T.C.
İSTANBUL
3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/100
KARAR NO : 2025/32
DAVA :TASARIMA TECAVÜZ VE HAKSIZ REKABETİN TESPİTİ, MEN'İ, REF'İ
DAVA TARİHİ : 28/04/2023
KARAR TARİHİ : 06/02/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Tasarıma Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Ref'i ile Tasarımın Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin ... markası ile 1994 yılında temelleri atılan ve Türkiye'de sofra camı üretiminde tekelci yaklaşımı kırarak sektörün gelişiminde önemli bir rol oynayan ve dünya markası olma hedefiyle 2014 yılı itibariyle kurumsal yenilenmeye giden ve 2012 yılından bu yana kullanılmakta olan ... markası ile yoluna devam ettiğini, müvekkilinin ticari faaliyetlerini yürüten uzun yıllardır sektörünün öncü firması basiretli bir tacir olduğunu, Türk Patent ve Marka kurumu nezdinde ... ile ... tescilli tasarımlarının sahibi olduğunu, bünyesinde gerçekleştirilen Ar - Ge ve üretim çalışmaları ile tescili olan ürünlerin ve söz konusu ürünlerin görünümleri bakımından bilgilenmiş kullanıcı nezdinde ayırt edici nitelik kazandığını, yetkili firma tarafından bilgilenmiş kullanıcı nezdinde ayırt edici hale getirilmiş olan tasarımların davalı tarafından kullanılarak müvekkilinin endüstriyel tasarımları ile tecavüz teşkil eden kullanımlarının tespit edildiğini, davalı tarafından; müvekkilinin tescilli tasarımları bakımından müvekkilinin tekelinde olan tasarıma tecavüz teşkil eden ürünlerin davalı tarafa ait ... internet sitesinde sergilendiği ve satışı yapıldığını, davalının tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden kullanımları görsellerde aşikar olmakla birlikte bu ürünlerin davalı firmadan fatura/fiş karşılığı müvekkili tarafından 07.12.2022 ve 08.12.2022 tarihinde satın alındığını ve dava dilekçesi ekinde sunduklarını, davalının tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerinden haberdar olunması üzerine ... 39. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesi keşide edilerek haksız kullanımlara son verilmesinin ihtar edildiğini, ihtarnamenin 17.01.2023 tarihinde davalı firmaya tebliğ edilmiş olmasına rağmen davalı tarafından ihtara ilişkin menfi, müspet bir dönüş yapılmadığını, malum olduğu üzere dava dilekçesinde görsellerine yer verilen tasarımların, ticari faaliyetlerde kullanılma hakkının yalnızca ve ancak müvekkiline ait olduğunu, ancak davalı tarafından müvekkilinin bilgisi ve onayı dışında müvekkilinin haklarını ihlal etmek suretiyle tasarımlarını kullanarak müvekkilinin tasarımlarından doğan haklarına tecavüz teşkil eden faaliyetlerde bulunduğu ve haksız rekabet teşkil eden fiilleri gerçekleştirdiğini, bu bakımdan da davalının söz konusu eylemlerinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu uyarınca endüstriyel tasarıma tecavüz ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğini, müvekkiline ait halihazırda TPMK nezdinde tescilli olan ...- ... sınıfında ... ile ... numaralı tasarımlar ile irtibat yaratan davalının haksız kullanımları sebebi ile müvekkiline ait endüstriyel tasarımların korunmasından doğan haklar dolayısıyla üretilmesi, satılması, kullanılması tecavüz teşkil eden eşya ile bu eşyaları üretmeye yarayan araç, gereç, cihaz, kalıp, makine gibi vasıtalara öncelikle davalıya ait işyerinde arama yapılarak el konulmasını, tecavüz teşkil eden eylemlerin huzurdaki dava neticelene ne kadar tedbiren önlenmesini, dava neticelendiğinde ise el konulan ürünlerin imhasını, ... internet sitesi içerisinde müvekkilinin tasarımlarına vaki tecavüzün ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerin varlığı nedeniyle anılan URL adresinde yer alan hukuka aykırı içerik bakımından öncelikle tedbiren içeriğin yayından çıkarılmasını, tüm maddi ve manevi tazminat talepleri saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin ... Locarno sınıfında ... ile ... numaralı tescilli tasarımları bakımından; davalının müvekkilinin tasarımlarına vaki tecavüzünün tespitini, men'ini, ref'ini, davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespitini, n tespitini, men'ini, ref'ini, ... internet sitesi içerisinde müvekkilinin tescilli tasarımlarına vaki tecavüzün varlığı nedeniyle internet sitesinde yer alan hukuka aykırı içeriğin yayından kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap ve KARŞI DAVA dilekçesinde özetle: Davacı vekilinin, müvekkiline ait "..." adı altında satışa sunulan tasarımın, kendi adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... numara ile tescilli tasarım ile benzer olduğunu, bu suretle müvekkilinin tescilli tasarım hakkını ihlal ettiğini ve aleyhine haksız rekabete neden olduğunu beyan ettiğini, benzerlik bakımından her iki tasarımı inceleyen bilirkişi heyetince mahkemeye sunulan 13.09.2023 tarihli raporda, her ne kadar tasarımların "benzer olduğu" görüşüne varılmış olunsa da, söz konusu incelemede önemli bazı hususların göz ardı edildiğini, bilirkişi raporuna karşı itirazlarını ve eksik/hatalı inceleme konusu hususları içeren itiraz dilekçeklerini 18.09.2023 tarihinde mahkemeye sunduklarını, benzerlik hususunda bilirkişi raporuna karşı sundukları itirazları saklı kalmak kaydıyla, davacının ... sayılı tasarımının başvuru tarihinin 06.10.2020 iken, ihtilaf konusu "..." adlı tasarımın 2009 yılından beri Türkiye ve dünyadaki ... mağazalarında satışta olduğunu, bu itibarla 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu uyarınca, müvekkilinin Türkiye temsilcisi olduğu ... firmasının, söz konusu tasarıma ilişkin önceki ve gerçek hak sahibi konumunda olduğunu, "...." adlı dekoratif kase ile davacıya ait ... numaralı tasarım arasında ilk bakışta dahi kolaylıkla görülebilecek farklılıklar bulunduğunu, nitekim her iki tasarım arasında benzerlik bulunmadığının 13.09.2023 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiğini, "..." türündeki bir ürünün sırf "..." olmasının, o ürünün başka bir tasarıma benzer olduğu sonucunu doğurmayacağını, zira kase türündeki ürünlerin niteliği gereği zaten çoğunlukla yuvarlak şekilde olduğunu, kaldı ki ... adlı ürünün, davacıya ait kaseden daha "..." olduğunu, ürün üzerindeki çizgilerin (...) ise, aynı türdeki binlerce üründe kullanılan, tek başına özgün ve ayırt edici vasıf taşımayan klasik bir motif olduğunu, dolayısıyla sırf ürün üzerinde çizgili motif kullanılması ve ürün şeklinin de yuvarlak olmasının, ... adlı ürün ile, davacıya ait tasarım arasında iltibas olduğu anlamına gelmediğini, diğer yandan davacıya ait ... tescil numaralı tasarımın; piyasada salata ve benzeri yiyecek sunumu için kullanıldığı ve bu amaçla satıldığını, oysa ki söz konusu tasarım ile iltibas yarattığı iddia edilen ... "..." ürünlerinin, yiyecek sunumu için kullanılmadığını, ev dekorasyonu kapsamında satışa arz edildiğini, bu itibarla her iki ürünün kullanım amacı ve satışa arz edildikleri bölümlerin birbirinden farklı olduğunu, dolayısıyla salata kasesi almak isteyen bir tüketicinin, iddia edilen iltibas neticesinde yanılarak ... "..." dekoratif ürününü satın almasın mümkün olmadığını, davacıya ait ... numaralı tasarım ve onunla iltibas yarattığı ileri sürülen ... "..." bardak ürününde kullanılan tasarım karşılaştırıldığında; aralarında iltibasın söz konusu olmadığının açıkça görüldüğünü, 13.09.2023 tarihli bilirkişi raporunda dikkate alınmayan bu hususlara ilişkin görüş ve itirazlarının 18.09.2023 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde arz edildiğini, 13.09.2023 tarihli bilirkişi raporunda ... sayılı tasarım ile "..." arasındaki bu keskin ve ayırt edici farkların tamamen gözardı edildiğini, gerek ... sayılı tasarım gerek "..."de bardağın "..." görüldüğü için, iki bardağın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı kanaatinin bildirildiği, oysa "ağız bölümünden dışa açılı şekilde devam edip ufak bir radyus ile içe doğru devam edip taban kısmında sonlanan eğri" içeren bardak tasarımının yeni olmadığını ve piyasada yıllardır bu şekilde tasarımların mevcut olduğunu, ... markalı "..." ve "..." adlı ürünlerin; davacıya ait tescilli ...ve ... numaralı tasarımlar ile aynı olmadığı gibi, genel izlenim itibariyle de ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığını, bilgilendirilmiş bir kullanıcının, davacıya ait tasarımlar ile ... markalı "..." ve "..." adlı ürünleri birbiri ile karıştırmasının, yanılgıya düşmesinin, bu ürünlerin kaynağına ilişkin tereddüde düşmesinin, ürünleri üreten firmaları birbiri ile ilişkilendirmesinin ihtimal dahilinde dahi olmadığını, dilekçelerinde görselleri de sunularak açıkladıkları üzere, "..." bardak tasarımının 2009 yılından beri müvekkilince Türkiye'deki ... mağazalarında ve tüm dünyada da ... mağazalarında satıldığını, "..." adlı bardak tasarımı ile davacıya ait ... numaralı tasarım arasında ayırt edilemeyecek kadar benzerlik var ise, o zaman ... sayılı tasarımın "yenilik ve ayırt edicilikten yoksun" olup hükümsüz olduğunu, ayrıca yine dilekçelerinde sunulan diğer örneklerin; davacının tasarımının "...", piyasada pek çok üründe kullanılan özgün olmayan bir tasarım olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, neticeten; esas davanın reddini, karşı davanın kabulü ile ... numaralı tasarımın hükümsüz kılınmasını ve TPMK Tasarım Sicilinden terkinine karar verilmesini, ... numaralı tasarımın başkasına devredilmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilerek, tasarımın devrinin yasaklanmasını, gerek esas dava, gerek karşı dava bakımından yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
TPMK kayıtları istenmiş, HMK'nın 266. maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
13/09/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davalı ... 02.06.2013 tarihinde internet sitesinde yapılan incelemelerde, davacının tescilli tasarımlarına ait ürünlerin "..." ve "..." adları altında sergilendiği ve satışının yapıldığı, davacı tarafa ait ... numaralı tasarım ile davalı tarafa ait internet sitesinde tespit edilen ... isimli kase tasarımı arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları, davacı tarafa ait ... numaralı tasarım ile davalı tarafa ait işyerinde ve internet sitesinde tespit edilen ... isimli bardak tasarımı arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebeple benzer olarak algılandıkları kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
28/10/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: ASIL DAVADA; davacı/karşı davalı tarafa ait ...numaralı tasarım tescili ile davalı/karşı davacı tarafa ait "..." model isimli ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları, davacı/karşı davalı tarafa ait ... numaralı tasarım tescili ile davalı/karşı davacı tarafa ait "..." model isimli ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, KARŞI DAVADA; hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan 18 Nisan 2016 kamuya sunum tarihli ürün görseli ile karşı davada davacı/ karşı davalı tarafa ait hükümsüzlüğü talep edilen 06.10.2020 başvuru tarihli ... numaralı tasarım tescili arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, ... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 06.10.2020 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Asıl dava: Davalının eyleminin davacının tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti, men'i, ref'i ve ihtiyati tedbir talebine ilişkindir.
Karşı dava: TPMK nezdinde ... ŞİRKETİ adına tescilli ... numaralı tasarımın hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine ilişkindir.
Davanın açıldığı tarih itibarıyla 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU uygulanacaktır.
6769 sayılı SMK'nın 55/4. maddesi:"... Tasarım; bu Kanun hükümleri uyarınca tescil edilmiş olması halinde tescilli tasarım, ilk kez Türkiye'de kamuya sunulmuş olması halinde ise tescilsiz tasarım olarak korunur."
6769 sayılı SMK'nın 56. maddesi: "(1) Tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunur.
(4) Bir tasarımın aynısı;
a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce,
b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir.
Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir.
(5) Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim;
a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce,
b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir.
(6) Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır."
6769 sayılı SMK'nın 58. maddesi: "(1) Tasarım sahibi, kendi tasarımına kıyasla ayırt edici niteliğe sahip olmayan tasarımlara karşı bu Kanundan doğan haklarını kullanabilir. (2) Koruma kapsamının değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır. (3) Bu Kanun kapsamında sağlanan tasarım koruması, 5/12/1951 tarihli ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda aranan şartları taşıması hâlinde söz konusu Kanunla öngörülen korumaya halel getirmez.
6769 sayılı SMK'nın 59.maddesi: "Tasarımdan doğan haklar münhasıran tasarım sahibine aittir. Üçüncü kişiler, tasarım sahibinin izni olmadan koruma kapsamındaki tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünü üretemez, piyasaya sunamaz, satamaz, ithal edemez, ticari amaçlı kullanamaz veya bu amaçlarla elde bulunduramaz ya da bu tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunamaz" hükmü amirdir.
Bir tasarımın koruma kapsamı belirlenirken buna, o tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimle bariz bir benzerlik gösteren bütün tasarımlar dikkate alınır. Koruma kapsamının belirlenmesinde, kıyaslanan tasarımların farklılıklarından çok ortak özelliklerine ağırlık verilir ve tasarımcının tasarlama açısından seçenek özgürlüğüne sahip olduğu dikkate alınır.
6769 sayılı SMK'nın 81.maddesi: "a) Tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak. b) Tasarım sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek. c) Tasarım hakkını gasp etmek. (2) Başvuru, 65 inci maddeye göre tescil edilerek yayımlandığı takdirde, tescil sahibi, tasarım hakkına yönelik olarak bu maddede sayılan tecavüzlerden dolayı hukuk davası açma hakkına sahiptir. Tecavüz eden, başvurudan ve kapsamından haberdar edilmişse başvurunun yayımlanmış olmasına bakılmaz. Tecavüz edenin kötüniyetli olduğuna mahkeme tarafından hükmolunursa yayımdan önce de tecavüzün varlığı kabul edilir. (3) Koruma kapsamındaki tasarımın tescilli olduğuna ilişkin kaydın ürün, ambalaj veya fatura üzerine konulmamış olması, bu maddede sayılan fiilleri tasarım hakkına tecavüz olmaktan çıkarmaz. (4) Tescilsiz tasarımlar için, tasarım 57 nci maddeye göre kamuya sunulduğu takdirde, hak sahibi, tasarım hakkına yönelik ihlallerden dolayı dava açmaya yetkilidir" hükmü amirdir. Ancak “özel amaçla sınırlı kalan ve ticari amaç taşımayan fiiller; deneme amaçlı fiiller; ticari uygulamadaki dürüstlük kuralları ile bağdaşır olmak, tasarımın normal kullanımını gereksiz şekilde tehlikeye sokmamak ve kaynak göstermek şartları ile eğitim veya referans amaçlı çoğaltmalar” ile belirli koşullarda onarım amaçlı fiiller tasarım hakkının kapsamı dışında kalır.
6769 sayılı SMK'nın 149.maddesi: "(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:
a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.
b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.
c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.
ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.
d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.
e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.
f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.
g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.
(2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir.
(3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer.
(4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez."
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU
Madde 54 "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.
(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır."
Madde 55 "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır:
a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar
b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek;
c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak;
d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek;
e) İş şartlarına uymamak;
f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak.
Madde 56 "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse;
a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini,
b) Haksız rekabetin men’ini,
c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilm esini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını,
d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini,
e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. "hükmü yer almaktadır.
Haksız rekabet hükümlerinin amacı yasada "bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması" şeklinde tanımlanmıştır. Türk Ticaret Kanunu'nun haksız rekabete ilişkin hükümlerinin uygulanması açısından varlığı gereken iyi niyet kurallarına aykırılık kriteri kaynağını Türk Medenî Kanunu'nun 2. maddesinde düzenlenmiş olan dürüstlük kuralından almaktadır. Bu iyiniyet kuralına aykırı hareketler iktisadi rekabetin kötüye kullanımıdır.
Tescil edilmiş bir tasarımın, tescil sonrasında hükümsüz kılınması mümkündür. Hükümsüzlük şartları SMK 77. maddede düzenlenmiştir. Buna göre:
a) 55. maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan tanımlara uygun olmadığı, 56. ve 57. maddelerde belirtilen şartları taşımadığı, 58. maddenin dördüncü fıkrası ve 64. maddenin altıncı fıkrasının (c) bendi kapsamında olduğu, başvurunun kötünîyetle yapıldığı ve bir fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımını içerdiği ispat edilmişse,
b) Hak sahipliğinin başka kişiye veya kişilere alt olduğu ispat edilmişse,
c) Sonradan kamuya açıklanan aynı veya benzer nitelikteki bir tasarımın başvuru tarihi, tescilli bir tasarımın başvuru tarihinden önce ise, tasarımın hükümsüz sayılmasına mahkeme tarafından karar verilir. Hükümsüzlük kararı, geriye etkili bir karardır. Hükümsüzlüğüne karar verilen bir tasarımdan doğan hak hiç doğmamış kabul edilir (SMK m. 79/1)
Bir tasarım tescil belgesine birden fazla tasarım konu olabilir. Hükümsüzlük nedenleri tasarım tesciline konu tasarımların tamamına ilişkin olabileceği gibi, sadece bir kısmına ilişkin de olabilir. Bu durumda, sadece ilgili tasarım bakımından kısmen hükümsüzlüğe karar verilebilir (SMK m. 77/2). Kısmen hükümsüzlük kararı verilen tasarım dışında kalan tasarımlar, "yeni" ve "ayırt edici olma" niteliklerine sahip ise, bu tasarımlar açısından tasarım tescili geçerli olmaya devam eder.
Tasarımların, hükümsüzlüğü değerlendirilirken, Yargıtay 11 H.D.'nin bir kararında da belirttiği üzere:"...Tasarımlara ilişkin tarifnameler ve tescil belgeleri ile taraflara ait ürünler birebir karşılaştırılmalı olarak incelenip ayırtedicilik ve yenilik unsurlarının bulunup bulunmadığı belirlenip, sonuca göre karar vermek..." denilmek suretiyle değerlendirmenin ne şekilde yapılacağı belirtilmiştir.
Tasarım tescil sistemi içerisinde bir tasarımın yeni ve ayırt edici olması gerekli ve yeterlidir (SMK m.56/1).
Bir tasarımın aynısı (a) tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, {b} tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir (SMK m.56/4). Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorlarsa aynı kabul edilir. Kamuya sunma, sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif, yayım tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetleri kapsar.
Hangi tasarımların yeni olarak kabul olunacağı zaman ve mekana göre değişmektedir. Ancak genel olarak "yeni" kelimesi önceden bilinmeyen, hiç kullanılmamış veya az kullanılmış anlamlarına gelmektedir. Bir tasarımın aynısının, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmuş olması yenilik unsurunu ortadan kaldırır.
Tasarımın ayırt edici olması ise, yeni olmasından farklı bir kavramdır. Tasarımın yeni olması, SMK 56/4. maddedeki "Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir" hükmünden de anlaşılacağı üzere yüzeysel bir incelemeyi gerektirir. Oysa ayırt edici olmayı belirlemede ölçü "bilgilenmiş kullanıcıdır (SMK m.56/5). Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim (a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, (b) Tescilsiz tasarım İçin tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir (SMK m.56/5).
Bilgilenmiş kullanıcı, daha önceden kamuya sunulmuş tasarımların kendisinde bıraktığı genel izlenimden belirgin derecede farklı İzlenim bırakan tasarımlar ayırt edici kabul edilir.
Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, birbiri ile kıyaslanan tasarımların ilke olarak farklılıklarından çok ortak özelliklerinin değerlendirilmesine ağırlık verilir ve tasarımcının tasarımı geliştirme açısından ne kadar seçenek özgürlüğüne sahip olduğu göz önüne alınır.
SMK, TTK hükümleri, TPMK kayıtları, bilirkişi raporları ve bütün dosya kapsamından: TPMK nezdinde... ve ... numaralı tasarımların, davacı/karşı davalı ...ŞİRKETİ adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce itibar edilen bilirkişi raporlarında belirtildiği üzere: Davacı/karşı davalı adına tescilli ... numaralı tasarım ile davalı/karşı davacı tarafa ait "..." model isimli ürün arasında; bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunduğu, bu sebeple farklı olarak algılandıkları anlaşıldığından, markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturan bir durum olmadığı kanaatine varılmıştır.
Davacı/karşı davalı adına tescilli ... numaralı tasarım ile davalı/karşı davacı tarafa ait "..." model isimli ürün arasında; bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebeple benzer olarak algılandıkları, ancak hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan 18/04/2016 kamuya sunum tarihli ürün görseli ile davacı/karşı davalıya ait 06.10.2020 başvuru tarihli ... numaralı tasarım arasında, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebeple benzer olarak algılandıkları, ... numaralı tasarımın tescil başvuru tarihi olan 06.10.2020 tarihi itibari ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı, bu sebeple tasarımın hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, hükümsüzlük kararı geçmişe dönük hüküm ifade edeceğinden, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne; TPMK nezdinde ...ŞİRKETİ adına tescilli ... numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, kararın kesinleşmesini mütakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere TPMK'na gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
ASIL DAVANIN REDDİNE,
1-Alınması gereken 615,40 TL ilam harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 435,50 TL harcın davacıdan alınarak hazine irad kaydına,
2-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 40.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
KARŞI DAVANIN KABULÜNE,
1-TPMK nezdinde... ŞİRKETİ adına tescilli ... numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,
2-Kararın kesinleşmesini mütakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere TPMK'na gönderilmesine,
3-Alınması gereken 615,40 TL ilam harcının peşin harçtan mahsubu ile fazla 1.084,60 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafın yapmış olduğu; 615,40 TL karşı dava harcı ve 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.615,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talepleri halinde iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 06/02/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır