T.C.
İSTANBUL
3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/160
KARAR NO : 2025/57
DAVA : MARKAYA TECAVÜZÜN TESPİTİ, MEN'İ, REF'İ, TAZMİNAT
DAVA TARİHİ : 12/09/2022
KARAR TARİHİ : 27/02/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Markaya Tecavüzün Tespiti, Men'i, Ref'i, Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ...'un, ...'de kurulan ilk GSM operatörü olarak 01.01.1985 tarihinde ...'nin ilk mobil görüşmesi yaptığını, müvekkili şirketin TPMK nezdinde ... adına tescilli ... numaralı "... + şekil" markası ile diğer markalarının lisans sahibi olduğunu, TPMK'da tescilli ... numaralı "... Cep" markasının sahibi olduğunu, "..." markasının tüm sınıflar bakımından TPMK nezdinde tanınmış marka listesinde ... numara ile yer alan tanınmış marka statüsünde olduğunu, müvekkili şirkete ait "..." ibareli marka ve logoların...internet adreslerinde hukuka aykırı olarak kullanıldığını, davalının müvekkilinin şirketin rızası dışında müvekkiline ait markaları kullandığını, devam eden hiçbir hukuki ilişki olmadan da bu tecavüz ve suç teşkil eden eylemlerine devam ettiğini, neticeten açıkladıkları nedenlerle müvekkilinin her türlü tazminat ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile, davalı tarafından, müvekkili şirketin sahibi ve lisans sahibi olduğu marka ve logoların marka hakkına tecavüzün tespitine,müdahalenin men'ine, tecavüz fiillerinin durdurulmasına, Müvekkilineait “...” ibareli marka ve logoların bulunduğu ... internet adreslerine erişimin engellenmesine, dava sonuçlanıncaya müvekkili Şirkete ait "..." ibareli marka ve logoların kullanımına derhal son verilmesine, müvekkiline ait "..." ibareli marka ve logoların bulunan ambalajlar ile tanıtım amaçlı tüm evrak ve materyallerin kullanımının önlenmesine ve el konulmasına dair ihtiyati tedbir kararı verilmesine, marka hakkına tecavüz nedeniyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, 1000 TL maddi ve 1000 TL manevi tazminatın, tecavüz tarihinden hesaplanacak reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Tensip 3 numaralı ara kararı gereği bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi raporunda: "..." alan adında whatsapp iletişim için tıkla yazısı tıklandığında, ... telefon numaralı whatsapp iletişim sayfasının açıldığı bildirilmiştir.
... A.Ş.'den; "..." alan adının sorumlusu/sorumlularının isim, T.C. numarası ve adresinin bildirilmesi istenmiş, alan adının ...'ya ait olduğu bildirilmiştir.
UYAP'tan yapılan cep telefonu sorgulamasında:... numaralı telefon hattının 18/10/2021 tarihinden itibaren ... adına kayıtlı olduğu görülmüştür.
Davalı ...'ya usule uygun tebligat yapılmış, davaya cevap verilmemiştir.
TPMK kayıtları istenmiş, HMK'nın 266. maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
24.11.2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle:... alan adının kontrol edildiği, 06.10.2021 tarihinde alındığı/kayıt edildiği, alan adı kayıt şirketinin ..., olduğu, alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerine .... şirketinden talep edilerek ulaşılabileceği, ... bilgilerinde ...yazdığı, Alan adı içerisinde bulunan web sitesinde ... ibaresinin ve Logosunun olduğu, web sitesi içerisinde “....”şeklinde belirtildiği, ... logo ve ibaresinin bulunduğu kısımda Whatsapp iletişim için tıkla yazısı tıklandığında ... telefon numaralı Whatsapp iletişim sayfasının açıldığı, davacının dava dışı ...'nin sahibi olduğu markalar bakımından lisans hakkı sahibi olduğunu gösterir herhangi bir bilgi ve belgenin dosya münderecatından ve kurum kayıtlarından tespit olunamadığı, davacı ... A.Ş. adına ... unsurunu ihtiva eden tescilli markaların mevcut olduğu, tespit edilen söz konusu kullanımların davacı ... A.Ş.'ye ait tescilli markaları ihlal eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
23.05.2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: Kök rapordaki görüş ve kanaatlerin devam ettiği, dosya münderecatında her ne kadar davalı yana ait yıllık gelir vergisi beyannameleri mevcut ise de davalı yanın ilgili gelirleri sadece ihtilaf konusu marka ihlali eylemleri ile elde edip etmediği ilgili verilerden anlaşılamadığı, yine uzmanlık alanları nispetinde herhangi bir hesaplama yapmaya ehil olmadıkları nedeniyle bahse konu tespitlerin yanı sıra dosya bakımından bir hesaplama yapılamadığı, Borçlar Kanunu gereği hükmedilebilecek olan tazminat bakımından takdirin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava: Davalının eyleminin; davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, men'i, ref'i, ... internet sitesine erişimin engellenmesi, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla SMK 151/2-c maddesi kapsamında 1.000,00 TL maddi tazminat ve 1.000,00 TL manevi tazminatın, tecavüz tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile ihtiyati tedbir talebine ilişkindir.
Davacı vekili 15.08.2024 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebinden vazgeçmiştir.
Marka hakkına tecavüz sayılan haller SMK'nın 7.maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29.maddede düzenlenmiştir.
Madde 7 (Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları):
"(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.
c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.
(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.
(5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez:
a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.
b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.
c)Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması."
Madde 29 - (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
6769 sayılı SMK'nın 149.maddesi: "(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:
a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.
b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.
c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.
ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.
d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.
e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.
f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.
g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.
(2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir.
(3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer.
(4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez."
6769 sayılı SMK'nın 151.maddesine göre: "(1) Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar. (2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır:
a) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.
b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç.
c) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli.
(3) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur.
(4) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, ikinci fıkranın (a) veya (b) bentlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birinin seçilmiş olması hâlinde, mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, kazancın hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verir. (5) Mahkeme, patent haklarına tecavüz hâlinde, patent sahibinin bu Kanunda öngörülen patenti kullanma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu kanaatine varırsa yoksun kalınan kazanç, ikinci fıkranın (c) bendine göre hesaplanır.
(6) Coğrafi işarete veya geleneksel ürün adına tecavüz hâlinde bu madde hükmü uygulanmaz." hükmü amirdir.
Marka:Bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye sağlar, markalar işletmelerin üretmiş olduğu emtia veya sunmuş oldukları hizmetlerin birbirinden ayrılmasını sağlamaktadır.
Karıştırılma ihtimali: Bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir. Karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekmektedir. Markaların esas unsurlarının ve vurgu sözcüklerinin aynı veya benzer olması, markanın genel görünümüne etkisi az olan diğer unsurlardaki farklılığa rağmen iltibasa yol açabilir. Sözcük markalarında, sözcüklerin başlangıç ve kökleri bütünsel benzerliğin tayininde önemlidir. İki marka arasındaki iltibasın varlığının saptanmasında, markaların yan yana konularak karşılaştırma yapılmaması gereklidir. İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının saptanmasında ilgili mal ya da hizmetin orta yetenekteki alıcılarının dikkat ve özeni esas tutulur. Bu alıcıların markaları, aynı anda göz önünde bulunduramayacakları da dikkate alınarak ayrıntılara ilişkin farklar ve bütüne ilişkin benzerlikler üzerinde durulur.
SMK hükümleri, TPMK kayıtları, bilirkişi kök/ek raporları ve bütün dosya kapsamından: TPMK nezdinde "..." ibareli çok sayıda markanın, davacı ... A.Ş. adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
Tescilli marka ile karıştırma ihtimali yaratılarak meydana getirilen tecavüz hali, SMK'nın 7/2-b maddesinde düzenlenmiştir. Bu madde hükmüne göre; tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması marka hakkı kapsamında olup, bu eylemin izinsiz olarak yapılması tecavüz teşkil eder. Marka ile işaret arasındaki ilişki bakımından "..." olarak da adlandırılan bu ihlal halinde, tescilli marka ile aynı ya da benzer markanın, aynı ya da benzer mal veya hizmetlerde, karıştırma ihtimali yaratacak biçimde kullanılması söz konusudur. Karıştırma ihtimali hem bir tescil engeli, hem de bir tecavüz halidir. Böyle bir durumda öncelikle markaların ortalama tüketici nezdinde bıraktıkları genel intiba, global etki dikkate alınarak benzer olup olmadıkları değerlendirilmeli, markaların benzer olmaları durumunda bu kez markanın tescilli olduğu mal veya hizmet ile markanın kullanıldığı mal veya hizmetin benzer olup olmadığı ve ortaya çıkacak duruma göre karıştırma ihtimalinin bulunup bulunmadığı incelenmelidir.
Karıştırma ihtimali; bir yandan markaların tescilli oldukları başvurusunun yapıldığı veya kullanıldığı mal ve/veya hizmetlerin, öte yandan işaretlerin benzer olup olmadığının incelenmesini gerektirmektedir. Bir başka anlatımla, karıştırma ihtimalinin varlığı için kural olarak hem işaret benzerliği, hem de sınıfsal benzerlik gereklidir. Markanın aynı veya benzer mal ve/veya hizmetler bakımından benzerinin kullanılması halinde marka hakkına tecavüz söz konusudur. Karıştırma ihtimali çok genel ifade ile, ortalama tüketicilerin her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Öğretide karıştırma ihtimali; bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın, daha önceden tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple aynı ya da benzer olduğu için, önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesi ya da bir mal veya hizmetin alıcısının, yani genel anlamda halkın almayı tasarladığı, bildiği veya duyduğu bir mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını veya hizmetini alma ihtimali biçiminde tanımlanmaktadır.
Markanın koruma kapsamına ilişkin SMK'nın 7/1-b maddesine göre; marka sahibi tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılmasını engelleyebilir ve bu durum aynı zamanda marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmektedir.
"..." alan adının ...'ya ait olduğu, bu alan adında tespit edilen kullanımların; davacıya ait tescilli markaları ihlal eder mahiyette olduğu kanaatine varıldığından, davalı ...'nın "..." internet sitesindeki kullanımlarının; davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, men'ine, ref'ine karar verilmiştir.
Davacı manevi tazminat talep etmiştir. Markaya tecavüz sayılan fiiller aynı zamanda haksız fiil niteliğinde olduğu için manevi tazminatın amacı markanın haksız kullanımı veya itibarının zedelenmesi sonucu tasarım hakkı sahibinin ticari ve kişisel varlığında meydana gelen olumsuz sonuçların ortadan kaldırılmasıdır.Yargıtay kararlarında, markaya tecavüz fiilinin varlığında mutlaka uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinin belirtildiği, manevi tazminat miktarının tayininde bu tazminatın bir zenginleşme aracı olması ve hukuka aykırı eylemin yapılmasını istenir hale getirecek aşırı miktarlarda olması kabul edilmemekte, zarara uğrayanda manevi huzuru sağlayacak oranda, tecavüzü yapanda da caydırıcı bir etki bırakacak miktarlarda olmasına özen gösterilmesi gerektiği bilinmekle, manevi tazminat talebinin kabulüne; 1.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 12/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Maddi tazminat talebinden vazgeçildiğinden, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Mahkememizin 12/01/2023 tarihli ihtiyati tedbir kararının devamına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davalı ...'nın "..." internet sitesindeki kullanımlarının; davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, men'ine, ref'ine,
2-Manevi tazminat talebinin kabulüne; 1.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 12/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Maddi tazminat talebinden vazgeçildiğinden, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-Mahkememizin 12/01/2023 tarihli ihtiyati tedbir kararının devamına,
5-Alınması gereken 615,40 TL ilam harcından, peşin harcın mahsubu ile eksik 534,70 TL harcın davalıdan alınarak hazine gelir kaydına,
6-Marka Tescilinden Doğan Haklara Tecavüzün Tespiti, Men'i, Ref'i talepleri yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Manevi tazminat talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafça yapılan; 161,40 TL başvuru ve peşin harç, 1.284,50 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6,445,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davacı tarafça fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda HMK 345/1.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve İstinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek sureti ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/02/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır