit edilecektir.
Mahkememizce itibar edilen 17.04.2024 tarihli bilirkişi raporunda: Rayiç bedelin 6.000,00 TL olduğu tespit edilmiş, FSEK 68 maddesi gereğince hesaplanan rayiç bedelinin 3 katına kadar tazminat talep edilebileceğinden, maddi tazminat talebinin kabulüne; FSEK 68.maddesi uyarınca belirlenen 6.000,00 TL rayiç bedelin 3 katı olan 18.000,00 TL nin, dava tarihi olan 24.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacının, dava konusu eserin eser sahibi olarak gösterilmemesi neden ile manevi haklarından FSEK 15. maddede belirtilen eser sahibi olarak belirtilme hakkının ihlal edildiği, FSEK 16.maddede; "Eser sahibinin izni olmadıkça eserde veya eser sahibinin adında kısaltmalar, ekleme ve başka değiştirmeler yapılamaz..." hükmünün yer aldığı, bilirkişi heyetince davacının eseri üzerinde tamamen muhteviyatı bozan değişiklikler yapıldığı tespit edildiğinden, FSEK 16. maddesi gereği davacının Eserde Değişiklik Yapılmasını Men Etme hakkının ihlal edildiği kanaatine varıldığından, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne; 20.000 TL manevi tazminatın, dava tarihi olan 24.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
FSEK 78. maddesinde haklı olan tarafın, muhik bir sebep veya menfaati varsa, masrafı diğer tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş olan kararın gazete veya buna benzer vasıtalarla ilan edilmesini talep edebileceği hükmü yer aldığından, karar kesinleştiğinde; hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
1-Davacının ad ve soyadının "dava konusu eserin" üzerinde gösterilmesine,
2-Dava konusu eserin; değiştirilmiş şekliyle temsilinin yasaklanmasına, eserin eski hale getirilmesine,
3-Maddi tazminat talebinin kabulüne; FSEK 68.maddesi uyarınca belirlenen 6.000,00 TL rayiç bedelin 3 katı olan 18.000,00 TL nin, dava tarihi olan 24.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne; 20.000 TL manevi tazminatın, dava tarihi olan 24.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
5-FSEK 78. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalılardan tahsiline,
6-Alınması gereken 2.595,78 TL ilam harcından; peşin ve tamamlama harcının mahsubu ile eksik 1.228,91 TL harcın davalılardan alınarak hazineye irad kaydına,
7-Maddi Tazminat yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 18.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
8-Manevi Tazminat yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
9-Reddedilen Manevi Tazminat yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
10-Davacı tarafından yatırılan; peşin harç, ıslah harcı ve başvuru harcı olmak üzere toplam 1.447,57 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
11-Davacı tarafça yapılan; 10.429 TL bilirkişi ücreti ve tebligat giderinden, davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 5.827,97 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
12-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinden, davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 184,41 TL'nin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
13-Davacı tarafça fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı ...Ş. vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda HMK 345/1.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve İstinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek sureti ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/07/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır