T.C.
İSTANBUL
3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/64
KARAR NO : 2025/92
DAVA : MARKAYA TECAVÜZÜN TESPİTİ, MEN'İ, REF'İ, MANEVİ TAZMİNAT
DAVA TARİHİ : 08/04/2024
KARAR TARİHİ : 17/04/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Markaya Tecavüzün Tespiti, Men'i, Ref'i, Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Açıkladıkları nedenlerle, fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı tarafından yapılan, müvekkilinin marka hakkına yönelik tecavüzün tespiti, ref’i ve devam edenler yönünden men’ine, davalıdan ele geçirilen ürünlerin masrafı davalıdan karşılanarak imhasına, tecavüz sebebiyle oluşan maddi zararlara ilişkin dava açma hakları saklı kalmak kaydıyla, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak müvekkiline verilmesina, davalı aleyhine verilen kararın masrafı davalıdan karşılanarak tirajı yüksek 1 gazetede ilanına, ... 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ...D.İş dosyası kapsamında yapılan, yediemin masrafları da dahil olmak üzere tüm yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi/ekleri, tensip tutunağı davalıya T.K 21.maddeye göre tebliğ edilmiş, davaya cevap verilmemiştir.
Mahkememizin ... D.İş sayılı dosyası, dosya arasına alınmıştır.
Mahkememizin... D.İş sayılı dosyasında alınan 01.04.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: 23.03.2024 tarihinde ... adresine gidildiği, mahalde hazır bulunan ...'ün söz alarak; "Bir adet faturadaki unvanımın yer aldığı görseli paylaşıyorum. Ben kurumsal firmalara çalışırım. Tespit edilen ürünler benden önceki işyerinden kalma ürünlerdir. Ramazan sebebiyle işler de az olduğundan biz de bu ürünlerdenbir şeyler yapmak istedik. Biz Vakko markasını bilmeden ürettik. Mahkeme kararının tedbire ilişkin 5 nolu ara kararını okudum. Tespit edilen ürünlerin sayısına itirazım yoktur. Huzurumda sayılmıştır. Ürünlerin tedbiren yediemine teslimine muvafakat ediyorum” dediği, ...'ün söz alarak ayrıca; "Tespit adresi doğrudur. Faturada yer alan adres farklı olup merkezimize ilişkindir. Tespit adresi şubedir" dediği, paylaşılan fatura görselinde; Sayın ....Tel:... E-posta: ... - Vergi Dairesi: ... Vergi Dairesi - TCKN: ... ibarelerinin bulunduğu, mahalde çanta üretiminin yapıldığı, üretime ilişkin makineler ile ürünlerin olduğu, Mahalde; 393 adet çanta gövdesinde, 7 adet çantada, 1 rulo etikette, 2 çeşit olmak üzere 56 adet aksesuarda, 1 adet küçük (kahverengi) ve 4 adet büyük (2 adet kahverengi 2 adet siyah) rulo halindeki çanta askısında, 194 adet beyaz, 139 adet siyah ve kahverengi kumaş ve deriden mamul olduğu düşünülen aksesuarda tespit talep eden yan markasını ihtiva eden kullanımların olduğu, tespit talep eden yan ve karşı yan ürünlerin ... Yediemin deposuna teslim edilmesi hususunda mutabık kaldığı böylece yukarıda sayılan ürünlerin karar uyarınca yediemine teslim edildiği, tespit mahallindeki ürünler incelendiğinde; tespit talep eden markasının tescilli olduğu 18. sınıfta yer alan ürünler üzerinde tespit talep eden yan markasını ihtiva eder kullanımların bulunduğu, ilgili ürünlerin üretiminin yapıldığı, ilgili ürünler üzerinde tespit talep eden yanın..., ...,... ve ... numaralı markaları aynen kullandığı, üretimi yapılan ürünler üzerindeki tespit talep eden yan markasını ihtiva eder kullanımların; tespit talep eden yan markası ile ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali yaratabileceği, bu durumun tespit talep eden yan markasına iktibas suretiyle tecavüz teşkil eden eylemler gerçekleştirdiği, karşı yanın gerçekleştirildiği iddia olunan kullanımlarının tespit talep eden yana ait tescilli markalara tecavüz teşkil edeceği görüşleri çerçevesinde karşı yanın markasal kullanımlarının nihai tüketiciyi yanıltabileceği, tarafların aynı / benzer iş kollarında ticari faaliyet gerçekleştirdikleri göz önünde bulundurulduğunda ilgili kullanımların tespit talep eden yan ile haksız rekabet teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği, ancak Yargıtay'ın marka hakkına tecavüz eylemlerinin ayrıca haksız rekabet olarak kabul edilemeyebileceği yönündeki içtihat değişikliği göz önüne alınarak karşı yanın tespit talep eden yanın marka tescilinden doğan haklarına tecavüz teşkil eden eylemlerinin, TTK 54. ve 55 maddeleri kapsamında haksız rekabet teşkil edip etmeyeceğinin takdirinin mahkemeye ait olduğu, delil tespiti ile sınırlı inceleme yapılmış olması sebebiyle konunun her hal ve şartta esas yargılama ile nihayete erdirilebileceği bildirilmiştir.
Mahkememizin... D.İş sayılı dosyasında alınan 01.04.2024 tarihli bilirkişi raporu, denetime açık ve karar vermeye elverişli olduğundan, usul ekonomisi de dikkate alınarak yeniden rapor alınmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava: Davalının eyleminin, davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, men'i, ref'i mütecaviz ürünlerin masrafı davalıdan alınarak imhası, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile hükmün ilanına ilişkindir.
Marka hakkına tecavüz sayılan haller SMK'nın 7.maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29.maddede düzenlenmiştir.
Madde 7 (Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları):
"(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.
c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.
(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.
(5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez:
a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.
b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.
c)Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması."
Madde 29 - (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
6769 sayılı SMK'nın 149.maddesi: "(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:
a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.
b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.
c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.
ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.
d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.
e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.
f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.
g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.
(2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir.
(3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer.
(4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez."
Marka: Bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye sağlar, markalar işletmelerin üretmiş olduğu emtia veya sunmuş oldukları hizmetlerin birbirinden ayrılmasını sağlamaktadır.
Karıştırılma ihtimali: Bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir. Karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekmektedir. Markaların esas unsurlarının ve vurgu sözcüklerinin aynı veya benzer olması, markanın genel görünümüne etkisi az olan diğer unsurlardaki farklılığa rağmen iltibasa yol açabilir. Sözcük markalarında, sözcüklerin başlangıç ve kökleri bütünsel benzerliğin tayininde önemlidir. İki marka arasındaki iltibasın varlığının saptanmasında, markaların yan yana konularak karşılaştırma yapılmaması gereklidir. İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının saptanmasında ilgili mal ya da hizmetin orta yetenekteki alıcılarının dikkat ve özeni esas tutulur. Bu alıcıların markaları, aynı anda göz önünde bulunduramayacakları da dikkate alınarak ayrıntılara ilişkin farklar ve bütüne ilişkin benzerlikler üzerinde durulur.
SMK hükümleri, TPMK kayıtları, Mahkememizin ... D.İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ve bütün dosya kapsamından: TPMK nezdinde, ..., ..., ..., ... numaralı markaların davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
Davalıya ait "..." adresinde yapılan tespit/ bilirkişi incelemesinde: Mahalde çanta üretiminin yapıldığı, üretime ilişkin makineler ile ürünlerin olduğu, 393 adet çanta gövdesinde, 7 adet çantada, 1 rulo etikette, 2 çeşit olmak üzere 56 adet aksesuarda, 1 adet küçük (kahverengi) ve 4 adet büyük (2 adet kahverengi 2 adet siyah) rulo halindeki çanta askısında, 194 adet beyaz, 139 adet siyah ve kahverengi kumaş ve deri aksesuarda davacıya ait markaları ihtiva eden kullanımların tespit edildiği, davalıya ait işyerinde; davacının tescilli markalarını ihtiva eden taklit ürünlerin üretildiği, üretimi yapılan ürünler ile davacı markasının; ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali yaratabileceği, bu durumun davacı markasının değerini düşürebileceği ve bu nedenle davalının; davacı markasına iktibas suretiyle tecavüz teşkil eden eylemler gerçekleştirdiği kanaatine varıldığından, davanın kabulüne, davalının eyleminin; davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, men'ine, ref'ine karar verilmiştir.
Davacı manevi tazminat talep etmiştir. Markaya tecavüz sayılan fiiller aynı zamanda haksız fiil niteliğinde olduğu için Türk Borçlar Kanunun 58. maddesinde yer alan haksız fiilin kişilik hakkını zedelemesi halinde manevi tazminata hükmedileceği hükmü SMK bakımından da kabul edilmiştir. SMK kapsamında manevi tazminatın amacı markanın haksız kullanımı veya itibarının zedelenmesi sonucu marka hakkı sahibinin ticari ve kişisel varlığında meydana gelen olumsuz sonuçların ortadan kaldırılmasıdır. Yargıtay kararlarında; markaya tecavüz fiilinin varlığında mutlaka uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinin belirtildiği, manevi tazminat miktarının tayininde bu tazminatın bir zenginleşme aracı olması ve hukuka aykırı eylemin yapılmasını istenir hale getirecek aşırı miktarlarda olması kabul edilmemekte, zarara uğrayanda manevi huzuru sağlayacak oranda, tecavüzü yapanda da caydırıcı bir etki bırakacak miktarlarda olmasına özen gösterilmesi gerektiği bilinmekle, manevi tazminat talebinin kabulüne; 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 08.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Mahkememizin 2024/31 D.İş sayılı dosyasında yeddi emine teslim edilen ürünlerin masrafı davalıdan alınarak imhasına karar verilmiştir.
Dava sonucunda davacının haklı çıktığı, dolayısıyla ilan talebinde hukuki menfaat bulunduğu gözetilerek, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına, masrafın davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere
DAVANIN KABULÜNE,
1-Davalının eyleminin; davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, men'ine, ref'ine,
2-Manevi tazminat talebinin kabulüne, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 08.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Mahkememizin ...D.İş sayılı dosyasında yeddi emine teslim edilen ürünlerin, masrafı davalıdan alınarak imhasına,
4-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline,
5-Alınması gereken 615,40 TL ilam harcından; peşin harcın mahsubu ile eksik 187,80 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Marka Tescilinden Doğan Haklara Tecavüzün Tespiti, Men'i, Ref'i talepleri yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Manevi Tazminat talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafın yaptığı; başvuru ve peşin harcın toplamı 855,20 TL, posta/tebligat ücreti 710,00 TL olmak üzere toplam 1.565,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Mahkememizin 2024/31 D.İş sayılı dosyasında yapılan; başvuru ve peşin harç 1.132,10 TL, bilirkişi ücreti 5.000,00 TL ve posta/tebligat ücreti 175,00 TL olmak üzere toplam 6.307,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Davacı tarafından fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalının yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 17/04/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır