T.C.
İSTANBUL
3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/192
KARAR NO : 2025/46
DAVA : MARKAYA TECAVÜZ - HAKSIZ REKABETİN TESPİTİ, MEN'İ, REF'i, MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT
DAVA TARİHİ : 24/10/2022
KARAR TARİHİ : 20/02/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Markaya Tecavüz - Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Ref'i, Maddi ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ... A.Ş'in "..." ve "..." ibareli markaların ve bu markalara bağlı pek çok seri markanın sahibi olduğunu, davalının; müvekkillinin markalarını izin almaksızın hukuka aykırı bir şekilde kullanarak müvekkillinin markasının tanınmışlığından haksız bir şekilde yararlandığını, bu durumun müvekkilinin itibarına zarar verdiğini, ilgili kullanımlar neticesinde ticari menfaat elde edildiğini, dava konusu markasal kullanımların, müvekkillinin iştigal alanı olan internet haberciliği ve medya sektörü faaliyetlerinde söz konusu olduğunu, ilgili ibarelerin doğrudan alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük olarak ve aynı anlama gelecek şekilde kullanıldığını, markasal kullanımların müvekkillinin logolarında olduğu gibi kırmızı renk ihtiva ettiğini, ilgili marka ve markasal kullanımların ortalama bir tüketici tarafından karıştırılma ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu, davalının ilgili kullanımlarından haberdar olunması sonrası, "..." internet sitesine erişimin tedbiren durdurulması talepli delil tespitinin talep edildiğini, bunun üzerine ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ...D.İş sayılı dosyasında ilgili siteye erişimin engellenmesi kararı verildiğini, açıkladıkları nedenlerle; davalının markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespiti, men'i, ref'i, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL maddi tazminat ve 50.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini, ... 1. FSHHM'nin ...D.İş sayılı dosyasında verilen tedbir kararının devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davanın, www. ... .com domain adresini kullanan sahibi, yer ve içerik sağlayıcısı ...ŞTİ.'ne ve markayı satan...A.Ş.'ye ihbarını, ilgili sitenin web tasarımında-logosunda yer alan kullanımların davacılara ait markalara benzemediğini, taklidinin söz konusu olmadığını, "..." isimli sitenin kar amacı gütmeyen bir kuruluş olduğunu, dava konusu kullanımın "...", "..." ve ".." kelimelerinden oluştuğunu, .... ve ... kelimelerinin anonim, ... kelimesinin ise haber sunma hizmetini tanımlar nitelikte olduğunu, bu nedenle herhangi bir taklidin söz konusu olmadığını, ilgili ibarelerin vasıf bildirici nitelikleri itibarıyla ayırt ediciliklerinin zayıf olduğunu ve ortalama tüketiciler tarafından karıştırılamayacağını, ilgili marka ve markasal kullanımlar arasında benzerlik ve iltibas tehlikesinin söz konusu olmadığını, açıkladıkları nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
... 1.FSHHM'nin ... D.İş sayılı dosyası ve TPMK kayıtları istenmiş, HMK'nın 266.maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
15/09/2023 havale tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Dosyada var olan bilgi ve belgeler üzerinden yapılan incelemeler neticesinde; davacı yana ait markaların da davalı yanın markasal kullanımlarının da asli unsurlarının "..." ibaresi olduğu, davacı yana ait markalardan olan ... kod numaralı markanın davalı markasal kullanımıyla benzer şekilde ... ibaresini ihtiva ettiği, davalı yan markasal kullanımlarının davacı yan markalarıyla benzer biçimde kırmızı renk unsuru ihtiva ettiği, davacı yan markalarında kırmızı renk unsurunun bir şerit olarak, davalı yan markasal kullanımlarında ise bir bütün halinde harfler üzerinde kullandığı görülse de ilgili markalar ile markasal kullanımda yer alan şekil ve renk unsurları arasındaki farklılıkların marka ve markasal kullanımı birbirinden uzaklaştırmaya yeterli olmadığı, karşılaştırmaya tabi marka ve markasal kullanımların, işitsel ve anlamsal yönlerden benzerlik arz ettiği, ilgili marka ve markasal kullanımları aynı anda ya da farklı yer ve zamanlarda gören tüketicinin ilgili marka ve markasal kullanımların aynı işletmesel kökenden geldiğini düşünebileceği, bu çerçevede arz edilen gerekçeler ile davalı yanın markasal kullanımlarının davacı yana ait tescilli markalara tecavüz teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği, davacı tarafların sicil incelemesi ile Holding bünyesinde Grup Şirketleri olduğu anlaşıldığı, domain sahipliği yönünden dosyada mevcut olan belge incelemesinde 25.11.2020 tarihli faturanın davalı "..." adına düzenlendiği, aynı faturada çok sayıda domain adresi alındığının görüldüğü, 13.11.2021 tarihli faturada da 1 yıllık YENİLEME işleminin yapılı ... adına fatura tanzim edilmiş olduğunun görüldüğü, davacının 24/07/2023 tarihli delil sunumu dilekçesinde belirttiği üzere SMK'nın 151/2-c maddesi hükmünde belirtilen "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli" üzerinden hesaplama yapılmasını talep ettiğinin görüldüğü, 21/07/2011 tarihli ana sözleşmede 18 marka için yıllık 1.000.000 USD bedel üzerinden sözleşme yapıldığının görüldüğü, markaların etkinliğini eşit kabul etmek suretiyle 1.000.000/18 adet = 55.555 USD her bir marka için lisans ücretine ulaşmanın mümkün olduğu, 24.10.2022 tarihi itibariyle USD döviz kuruna göre karşılığı 18.5830 olup x 55.555 USD = 1.032.378 TL hesaplama yapılmasının mümkün olduğu, ilgili sözleşmenin emsal kabul edilip edilemeyeceği ya da hakkaniyete uygun olup olmadığı hususlarında nihai takdirin Mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
03/07/2024 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: Yapılan inceleme ve değerlendirmede kök raporda arz ettikleri görüşlerinin devam ettiği, davalının dava ehliyeti ve husumet ile ilgili görüş ve itirazları bakımından ise nihai takdirin yalnızca mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava: Davalının eyleminin, davacıların marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, men'i, ref'i, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL maddi tazminat, 50.000 TL manevi tazminat ile ihtiyati tedbir talebine ilişkindir.
Davacılar vekili 18/12/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile 1.032.378,00 TL maddi tazminat talep etmiş, gerekli harcı yatırmıştır.
Marka hakkına tecavüz sayılan haller SMK'nın 7. maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29.maddede düzenlenmiştir.
Madde 7 (Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları):
"(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.
c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.
(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.
(5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez:
a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.
b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.
c)Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım
amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması."
Madde 29 - (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
6769 sayılı SMK'nın 149.maddesi: "(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:
a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.
b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.
c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.
ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.
d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.
e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.
f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.
g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.
(2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir.
(3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer.
(4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez."
6769 sayılı SMK'nın 151.maddesine göre: "(1) Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar. (2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır:
a) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.
b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç.
c) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli.
(3) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur.
(4) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, ikinci fıkranın (a) veya (b) bentlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birinin seçilmiş olması hâlinde, mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, kazancın hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verir. (5) Mahkeme, patent haklarına tecavüz hâlinde, patent sahibinin bu Kanunda öngörülen patenti kullanma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu kanaatine varırsa yoksun kalınan kazanç, ikinci fıkranın (c) bendine göre hesaplanır.
(6) Coğrafi işarete veya geleneksel ürün adına tecavüz hâlinde bu madde hükmü uygulanmaz." hükmü amirdir.
Marka: Bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye sağlar, markalar işletmelerin üretmiş olduğu emtia veya sunmuş oldukları hizmetlerin birbirinden ayrılmasını sağlamaktadır.
Karıştırılma ihtimali: Bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir. Karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekmektedir. Markaların esas unsurlarının ve vurgu sözcüklerinin aynı veya benzer olması, markanın genel görünümüne etkisi az olan diğer unsurlardaki farklılığa rağmen iltibasa yol açabilir. Sözcük markalarında, sözcüklerin başlangıç ve kökleri bütünsel benzerliğin tayininde önemlidir. İki marka arasındaki iltibasın varlığının saptanmasında, markaların yan yana konularak karşılaştırma yapılmaması gereklidir. İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının saptanmasında ilgili mal ya da hizmetin orta yetenekteki alıcılarının dikkat ve özeni esas tutulur. Bu alıcıların markaları, aynı anda göz önünde bulunduramayacakları da dikkate alınarak ayrıntılara ilişkin farklar ve bütüne ilişkin benzerlikler üzerinde durulur.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU
Madde 54 "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.
(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır."
Madde 55 "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır:
a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar
b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek;
c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak;
d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek;
e) İş şartlarına uymamak;
f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak."
Madde 56 "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse;
a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini,
b) Haksız rekabetin men’ini,
c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilm esini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını,
d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini,
e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. "hükümleri yer almaktadır.
6102 Sayılı TTKnın 54.maddesi ile, haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabete ilişkin hükümlerinin uygulanması açısından varlığı gereken iyi niyet kurallarına aykırılık kriteri kaynağını Türk Medenî Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenmiş olan dürüstlük kuralından almaktadır. Bu iyiniyet kuralına aykırı hareketler iktisadi rekabetin kötüye kullanımıdır.
SMK, TTK hükümleri, TPMK kayıtları, bilirkişi kurulu kök/ek raporu ve bütün dosya kapsamından: TPMK nezdinde ..., ..., ... numaralı "..." ve ... numaralı " ..." markalarının, davacı ... ANONİM ŞİRKETİ adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce itibar edilen bilirkişi kurulu raporlarında belirtildiği üzere: Davacıya ait markaların ve davalının markasal kullanımlarının asli unsurlarının "..." ibaresi olduğu, davacıya ait ... numaralı " ..." markasının, davalı markasal kullanımıyla benzer şekilde "..." ibaresini ihtiva ettiği, davalının markasal kullanımlarının davacı markalarıyla benzer biçimde "kırmızı renk" unsuru ihtiva ettiği, davacı markalarında "..." unsurunun bir şerit olarak, davalı markasal kullanımlarında ise bir bütün halinde harfler üzerinde kullandığı görülse de, ilgili markalar ile markasal kullanımda yer alan şekil ve renk unsurları arasındaki farklılıkların marka ve markasal kullanımının birbirinden uzaklaştırmaya yeterli olmadığı, karşılaştırmaya tabi marka ve markasal kullanımların, işitsel ve anlamsal yönlerden benzerlik arz ettiği, ilgili marka ve markasal kullanımları aynı anda ya da farklı yer ve zamanlarda gören tüketicinin ilgili marka ve markasal kullanımların aynı işletmesel kökenden geldiğini düşünebileceği kanaatine varılmıştır.
Davalı; ".../" alan adının kendisine ait olmadığını beyan etmiş, ancak ... 1.FSHHM'nin ...D.İş sayılı dosyasında 04/07/2022 tarihli ...A.Ş. tarafından gönderilen müzekkerede alan adının davalı ...'a ait olduğunun bildirildiği, bu nedenle davalının markasal kullanımlarının, davacıya ait tescilli markalara tecavüz teşkil eder mahiyette olduğundan davanın kabulüne, davalının eyleminin; davacıların marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, men'ine, ref'ine, ... 1.FSHHM'nin ....İş sayılı dosyasında 14.09.2022 tarihinde verilen ihtiyati tedbir kararının devamına karar verilmiştir.
Davacı SMK 151/2-c maddesi, yani "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli" kapsamında maddi tazminat talep etmiştir.
Markaya tecavüz sayılan fiiller, haksız fiil niteliğinde olduğundan maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği bilinmekle, bilirkişilerce maddi tazminat miktarı 1.032.378,00 TL olarak tespit edildiğinden, maddi tazminat talebinin kabulüne, 1.032.378,00 TL maddi tazminatın; ıslah tarihi olan 19.12.2024 tarihinden (dava dilekçesinde faiz talep edilmemiştir) işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Davacı manevi tazminat talep etmiştir. Markaya tecavüz sayılan fiiller aynı zamanda haksız fiil niteliğinde olduğu için Türk Borçlar Kanunun 58.maddesinde yer alan haksız fiilin kişilik hakkını zedelemesi halinde manevi tazminata hükmedileceği hükmü SMK bakımından da kabul edilmiştir. SMK kapsamında manevi tazminatın amacı markanın haksız kullanımı veya itibarının zedelenmesi sonucu tasarım hakkı sahibinin ticari ve kişisel varlığında meydana gelen olumsuz sonuçların ortadan kaldırılmasıdır. Yargıtay kararlarında, markaya tecavüz fiilinin varlığında mutlaka uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinin belirtildiği, manevi tazminat miktarının tayininde bu tazminatın bir zenginleşme aracı olması ve hukuka aykırı eylemin yapılmasını istenir hale getirecek aşırı miktarlarda olması kabul edilmemekte, zarara uğrayanda manevi huzuru sağlayacak oranda, tecavüzü yapanda da caydırıcı bir etki bırakacak miktarlarda olmasına özen gösterilmesi gerektiği bilinmekle, manevi tazminat talebinin kabulüne, 50.000,00 TL manevi tazminatın; davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
DAVANIN KABULÜNE,
1-Davalının eyleminin; davacıların marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, men'ine, ref'ine,
2-Maddi tazminat talebinin kabulüne, 1.032.378,00 TL maddi tazminatın; ıslah tarihi olan 19.12.2024 tarihinden (dava dilekçesinde faiz talep edilmemiştir) işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
3-Manevi tazminat talebinin kabulüne, 50.000,00 TL manevi tazminatın; davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
4-... 1.FSHHM'nin ...D.İş sayılı dosyasında 14.09.2022 tarihinde verilen ihtiyati tedbir kararının devamına,
5-Alınması gereken 73.937,25 TL ilam harcından; peşin ve ıslah harcın mahsubu ile eksik 55.452,59 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6-Markaya Tecavüz - Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Ref'i talepleri yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 40.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
7-Maddi tazminat talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 156.532,90 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
8-Manevi tazminat talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 40.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
9-Davacı tarafın yaptığı; 18.565,35 TL toplam harç, 476,00 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 25.041,35 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
10-Davacı tarafça fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır