T.C.
İSTANBUL
3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/203 Esas
KARAR NO : 2025/124
DAVA : MARKA HAKKINA TECAVÜZÜN TESPİTİ, ÖNLENMESİ, DURDURULMASI,
DAVA TARİHİ : 23/11/2023
KARAR TARİHİ : 14/05/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi, Durdurulması davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin trekking, tırmanma ve macera yarışları, kayak için ürettiği ürünleri 5 kıtada ve 40'dan fazla ülkede müşterilerine sunmakta olduğunu, müvekkilinin dünyada çok bilinen markalardan olduğunu, özellikle Avrupa satış rakamları kırdığını, tüketicilere daha iyi hizmet sunabilmek amacı ile yatırımlar yapan davacının bu alanda elinde bir çok marka bulundurduğunu, müvekkilinin Türkiye'de bir çok marka tescili bulunduğunu, güvenilir ve güçlü markaları olan müvekkilinin ürünlerinin taklit edildiğini, davalıların ..., ..., ..., ... web sitelerinde vekil edene ait markayı kullanmakta, ilgili web siteleri üzerinden vekil edenin hak sahibi olduğu markaları barındıran görselleri kullanarak kendilerini adeta vekil eden gibi göstererek ve hatta vekil edenin markasını alan adında kullanmak suretiyle ne olduğu belli olmayan ürünlerin satışını yapmakta olduklarını, davalı olarak gösterilen 4 web sitesinin de aynı ibarelerle aynı web tasarımını kullanmakla birlikte web sitelerine ilişkin btk kayıtlarının ekte sunulduğunu, davalıların vekil edene ait markayı kullanıma ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmadığı halde internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı olarak kullanması durumunun vekil edene ait markaların görselleri kullanarak ne olduğu belli olmayan ürünler teşhir etmesi ve satmasının marka hakkının ihlali oluşturduğunu, bu kapsamda davalıların eylemlerinin marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitiyle iş bu tecavüzün önlenmesine ve durdurulmasına ve müvekkilinin marka hakkına yönelik ihlalin önlenmesi ve durdurulmasını sağlamak için davalıların web sitelerinin yer aldığı linklere ilişkin alan adlarına erişimin engellenmesine, vekil eden marka ve görsellerinin kullanılarak ne olduğu belli olmayan ürünlerin satışının yasaklanmasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davaya konu internet sitesi yetkilileri yargılama sırasında tespit edilemediğinden dosyada herhangi bir cevap dilekçesi bulunmamaktadır.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; davacıya ait tescilli "..." markalarının dava dilekçesinde belirtilen internet sitelerinde haksız ve hukuka aykırı şekilde kullanılmasına dayalı olarak marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması ve internet sitelerine erişimin engellenmesi istemlerine ilişkindir.
Davacı adına tescilli ...,...,...,..., ..., ... numaralı marka tescil belgelerine ilişkin kayıtlar TPMK'dan celp ve tetkik edilmiştir.
Davacı tarafça delil olarak dava dilekçesinde belirtilen internet web sitelerinin ekran görüntüleri, davacı şirketin tescilli markalarını kullandığı ve satışa sunduğu orijinal ürünler, tescil kayıtları ile bilirkişi incelemesine delil olarak dayanıldığı görülmüştür.
HMK'nın 266. maddesi kapsamında mahkememizce görevlendirilen marka - patent vekili... ve bilişim uzmanı ...tarafından düzenlenen 01/04/2024 havale tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; bilişim yönünden incemeler sonucunda ... adresli internet sitesi incelemesinde: incelenen internet sitesinde ¸ ibaresinin kullanıldığı, internet sitesinin ¸ ibareli ürünlerin satışı üstüne olduğu, incelenen sayfanın "Gizlilik Bildirimi" sayfasında "Veri Sorumlusu olarak ..." adresinde ...A.Ş" adlı firmanın sorumlu olarak bildirilmiş olduğu, ... alan adı kaydını yapan kişi ve yönetici bilgisinin gizli olduğu, alan adının 15/09/2022 tarihinde kayıt ettirildiği ve 15/09/2024 tarihine kadar kayıtlı olduğu, internet sitesinin alan adı kaydının ve hosting yer sağlayıcısının ... olduğu, ... adresli internet sitesi incelemesinde; incelenen internet sitesinde ¸ibaresinin kullanıldığı, internet sitesinin ¸ ibareli ürünlerin satışı üstüne olduğu, incelenen sayfanın "Gizlilik Bildirimi" sayfasında "Veri Sorumlusu olarak ... adresinde ... Tic. A.Ş" adlı firmanın sorumlu olarak bildirilmiş olduğu,... alan adı kaydın yapan kişi ve yönetici bilgisinin gizli olduğu, alan adının 17/03/2022 tarihinde kayıt ettirildiği ve 17/03/2025 tarihine kadar kayıtlı olduğu, internet sitesinin alan adı kaydının ve hosting (yer sağlayıcısının)...olduğu, ...adresli internet sitesi incelemesinde: incelenen internet sitesinde ¸ibaresinin kullanıldığı, internet sitesinin ¸ ibareli ürünlerin satışı üstüne olduğu, İncelenen sayfanın “Gizlilik Bildirimi” sayfasında “Veri Sorumlusu Olarak ...Adresinde ... TİC.A.Ş.” adlı firmanın sorumlu olarak bildirilmiş olduğu, ... alan adı kaydını yapan kişi ve yönetici bilgisinin gizli olduğu, alan adının 02.08.2022 tarihinde kayıt ettirildiği ve 02.08.2024 tarihine kadar kayıtlı olduğu, internet sitesinin alan adı kaydının ve hosting (yer sağlayıcısın) ... olduğu, ...adresli internet sitesi incelemesinde: incelenen internet sitesinde ¸ibaresinin kullanıldığı, internet sitesinin ¸ibareli ürünlerin satışı üstüne olduğu, incelenen sayfanın “Gizlilik Bildirimi” sayfasında “Veri Sorumlusu Olarak ...Adresinde ... TİC.A.Ş.” adlı firmanın sorumlu olarak bildirilmiş olduğu, ... alan adı kaydını yapan kişi ve yönetici bilgisinin gizli olduğu, alan adının 31.08.2023 tarihinde kayıt ettirildiği ve 31.08.2024 tarihine kadar kayıtlı olduğu, İnternet sitesinin alan adı kaydının ve hosting (yer sağlayıcısın) ... olduğu tespit edildiği, marka kullanımı yönünden yapılan inceleme sonucunda; 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu madde 7/3/ d'de “İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması” marka hakkına tecavüz sayılan fiil olarak hüküm altına alınmıştır. Madde metninden çıkan anlama ve doktrinde kabul edilmiş olan görüşe göre, tescilli markanın ticari etki yaratacak biçimde, alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük veya benzeri biçimlerde kullanılmış olması halinde ancak marka hakkına tecavüz fiili gerçekleşmiş olacağı, davalılara ait web sitelerinde davacı marka şeklini taşıyan ürün satışları yapılmakta olup bu sebepler ile ticari etki yaratacak kullanımın gerçekleşmiş olduğunun kabulü gerekmekte olduğu, davacıya ait tescilli ¸markalarının ..., ..., ..., ... alan adlı web sitelerinde davacı marka hakkı ile aynı sınıfta kullanılmış olduğu ve bu kullanımlarının davacı marka hakkını ihlal ettiği, bu kullanımların 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun madde 7/3/d kapsamında kalarak davacının marka hakkının ihlalini oluşturduğunu bildirdikleri görülmüştür.
Huzurdaki davada; davacıya ait tescilli "Salomon" markalarının dava dilekçesinde belirtilen internet sitelerinde haksız ve hukuka aykırı şekilde kullanılmasına dayalı olarak marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, internet sitelerine erişimin engellenmesi istemleri mevcut olup davaya konu internet sitesi yetkilileri yargılama sırasında tespit edilemediğinden, davacı vekilinin son duruşmadaki beyanları kapsamında yargılamaya hasımsız devam edilmesine karar verilmiştir.
Somut olaydaki talepler kapsamında dava tarihi itibari ile yürürlükte olmakla uygulanması gereken 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmış olup bunlar marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak, marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek halleri olarak belirtilmiştir.
SMK'nın 7. maddesine bakıldığında ise; ''(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir. Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir.
(2)Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b)Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
(3)Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a)İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b)İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c)İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç)İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e)İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f)İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.
(4)Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.
(5)Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez: a)Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi. b)Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması. c)Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması'' hükümlerinin yer aldığı görülmektedir. SMK'nın 149. maddesi de; "Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a)Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b)Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c)Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç)Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e)(d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması f)Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d)bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g)Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi" şeklinde düzenleme altına alınmıştır.
Anılı yasal düzenlemeler ışığında somut uyuşmazlık kapsamında SMK'nın 29 ve 7. maddeleri kapsamında davacının marka hakkına tecavüz olup olmadığı meselesi tetkik edilmiştir. Marka hakkına tecavüz iddiası yönünden yapılan incelemede ise teknik incelemeyi içerir bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan rapordaki değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olduğu, çelişki içermediği gibi dosya kapsamı ile uyumlu olduğu saptanmakla, hükme esas alınmaya elverişli bulunmuştur. Dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde tespit edildiği üzere; davacının tescilli markaları ile internet sitelerindeki alan adındaki asli/öne çıkan ibarenin aynı olduğu ve aynı sınıfta/ sektördeki ürünler üzerinde kullanıldığı, tescilli markanın ticari etki yaratacak biçimde, alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük veya benzeri biçimlerde kullanılmış olması ve web sitelerinde davacının marka şeklini taşıyan ürün satışlarının yapılması nedeni ile işbu kullanımların SMK'nın 7/1 ve 3-d maddesi kapsamında kalarak davacının marka hakkının ihlaline sebebiyet verdiği anlaşılmakla; davanın kabulü ile, davacının marka hakkına tecavüz edildiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine ve durdurulmasına,
...
...
...
... adreslerine erişimin engellenmesine, karar kesinleştiğinde erişim sağlayıcıları birliğine yazı yazılmasına dâir aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile,
Davacının marka hakkına tecavüz edildiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine ve durdurulmasına,
...
...
...
... adreslerine erişimin engellenmesine, karar kesinleştiğinde erişim sağlayıcıları birliğine yazı yazılmasına,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL ilam harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile eksik 345,55-TL harcın davacıdan tahsiline,
3-Davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafça fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dâir; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/05/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır