T.C.
İSTANBUL
3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/303 Esas
KARAR NO : 2025/12
DAVA : MARKA HÜKÜMSÜZLÜĞÜ
DAVA TARİHİ : 20/07/2020
KARAR TARİHİ : 29/01/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan marka hükümsüzlüğü asıl davası ile markanın iptali karşı davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline adına tescilli ... tescil numaralı, “..." ibareli Marka ile davalı adına tescilli ... tescil numaralı, “..." ibareli markanın ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, markalar arasında sadece ilk harfin farklı olduğunu, geri kalan harflerin dizilimleriyle de aynı olduğunu, iltibasın kaçınılmaz olacağını, Eczacılar ve doktorlar tarafından ilaçların veriliyor olmasının iltibasa engel olmayacağını beyan ederek ... tescil numaralı, “...”" ibareli markanın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE KARŞI DAVA: Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; müvekkili adına tescilli “...” ibareli marka ile davacı adına tescilli "...” ibareli marka arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, nitekim ortalama tüketici yerine bilinçli ve uzman tüketiciler bakımından değerlendirilme yapılması gerektiğini, öte yandan markalar arası fonetik açıdan farklılık olduğunu, "..." ibareli markanın ilacın etken maddesinden türetildiğini, nihayetinde bir ...ismi teşkil edip ayırt ediciliğinin tartışmalı olduğunu, bu sebeple Müvekkili olan şirketin markasının hükümsüz kılınmasına gerekçe gösterilemeyeceğini, dava konusu markaların kullanıldığı ürünler arasında kullanım ve endikasyon farklılıkları bulunduğunu, Müvekkilinin ürünlerinin eczanelerde satılmadığını, sağlık kuruluşları ile uygulayıcı sağlık personeline tedarik edildiğini, davacının “...” ibareli markayı kullanmadığını, nitekim hükümsüzlük talebinde bulunabilmesi için kullanımı ispat etmesi gerektiğini, karşı dava bakımından "...” ibareli markanın asıl davada davacı, karşı dava bakımından davalı tarafça kullanılmadığını, nitekim mezkur ibareli markalı ilacın Türkiye'de kullanılmadığını beyan ederek asıl dava bakımından davacının talep ve davasının reddini, karşı dava bakımından “...”" ibareli markanın tescilli olduğu tüm mal ve hizmet sınıfları bakımından hükümsüzlüğünü ve terkinini talep etmiştir.
CEVABA CEVAP VE KARŞI DAVAYA CEVAP: Davacı vekili cevaba cevap ve karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; her ne kadar davalı yan markalı ürünlerin farklı hastalıklarda kullanılması sebebiyle iltbas olmayacağını iddia etse de farklı hastalık tedavisinde kullanılan ilaçlar arasında iltibas riskinin tehlikeye yol açacağını, yanlış tedavi sebebiyle hastalık tedavi sürecini uzatacağını, davalı markasını taşıyan ilaçların özel eczanelerde satılmadığı, kamu kurum ve kuruluşlarında yer alan eczanelerde tedarik edildiği gerekçesi ile iltibas oluşmayacağı iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, dünyada birçok sağlık kuruluşu tarafından da yayınlandığı üzere farmasötik Markaların karıştırılmasından kaynaklı hatalar olduğunu, öte yandan 5. Sınıfın ilaç emtiası olmasından bahisle kamu kurum ve kuruluşlarında yer alan eczanelerde satıldığı gerekçesine istinaden marka tesciline muvafakat edilemeyeceğini, değerlendirmenin bilinçli tüketici açısından yapılmasının bilinçli tüketicinin muhakkak markalar arasındaki her ayrıntıyı fark edebileceği dolayısıyla hiçbir zaman iltibas oluşmayacağı manasına gelmeyeceğini, karşı dava bakımından davalı/karşı davacı tarafından aleyhine açılan hükümsüzlük davası bakımından kullanmama defi ileri sürülüp kullanmama nedeniyle iptal talebinde bulunulmuşsa da ... markasına İlişkin ilaç kutuları, prospektüs, faturalar, şirket ilaç kataloğu, ilacın tanıtımına ilişkin site linklerinden markanın kullanıldığının görülebileceğini, müvekkili olan şirketin 20 ülkeye ihracat yaptığı, dava konusu ... ibareli markayı taşıyan ürünlerin ihraç edilen ürün listesinde önemli paya sahip olduğunu, SMK m.9/2-b gereği davalı/karşı davacının markanın Türkiye'de kullanılmadığı iddiasının yersiz olduğunu, davalı/karşı davacı tarafından Müvekkiline ait markanın tescil ettirildiği tüm emtialar açısından iptalinin talep edildiğini, ancak uyuşmazlığa konu emtianın 5. sınıf olduğunu, 29. sınıfı da kapsar şekilde tümden iptal talebinde hukuki menfaatin olmadığını, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan ederek asıl dava bakımından davanın kabulünü, karşı dava bakımından davanın reddini talep etmiştir.
İKİNCİ CEVAP VE KARŞI DAVADA CEVABA CEVAP : Davacı/karşı davalının ... Gıda ve İlaç İdaresi'nin markalar arası karıştırılma ihtimali bulduğu örneklerini verdiğini ancak bu yaklaşımın Türk Hukukunda uygulanabilir olmadığını, Davacı- karşı davalının markasını ciddi bir şekilde kullanmadığını, öte yandan iddia ettiği şekilde dahi SMK m.9 uyarınca sadece ihracat amacıyla da kullanmadığını, müvekkilinin davacı/karşı davalının dava konusu markasının tescil edildiği tarihten bu yana ... sınıfta hiç kullanılmayan ... markasının iptalini istemekte hukuki yararı bulunduğunu, keza mezkur sınıf bakımından müvekkilinin iştigal alanına dahil olma riskinin olduğunu beyan ederek asıl davanın reddini, karşı davanın kabulü ile ... tescil numaralı ... markasının tescil edildiği tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne ve terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Asıl dava; davalı- karşı davacı adına TPMK nezdinde ...tescil numarası ile tescilli "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemlerine ilişkindir.
Karşı dava; davacı- karşı davalı adına TPMK nezdinde ...tescil numaralı "..." ibareli markanın kullanmama nedeni ile iptali istemlerine ilişkindir.
Davacı - karşı davalı tarafından marka tescil kayıtları, “...” ibareli markasının ciddi bir biçimde kullandığını gösterir ilaç kutuları, prospektüs, faturalar, şirket ilaç kataloğu, ilacın tanıtımına ilişkin site linklerine, bilirkişi deliline dayanıldığı görülmüştür.
Davalı - karşı davacı tarafından delil olarak marka tescil kayıtları, markanın ilanına davacı tarafından sunulan itiraz ve TPMK Markalar Dairesi Başkanlığının 09/07/2019 tarihli kararı, TPMK Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 15/01/2020 tarihli nihai kararı, çevirimiçi ilaç bilgilendirme veritabanlarının ... markalı ürünün etkin maddelerini ve isminin bu etkin maddelerden esinlendiğini gösterir internet ekran görüntüsü, ... ve ... markalarının TPMK internet sitesinde yayınlanan bilgileri ile bilirkişi incelemesine dayanıldığı görülmüştür.
Davacı adına kayıtlı olduğu bildirilen ...numaralı marka ile davalı adına kayıtlı olduğu bildirilen ... numaralı markaların tescil kayıtları TPMK'dan celp ve tetkik edilmiştir.
Tensip ara kararı gereğince davalı adına kayıtlı olduğu bildirilen ... numaralı markaya dava sonuçlanıncaya kadar 3.şahıslara devrinin önlenmesi için sicil kaydına tedbir konulmasına karar verilmiştir.
Marka vekili ..., Eczacı ... ve farmakolog uzmanı ... tarafından düzenlenen 06/09/2021 havale tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; asıl dava bakımından; davalı/karşı davacı yana ait ... tescil numaralı “...” ibaresini haiz markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı, karşı dava bakımından; davacı/karşı davalı yana ait ... tescil numaralı “...” ibaresini haiz markanın “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi amaçlı kimyasal ürünler, kimyasal elementler.” bakımından ciddi ve kesintisiz olarak kullanım konusu edildiği ilgili emtialar bakımından kullanmama nedeni ile iptal koşullarının oluşmadığı, ilgili markanın ... sınıfta yer alan “Tıbbi amaçlı diyet maddeleri; zayıflatıcı ürünler; bebek mamaları; tibbi amaçlı bitkiler ve bitkisel içecekler. diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç). hijyen sağlayıcı ürünler ( pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri dahil). zararlı bitkileri, hayvanları ve mantarları imha edici maddeler. mekanlar için koku gidericiler, koku vericiler (kişisel kullanım amaçlı olanlar hariç). dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tibbi amaçlı deterjanlar.” emtiaları bakımından, 29.sınıfta ise “et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. kuru bakliyat. hazır çorbalar, bulyonlar. zeytin, zeytin ezmeleri. süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil). yenilebilir. bitkisel yağlar. kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler. kuru yemişler. fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. yumurtalar, yumurta tozları. tıbbi amaçlı olmayan ve tamamlayıcı gıda maddeleri (polen, proteinler, karbonhidratlar dahil). patates cipsleri.” emtiaları bakımından ise ciddi ve kesintisiz olarak kullanım konusu edildiğinin ispatlanamadığı ve ilgili emtialar bakımından markanın iptali koşullarının oluştuğu bildirilmiştir.
Marka vekili ..., Eczacı ...ve farmakolog uzmanı ... tarafından düzenlenen 09/02/2022 havale tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmında özetle; kök rapordaki görüşlerini değiştirir herhangi bir hususun mevcut olmadığını bildirmişlerdir.
Mahkememizce yeni bir bilirkişi heyeti görevlendirilmiş olup marka vekili ..., sektör bilirkişileri ... ve ... tarafından düzenlenen 29/10/2022 havale tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; davalı - karşı davacı yana ait ... tescil numaralı “...” ibaresini haiz marka ile Davacı/karşı davalıya ait ... tescil numaralı “...” ibareli markası karşılaştırıldığında 5. Sınıfta aynı ve benzer emtiaları kapsamaları, açıdan fonetik ve görsel yüksek benzerlik nedeniyle karıştırılma ihtimali olduğu ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, önceki tarihli rapordaki davacı/karşı davalı yana ait ... tescil numaralı “...” ibaresine haiz markanın kullanmama nedeniyle iptaline yönelik kanaatine katıldıklarını bildirmişlerdir.
Marka vekili ..., sektör bilirkişileri ... ve ... tarafından düzenlenen 21/09/2023 havale tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmında özetle; asıl dava bakımından davalı itirazlarına yönelik kök raporda da detaylı olarak izah edildiği üzere her ne kadar farmasötik formları farklı olsa dahi, iki ürün adının da 7 harften oluştuğu, 1. harfleri dışında kalan 6 harfin aynı olduğu ve aynı dizilişte olduğu göz önüne alındığında, iki ürünün karışmamasının, farklı olan tek bir harfin doğru telaffuzu, doğru anlaşılması, doğru yazılması ve doğru okunmasına bağlı olacağı, bu ibarelerin Türkçe'de yaygın ibareler olmayışı okunuşlarındaki zorluk noktasında hitap edilen tüketici nezdinde bunun sağlanmasının olası olmadığı, Teknik aynı olması) farmasötik formların (sprey-flakon) farklı olmasının tek başına karışmamayı önden değerlendirildiğinde, bu büyük aynılık yanında (7 harften 6'sının garanti edemeyeceği, dolayısıyla bu hususun hastaların doğru ilaca ulaşmaları konusunda tehlike oluşturabileceği/ hataya sebep olabileceği değerlendirilmekte olduğu, karşı dava bakımından davacı taraf benzer markalar aynı sınıflarda farklı emtialarda tescilli olması da iltibas engelleyemeyeceği, zira, emtialar arasında bağlantı vardır demekte olup bu husus iltibas incelemesi konusudur ve her somut olaya göre ayrı ayrı değerlendirilmekte olduğu, iptal incelemesi bakımından ise ilgili emtialarda ciddi ve kesintisiz olarak kullanım konusu edildiğinin ispatlanamadığı ve ilgili emtialar bakımından markanın iptali koşullarının oluştuğu yönünde görüşün korunduğu, kök rapordaki kanaatlerin korunduğu bildirilmiştir.
Taraf vekillerinin asıl ve karşı dava yönünden mevcut raporlara yönelik itirazları ile dosyada mevcut farklı iki bilirkişi heyeti marifeti ile hazırlanan raporlarda asıl dava dosyasındaki hükümsüzlük istemi yönünden farklı kanaatlere varılması nedeni ile oluşan çelişkinin giderilmesi gerektiği anlaşılmakla, çelişkinin giderilmesi amacı 3. bilirkişi heyeti görevlendirilmiş olup marka vekili .., akademisyen bilirkişi ...ve sektör bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 06/06/2024 havale tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; asıl dava açısından "..." markasının ... no ile tescil Türk Patent nezdinde davacı adına tescil edilmiş olduğu, "..." markasının... no ile davalı adına Türk Patent nezdinde tescilli olduğu, davalının markası ile davacı markası arasında tertip, kompozisyon, görsel bakımdan benzerlik bulunduğu, fonetik olarak farklı olduğu, davacın ve davalı markasında yer alan ... harfi yerine... harfinin aynı olduğu, harflerin dizilişinin aynı olduğu, görsel açıdan benzer olduğu, fonetik açıdan farklı olduğu, davacının tescilli markaları kapsamındaki ... sınıftaki“ emtialarla, davalının” markasının tescil kapsamında yer alan kullanımlarının ... sınıftaki ” insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar” açısından ayniyet olduğu, davacının ilacının reçetesiz ve eczacı denetimi olmaksızın satılabildiği ve fakat davalıya ait marka altında satılan ilacın reçeteli olup sağlık kurumlarına veriliyor olduğu, bu nedenle karıştırılma ihtimalinin olup olmadığının nihai kullanıcı olan bilinçli ve uzman tüketiciler (sağlık çalışanları ve eczacılar) nezdinde aranması gerektiği; davalıya ait ilacın reçetesiz ve eczacı denetimi olmaksızın satılması olasılığının mevcut olmadığı, ilaçların etken maddesi ve farklı ihtiyaçlarda (farklı endikasyonlara) ve farklı hastalıklarda kullanıldığı, bu nedenle de doktorlar, sağlık çalışanları ve eczacılar yönünden taraf markaları arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığı, karşı dava açısından davacının ... ibareli markayı taşıyan ürün ilaç satışına ilişkin olarak sunduğu faturaların dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık dönem içinde yani; 20.07.2015-20.07.2020 dönemi arasında davacının markasının tescil kapsamında yer alan ... sınıftaki” insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar,” dışında kalan mallarda ve ... sınıftaki mallarda markanın ciddi ve işlevine uygun olarak kullanılmadığı ve bu sebeple; davacının ... tescil nolu markasının ... sınıftaki malların tamamı ile 05. sınıftaki “insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar” dışında kalan tüm mallar açısından kısmi iptal koşullarının oluştuğu belirtilmiştir.
Huzurdaki asıl davada; davacının ... numaralı "..." ibareli markası yönünden davalının ... sayılı "..." ibareli markasının iltibas teşkil etmesi iddiası ile davalı markasının hükümsüzlüğünün talep edildiği görülmüştür. Davalının ise anılı markalar arasında iltibasın mevcut olmadığını, nitekim TPMK Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 15/01/2020 tarihli nihai kararının da bu yönde olduğunu savunduğu görülmekle, somut olaydaki uyuşmazlığın taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin olup olmadığı noktasında toplandığı saptanmıştır. Asıl dava tarihi itibari ile yürürlükte olan Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nın 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceğinin belirtildiği görülmüştür. SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca, tescil başvurusu daha önce yapılan bir markanın tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal ve hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil, karıştırılma ihtimali bulunması hükümsüzlük sebebi olarak düzenlenmiştir. Anılı düzenleme çerçevesinde; markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Karıştırılma (iltibas) ihtimali ile kastedilen ise iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir. İltibas ihtimalinin değerlendirilmesi aşamasında ise bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerin esas alınması gerekmektedir. Anılı açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; çelişkileri gideren 3. bilirkişi heyet raporundaki tespitleri ile ilk bilirkişi heyet raporundaki örtüşen tespitlerin hükme esas alınmaya elverişli olduğu, davacının markası ile davalı markası arasında tertip, kompozisyon bakımdan benzerlik bulunduğu ancak fonetik olarak farklı olduğu, davacının markasında ilk sırada yer alan .. harfi yerine, davalı markasında ilk sırada P harfinin bulunduğu, davacının ''...'' markasının ürününün reçeteli/reçetesiz bir ilaç olduğu, davalının ''...'' markasının ürünü olan ilacın TİTCK tarafından verilen ruhsatına esas kısa ürün bilgisinde sağlık profesyoneli tarafından, enjeksiyon yolu ile uygulandığı bilgisinin yer aldığı, “...” olarak okunan “...” harfi ile başlayan “...” ibaresi ile “...” ibaresinin işitsel olarak ihtiva ettiği yoğun farklılık, tüketici algısının markanın başlangıcında toplanması hususu göz önünde bulundurulduğunda, markaların başlangıçların farklı olması ve arz edildiği çerçevede markaların hitap ettiği kitle göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu markaların ürünleri olan ilaçların “ilaç profesyonelleri olan eczacılar ve hekimler ile ilaca azami dikkati vererek kullanan kimseler” nezdinde bilinçli ve uzman tüketiciler (sağlık çalışanları ve eczacılar) nezdinde aranmasının gerektiği, davalıya ait ilacın reçetesiz ve eczacı denetimi olmaksızın satılması olasılığının mevcut olmadığı, ilaçların etken maddesi ve farklı ihtiyaçlarda (farklı endikasyonlar) ve farklı hastalıklarda kullanıldığı, bu kapsamda doktorlar, sağlık çalışanları ve eczacılar yönünden taraf markaları arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Nitekim TPMK Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 15/01/2020 tarihli kararında da davalının ... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına, ... Şti. tarafından ... sayılı "..." ibareli marka gerekçe gösterilerek, ...A.Ş. tarafından ise ... sayılı "..." ibareli marka gerekçe gösterilerek yapılan itirazların reddi kararlarına karşı markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu iddialarıyla yeniden yapılan itirazlar incelenmiş ise de görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olmadığı kanaatine varıldığından itirazın reddine karar verildiği görülmüştür. Bu nedenlerle asıl dava yönünden karıştırılma ihtimaline dayalı olarak marka hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla; asıl davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Karşı dava yönünden ise Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 9/1 maddesine dayalı olarak davacı- karşı davalı şirket adına tescilli ...numaralı "..." ibareli markanın kullanılmama nedeni ile iptali talep edilmiş olup SMK'nın 26. maddesinde kullanmama nedeniyle markanın iptaline karar verme yetkisinin Türk Patent Kurumuna ait olduğu düzenlenmiştir. Ancak bu hüküm SMK'nın 192/1. maddesi uyarınca Kanun'un yayım tarihinden itibaren 7 yıl sonra yürürlüğe gireceği için SMK'nın Geçici 4. maddesine göre, SMK'nın 26. madde hükmü yürürlüğe girene kadar, iptal yetkisi, anılan maddedeki usul ve esaslara göre mahkememize aittir. Bu kapsamda dava tarihi itibari ile henüz anılı madde yürürlüğe girmediğinden dolayı uygulanması gereken SMK'nın 9. maddesinin ilk fıkrasında, tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verileceğinin düzenlendiği, 2. fıkrasında ise ''Aşağıda belirtilen durumlar da birinci fıkra anlamında markayı kullanma kabul edilir:
a) Markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması.
b) Markanın sadece ihracat amacıyla mal veya ambalajlarında kullanılması.'' şeklinde ifade edildiği görülmüştür. Markanın kullanıldığını ispat yükü ise davalı taraf üzerinde olup, davalı tarafça markanın tescil edildiği sınıf/alt sınıflar için, pazar yaratmak yahut mevcut pazarı korumak amacıyla, temel işlevine uygun olarak, anılan ürünlerin ve hizmetlerin menşeini garanti edecek şekilde ve ciddi biçimde kullanıldığının ispatlanması gerekmektedir. Davalı tarafça dosyaya sunulan kanıtlar bilirkişiler marifeti ile irdelenmiş olup tetkikinde; "..." markalı ilaca ilişkin 29/03/2018 ve 04/10/2018 tarihli ruhsatnamelerin 5 yıllık süre içinde Türkiye'de ciddi biçimde kullanımını ispatlayıcı nitelikte olmadığı, davacının ''...'' ibareli markayı taşıyan ürün ilaç satışına ilişkin olarak sunduğu faturaların yalnızca '' ...'' ibareli markasının sprey ürünü üzerinde ciddi bir biçimde kullanmakta olduğunu gösterdiği, bunun dışında 5 yıllık dönem içinde davacının markasının tescil kapsamında yer alan ... sınıftaki “ İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar” dışında kalan mallarda ve ... sınıftaki mallarda markanın ciddi ve işlevine uygun olarak kullanılmadığı tespit edilmiş olup davacının...sayılı markasının 29. sınıftaki malların tamamı ile .... sınıftaki “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar” dışında kalan tüm mallar açısından iptal koşullarının oluştuğu anlaşılmakla; karşı davanın kabulü ile davacı - karşı davalı adına tescilli ...tescil numaralı "..." ibareli markanın ... sınıftaki malların tamamı ile ... sınıftaki “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi amaçlı kimyasal ürünler, kimyasal elementler.” dışında kalan tüm mallar açısından kullanmama nedeniyle SMK'nın 26, 9/1 maddeleri gereğince iptaline ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl davanın REDDİNE,
A- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL ilam harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 561,00 TL harcın davacıdan tahsiline,
B- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacı - karşı davalıdan alınarak davalı - karşı davacıya verilmesine,
C- Davacı - karşı davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
D- Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ödeyen tarafa iadesine,
2-Karşı davanın KABULÜ ile,
Davacı - karşı davalı adına TPMK nezdinde tescilli ... tescil numaralı "..." ibareli markanın 29. sınıftaki malların tamamı ile ... sınıftaki “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi amaçlı kimyasal ürünler, kimyasal elementler.” dışında kalan tüm mallar açısından kullanmama nedeniyle SMK'nın 26, 9/1 maddeleri gereğince iptaline ve hüküm kesinleştiğinde sicilden terkinine, hüküm kesinleştiğinde kararın TPMK'ya gönderilmesine,
A - Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL ilam harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 561,00 TL harcın davacı - karşı davalıdan tahsiline,
B- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacı - karşı davalıdan alınarak davalı - karşı davacıya verilmesine,
C- Davalı - karşı davacı tarafça yapılan 9.810,00 TL bilirkişi ve tebligat masrafları ve 54,40 karşı başvuru, 54,40 karşı dava harcı olmak üzere toplam 9.918,80 TL yargılama giderinin davacı - karşı davalıdan alınarak davalı - karşı davacıya verilmesine,
D-Davacı - karşı davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
E-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ödeyen tarafa iadesine,
Dâir; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/01/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır