T.C.
İSTANBUL
3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/55 Esas
KARAR NO : 2025/130
DAVA : MARKA HAKKINA TECAVÜZÜN TESPİTİ, ÖNLENMESİ, KALDIRILMASI
DAVA TARİHİ : 25/03/2024
KARAR TARİHİ : 21/05/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi, Kaldırılması davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ülkemizin köklü kuruluşlarından ... topluluğunun bir üyesi olduğunu, birçok sektörde lider konumda olan çeşitli markaların sahibi olduğunu, ... markasının 1990 yılında tescil edildiğini, ... Gümrük Müdürlüğünce davalı adına işlem gören beyannameye bağlı eşyalar üzerinde yapılan muayene ve kontrol neticesinde "..." ibaresi bulunan muhtelif çeşitlerde 28 kap toplam 110.000 adet ... cinsi ürünün üzerinde, müvekkiline ait ... markasının tespit edildiğini, bu ürünler için ... Gümrük Müdürlüğü tarafından... tarihinde gümrük işlemlerini durdurma kararı verdiğini, müvekkili tarafından yapılan incelemeler neticesinde ürünlerin sahte olduklarının tespit edildiğini, durdurma kararına konu ürünler ile ilgili ... Sulh Ceza Hakimliğinin ... D.İş sayılı kararı uyarınca bu ürünlere el konulmasına karar verildiğini, davalının ürünlerinin müvekkili aleyhinde marka tecavüzü ve haksız rekabet yarattığını belirterek, el konulan ürünlerin toplanmasına ve hükmün kesinleşmesine kadar ... Gümrük Müdürlüğünde muhafaza altına alınmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BEYAN : Davalı vekilinin dava dilekçesinin tebliğinden itibaren (02/06/2024) 2 haftalık kanuni süre geçtikten sonra (02/07/2024 tarihinde ibraz ettiği) sunduğu cevap dilekçesi başlıklı dilekçesinde özetle; davaya konu olayda müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili şirketin yargılamaya konu ürünleri ... Numaralı Transit Refakat Belgesi muhteviyatı eşyayı taşıyan ... çekici , dorse plakalı araçların sahibi olduğunu, müvekkili şirketin, eşyanın göndericisi, alıcısı, yükün organizatörü olmadığı gibi, yasal düzenlemeler uyarınca TIR aracı yükünün araca yüklenmesinde ve boşaltılmasında da hiçbir çalışanının dahli bulunmamakta olduğunu, öte yandan marka itibarının kaybı sonucu tazimat talep edilebilmesi için hukuka aykırı bir fiil ile kusurlu şekilde bir başka kişinin mal varlığı değerine tecavüz sonucu oluşan zarar olduğundan burada esas itibarıyla haksız fiil sorumluluğunun ve kusur sorumluluğunun ortaya konulması gerekmekte olduğunu, bu esastan hareketle itibar kaybı tazminatının talep edilebilmesi için öncelikle haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurlarının varlığı gerekli görülmekte olduğunu, bu unsurlar hukuka aykırılık durumu, hukuka aykırı bir fiil, oluşması gereken zarar, uygun illiyet bağı ve kusur olduğunu, somut olay irdelendiğinde sadece taşıma aracının maliki olan müvekkili şirketin bu unsurların hangisini ihlal ettiğini dava dilekçesinde tam anlamıyla ortaya konulmadığını, yine 4458 sayılı Gümrük Kanununun 3/20-b Maddesinde; “asıl sorumlu” deyiminin, transit rejiminde rejim hak sahibini ifade ettiği belirtilmiş ve anılan fıkranın (a) bendinde de ; “rejim hak sahibi”; kendi adına ve hesabına gümrük beyanını yapan veya hesabına gümrük beyanı yapılan kişi veya bu kişilere ait bir gümrük rejimi ile ilgili hakların ve yükümlülüklerin devredildiği kişi olarak tanımlandığını, somut olayda yasal yükün taşıyıcısı olan müvekkili şirketin gümrük mevzuatı anlamında da bir sorumluluğu olmadığı açık olduğunu, yine asıl sorumlunun yukarıda belirtilen yükümlülükleri saklı kalmak üzere, transit rejimine göre taşındığını bilerek eşyayı kabul eden taşıyıcı veya alıcı da eşyayı öngörülen süre içerisinde ve gümrük idareleri tarafından eşyanın ayniyetinin tespiti amacıyla alınan tedbirlere uymak suretiyle, varış gümrük idaresine sağlam ve noksansız olarak sunmakla yükümlü olduğunu, bu noktada da müvekkili şirket tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, dolayısıyla Transit işlemlerinde sadece malın taşıyıcı olan müvekkil şirketin, markanın taklit edildiğini bilmesi söz konusu olmadığı gibi, bilmesi de mümkün olmadığını, bu itibarla, dava konusu işlemde müvekkili şirket ve/veya çalışanlarına atfedilecek bir kusur/kast bulunmadığının açık olduğunu, arz ve izah edilen nedenlerle davanın öncelikle husumet olmadığı takdirde esastan reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; ... Gümrük Müdürlüğünün ... tarihli ... no.lu durdurma kararıyla gümrük işlemleri durdurulan .... markasını taşıyan iddiaya konu taklit ürünler nedeni ile davacının marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve kaldırılması ile el konulan tüm ürünler ve materyallerin imhası istemlerine ilişkindir.
... tarih ve ... sayı ile tescilli üzerinde kayıtlı bulunan emtialar için geçerli .... markası, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...., ..., ..., ...,..., ..., ... numaralı marka tescil dosyasına ilişkin belgeler TPMK'dan celp ve tetkik edilmiştir.
... Sulh Ceza Hakimliğinin..D.İş sayılı dosyası Uyap üzerinden celp ve tetkik edilmiştir.
Ticaret Bakanlığı ... Gümrük Müdürlüğünün ... sayılı ...karar nolu ... tarihli Gümrük İşlemlerinin Durdurma Kararı celp ve tetkik edilmiştir.
... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyası Uyap üzerinden celp ve tetkik edilmiştir.
Mahkememizin 27/03/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararı ile; ''1-6100 sayılı HMK'nın 389-390 maddeleri ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 159.maddesi gereğince İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN takdiren 50.000,00 TL (ellibintürklirası) nakdi teminat veya aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibrazı şartıyla KABULÜ İLE,
Davalıya ait ... Gümrük Müdürlüğü tarafından ... tarihinde ... Sayılı ... karar numaralı karara konu 28 kap toplam 110.000 adet ...Logolu ve "..."ibaresi bulunan markalarını taşıyan taklit eşyaya ve benzeri her türlü eşyaya, ticari evraka ve malzemeye el konulmasına, el konulanların toplanmasına ve hüküm kesinleşinceye kadar ... Gümrük Müdürlüğünde muhafaza altına alınmasına, (Bu hususta ... Gümrük Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, )
2-6100 sayılı HMK'nın 393/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 1 hafta içinde teminat yatırılmadığı takdirde iş bu tedbirin kendiliğinden kalkmış sayılmasına,
3-HMK 398 md uyarınca ihtiyati tedbir kararının uygulanmasına ilişkin emre uymayan veya tedbir kararına aykırı davranan kimsenin bir aydan altı aya kadar disiplin hapsi ile cezalandırılacağı hususunun ihtarına,
4-Ara kararın davacı vekiline ve davalı tarafa tebliğine...'' karar verildiği, teminatın yatırıldığı saptanmakla, ihtiyati tedbir kararının ifası için ... Gümrük Müdürlüğüne yazı yazılmıştır.
Huzurdaki davada; ... Gümrük Müdürlüğünün ... tarihli ... no.lu durdurma kararıyla gümrük işlemleri durdurulan davacı adına tescilli .... markasını taşıyan iddiaya konu taklit ürünler nedeni ile marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve kaldırılması ile el konulan ürünler ve materyallerin imhası istemlerinin mevcut olduğu, davalı şirketin ise yargılamaya konu ürünleri ... numaralı transit refakat belgesi muhteviyatı eşyayı taşıyan ... çekici, dorse plakalı araçların sahibi olduğunu, kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığını savunduğu görülmüştür. Bu kapsamda somut uyuşmazlık yönünden Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7 ve 29. maddeleri kapsamında davacının marka hakkına tecavüz olup olmadığı meselesinin tetkiki gerekmekle dava tarihi itibari ile yürürlükte olmakla uygulanması gereken 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmış olup (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.'' olarak belirtilmiştir.
Anılı yasal düzenleme ışığında somut olaya bakıldığında; idari işlem ve prosedürlere ilişkin evraklar ve soruşturma dosyası kapsamındaki tüm deliller kapsamında, davacı adına tescilli marka yönünden davanın konusunu teşkil eden ürünlerin taklit olduğu, ürünlerin davacının sahibi olduğu marka hakkına (... markaları) tecavüz teşkil eder mahiyet taşıdığı, ilgili gümrük müdürlüğü nezdinde el konulan dava konusu ürünler yönünden davalı taşıyıcının tüzel kişi tacir olmakla TTK'nın 18/2 maddesi gereğince ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekmekle “....” markasının ülkemizde ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle davalının taşıma konusu bu ürünlerin orijinal olmadıklarını bilebilecek durumda olduğu, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, kaldırılması istemleri karşısında mütecavizin kusurlu olmasının şart olmadığı, böylece davalı eyleminin SMK'nın 29/1-c hükmünün ihlali olması nedeni ile davacının marka hakkına tecavüzün mevcut olduğu saptanmıştır. Tüm bu gerekçeler ışığında; davanın kabulü ile ... Gümrük Müdürlüğünün ... tarihli ...no.lu durdurma kararıyla gümrük işlemleri durdurulan .... markasını taşıyan iddiaya konu taklit ürünler nedeni ile davacının marka hakkına tecavüz olduğunun tespitine, önlenmesine ve kaldırılmasına, el konulan ürünler ve materyallerin hüküm kesinleştiğinde imhasına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın KABULÜ ile,
... Gümrük Müdürlüğünün ... tarihli ... no.lu durdurma kararıyla gümrük işlemleri durdurulan .... markasını taşıyan iddiaya konu taklit ürünler nedeni ile davacının marka hakkına tecavüz olduğunun tespitine, önlenmesine ve kaldırılmasına, el konulan ürünler ve materyallerin hüküm kesinleştiğinde imhasına,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL ilam harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 187,80 TL harcın davalıdan tahsiline,
3-Davacı yararına Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafın yaptığı 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 peşin harç, 222 TL tebligat ve müzekkere masrafı olmak üzere toplam 1.077,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ödeyen tarafa iadesine,
Dâir; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/05/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır