T.C.
İSTANBUL
3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/240
KARAR NO : 2025/64
DAVA : MARKAYA TECAVÜZ - HAKSIZ REKABETİN TESPİTİ, MEN'İ, REF'İ
DAVA TARİHİ : 14/11/2019
KARAR TARİHİ : 13/03/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Markaya Tecavüz - Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Ref'i davasının yapılan açık yargılamasının sonunda.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili adına tescilli ... markasının ve ürün ambalajı görselini içeren şekil markasının, ... ve ... şekil markasının davalı tarafça taklit edilerek kullanıldığını, ürünlerin hepsinin müvekkilinin ... ürünü gibi mentollü merhem olduğunu, davalının ... ve ... numaralı başvurularının kurum tarafından re'sen reddedildiğini, ..., ... ve ...numaralı marka başvurularına karşı müvekkilinin itirazlarının kabul edilerek başvurularının reddedildiğini, davalı kullanımının müvekkilinin markaları ile iltibas yarattığı ve markaya tecavüz ettiğinin sabit olduğunu, müvekkilinin markalarının toplumda ulaştığı bilinirlik nedeniyle yarar sağlama ve markaların itibarını, ayırt edici karakterine zarar verme ihtimali bulunduğunu, davalının ... ibareli merhem ürününü piyasada ... markası ile birlikte pazarlayıp satışa sunduğu fiillerinin ... 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D.İŞ sayılı dosyası ile tespit edildiğini, dilekçe ekinde 15'de tespit raporunun sunulduğunu, davalının dava dilekçesinde görselleri sunulan ... ve...ibareli ürünlerinin her türlü ambalaj etiket ve şişelerinin/kavanozlarının üretim, satış, pazarlama, dağıtım, depolama ve ticari maksatla elde bulundurmasının önlenmesini, davalının ... ve...adresli web sitelerindeki ve dava dilekçesinde belirtilen linklerde görüntülerin site içeriğinden çıkarılmasını, mümkün olmadığı takdirde erişimin engellenmesini, ürünlerin toplatılarak yediemine teslimini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasında yapılan tespit neticesinde müvekkilinin haksız kullanımının tespit edildiğini iddia ettiğini, ancak söz konusu dosyada bulunan 18.05.2018 tarihli delil tespit raporunun sonuç kısmında 6769 sayılı SMK ve TTK haksız rekabet hükümlerine göre ihlal şartlarının oluşmadığının belirtildiğini, müvekkili şirketin ... isimli mentollü merhemi satışa sunmak için Sağlık Bakanlığı'na yaptığı izin başvurusuna bir cevap alamadığı için... isimli ürünü imal etmediğini, dolayısıyla satışa da sunmadığını, müvekkili tarafından üretilmeyen bu ürünün iş evrakı ve reklamlarda kullanılmasının da söz konusu olmadığını, delil tespit raporunda söz konusu ürünün üretilmediği ve satışa sunulmadığı hususunun sabit olunduğunu, davacının kendi ürünleriyle haksız rekabet ve iltibas yarattığını iddia ettiği ... markasının TPMK tarafından müvekkili şirket adına tescil edildiğini, açıkladıkları nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...D.İş sayılı dosyası ve TPMK kayıtları istenmiş, HMK'nın 266. maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
11/01/2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle:Dosya içerisinde bulunan taraf beyanları, delillerin, marka tescil belgelerinin, Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtlarının, internet sitelerinin incelenmesi neticesinde ulaşılan tespitler ve teknik değerlendirme sonucunda; ...uzantılı internet sitesinin davalı şirkete ait olduğu alan adı sorgu sonucu ile sabit olduğu, .../ uzantılı internet sitesine yönelik alan adı sorgu sonucunda ise tescil ettiren (sahiplik) bilgisinin gizlenmiş olduğu, ancak her iki sitenin de tasarım ve içerik olarak tamamen aynı oldukları gözlendiği, söz konusu internet sitelerinde ve ayrıca yukarıda anılan sosyal ağ hesaplarında "..." isimli ürünün tanıtımı yapıldığı ve ürün görseline işbu mecralarda yer verildiği, ancak davaya konu edilen bir diğer "..." isimli ürüne ait bir tanıtıma / ürün görseline gerek internet sitelerinde ve arşiv kayıtlarında, gerek sosyal ağ hesaplarında gerekse de google arama motoru sonuçlarında rastlanmadığı, davalının fiili kullanımlarında yer alan markaların "..." oluştuğu, davalının fiili marka kullanımlarında "..." ve "..." kelimelerin esaslı unsur olarak yer aldığı, davalının fiili marka kullanımında yer alan kelimelerin, ...ve ...marka tescilleri kapsamında kaldığı, davalının fiili kullanımında, dava dilekçesinde belirtilen "..." ibaresine taraflarınca rastlanılmadığı, ingilizce "..." ibaresinin Türkçe karşılığı "..." olması ve anlam itibariyle ürünün niteliği ve kullanımına atıf yapması nedeniyle tek başına marka tesciline konu olamayacağı, tescilsiz kullanımının engellenemeyeceği, tarafların "ÜRÜN GÖRSELİ" içeren marka tescillerinin, marka tescil uygulamaları ve SMK kapsamında "..." kapsamında olmadığı, davalının "Ambalaj, Etiket ve Ürünler" üzerinde yaptığı kullanımların salt markasal olmayıp aynı zamanda "Ambalaj, Etiket ve şişe tasarımı" kapsamında kaldığı, tarafların "Tescilli veya tescilsiz tasarım" iddia ve savunmasında bulunmamaları nedeniyle tasarım iltibas değerlendirmesinin taraflarınca yapılamayacağı, ambalaj ve etiketler üzerinde yer alan tüm unsurlar bütün olarak marka kullanımı olarak farz edilse dahi; ambalaj ve etiketler üzerinde yer alan “Kelime” unsurlarını bir kenara bırakıp sadece "Logo, grafik, fotoğraf, çizimler, renkler vb" üzerinden benzerlik ve iltibas değerlendirilmesi yapılmasının mümkün olmayacağı, taraf ambalaj ve etiketlerin; yazı, renk, geometrik ve ürün fotoğrafları içerdiği, seçilen renkler ve şekillerin kavramsal açısından çağrışım uyandırdığı, şekil markalarında sadece kavramsal benzerliğin yeterli olmadığı ayrıca belirgin bir görsel benzerlik gerektiği, taraf kullanımları arasında belirgin bir görselliğin olmadığı, marka kullanımı açısından tüketiciler açısından ilişkilendirme ve benzerlik oluşturmayacağı, taraf ürünlerin "ilaç ve kozmetik" olması nedeniyle hitap ettiği tüketici kitlesinin iş bu ürünleri alırken gösterecekleri dikkat düzeyinin normal ürünlere göre çok daha yüksek olması ayrıca "ilaç ve kozmetik" ürünlerinin satıldıkları mecraların eczane, parfümeri vb olmaları, satış mecralarında tüketicilere yardımcı olan eczacıların olması hususları dikkate alındığında tüketiciler açısından ilişkilendirme ve benzerlik oluşturmayacağı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
22/10/2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davaya konu edilen davacıya ait şekil markası ve ambalaj unsurları yönünden davalının ...ambalajlı ürün kullanımının davacı ürünleri ile iltibasa sebebiyet vereceği ve vaki durumun TTK 55/1-a-4 ve 6769 sayılı Kanunun 29/1-b hükmünün ihlali sayılabileceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
22/04/2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davalının "..." kullanımının davacının markalarına tecavüz teşkil ettiği, davalının "..." markalı ürünlerindeki dış ambalajların davacının markalarına tecavüz teşkil etmediği, davalının iç ürün ambalajlarındaki kullanımının davacının ...ve ... numaralı tescil markalarına tecavüz teşkil ettiği, davalının tecavüz teşkil eden kullanımlarının aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
05/08/2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davacı tarafından dosyaya sunulan ve bahsi geçen "..." internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, alan adının whois (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının 29 Aralık 2011 tarihinin kayıt olunduğu ve alan adı sahibi olarak "...Tic. A.Ş." davalı firma adına kayıtlı olduğu ve web sitesi içerisinde davacı tarafından belirtilen "..." ibareli ürün tanıtımının yapıldığı, davacı tarafından belirtilen "..." isimli ..., "..." isimli ... sosyal medya hesaplarına ait sayfaların kullanımda ve aktif olduğu ve genel profil sayfası ve paylaşımlar kontrol edildiğinde "..." sayfasıyla ilişkili olduğu, bu sebeple ilgili sosyal medya sayfaların sahibi ile internet sitesinin sahibinin aynı kişi/kişiler olduğunun kanaati oluştuğu ve bahse konu sosyal medya içeriklerinde davacı tarafından belirtilen "..." ibareli tanıtımının yapıldığı, davalı yan tarafından gerçekleştirildiği heyetçe de tespit olunan "..." kullanımlarının davacı yana ait tescilli markalara tecavüz teşkil etmediği gibi davacı yan ile haksız rekabet teşkil eder mahiyette olduğundan da bahsedilemeyeceği, arz edildiği üzere davacı yanın davalı yanın "..." markasal kullanımları da gerçekleştirdiğini iddia ettiği, heyetlerince yapılan incelemelerde davalı yanın internet üzerinde ilgili kullanımların tespit edilemediği, dosya münderecatında davacı yan tarafından sunulmuş olan delil 10 ve delil 13'ün delil ve ispat vasfının değerlendirilmesinin yalnızca Mahkemeye ait olmak ile birlikte, ilgili evrak çerçevesinde davalı yanın ilgili markasal kullanımları gerçekleştirdiği kanaatinin mahkeme nezdinde oluşması halinde, davalı yanın ilgili kullanımlarının davacı yana ait tescilli markalara tecavüz ve davacı yan ile haksız rekabet teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
29/03/2023 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: Dosyada talep edilen kontroller sağlandığında, kök rapordaki görüş ve kanaatlerinin devam ettiği bildirilmiştir.
Mahkememizce 05/08/2022 tarihli bilirkişi kurulu raporuna itibar edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava: Davalının eyleminin, davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, meni, refi, tecavüz teşkil eden her türlü ürün, tabela, etiket, kutu, koli, ambalaj, katalog, broşür, tanıtım vasıtasının toplatılması, imhası ve hükmün ilanına ilişkindir.
Davanın açıldığı tarih itibarıyla 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU uygulanacaktar.
Marka hakkına tecavüz sayılan haller SMK'nın 7. maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29.maddede düzenlenmiştir.
Madde 7 (Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları):
"(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli
marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.
c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.
(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.
(5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez:
a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.
b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.
c)Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması."
Madde 29 - (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
6769 sayılı SMK'nın 149.maddesi: "(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:
a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.
b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.
c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.
ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.
d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.
e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.
f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.
g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.
(2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir.
(3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer.
(4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez."
Marka:Bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye sağlar, markalar işletmelerin üretmiş olduğu emtia veya sunmuş oldukları hizmetlerin birbirinden ayrılmasını sağlamaktadır.
Karıştırılma ihtimali: Bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir. Karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekmektedir. Markaların esas unsurlarının ve vurgu sözcüklerinin aynı veya benzer olması, markanın genel görünümüne etkisi az olan diğer unsurlardaki farklılığa rağmen iltibasa yol açabilir. Sözcük markalarında, sözcüklerin başlangıç ve kökleri bütünsel benzerliğin tayininde önemlidir. İki marka arasındaki iltibasın varlığının saptanmasında, markaların yan yana konularak karşılaştırma yapılmaması gereklidir. İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının saptanmasında ilgili mal ya da hizmetin orta yetenekteki alıcılarının dikkat ve özeni esas tutulur. Bu alıcıların markaları, aynı anda göz önünde bulunduramayacakları da dikkate alınarak ayrıntılara ilişkin farklar ve bütüne ilişkin benzerlikler üzerinde durulur.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU
Madde 54 "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.
(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen
aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır."
Madde 55 "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır:
a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar
b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek;
c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak;
d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek;
e) İş şartlarına uymamak;
f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak."
Madde 56 "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse;
a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini,
b) Haksız rekabetin men’ini,
c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilm esini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını,
d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini,
e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. "hükümleri yer almaktadır.
6102 Sayılı TTKnın 54.maddesi ile haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle, müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.
SMK, TTK hükümleri, TPMK kayıtları, bilirkişi kök/ek raporları ve bütün dosya kapsamından: TPMK nezdinde ... numaralı markaların, davacı ... adına tescilli olduğu olduğu anlaşılmıştır.
TPMK nezdinde... numaralı "..." ibareli markanın, Mal ve Hizmetlerinin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğin 05. sınıfta davalı ... adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce itibar edilen 05/08/2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda belirtildiği üzere: Davalının "..." kullanımlarının, davacıya ait tescilli markalara tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediği kanaatine varılmıştır.
Davacı tarafça; davalının "..." şeklinde markasal kullanımlarda bulunduğu iddia edilmiş ise de, bilirkişi heyetince yapılan incelemelerde davalının internet üzerinde ilgili kullanımlarının tespit edilemediği, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...D.İş sayılı dosyasında alınan 18/05/2018 tarihli bilirkişi raporunun 8. sayfasında: "...Tespit isteyenin dilekçesinde ve eklerinde belirtiği "..." isimli ürüne tespit tarihinde belirtilen internet adresleri ve üretim yerinde bulunamamıştır..." ibarelerinin yer aldığı, bütün dosya kapsamından; davalı şirket tarafından "..." markası adı altında ürün üretilmediği, 11.01.2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunda da;"...Söz konusu internet sitelerinde ve ayrıca yukarıda anılan sosyal ağ hesaplarında "..." isimli ürünün tanıtımının yapıldığı ve bu ürün görseline işbu mecralarda yer verildiği, ancak davaya konu edilen bir diğer "..." isimli ürüne ait bir tanıtıma/ürün görseline gerek internet sitelerinde ve arşiv kayıtlarında, gerek sosyal ağ hesaplarında gerekse de google arama motoru sonuçlarında rastlanmadığı..." ibarelerin yer aldığı birlikte değerlendirildiğinde; davalı tarafından, "..." markası adı altında ürün üretilmediği, her davanın açıldığı tarihteki hukuki şartlara tabi olduğu bilinmekle, üretilmeyen ve piyasada mevcut olmayan bir ürüne dayanılarak marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddialarında bulunmanın hukuka uygun olmadığı kanaatine varıldığından, davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
DAVANIN REDDİNE,
1-Alınması gereken 615,40 TL ilam harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 571,00 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
2-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafça fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda HMK 345/1.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve İstinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek sureti ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.13/03/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır