T.C.
İSTANBUL
3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/184
KARAR NO : 2025/63
DAVA : TASARIMA TECAVÜZ - HAKSIZ REKABETİN TESPİTİ, MEN'İ, REF'İ, MADDİ, MANEVİ VE İTİBAR TAZMİNATI
DAVA TARİHİ : 12/10/2022
KARAR TARİHİ : 13/03/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Tasarıma Tecavüz - Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Ref'i, Maddi, Manevi ve İtibar Tazminatı davasının yapılan açık yargılamasının sonunda.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin tekstil sanayinde yıllardan beri tasarım ve satış faaliyetinde bulunduğunu, Türkiye'de ilk kez müvekkili tarafından üretilerek kamuya sunulan "..." tasarımını, ilk kez müvekkiline ait ... kullanıcı adlı .... satış sayfasında 23.03.2016, 26.12.2016, 13.03.2018, 17.11.2018, 08.05.2019, 24.03.2020 ve 25.06.2020 tarihlerinde kamuya sunduğunu, söz konusu tasarımın müvekkilince üretilerek kamuya arz edildiği günden itibaren piyasada "..." adı ile aranılan, bilinen ve müvekkili ile özdeşleşen bir ürün haline geldiğini, tasarımın her yıl müvekkilinin ınstagram satış sayfası ve ürün katalogları üzerinden kamuya sunulmuş olması, müvekkilinin harcadığı çaba, emek ve para sayesinde tasarım tekstil sektöründe ürün türü olarak yerleşmiş olduğunu, müvekkilinin söz konusu tasarımının tescil edilmemiş olsa da, mevzuatımıza göre tescilsiz tasarımların 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu haksız rekabet hükümlerine göre korunduğunu, müvekkilinin söz konusu tescilsiz tasarımın taklitlerinin davalı ... (...) tarafından taklitlerinin üretim ve satışının yapıldığını, davalı ... (...)'ye ait ... adlı ... satış sayfasında satışının gerçekleştirildiğini, davalı ...'na ait ... adlı internet satış sayfasında "..." kodu ile satışının yapıldığını, ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ...D. İş sayılı delil tespit dosyası ile davalıya ait iş yerinde, ... adlı internet satış sayfasında, ... adlı ... satış sayfasında ve ...adlı ... satış sayfasında keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığını ve tasarım hakkına tecavüzün varlığının tespit edildiğini, müvekkilinin tasarımı ile davalı tarafından üretim ve satışı yapılan taklit ürünler karşılaştırıldığında; bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yaratılan genel izlenim açısından belirgin bir farklılık olmadığını, buna mukabil müvekkiline ait tasarımın birebir benzeri olduklarının açıkça ortada olduğunu, dolayısıyla davalının bu davranışlarının kötü niyetli, haksız rekabet ve haksız kazanç sağlamaya yönelik olduğunu, maddi tazminatın hesaplanmasına dair tercihlerini 6769 sayılı Kanunun 151/2-a maddesine göre talep ettiklerini, müvekkilinin tasarımlarına tecavüz ile haksız rekabet sonucu, aldığı siparişler iptal edildiğinden oldukça büyük zararının olduğunu ve bu noktada davalının kaç adet üretim yaptığının belirlenmesi gerektiğini, müvekkiline ait tasarımın kaliteli kumaş, birinci sınıf işçilik ve üst segment ürün bazında üretildiğini ve seçkin mağazalarda satışa sunulduğunu, buna karşın davalı tarafından üretilen taklit ürünlerin ucuz malzemeden özensizce dikildiğini, nitekim delil tespit dosyası incelendiğinde; müvekkilinin ürünlerinin itibarına zarar verildiğinin görüldüğünü, müvekkilinin ürünlerinin seçkin mağazalarda satışa sunulmasına karşın davalı tarafından herkese açık ve müşteri portföyü belli olmayan ... ve internet satış sayfasında ucuz fiyatlara satılması nedeniyle müvekkilinin itibarının zedelendiğini, bu sebeple taklit ürünlerin başta davalının iş yerlerinde, diğer mağazalarında üretim ve satışının durdurulmasını, görüldüğü yerde toplatılmasını ve satışının yapıldığı internet sitelerine erişimin engellenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalının tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitini, durdurulmasını, önlenmesini, belirsiz alacak davası hükümlerine göre alacak miktarı tam ve kesin olarak belirlendiğinde taleplerini arttırmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın, 100,00 TL itibar tazminatın ve 30.000,00 TL manevi tazminatın delil tespitinin yapıldığı 14.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, davalı aleyhine verilecek mahkeme kararının masrafı davalıya ait olmak üzere kamuya duyurulması için ülke çapındaki tirajı yüksek olan gazetelerden birer tanesinde yayınlanmasını, delil tespit masraflarının yargılama giderinin hesabında dikkate alınmasını, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının, tasarımını 2016 yılında kendisinin yaptığını iddia ettiği bir ürünün, müvekkiline ait sosyal mecralarda görüldüğünü, kendisine ait olduğunu iddia ettiği tescilsiz tasarımın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 55/4 maddesi "... Tasarım; bu Kanun hükümleri uyarınca tescil edilmiş olması halinde tescilli tasarım, ilk kez Türkiye'de kamuya sunulmuş olması halinde ise tescilsiz tasarım olarak korunur..." hükmü gereği koruma altına alındığını iddia ettiğini, söz konusu tescilsiz tasarımı için gerek SMK gerek TTK hükümleri gereğince koruma kapsamında olduğunu iddia ettiğini, ancak davacı tarafça belirtilmemiş olsa da aynı kanunun devam eden maddelerinde tescilsiz tasarım için 6769 sayılı SMK 69/2 maddesinde; tescilsiz tasarımların koruma süresinin, koruma talep edilen tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten itibaren üç yıl olduğu hükmünün yer aldığını, bu kanun kapsamında zaten ortada korunma süresi dolmuş bir tasarımın söz konusu olduğunu, davacının bir tek ürün açısından dava açtığını, haksız rekabetin unsurlarını oluşturacak başka hususların mevcut olmadığını, dava konusunun tek üründen oluştuğu ve bu ürünün de korunma hakkının kanun açısından mevcut olmadığını, 6 yıl önce piyasaya arz ettiklerini iddia ettikleri bu ürün için SMK kapsamında bir koruma olmadığını, tasarımın toplum malı olduğunun çok açık olduğunu, kaldı ki müvekkilinin bu ürünü piyasadan aldığını ve davacı firmanın iddiasından haberdar olur olmaz, kimsenin hakkına girmemek ve kanuna aykırı olabilecek bir işlem yapmamak adına bu ürünü internet sitesinden kaldırıp deposundaki ürünleri de (depoda çekim için bulunan numuneleri) iade ettiğini, satışın söz konusu olmadığını, bir faydanın mevcut olmadığını veya başka bir markanın adının kullanılması ya da o markanın tanınırlığından faydalanmanın kesinlikle söz konusu olmadığını, hatta dava konusu ürünün adının dahi bilirkişi raporunda sabit olmak üzere farklı olduğu, davacının bu ürüne "..." adını vermesine karşın müvekkilinin "..." olarak isimlendirdiğini, zaten yapılan delil tespiti incelemesinde; müvekkilinin deposunda ürün mevcut olmadığı için ürün bulunamadığını ve siteden de en kısa sürede ürünün kaldırıldığını, açıkladıkları sebeplerle haksız rekabet unsurlarının oluşmadığını ve dava konusu ürün açısından kanun açısından bir koruma söz konusu olmadığı için haksız açılan davanın esastan reddini, tedbir talebinin reddini, tazminat taleplerinin tümden reddedilmesini, yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesini, maddi ve manevi tazminat taleplerinin saklı tutulmasını, davacı aleyhine verilecek ret kararının ülke çapındaki tirajı yüksek olan gazetelerden birinde yayımlanmasını, yargılama gideri ve karşı vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
... 2. FSHHM'nin...D.İş sayılı dosyası istenmiş, HMK'nın 266.maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
21/08/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Sektör Kapsamında Değerlendirmeler; tasarım ile aynı veya örtüşen herhangi bir görünümün bulunmadığı hallerde yenilik koşulunun sağlandığı kabul edildiği, tasarım koruması için gerekli bir diğer unsur olan ayırt edicilik ise; tasarımın yaratıldığı anda dış görünümünü oluşturan genel izlenim itibariyle, benzerlerinden farklı niteliklere sahip olup olmadığına göre belirlendiği, yapılan değerlendirme sonucunda davacı taraf tasarım ile davalı tarafa ait ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, tescilsiz fakat sosyal medyada paylaşılmış ürün incelendiğinde, tasarım kalıp, dikiş, yerleşim şekil ve biçim olarak genel itibarı ile iltibas ve iktibas yarattığı, ... davalı taraf güncel hesapta tasarım ürünün bulunmadığı, önceki tespitlerin yayını baz alınarak analiz yapıldığı, Tasarım Hukuku (SMK) ve Haksız Rekabet Hukuku Yönünden Değerlendirmeler; davacının tescilsiz tasarım yönünden koruma talep ettiği ... 23.03.2016 tarihinde ilk kez kamuya sunduğu anlaşıldığından ve bu dava tarihinin 12.10.2022 olduğu gözetildiğinde, davacının dava konusu ettiği tasarımın SMK çerçevesinde tescilsiz tasarımların koruma süresini aştığı, bu nedenlerle, davacının SMK hükümleri çerçevesinde tescilsiz tasarım yönünden haklarını 3. kişilere karşı ileri süremeyeceği, davacı, davaya konu tescilsiz tasarıma konu ürünlerin davacı şirketle özdeşleşecek bir ürün haline gelerek, işletmesel kökene işaret eden bir ayırt edici işaret haline dönüştüğü, bunun yanı sıra davalı tarafın üretmiş olduğu ürünler, davacının ürünleri ile arasında işletmesel köken itibariyle karıştırılma ihtimalini önleyecek tedbirlerin alınıp alınmadığına yönelik delillerin taraflarca dosyaya sunulmadığı, açıklanan nedenlerle, davalının eylemleri ile davacıya karşı haksız rekabet eylemlerinde bulunup bulunmadığının dosyada mevcut deliller kapsamında anlaşılamadığı, Mali Yönden Değerlendirmeler; tazminat yönünden değerlendirildiğinde, davacının dava konusu ettiği tasarımın SMK çerçevesinde tescilsiz tasarımların koruma süresini aştığı, bu nedenlerle, davacının SMK hükümleri çerçevesinde tescilsiz tasarım yönünden haklarını 3. kişilere karşı ileri süremeyeceği, davalının eylemleri ile davacıya karşı haksız rekabet eylemlerinde bulunup bulunmadığının dosyada mevcut deliller kapsamında anlaşılamadığı dikkate alındığında tazminat hesabına yer olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
24/12/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: Davacının kök rapora karşı ileri sürdüğü beyan ve itirazlarının incelenmesi neticesinde, kök rapordaki görüş ve kanaatlerinde herhangi bir değişiklik olmadığı, bununla birlikte koruma süresi dolmuş tasarım hakkında haksız rekabet hükümlerinin TTK 55/1-a-4 ve 55/1-c maddeleri çerçevesinde koruma sağlamasının mümkün olamayacağı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava: Davalının eyleminin, davacıya ait tescilsiz tasarıma tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, men'i, ref'i, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası hükümlerine göre SMK 151/2-a maddesi kapsamında şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat, 100,00 TL itibar tazminatı ve 30.000,00 TL manevi tazminatın 14/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki avans faizi ile davalıdan tahsili ile hükmün ilanına ilişkindir.
Davanın açıldığı tarih itibarıyla 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU uygulanacaktır.
6769 sayılı SMK'nın 55/4. maddesi:"... Tasarım; bu Kanun hükümleri uyarınca tescil edilmiş olması halinde tescilli tasarım, ilk kez Türkiye'de kamuya sunulmuş olması halinde ise tescilsiz tasarım olarak korunur."
6769 sayılı SMK'nın 56. maddesi: "(1) Tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunur.
(4) Bir tasarımın aynısı;
a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce,
b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir.
Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir.
(5) Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim;
a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce,
b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir.
(6) Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır."
6769 sayılı SMK'nın 58. maddesi: "(1) Tasarım sahibi, kendi tasarımına kıyasla ayırt edici niteliğe sahip olmayan tasarımlara karşı bu Kanundan doğan haklarını kullanabilir. (2) Koruma kapsamının değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır. (3) Bu Kanun kapsamında sağlanan tasarım koruması, 5/12/1951 tarihli ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda aranan şartları taşıması hâlinde söz konusu Kanunla öngörülen korumaya halel getirmez.
6769 sayılı SMK'nun 59.maddesi: "(1)Tasarımdan doğan haklar münhasıran tasarım sahibine aittir. Üçüncü kişiler, tasarım sahibinin izni olmadan koruma kapsamındaki tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünü üretemez, piyasaya sunamaz, satamaz, ithal edemez, ticari amaçlı kullanamaz veya bu amaçlarla elde bulunduramaz ya da bu tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunamaz. (2) Tescilsiz tasarım, sahibine birinci fıkrada belirtilen fiilleri engelleme hakkını sadece korunan tasarımın aynısının veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kopyalanarak alınması halinde verir. Korunan tasarımın kendi tasarımdan önce kamuya sunulduğunu makul yollarla bilmesi mümkün olmayan bir tasarımcı tarafından bağımsız olarak yapılan tasarımın koruma kapsamındaki tasarımdan kopyalanmış olduğu kabul edilemez..." hükmü amirdir.
Bir tasarımın koruma kapsamı belirlenirken buna, o tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimle bariz bir benzerlik gösteren bütün tasarımlar dikkate alınır. Koruma kapsamının belirlenmesinde, kıyaslanan tasarımların farklılıklarından çok ortak özelliklerine ağırlık verilir ve tasarımcının tasarlama açısından seçenek özgürlüğüne sahip olduğu dikkate alınır.
6769 sayılı SMK'nun 69.maddesi: "(1) Tescilli tasarımların koruma süresi başvuru tarihinden itibaren beş yıldır. Bu süre beşer yıllık dönemler halinde yenilenmek suretiyle toplam yirmi beş yıla kadar uzatılabilir. (2) Tescilsiz tasarımların koruma süresi, koruma talep edilen tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten itibaren üç yıldır..." hükmü amirdir.
6769 sayılı SMK'nın 81.maddesi: "a) Tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak. b) Tasarım sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek. c) Tasarım hakkını gasp etmek. (2) Başvuru, 65 inci maddeye göre tescil edilerek yayımlandığı takdirde, tescil sahibi, tasarım hakkına yönelik olarak bu maddede sayılan tecavüzlerden dolayı hukuk davası açma hakkına sahiptir. Tecavüz eden, başvurudan ve kapsamından haberdar edilmişse başvurunun yayımlanmış olmasına bakılmaz. Tecavüz edenin kötüniyetli olduğuna mahkeme tarafından hükmolunursa yayımdan önce de tecavüzün varlığı kabul edilir. (3) Koruma kapsamındaki tasarımın tescilli olduğuna ilişkin kaydın ürün, ambalaj veya fatura üzerine konulmamış olması, bu maddede sayılan fiilleri tasarım hakkına tecavüz olmaktan çıkarmaz. (4) Tescilsiz tasarımlar için, tasarım 57 nci maddeye göre kamuya sunulduğu takdirde, hak sahibi, tasarım hakkına yönelik ihlallerden dolayı dava açmaya yetkilidir" hükmü amirdir. Ancak “özel amaçla sınırlı kalan ve ticari amaç taşımayan fiiller; deneme amaçlı fiiller; ticari uygulamadaki dürüstlük kuralları ile bağdaşır olmak, tasarımın normal kullanımını gereksiz şekilde tehlikeye sokmamak ve kaynak göstermek şartları ile eğitim veya referans amaçlı çoğaltmalar” ile belirli koşullarda onarım amaçlı fiiller tasarım hakkının kapsamı dışında kalır.
6769 sayılı SMK'nın 149.maddesi: "(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:
a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.
b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.
c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.
ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.
d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.
e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.
f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.
g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.
(2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir.
(3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer.
(4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez."
6769 sayılı SMK'nın 151.maddesine göre: "(1) Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar. (2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır:
a) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.
b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç.
c) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli.
(3) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur.
(4) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, ikinci fıkranın (a) veya (b) bentlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birinin seçilmiş olması hâlinde, mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, kazancın hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verir. (5) Mahkeme, patent haklarına tecavüz hâlinde, patent sahibinin bu Kanunda öngörülen patenti kullanma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu kanaatine varırsa yoksun kalınan kazanç, ikinci fıkranın (c) bendine göre hesaplanır.
(6) Coğrafi işarete veya geleneksel ürün adına tecavüz hâlinde bu madde hükmü uygulanmaz." hükmü amirdir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU
Madde 54 "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.
(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır."
Madde 55 "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır:
a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar
b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek;
c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak;
d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek;
e) İş şartlarına uymamak;
f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak."
Madde 56 "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse;
a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini,
b) Haksız rekabetin men’ini,
c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilm esini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını,
d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini,
e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. "hükümleri yer almaktadır.
6102 Sayılı TTKnın 54.maddesi ile, haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabete ilişkin hükümlerinin uygulanması açısından varlığı gereken iyi niyet kurallarına aykırılık kriteri kaynağını Türk Medenî Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenmiş olan dürüstlük kuralından almaktadır. Bu iyiniyet kuralına aykırı hareketler iktisadi rekabetin kötüye kullanımıdır.
SMK, TTK hükümleri, ... 2. FSHHM'nin ... D.İş sayılı dosyası, Mahkememizce itibar edilen bilirkişi kurulu kök/ek raporu ve bütün dosya kapsamından: Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacıya ait olduğu ve Türkiye'de ilk kez davacı tarafından üretildiği iddia edilen "..." isimli tescilsiz tasarımın, davalı tarafından kullanılmak suretiyle davacının tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ile tazminata ilişkindir.
Tescilsiz tasarımlar yönünden, 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 55/4, 56/4-5, 59/2 ve 69/2 maddelerinde getirilen yeni düzenlemeyle; ilk defa Türkiye'de kamuya sunulmuş olması, mutlak anlamda yeni ve ayırt edici olması koşuluyla sadece 3 (üç) yıl için koruma getirilmiştir. Söz konusu şartları taşıyan tescilsiz tasarımlara da, tescilli tasarımlar gibi SMK hükümlerine göre koruma sağlanacaktır.
... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin... D.İş sayılı dosyada alınan 18.04.2022 tarihli bilirkişi raporunda; ...hesabında davacının ilk kez 23.03.2016 tarihinde dava konusu "..." kamuya sunduğunun anlaşıldığı, davacının ... hesabında, ... isimli tasarımı 23.03.2016, 26.12.2016, 13.03.2018, 17.11.2018, 08.05.2019, 24.03.2020 ve 25.06.2020 tarihlerinde kamuya sunduğunun belirtildiği, davacıya ait olan ... hesabında ... isimli tasarımın 23/03/2016 tarihinde ilk kez kamuya sunulduğuna ilişkin ekran görüntüsünün mevcut olduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişi heyetince yapılan incelemede; davacı tasarımı ile davalı tarafa ait ürün arasında, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebeple benzer olarak algılandıkları, tescilsiz fakat sosyal medyada paylaşılan ürünün; tasarım kalıp, dikiş, yerleşim şekil ve biçim olarak genel itibarı ile iltibas ve iktibas yarattığı anlaşılmıştır, ancak SMK'nın 69/2 maddesine göre; tescilsiz tasarımların koruma süresi, koruma talep edilen tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten itibaren 3 (üç) yıldır. Davacının ... tescilsiz tasarımını, 23.03.2016 tarihinde ilk kez kamuya sunduğu ve davanın 12.10.2022 tarihinde açıldığı dikkate alındığında, dava konusu tasarımının SMK çerçevesinde tescilsiz tasarımların koruma süresini aştığı, davacının SMK hükümleri çerçevesinde tescilsiz tasarım yönünden haklarını 3. kişilere karşı ileri süremeyeceği kanaatine varıldığından, davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
DAVANIN REDDİNE,
1-Alınması gereken 615,40 TL ilam harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 84,28 TL harcın davacıdan alınarak hazine gelir kaydına,
2-Rededilen Tasarıma Tecavüz-Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Ref'i talepleri yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Rededilen Maddi Tazminat talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Rededilen Manevi Tazminat talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Rededilen İtibar Tazminatı talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı tarafça fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 345/1.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve İstinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek sureti ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/03/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır